Kâr dağıtmama kararının iptalinde ekonomist bilirkişiyle inceleme gerekir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1049 E. 2022/427 K. · · İlk derece: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı
Gerekçe özeti
Anonim şirketin nihai amacı kâr elde edip dağıtmak, pay sahibinin kâr payı hakkı ise vazgeçilmez haktır. Kâr dağıtmama kararının iptali isteminde mahkeme, uzun yıllardır kâr dağıtılmadığı iddiasını araştırıp kararı; sektörün genel gelişimi, şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları, işlemlerin gelişmesi ve istikrarlı kâr dağıtımı ölçütleri bakımından ekonomist de bulunan bilirkişi kuruluyla değerlendirmelidir; salt SPK tebliğine uygunluk gerekçesiyle eksik incelemeye dayalı karar verilemez.
Ele alınan sorunlar
Kâr dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararının iptali - eksik inceleme → kabul
İddia: Davacılar, davalı şirketin 2000 yılından beri kâr payı dağıtmadığı halde yüklü miktarda bağış yapıp burs verdiğini ileri sürerek, genel kurulda kârın dağıtılmamasına ilişkin 7 nolu kararın iptalini istemiştir.
Gerekçe: Her ticaret şirketi gibi anonim şirketin nihai amacı kâr elde edip dağıtmak olup, pay sahibinin kâr payı hakkı vazgeçilmez haktır. Bu durumda mahkemece, davacıların şirketin uzun yıllardır kâr payı dağıtmadığına ilişkin iddiaları araştırılıp; kâr dağıtmama kararının, şirketin faaliyet gösterdiği sektörün genel gelişimi, şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları, şirket işlemlerinin devamlı gelişmesini veya mümkün olduğunca istikrarlı kâr payı dağıtımını temin bakımından, içinde ekonomist de bulunan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken; salt SPK'nın Seri IV No:39 sayılı Tebliği'nin 5. maddesine uygunluk gerekçesiyle eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Bozma sebebi)
Gerekçe kaynağı: özgün
Diğer genel kurul kararlarının (sair maddeler) iptali talebi → ret
İddia: Davacılar, 25.04.2013 tarihli genel kurulda alınan sair maddelerdeki kararların da usul, yasa ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek iptallerini istemiştir.
Gerekçe: Dava konusu genel kurulda alınan (7 nolu kâr dağıtmama kararı dışındaki) kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı sonucuna varılmış; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından bu yöndeki sair temyiz itirazları reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kâr dağıtmama kararının iptali istemi, salt SPK tebliğine uygunlukla değil; şirketin sektörü, ekonomik durumu ve istikrarlı kâr dağıtımı ölçütleri bakımından ekonomist bilirkişi incelemesiyle değerlendirilmelidir. Yargıtay'ın bozma kararı olarak bağlayıcı emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ kâr payı hakkının vazgeçilmezliği↗ kâr dağıtmama kararı↗ eksik inceleme↗ ekonomist bilirkişi↗ istikrarlı kâr dağıtımı↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kâr payı vazgeçilmez haktır; uzun süre dağıtılmaması iddiası araştırılmalıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14100 E. 2016/8853 K.
Ortak:eksik inceleme · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaNo:39 sayılı Tebliğinin 5. maddesine uygun olarak kârın «dağıtılmadığı» gerekçesiyle yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı verilen karar yerinde görülmemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacıların davalı şirketin uzun yıllardır «kar payı» dağıtmadığına ilişkin iddiaları da araştırılarak, yukardaki genel kurulda alınan kar dağıtmama kararının davalı şirketin faaliyet gösterdiği sektörün genel gelişimi, davalı şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları, ayrıca şirket işlemlerinin devamlı gelişmesini veyahut mümkün olduğu kadar istikrarlı kâr «payı dağıtılmasını» temin bakımından değerlendirilerek yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı yolunda bu sahada uzman içinde ekonomistin de bulunduğu bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeyle» genel kurulun «kar dağıtılmaması» kararına ilişkin iptal isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı hakkı
Benzer bu karardaHer ticaret şirketi gibi «anonim şirketin» nihai amacı kar elde etmek ve bunu dağıtmak olup anonim şirketin kar elde etme ve dağıtma nihai amacından doğan pay sahibinin «kar payı hakkı» da bir vazgeçilmez haktır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1049 E. , 2022/427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30.11.2017 tarih ve 2013/220 E- 2017/1336 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.11.2019 tarih ve 2018/1185 E- 2019/1531 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 18.01.2022 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin 25.04.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların usul ve yasa ile iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, şirketin kötü yönetildiğini ileri sürerek dava konusu genel kurulda 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11. maddeler ile alınan kararların iptalini, şirkete yönetici kayyım atanmasını, mevcut yönetim ve denetimin tedbiren işten el çektirilmesini, özel bir denetim firmasına şirketin 2011-2012 yılı hesaplarının denettirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen genel kurulda alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük aykırı olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Her ticaret şirketi gibi anonim şirketin nihai amacı kâr elde etmek ve bunu dağıtmak olup anonim şirketin kâr elde etme ve dağıtma nihai amacından doğan pay sahibinin kâr payı hakkı da bir vazgeçilmez haktır.
Davacılar, davalı şirketin 2000 yılından beri kâr payı dağıtmadığı halde yüklü miktarlarda bağış yapıp burs verdiğini ileri sürerek genel kurulda kârın dağıtılmamasına dair alınan 7 nolu kararın da iptalini istemiştir. Bu durumda mahkemece, davacıların davalı şirketin uzun yıllardır kâr payı dağıtmadığına ilişkin iddiaları da araştırılıp, genel kurulda alınan kâr dağıtmama kararının davalı şirketin faaliyet gösterdiği sektörün genel gelişimi, davalı şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları, ayrıca şirket işlemlerinin devamlı gelişmesini veyahut mümkün olduğu kadar istikrarlı kâr payı dağıtılmasını temin bakımından değerlendirilmek suretiyle yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı yolunda bu sahada uzman içinde ekonomistin de bulunduğu bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda ayrıntılı bir değerlendirme yapılmaksızın salt SPK'nın Seri IV.
No:39 sayılı Tebliğinin 5. maddesine uygun olarak kârın dağıtılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı verilen karar yerinde görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 19/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/730105400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz