Ticari kredi erken kapama komisyonunun emsal banka oranına göre denetimi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1777 E. 2025/1068 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticari kredilerde erken kapama ücretinin hukukilik denetiminde önce sözleşmede belirlenmiş bir oran araştırılır; yoksa bankanın TCMB'ye bildirip ilan ettiği oran esas alınır; bu da yoksa tahsil edilen ücretin emsal banka uygulamalarıyla orantılı olup olmadığına bakılır ve fazla tahsilat bu ölçüye göre belirlenir. TCMB'nin erken kapama ücretine ilişkin tebliğ hükümleri, ancak tebliğin yürürlüğe girmesinden sonra gerçekleşen erken kapama işlemlerine uygulanabilir; işlem tebliğ yürürlüğe girmeden önce gerçekleşmişse tebliğ hükmü uygulanmaz.
Ele alınan sorunlar
TCMB 2020/4 sayılı Tebliğ'in erken kapama işlemine uygulanıp uygulanmayacağı → kabul
Gerekçe: TCMB'nin 10.02.2020 tarihli RG'de yayımlanan 2020/4 sayılı Tebliğinin 11/3. maddesi, ticari müşterilerden alınabilecek erken kapama ücretini kalan vadesi 24 ayı aşmayan kredilerde %1, 24 ayı aşanlarda %2 ile sınırlamaktadır; ancak Tebliğin 22. maddesi, bu hükümlerin yürürlük tarihinden önce kurulan sözleşmelere ancak yürürlükten sonra gerçekleştirilecek işlemler bakımından uygulanacağını düzenlemiştir. Somut olayda erken kapama işlemi tebliğin yürürlüğünden önce gerçekleştiğinden, tebliğ hükmü uygulanamaz; bu durumda kredi kullandırım tarihinde yürürlükte olan 2006/1 sayılı Tebliğ esas alınır. Bu Tebliğe göre bankalar faiz dışında sağlanacak menfaatler ile tahsil olunacak masrafların niteliği ve sınırlarını serbestçe belirleyebilir; ancak TCMB'ye bildirilen azami oranları aşmamak ve ilan edilen oranlara uymak zorundadırlar.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sözleşmede/ilanda oran belirlenmemişse erken kapama ücretinin hangi ölçütle denetleneceği → kabul
Gerekçe: Ticari kredilerde bankalarca alınacak masrafların hukukiliği denetlenirken öncelikle sözleşmede belirlenmiş bir oran olup olmadığına bakılır; varsa bu oran esas alınır. Sözleşmede oran belirlenmemişse bankanın masraflara ilişkin ilan ettiği oranlar araştırılır; varsa bu oran esas alınır. İlan edilmiş bir oran da yoksa, tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonuca gidilir. Somut olayda sözleşmede komisyon oranı veya hesap şekli düzenlenmemiş, davalı banka tarafından kredi kullandırım ve erken ödeme tarihi itibarıyla Merkez Bankası'na bildirilmiş bir komisyon oranı da bulunmadığından, denetim emsal banka uygulamaları üzerinden yapılmalıdır. Sözleşmenin ticari niteliği gereği TTK 20. madde uyarınca tacirin gördüğü iş için uygun ücret isteyebileceği de kabul edilmelidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalının tahsil ettiği erken kapama ücretinin emsal banka oranlarıyla orantılı olup olmadığı ve fazladan tahsil edilen tutar → ret
İddia: Davacı vekili, davalı bankanın başka bir dava dosyasında %2,5 erken kapama oranı uyguladığını, bu oranın makul kabul edildiğini, mahkemece takdir edilen %4 oranının çok yüksek olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili ise erken kapama oranının kredi kullandırım faizi ile güncel şube cari fiksing oranının çarpılması suretiyle hesaplanması gerektiğini, her kredinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun bağımsız banka müzekkere cevaplarının birleştirilmesiyle oluşturulduğunu ve emsal oran teşkil etmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Davalı banka tarafından davacıdan alınan erken kapama komisyonunun kalan kredi alacağına oranı %12,8'e tekabül etmektedir. Mahkemece emsal bankalar nezdinde yaptırılan araştırmalar sonucunda erken kapama komisyon oranlarının ortalaması %4 olarak tespit edilmiştir. Davalı bankanın tahsil ettiği tutarın emsal banka uygulamaları ile orantılı olmadığı açıktır ve emsal uygulamalara göre davalı bankanın davacıdan fazladan 334.046,62-TL tahsil ettiği denetime elverişli şekilde tespit edilmiştir. Davacının, davalının başka bir müşterisine uyguladığı %2,5 oranının bu davada da esas alınması talebi yerinde görülmemiştir; çünkü her davada kullandırılan kredinin niteliklerine göre ayrı emsal araştırması yapılması zorunludur, bu nedenle somut dosyadaki banka müzekkere cevaplarına göre oluşturulan ortalama orana göre değerlendirme yapılması gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilirliği → ret
