İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8260 E. 2021/6673 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmesel sorumluluk↗ bsmv↗ depo kararı↗ kesinlik sınırı↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ içtihadı birleştirme kararı↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia,savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, bilirkişi kurulu tarafından sunulan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya yeterli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın 554.63 TL asıl alacak üzerinden iptali ile, asıl alacak miktarı olan 554,63 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %94,5 faiz ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle tahsiline, davalı tarafça dosyaya sunulmuş bulunan ve kasaya alınan üç adet çekin davacı bankaya iadesi ile davacının 9.315,00 TL gayri nakdi alacağının davacı bankanın ...Anadolu Bulvarı Şubesinde açılacak vadesiz bir hesapta depo edilmek üzere takibin devamına, kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 110,93 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'ya eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2014 yılı için 1.890,00 TL'dir. İşbu davada hükme bağlanan nakdi alacak 554,63 TL olup yukarıda yazılı madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin anılan alacağa yönelik kurulan hükme vaki temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıda yazılı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Davalılar dava dışı kredi müşterisinin kefilleri olup, imzaladıkları sözleşme ile gerçekleşecek nakdi kredilerden kaynaklanan borç nedeniyle kefalette bulunmuşlardır. Gayrinakdi kredilerin oluşan risk nedeniyle bedelinin bankaya depo edilmesi talebi ilave teminat borcuna dayanmakta olup kredi sözleşmesine göre bu sorumluluk sadece kredi müşterisine aittir. Bu bakımdan sözleşme hükümlerinin yanlış yorumlanarak kefillerin gayrinakdi krediler nedeniyle oluşan riskten ötürü icra takibinde talep edilen 9.315 TL'den sorumlu tutulmaları doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8260 E. 2021/6673 K.
Ortak:depo kararı · kesinlik sınırı · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… göre, bilirkişi kurulu tarafından sunulan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya yeterli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın 554.63 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile, asıl alacak miktarı olan 554,63 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %94,5 faiz ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle tahsiline, davalı tarafça dosyaya sunulmuş bulunan ve kasaya alınan üç adet çekin davacı bankaya iadesi ile davacının 9.315,00 TL gayri nakdi alacağının davacı bankanın ...Anadolu Bulvarı Şubesinde açılacak vadesiz bir hesapta «depo» edilmek üzere takibin devamına, kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 110,93 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
3-Dava «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Gayrinakdi kredilerin oluşan risk nedeniyle bedelinin bankaya «depo» edilmesi talebi ilave «teminat» borcuna dayanmakta olup «kredi sözleşmesine» göre bu sorumluluk sadece kredi müşterisine aittir.
Benzer bu kararda… göre, bilirkişi kurulu tarafından sunulan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya yeterli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın 554.63 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile, asıl alacak miktarı olan 554,63 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %94,5 faiz ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle tahsiline, davalı tarafça dosyaya sunulmuş bulunan ve kasaya alınan üç adet çekin davacı bankaya iadesi ile davacının 9.315,00 TL gayri nakdi alacağının davacı bankanın ...Anadolu Bulvarı Şubesinde açılacak vadesiz bir hesapta «depo» edilmek üzere takibin devamına, kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 110,93 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
3-Dava «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Gayrinakdi kredilerin oluşan risk nedeniyle bedelinin bankaya «depo» edilmesi talebi ilave «teminat» borcuna dayanmakta olup «kredi sözleşmesine» göre bu sorumluluk sadece kredi müşterisine aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8131 E. 2013/11101 K.
Ortak:depo kararı · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaGayrinakdi kredilerin oluşan risk nedeniyle bedelinin bankaya «depo» edilmesi talebi ilave «teminat» borcuna dayanmakta olup «kredi sözleşmesine» göre bu sorumluluk sadece kredi müşterisine aittir.
… göre, bilirkişi kurulu tarafından sunulan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya yeterli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın 554.63 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile, asıl alacak miktarı olan 554,63 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %94,5 faiz ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle tahsiline, davalı tarafça dosyaya sunulmuş bulunan ve kasaya alınan üç adet çekin davacı bankaya iadesi ile davacının 9.315,00 TL gayri nakdi alacağının davacı bankanın ...Anadolu Bulvarı Şubesinde açılacak vadesiz bir hesapta «depo» edilmek üzere takibin devamına, kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 110,93 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
3-Dava «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklının «gayri nakdi kredi» nedeniyle «depo» talep hakkının varlığının ancak yargılama ile anlaşılabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M..
Sözleşmenin 13. maddesi hükmüne göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu «kefiller» de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · gayri nakdi kredi · hesap kat · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaŞti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek alacak «muaccel» hale gelmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, bankacılık işleminden kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M..
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2640 E. 2013/4199 K.
Ortak:depo kararı · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaGayrinakdi kredilerin oluşan risk nedeniyle bedelinin bankaya «depo» edilmesi talebi ilave «teminat» borcuna dayanmakta olup «kredi sözleşmesine» göre bu sorumluluk sadece kredi müşterisine aittir.
… göre, bilirkişi kurulu tarafından sunulan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya yeterli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın 554.63 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile, asıl alacak miktarı olan 554,63 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %94,5 faiz ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle tahsiline, davalı tarafça dosyaya sunulmuş bulunan ve kasaya alınan üç adet çekin davacı bankaya iadesi ile davacının 9.315,00 TL gayri nakdi alacağının davacı bankanın ...Anadolu Bulvarı Şubesinde açılacak vadesiz bir hesapta «depo» edilmek üzere takibin devamına, kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 110,93 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
3-Dava «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Benzer bu karardaŞti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde mevcut «kredi sözleşmeleri» kapsamında, ...Ltd.
Şti’nin borçlu, diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıkları, sözleşmenin 12. ve 35. maddeleri hükümlerine göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu kefiller de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · borçlunun temerrüdü · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil
Benzer bu karardaŞti’nin borçlu, diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıkları, sözleşmenin 12. ve 35. maddeleri hükümlerine göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu kefiller de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Şti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek «borçlular temerrüde» düşürülmüştür.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, gayrinakdi krediler yönünden bankanın «muaccel» bir alacağının mevcut olmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8260 E. , 2021/6673 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara (Kapatılan) 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.06.2014 tarih ve 2013/236 E. - 2014/184 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı Ar Metal İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan ve dava dışı ... ile ...’nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları genel kredi sözleşmelerine istinaden dava dışı şirkete çek karnesi verilip borçlu cari hesap ile muhtelif krediler açıldığını, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu şirket ile kefiller ... ve ...'ye ihtarname keşide edildiğini ve ihtara rağmen alacağın tahsil edilememesi üzerine borçlular hakkında icra takibi yapıldığını, borçlulardan ...'nin takipten iki gün önce vefat ettiğinin öğrenilmesi üzerine ...'nin varisleri hakkında icra takibine geçildiğini ancak yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, takip talebine ekli ihtarname ile dava dosyasındaki ihtarnamenin farklı olduğunu, davalılara hesap katına dair ihtarname gönderilmediğini, bankaca talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, ayrıca çek yasasındaki değişiklikler nedeni ile çek yapraklarının üçüncü şahıslar tarafından bankaya ibrazının ve karşılığının ödenmesinin hukuken mümkün bulunmadığını ve depo talebinin de yerinde olmadığını, çek karnelerinin kredi sözleşmesine göre asıl borçlu Ar Metal... Ltd. Şti. tarafından tesliminin asıl olduğunu, ayrıca üç adet çekin dosyaya sunulduğunu, bunlar için depo talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, ayrıca genel kredi sözleşmesinde gerek akdi gerekse %126 temerrüt faizinin uygulanacağına ilişkin taahhüt bulunmadığı gibi sözleşmede gayri nakit alacağın kefil tarafından taahhüt edildiğine ilişkin bir hükmünde bulunmadığını, çek bedellerinin depo edilmesine ilişkin karar verilmesi halinde de vadeli bir hesapta muhafaza edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, bilirkişi kurulu tarafından sunulan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya yeterli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın 554.63 TL asıl alacak üzerinden iptali ile, asıl alacak miktarı olan 554,63 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %94,5 faiz ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle tahsiline, davalı tarafça dosyaya sunulmuş bulunan ve kasaya alınan üç adet çekin davacı bankaya iadesi ile davacının 9.315,00 TL gayri nakdi alacağının davacı bankanın ...Anadolu Bulvarı Şubesinde açılacak vadesiz bir hesapta depo edilmek üzere takibin devamına, kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 110,93 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'ya eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2014 yılı için 1.890,00 TL'dir. İşbu davada hükme bağlanan nakdi alacak 554,63 TL olup yukarıda yazılı madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin anılan alacağa yönelik kurulan hükme vaki temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıda yazılı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Davalılar dava dışı kredi müşterisinin kefilleri olup, imzaladıkları sözleşme ile gerçekleşecek nakdi kredilerden kaynaklanan borç nedeniyle kefalette bulunmuşlardır. Gayrinakdi kredilerin oluşan risk nedeniyle bedelinin bankaya depo edilmesi talebi ilave teminat borcuna dayanmakta olup kredi sözleşmesine göre bu sorumluluk sadece kredi müşterisine aittir. Bu bakımdan sözleşme hükümlerinin yanlış yorumlanarak kefillerin gayrinakdi krediler nedeniyle oluşan riskten ötürü icra takibinde talep edilen 9.315 TL'den sorumlu tutulmaları doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 29/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/727471700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz