6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Deniz tehlikesi nedeniyle taşıyanın sorumsuzluğu ve husumet

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1721 E. 2025/1065 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Deniz Ticareti/Taşıma Hukuku mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Deniz taşıması sırasında meydana gelen zarardan taşıyanın sorumlu olmadığını ispat yükü, hasarın taşıyanın hakimiyetinde meydana geldiği konusunda ihtilaf bulunmadığı hallerde taşıyana aittir. Zararın, öngörülemeyen şiddette bir fırtına gibi denizin veya geminin işletilmesine elverişli suların tehlike ve kazalarından (TTK 1182/1-a) kaynaklandığının bilirkişi incelemesiyle ve seyir kayıtlarıyla ispatlanması halinde taşıyan sorumluluktan kurtulur. Eşyanın güverte üzerinde taşınması, taşıyan ile yükleten arasında bu yönde anlaşma bulunması ve TTK'nın 1151/3 ve 1244/1-a maddelerindeki istisnalar kapsamında kaldığı sürece tek başına sorumluluk doğurmaz. Fiili taşıyanın acentesi konumundaki kişiye, taşıma işini bizzat üstlendiğine dair delil bulunmadıkça doğrudan husumet yöneltilemez. Maddi tazminat istemli davaların tamamen reddi halinde davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti, AAÜT 13/4 uyarınca maktu olarak belirlenmelidir.

Ele alınan sorunlar

Davacının aktif husumeti (halefiyet) → kabul

Gerekçe: Dosyaya sunulan satış faturasına göre emtia DDP teslim şekli ile satılmıştır. DDP teslim şekline göre malların varış yerinde alıcıya teslimine kadar doğan tüm masraflar ve riskler satıcı üzerinde olup, sigortalı bu nedenle mal üzerindeki menfaatini sürdürmektedir; sigortalıya yapılan ödeme ile davacı aktif husumeti kazanmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hak düşürücü süre → ret

Gerekçe: Hasar 11/12/2018 tarihinde meydana gelmiş, icra takibi ise 16/10/2019 tarihinde başlatılmış olduğundan TTK'nın 1188. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre dolmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Deniz tehlikesi nedeniyle taşıyanın sorumsuzluğu → ret

İddia: Davacı vekili, hasarın hava durumunu dikkate almadan yola çıkan kaptanın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, kaptanın hava raporunu aldığı halde rotasını değiştirmediğini, konteynerlerin güverte üzerinde taşınmasının riski artırdığını, davalının kusursuzluğunu ispat edemediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hasarın taşıyanın hakimiyetinde meydana geldiği hususunda ihtilaf bulunmadığından, hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir nedenden meydana geldiğini ispat yükü davalılar üzerindedir. TTK'nın 1182/1-a maddesi, zararın denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazaları nedeniyle meydana gelmesi halinde taşıyan ve adamlarının kusursuz sayılacağını düzenlemektedir. Dosyaya sunulan gemi journali, kötü hava şartları hasarı raporu ve gün ortası deniz raporlarına dayanan bilirkişi incelemesinde; gemi kaptanının seferin başlangıcından itibaren hava tahminlerine göre risk analizi yapan kuruluşla sürekli temasta olduğu, hava risk analizlerine göre rota tavsiyeleri aldığı ve alçak basınç merkezinin hareketine göre gerekli rota değişikliklerini yaptığı, ancak alçak basınç merkezinin öngörülenden daha hızlı hareket etmesi nedeniyle geminin tam fırtınaya yakalandığı, geminin normal seyir rotasında seyrettiği, olay sırasında bulunduğu mevkiin Kuzey Atlantik'in tam ortasında olması sebebiyle fırtınadan kaçmasının imkansız olduğu, bu nedenle geminin ağır yalpalara maruz kalarak güvertede bulunan 42 konteynerin sabitleme bağlarını kopararak denize düştüğü, istiflemede kusur olduğunu gösteren bulguya rastlanmadığı, hasarın 10-11 bofor şiddetindeki kuvvetli fırtına sebebiyle meydana geldiği tespit edilmiştir. Buna göre eşyanın zıyaına sebebiyet veren olgunun TTK'nın 1182/1. maddesi uyarınca muhtemel sorumsuzluk hallerinden biri olan deniz tehlikesi olduğu sabit olduğundan, taşıyanın meydana gelen zarardan sorumluluğu bulunmamaktadır. Davacı tarafça emtianın güvertede taşınmasının riski artırdığı ileri sürülmüş ise de, TTK'nın 1151/3. maddesi gereğince taşıyanın eşyanın güvertede taşınması hususunda yükleten ile anlaşma yapması mümkün olup, konşimento hüküm ve koşullarının 9. maddesinde taşıyana bu yetki verilmiştir; TTK'nın 1244/1-a maddesinde de 1243. maddeye atfen güverte yükünden taşıyanın sorumlu olduğuna dair emredici düzenlemeden istisna öngörülmüştür. Hasarın sabitleme yetersizliğinden kaynaklandığına ilişkin bir tespit bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Acenteye husumet → ret

Gerekçe: Davalının fiili taşıyanın acentesi olduğu, acenteye doğrudan dava açılmasının mümkün olmadığı ve davalının taşıma işini üstlendiğine dair navlun faturası ya da başkaca bir delil sunulmadığı anlaşıldığından, bu davalının pasif dava ehliyeti bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Vekalet ücretinin nisbi mi maktu mu olacağı → kısmi kabul

İddia: Davacı vekili, uygulanacak vekalet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: AAÜT'nin 13/4. maddesinde maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiştir. Eldeki davanın tazminat davası olduğu ve tamamen reddedildiği anlaşıldığından, davalılar lehine tarife uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Kararın, denizin/geminin işletilmesine elverişli suların tehlikelerinden kaynaklanan zararlarda taşıyanın TTK 1182/1-a uyarınca sorumsuzluğunun ispat şartlarını (seyir kayıtları, hava risk analizi, rota takibi) somutlaştırması ve güverte yükü taşımasına ilişkin TTK 1151/3 ile 1244/1-a istisnalarının birlikte uygulanışını göstermesi yönünden bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK'nın 1188. maddesi uyarınca, deniz taşımasından kaynaklanan zararlar için hak düşürücü süre, hasarın meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar; bu süre içinde icra takibi başlatılması halinde süre dolmamış sayılır.
Dava şartı
Davacı sigortacının halefiyet hakkına bağlı aktif husumet ehliyeti, Fiili taşıyanın acentesi konumundaki davalının pasif husumet ehliyeti bulunmaması

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın İptali Halefiyet Aktif husumet Pasif husumet Fiili taşıyan Akdi taşıyan Acente Deniz tehlikesi (TTK 1182/1-a) Hak düşürücü süre (TTK 1188) Güverte yükü (TTK 1151/3, 1244/1-a) DDP teslim şekli Maktu vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1188TTK 1182/1-aTTK 1151/3TTK 1244/1-aTTK 1243 · AAÜT — AAÜT 13/4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1721

KARAR NO 2025/1065

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/05/2022

NUMARASI 2020/373 Esas - 2022/281 Karar

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 20/10/2020

İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı olan ... San.ve Tic. A.Ş.'ne ait emtiaların müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, emtiaların İzmir'den ABD'ye sevki sırasında hasarlandığını, müvekkili şirkete 19.12.2018'de hasar ihbarında bulunulması üzerine müvekkili tarafından hasar dosyası açılarak sigortalıya 476.621,66-TL ödeme yapıldığını ve sigortalı tarafından hakların müvekkili şirkete temlik edildiğini, emtianın İzmir'den ABD'ye seferini üstlenen davalılardan ... Ltd.'ye ait ... isimli gemide iken hasarlandığını, müvekkilinin rücu hakkına binaen davalıya 25/02/2019 tarihinde müracaat etmiş ise de olumsuz yanıt aldığını, buna istinaden İstanbul ...

İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını belirterek davalının haksız itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş. vekili; davacı tarafından davaya konu edilen icra dosyasından müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrindeki asıl alacak miktarı ile dava dosyasında talep edilen harca esas değer miktarın farklılık arz ettiğini, davacının halefiyet hakkı doğmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkil şirket işbu taşımada forwarder sıfatına haiz olup fiili taşıyıcı olmadığını, dava konusu olayda müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını, TTK'da belirlenen süreler içerisinde bildirim yapılmadığını, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davacının faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... Lts ve ...A.Ş. vekili; davacı sigorta şirketinin sigortalıya halef olmasının mümkün olmadığını, zira dava konusu hasarın teminat kapsamında olmadığını, sigortalının zayi olan mal bedelinin tamamını tahsil ettiğini, bu nedenle işbu davada davacı sigorta şirketinin halefiyeti ve aktif husumetinin bulunmadığını, dava konusu taşımanın yapıldığı geminin Atlantik Okyanusu'nda 9 bofor şiddetinde ağır fırtınaya maruz kaldığını ve bu nedene dava konusu konteynerlerin fırtına esnasında denize düşerek zayi olduğunu, TTK'nun 1182.

maddesi uyarınca deniz tehlikelerinin taşıyanın kusursuzluk hallerinden olduğunu, müvekkilini taşıyanın hasardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, acente olan müvekkiline ise doğrudan dava açılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; ... Ltd. tarafından İzmir Alsancak'ta düzenlenen 25.11.2018 tarihli ve ..., ... ve ... sayılı konişmentolara göre, yükletenin davalı ... ...A.Ş., alıcının ve ihbar olunanın Amerika'da bulunan dava dışı ... Şirketi olduğu, sırası ile ..., ... ve ... sayılı konteynerlerin 25.11.2018 tarihinde Aliağa limanında .. isimli gemiye yüklendiği, davalı ...'in akdi taşıyan, davalı ... Ltd.'nin fiili taşıyan olarak pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, davalı ... Denizcilik A.Ş.'nin ise fiili taşıyanın acentesi olduğu, acenteye doğrudan dava açılmasının mümkün olmadığı, davalının taşıma işini üstlendiğine dair navlun faturası ya da başkaca bir delilin sunulmadığı, bu haliyle davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı, emtianın DDP satış şekli dikkate alındığında tüm masraflar ve risklerin sigortalı satıcı üzerinde olduğu, davacının halefiyet hakkı doğduğundan aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, emianın deniz taşıması sırasında davalı taşıyanın sorumluluğunda ziyaa uğraması nedeniyle ayrıca hasar ihbarı aranmayacağı, davaya konu taşımada geminin Atlantik Okyanusu'nu geçişi sırasında gemide yüklü ..., ...

ve ... sayılı konteynerlerin denize düşmek ve batmak suretiyle tam zayi olduğu, dosyaya gemi journali, kötü hava şartları hasarı raporu, gün ortası deniz raporları sunulduğu, bilirkişi raporuna göre geminin seferinin başlangıcından itibaren gemi kaptanının hava tahminlerine göre risk analizlerini yaparak rota tavsiyelerinde bulunan kuruluş ile sürekli irtibat halinde olup hava risk analizlerine göre rota tavsiyeleri aldığı, alçak basınç merkezinin hareketine göre gerekli rota değişikliklerini yaptığı, ancak geminin karşılaştığı alçak basınç merkezinin öngörülenden daha hızlı hareket ederek geminin tam fırtınaya yakalanmasına sebep olduğu, geminin normal seyir rotasında seyrettiği, olay sırasında bulunduğu mevkiin Kuzey Atlantik'in tam ortasında olması sebebiyle fırtınadan kaçabilmesinin imkansız olduğu, bu nedenle geminin ağır yalpalara maruz kaldığı, güvertede bulunan 42 adet konteynerin çok şiddetli fırtına ve buna bağlı ağır yalpalar sebebiyle lashing bağlarını kopartarak denize düştükleri, istiflemede kusur olduğunu gösteren bulguya rastlanmadığı, hasarın 10-11 bofor şiddetindeki kuvvetli fırtına sebebiyle, denizin kendi tehlikesinden kaynaklandığı, eşyanın zıyaına sebebiyet veren olgunun, TTK'nın 1182/1.

uyarınca muhtemel sorumsuzluk hallerinden biri olan deniz tehlikesi olduğu, davalı taşıyanın meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ... Ltd'ye ... A.Ş. ve B... A.Ş. yönünden davanın reddine, davalı ... A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; hasarın hava durumunu dikkate almayarak yola çıkan kaptanın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, kaptanın hava raporunu aldığını, ancak buna uymadığını, kaptanın tavsiyelere rağmen rotasını hiç değiştirmediğini, konteynerlerin güverte üzerinde taşınmasının ağır havada riski artırdığını, taşıyanın yükleri güverte üzerine uygun yüklediğine ve sabitlediğine dair bir bilgi bulunmadığını, geminin kargo planının dahi ibraz edilmediğini, davalının kusursuzluğunu ispat edemediği, uygulanacak vekalet ücretinin de maktu olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, deniz taşıması sırasında zayi olan emtia nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davalılara rücusu için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından satışı yapılan gıda maddesi emtiasının Aliağa Limanı'ndan Newyork Limanı'na sevkini davalı ... firmasının fiili taşıyan sıfatıyla üstlendiği, davalı ...'ın akdi taşıyan olduğu, diğer davalının ise fiili taşıyanın acentesi olduğu, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile davacı tarafından sigortalandığı, geminin Atlantik Okyanusu'nu geçişi sırasında gemide yüklü ..., ... ve ... sayılı konteynerlerin denize düşmek ve batmak suretiyle tam zayi olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.

Dosyaya sunulan satış faturasına göre davaya konu emtianın ... teslim şekli ile satıldığı görülmektedir. DDP teslim şekline göre malların varış yerinde alıcıya teslim edilmesine kadar doğan tüm masraflar ve riskler satıcı üzerinde olup, sigortalının mal üzerinde menfaatine devam ettiğinden sigortalıya yapılan ödeme ile davacının aktif husumeti kazanmıştır. Hasar 11/12/2018 tarihinde meydana gelmiş olup, icra takibi ise 16/10/2019 tarihinde başlatıldığından TTK'nın 1188.maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre dolmamıştır. Somut olayda; davaya konu taşımada geminin Atlantik Okyanusu'nu geçişi sırasında gemide yüklü ..., ... ve ... sayılı konteynerların denize düşmek ve batmak suretiyle tam zayi olduğu, hasarın taşıyanın hakimiyetinde meydana geldiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığından hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir nedenden ötürü meydana geldiği hususunda ispat yükü davalıların üzerindedir.

Davalılar kuvvetli fırtına ve yüksek dalgalar nedeniyle konteynerlerin denize düştüğünü ileri sürmektedir. TTK'nın 1182/1-a maddesinde zararın denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazaları nedeniyle meydana gelmesi halinde taşıyan ve adamlarının kusursuz sayılacağı düzenlenmiştir. Dosyaya gemi journali, kötü hava şartları hasarı raporu, gün ortası deniz raporları sunulmuş olup, bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede; geminin seferinin başlangıcından itibaren gemi kaptanının hava tahminlerine göre risk analizlerini yaparak rota tavsiyelerinde bulunan "..." isimli kuruluş ile sürekli temasta olduğu, hava risk analizlerine göre rota tavsiyeleri aldığı, alçak basınç merkezinin hareketine göre gerekli rota değişikliklerini yaptığı, ancak geminin karşılaştığı alçak basınç merkezinin öngörülenden daha hızlı hareket etmesi nedeniyle geminin tam fırtınaya yakalanmasına sebep olduğu, geminin normal seyir rotasında seyrettiği, olay sırasında bulunduğu mevkiin Kuzey Atlantik'in tam ortasında olması sebebiyle fırtınadan kaçabilmesinin imkansız olduğu, bu nedenle geminin ağır yalpalara maruz kaldığı ve bunun sonucunda güvertede bulunan 42 adet konteynerin çok şiddetli fırtına ve buna bağlı ağır yalpalar sebebiyle sabitleme bağlarını kopartarak denize düştükleri, istiflemede kusur olduğunu gösteren bulguya rastlanmadığı, hasarın 10-11 bofor şiddetindeki kuvvetli fırtına sebebiyle meydana geldiği tespit edilmiştir.

Buna göre değerlendirme yapıldığında eşyanın zıyaına sebebiyet veren olgunun, TTK nun 1182/1. uyarınca muhtemel sorumsuzluk hallerinden biri olan deniz tehlikesi olduğu sabit olduğundan davalı taşıyanın meydana gelen zarardan sorumluluğu bulunmamaktadır. Davacı tarafça emtianın güvertede taşınmasının riski artırdığı ileri sürülmüş ise de TTK'nın 1151/3. maddesi gereğince taşıyanın, eşyanın güvertede taşınması veya taşınabileceği hususunda yükleten ile anlaşma yapması mümkün olup, konşimento hüküm ve koşullarının 9. maddesinde taşıyana yetki verilmiştir. Bu hususta TTK'nın 1244/1-a maddesinde, 1243. maddesine atfen güverte yükünden taşıyanın sorumlu olduğuna dair emredici düzenlemeden istisna öngörülmüştür.

Hasarın sabitleme yetersizliğinden kaynaklandığına ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, akdi ve fiili taşıyan davalılar yönünden davanın esastan reddine, acente olan diğer davalı ... yönünden ise pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Buna karşılık AAÜT’nın 13/4 maddesinde: maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiş olup, eldeki davanın tazminat davası olduğu, tamamen red edildiği anlaşılmakta davalılar ... Ltd'ye ... A.Ş. ve ... A.Ş. lehine tarife uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, vekalet ücreti hatalı belirlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararının kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/373 Esas - 2022/281 Karar sayılı 17/05/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1-Davalılar ... A.Ş. ve ... Lojistik A.Ş. yönünden açılan davanın reddine, 2-Davalı ... Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş. yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 5.454,66-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 4.839,26‬-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı ...

Ltd'ye ... A.Ş. ve ...A.Ş. vekili için takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek adı geçen davalılara verilmesine, Davalı ... A.Ş. vekili için takdir olunan 5.100- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek adı geçen davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Karar kesinleştiğinde ve kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72707 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.