İddia: Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacıdan tahsili gereken tutardan çok daha azının tahsil edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Taraflar arasında alacağın tespitini mümkün kılan sabit bir oran veya formül belirlenmediğinden ve alacak emsal banka uygulamalarına göre belirlendiğinden, dava belirsiz alacak davası olarak açılabilir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, sözleşmede ve TCMB'ye bildirilen ilan oranı bulunmayan hallerde ticari kredi erken kapama ücretinin emsal banka uygulamalarına göre denetlenmesi gerektiği ve TCMB 2020/4 sayılı Tebliğ'in yürürlükten önceki erken kapama işlemlerine uygulanamayacağı yönündeki tespitleri, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken kapama komisyonu↗ ticari kredi↗ emsal banka uygulaması↗ belirsiz alacak davası↗ TTK 20. madde uygun ücret↗ tebliğin zaman itibariyle uygulanması↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1777
KARAR NO 2025/1068
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/06/2022
NUMARASI 2020/211 Esas 2022/431 Karar
DAVA
Alacak
DAVA TARİHİ 25/03/2020
Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın Beşiktaş şubesi nezdinde ... numaralı 1.000.000-TL ve ... numaralı 2.750.000-TL ve ... numaralı 1.500.000-TL bedelli kredileri kullandığını, "Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında" tebliğe göre müvekkili şirketin kalan ana para olan 3.750.000-TL üzerinden %2 oranında erken kapama ücreti ödemesi gerekirken müvekkilinden toplamda 485.000-TL alındığını, müvekkilinin ödemeyi yaparken ihtirazı kayıt ileri sürdüğünü, herhangi bir yasal dayanak bulunmaksızın müvekkilinden tahsil edilen erken kapama ücretinin diğer bankalarca krediler için uygulanan emsal ücretin çok üzerinde olduğunu belirterek şimdilik 50.000-TL'nin belirsiz alacak olarak tahsil tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 13/04/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 388.766,85-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; oranı ve tutarı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından erken kapama tutarı olarak yatırıldığı belirtilen tutarın %2'si kadar erken kapama maliyeti alınabileceğinin iddia edildiğini, dolayısıyla belirsiz bir alacak olmadığını, davacının talebi gibi sabit bir oran üzerinden hesaplama yapılamayacağını, erken kapama maliyetinin dava konusu kredi ile ilgisi olmayan tüm krediler için belirlenen sabit oran ile hesaplanamayacağını ve yargı kararları gereği emsal piyasa araştırmasının diğer bankalara somut kredi bilgileri de verilerek talep edilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen "Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğ (01/03/2020 tarih ve 2020/4 sayılı)" gerek kredinin kullanıldığı gerek erken kapatıldığı tarihten (07/02/2020) sonra olması nedeniyle dava konusu olayda uygulanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmede erken kapama oranının belirlenmediği, kredinin erken kapandığı tarih itibariyle TCMB'nin % 2 erken kapama öngören 2020/4 sayılı tebliğinin henüz yürürlüğe girmediği, bu durumda bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar varsa yine bu oran aşılmamak kaydıyla, diğer bankaların uygulamaları üzerinden belirlenecek oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği, bilirkişi incelemesi ile davacının dürüstlük kuralına ve emsallere göre alabileceği erken kapama komisyonu oranı belirlendiği, davalı bankanın davacının kredilerini erken kapatma talebi üzerine uyguladığı erken kapatma ücretinin miktarı ve oranı bankacılık uygulama ve teamüllerine uygun olmadığı, fahiş olduğu, emsal erken kapamaya ilişkin gelen yazı cevaplarıyla %4 erken kapama oranın makul olduğu, yapılan hesaplama ile toplam anapara ücretinin 3.773.809,49-TL olduğu, %4 oranın uygulanması halinde erken kapama ücretinin 150.952,38-TL olarak hesaplandığı, davacının toplamda 484.999-TL kapama ücreti tahsil ettiği, bu durumda 334.046,62-TL haksız kesinti olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 334.046,62-TL'nin temerrüt tarihi olan 11/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; müvekkilinden alınan erken kapama ücretinin TCMB genelgeleri uyarınca % 1 olarak tahsili gerektiği halde mahkemece takdir edilen % 4 oranının çok yüksek olduğunu, yargı kararına konu başka bir olarak davalı bankanın % 2,5 oranında erken kapama ücreti tahsil ettiğini, ancak müvekkiline % 12,83 oranının uygulandığını, davalının taraf olduğu başka bir dava dosyasında % 2,5 oranının makul kabul edildiği dikkate alındığında mahkemece % 4 oranına göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2- Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,davacıdan tahsili gereken tutardan çok daha azının tahsil edildiğini,erken kapama oranının kredi kullandırım faizi ile güncel kredi şubeler cari fiksing oranın çarpılması suretiyle hesaplandığını, erken kapamanın her bir kredi özelinde ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini,sabit bir oranda olamayacağını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda birbirinden bağımsız ve dava konusu kredi ile ilgili olmayan genel banka müzekkere cevaplarından toplanıp bölünmesi ile ortaya çıkan oranların emsal oran olmadığını,bilirkişinin alınan komisyonu somut kredi özelinde yapılacak hesaplama ile fahiş olup olmadığını incelemesi gerektiğini, % 10-12 oranında komisyon tahsil eden bankalar da bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari kredinin erken kapatılması nedeniyle banka tarafından tahsil edilen kredi erken ödeme komisyonu tutarının iadesi istemine ilişkindir. Davacının davalı bankadan 07/09/2018 tarihinde % 35,06 faiz oranı ile 2.750.000-TL tutarlı 18 ay vadeli, 06/07/2018 tarihinde % 22,60 faiz oranı ile 1.000.000-TL tutarlı 18 ay vadeli, 20/11/2018 tarihinde % 29,80 faiz oranı ile 1.500.000-TL tutarlı 18 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandığı, 07/02/2020 tarihinde kredilerin vadesinden önce kapatılması üzerine davalı banka tarafından davacıdan sırasıyla 318.648-TL, 87.682-TL, 78.669-TL olmak üzere toplamda 484.999-TL erken kapama komisyonu tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 11. maddesinde "müşteri karz akdi uyarınca kullandırılacak kredilerde bakiye borcunu vadesinden evvel ödeyerek bankanın mutabakatı ile hesabını kapatabilecektir.
Bankanın mutabık kalması halinde taksit ödeme tarihlerinden birinde veya ödeme vadesinde işlemiş faiz ile kalan ana paranın bankanın o gün itibariyle katlanmak zorunda kalacağı maliyetler çerçevesinde belirleyeceği miktarda bir erken kapama ücreti ile doğabilecek vergi vs mali yükümlülüklerin ödenmesi ile mümkündür."denilmiştir. TCMB'nin 10.02.2020 tarihli RG'de yayımlanan 2020/4 sayılı Tebliğin 11/3 maddesi ile; ticari müşterilerden alınabilecek erken kapama ücretinin, kalan vadesi 24 ayı aşmayan kredilerde erken ödenen tutarın %1'ini, 24 ayı aşan kredilerde ise %2'sini geçemeyeceği düzenlenmiştir. Tebliğin 22. maddesinde ise, Tebliğ hükümlerinin, yürürlük tarihinden önce kurulan sözleşmelerin Tebliğ'in yürürlüğünden sonra gerçekleştirilecek işlemler bakımından uygulanacağı belirtilmiştir.
Bu hüküm gereği tebliğ hükümlerinin eski sözleşmelere uygulanması,kapatma tarihinin tebliğin yürürlük tarihinden sonra olması koşuluyla mümkündür. Somut olayda erken kapama işlemi tebliğin yürürlüğünden önce yapılmıştır. Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihinde yürürlükte bulunan 09.12.2006 tarihli RG’de yayınlanan 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir.
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, TCMB ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Davalı banka tarafından kredi kullandırım tarihi ve erken ödeme tarihi itibari ile Merkez Bankası'na komisyon oranı bildirilmediği anlaşılmaktadır. Sözleşmede komisyonun hangi oranlarda alınacağına veya hesap şekline dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Dayanak sözleşmenin ticari niteliği göz önüne alındığında,TTK'nın 20. maddesi hükmüne göre de tacirin gördüğü iş için uygun ücret isteyebileceği kabul edilmelidir. Davalı banka tarafından davacıdan alınan erken kapama komisyonunun kalan kredi alacağına oranı % 12,8'e tekabül etmektedir. Mahkemece emsal bankalar nezdinde yaptırılan araştırmalar neticesinde ise erken kapama komisyon oranlarının ortalaması % 4 olarak tespit edilmiştir. Davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen tutarın, emsal banka uygulamaları ile orantılı olmadığı açıktır.
Emsal banka uygulamalarına göre davalı bankanın davacıdan fazladan 334.046,62-TL tahsil ettiği denetime elverişli bir şekilde tespit edilmiştir. Davalı tarafça, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı belirtilmiş ise de taraflar arasında alacağın tespitini mümkün kılan sabit bir oran ve formül belirlenmediğinden, alacak emsal banka uygulamalarına göre belirlendiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilecektir. Davacı, davalının taraf olduğu başka bir dava dosyasında başka bir müşterisine uyguladığı tespit edilen % 2,5 erken kapsama oranının makul kabul edilmesi nedeniyle eldeki davada da bu oranın uygulanmasını talep etmiş ise de her davada kullandırılan kredinin nitelikleri de dikkate alınarak emsal araştırması yapıldığından banka müzekkere cevaplarında belirtilen oranlara göre değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğundan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararında isabetsizlik bulunmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 22.818,72-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 5.705-TL harcın mahsubu ile kalan 17.113,72-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
26/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72714 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi