6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8260 E. 2021/6673 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmesel sorumluluk bsmv depo kararı kesinlik sınırı kefalet genel kredi sözleşmesi içtihadı birleştirme kararı kredi sözleşmesi asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı teminat kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 427

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia,savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, bilirkişi kurulu tarafından sunulan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya yeterli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın 554.63 TL asıl alacak üzerinden iptali ile, asıl alacak miktarı olan 554,63 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %94,5 faiz ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle tahsiline, davalı tarafça dosyaya sunulmuş bulunan ve kasaya alınan üç adet çekin davacı bankaya iadesi ile davacının 9.315,00 TL gayri nakdi alacağının davacı bankanın ...Anadolu Bulvarı Şubesinde açılacak vadesiz bir hesapta depo edilmek üzere takibin devamına, kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 110,93 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'ya eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2014 yılı için 1.890,00 TL'dir. İşbu davada hükme bağlanan nakdi alacak 554,63 TL olup yukarıda yazılı madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin anılan alacağa yönelik kurulan hükme vaki temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dosya içindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıda yazılı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3-Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Davalılar dava dışı kredi müşterisinin kefilleri olup, imzaladıkları sözleşme ile gerçekleşecek nakdi kredilerden kaynaklanan borç nedeniyle kefalette bulunmuşlardır. Gayrinakdi kredilerin oluşan risk nedeniyle bedelinin bankaya depo edilmesi talebi ilave teminat borcuna dayanmakta olup kredi sözleşmesine göre bu sorumluluk sadece kredi müşterisine aittir. Bu bakımdan sözleşme hükümlerinin yanlış yorumlanarak kefillerin gayrinakdi krediler nedeniyle oluşan riskten ötürü icra takibinde talep edilen 9.315 TL'den sorumlu tutulmaları doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8260 E. 2021/6673 K.

    Ortak: · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8131 E. 2013/11101 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2640 E. 2013/4199 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8260 E.  ,  2021/6673 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara (Kapatılan) 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.06.2014 tarih ve 2013/236 E. - 2014/184 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı Ar Metal İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan ve dava dışı ... ile ...’nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları genel kredi sözleşmelerine istinaden dava dışı şirkete çek karnesi verilip borçlu cari hesap ile muhtelif krediler açıldığını, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu şirket ile kefiller ... ve ...'ye ihtarname keşide edildiğini ve ihtara rağmen alacağın tahsil edilememesi üzerine borçlular hakkında icra takibi yapıldığını, borçlulardan ...'nin takipten iki gün önce vefat ettiğinin öğrenilmesi üzerine ...'nin varisleri hakkında icra takibine geçildiğini ancak yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, takip talebine ekli ihtarname ile dava dosyasındaki ihtarnamenin farklı olduğunu, davalılara hesap katına dair ihtarname gönderilmediğini, bankaca talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, ayrıca çek yasasındaki değişiklikler nedeni ile çek yapraklarının üçüncü şahıslar tarafından bankaya ibrazının ve karşılığının ödenmesinin hukuken mümkün bulunmadığını ve depo talebinin de yerinde olmadığını, çek karnelerinin kredi sözleşmesine göre asıl borçlu Ar Metal... Ltd. Şti. tarafından tesliminin asıl olduğunu, ayrıca üç adet çekin dosyaya sunulduğunu, bunlar için depo talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, ayrıca genel kredi sözleşmesinde gerek akdi gerekse %126 temerrüt faizinin uygulanacağına ilişkin taahhüt bulunmadığı gibi sözleşmede gayri nakit alacağın kefil tarafından taahhüt edildiğine ilişkin bir hükmünde bulunmadığını, çek bedellerinin depo edilmesine ilişkin karar verilmesi halinde de vadeli bir hesapta muhafaza edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia,savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, bilirkişi kurulu tarafından sunulan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya yeterli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın 554.63 TL asıl alacak üzerinden iptali ile, asıl alacak miktarı olan 554,63 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %94,5 faiz ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle tahsiline, davalı tarafça dosyaya sunulmuş bulunan ve kasaya alınan üç adet çekin davacı bankaya iadesi ile davacının 9.315,00 TL gayri nakdi alacağının davacı bankanın ...Anadolu Bulvarı Şubesinde açılacak vadesiz bir hesapta depo edilmek üzere takibin devamına, kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 110,93 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'ya eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2014 yılı için 1.890,00 TL'dir. İşbu davada hükme bağlanan nakdi alacak 554,63 TL olup yukarıda yazılı madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin anılan alacağa yönelik kurulan hükme vaki temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dosya içindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıda yazılı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3-Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Davalılar dava dışı kredi müşterisinin kefilleri olup, imzaladıkları sözleşme ile gerçekleşecek nakdi kredilerden kaynaklanan borç nedeniyle kefalette bulunmuşlardır. Gayrinakdi kredilerin oluşan risk nedeniyle bedelinin bankaya depo edilmesi talebi ilave teminat borcuna dayanmakta olup kredi sözleşmesine göre bu sorumluluk sadece kredi müşterisine aittir. Bu bakımdan sözleşme hükümlerinin yanlış yorumlanarak kefillerin gayrinakdi krediler nedeniyle oluşan riskten ötürü icra takibinde talep edilen 9.315 TL'den sorumlu tutulmaları doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 29/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/727471700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.