6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse devri bedeli bonolarında yetkisiz temsil ve icazetin etkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1232 E. 2025/1052 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Davacının nitelemesi: Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Hisse devir bedeli karşılığı düzenlenen bonolarda, şirketin çift imza ile temsil edilmesi gerekirken bonoların tek imza ile keşide edilmiş olması, aynı sözleşme kapsamında düzenlenen diğer bonoların ihtilafsız olarak ödenmiş olması ve devir bedelinin büyük kısmının (bloke çek ve ödenen senetler) tartışmasız karşılanmış olması karşısında, şirketin yetkisiz temsille yapılan işlemi zımnen onadığının ve bono bedellerinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Hisse devrinin iptali istemiyle açılan dava, devir tarihinden sonra açılmış ve nihayetinde feragat nedeniyle reddedilmişse, bu dava ödemezlik definin dayanağı olamaz.

Ele alınan sorunlar

Yetkisiz temsilci tarafından tek imza ile keşide edilen bonoların şirketi bağlayıp bağlamadığı → ret

İddia: Davalı şirket, diğer davalının münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığını, bonoların çift imza ile düzenlenmesi gerekirken tek imza ile düzenlendiğini, bu nedenle şirketin bonolardan sorumlu olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK 40. maddesi uyarınca yetkili temsilcinin işlemleri temsil olunanı bağlar; TBK 46. maddesine göre yetkisiz temsilcinin yaptığı işlem ancak temsil olunanın onaması halinde onu bağlar, TBK 47. maddesine göre onanmaması halinde zarardan yetkisiz temsilci sorumlu olur. Somut olayda bonoların keşide tarihi itibariyle davalı şirketin çift imza ile temsil edildiği, ancak bonolarda tek yönetim kurulu üyesinin imzası bulunduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte aynı sözleşme kapsamında düzenlenen dava dışı 228.000-USD bedelli iki bononun bedeli davalı şirket tarafından ihtilafsız olarak ödenmiştir. Ayrıca davalı şirketin 2014 yılı faaliyet raporunda, hisse devri karşılığında 5.000.000-USD bloke çek ve 3.066.000-USD vadeli senet verildiği, finansal tabloların yayımı tarihinde senetlerin henüz ödenmediği belirtilmiştir. Bloke çek bedelinin ödenmediği ileri sürülmemiş olup, bloke çek ve ihtilafsız ödenen senetlerin devir bedelinin büyük kısmını oluşturduğu dikkate alındığında, davalı şirketin devir aldığı hisse bedelinden sorumlu olduğunun kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hisse devrinin iptali davasına dayalı ödemezlik defi → ret

İddia: Davalı şirket, dava dışı bir mahkemede hisse devrinin ve devre onay veren yönetim kurulu kararının iptali için açılan davada devrin iptaline karar verildiğini, bunun devir işleminin usulüne uygun yapılmadığını ve davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini gösterdiğini, bu nedenle ödemezlik definin yerinde olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hisse devrinin ve devre onay veren yönetim kurulu kararının iptali istemiyle açılan dava 27.11.2014 tarihinde açılmış olup, işbu asıl ve birleşen davaların konusu olan bonoların ödeme tarihleri bu dava tarihinden öncedir. Ayrıca söz konusu davada istinaf aşamasında davacıların feragati nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay'ca onanmıştır. Davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması karşısında, davalı şirketin ödemezlik defi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bonoların kambiyo senedi vasfında olmaması nedeniyle vade tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği iddiası → ret

İddia: Davalı şirket, takiplere dayanak bonoların kambiyo senedi vasfında olmaması nedeniyle alacağa vade tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 850.000-USD bedelli 3 adet bonoya ilişkin işlemiş faiz istemi bulunan asıl ve birleşen itirazın iptali davalarında mahkemece asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş olup bu kısım davacı tarafça istinaf edilmemiştir. 60.000-USD bedelli bonoya dayalı birleşen davada ise vade tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir; bu bono 30.09.2014 ödeme tarihli olup 29.09.2017 takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramamış, icra takibi ile kesilen zamanaşımı dava tarihi itibariyle de dolmamıştır. Bononun kambiyo senedi vasfında olduğu ve davacı tarafça keşide edilen 11.08.2017 tarihli ihtarnameye konu edilmediği görülmekle, bu bonoda ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Çift imza ile temsil edilen bir şirketin, aynı sözleşme kapsamında tek imza ile keşide edilen bir kısım bonoları ihtilafsız olarak ödemesinin, diğer tek imzalı bonolar yönünden de yetkisiz temsille yapılan işlemin zımnen onandığı sonucuna varılmasında dayanak oluşturabileceği yönünde bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisiz temsil icazet/onama ödemezlik defi itirazın iptali hisse devir sözleşmesi temerrüt faizi zamanaşımı pasif husumet

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — 6098 sayılı TBK 406098 sayılı TBK 466098 sayılı TBK 46/16098 sayılı TBK 476098 sayılı TBK 117/2 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 678/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1232

KARAR NO 2025/1052

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/12/2021

NUMARASI 2018/31 Esas 2021/878 Karar

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 10/01/2018

BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL 18.ATM 2018/1029 ESAS 2018/1200 KARAR SAYILI

DAVA

İtirazın İptali

BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL 15.ATM 2018/105 ESAS 2018/451 KARAR SAYILI

DAVA

Alacak

BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL 8.ATM 2018/34 ESAS2018/523 KARAR SAYILI

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/06/2025

Asıl ve birleşen davalarda davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... AŞ. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Asıl davada davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 09.06.2014 tarihli hisse devri sözleşmesi akdedildiğini, ... İşl AŞ'deki müvekkili şahsa ait %42,5 oranda 17.000 adet hisse ile oğlu ...’ye ait %1 oranda 400 adet hisse ile birlikte toplam %43,5 hisse karşılığı 17.400 adet hissenin davalı şirkete devredildiğini, ... İşletme AŞ’deki %7,6 hissesine karşılık 3.040 adet ...’a ait hissenin de sahibi tarafından 21.08.2014 tarihli sözleşme ile davalı şirkete satıldığını, böylece şirketin toplam sermayesinin %51,1'ini oluşturan 20.440 adet hissenin devri karşılığında 6 adet toplam tutarı 3.066.000-USD olan 30.09.2014 vade tarihli 228.000-USD bedelli, 31.10.2014 vade tarihli 228.000-USD bedelli, 31.08.2014 vade tarihli 850.000-USD bedelli, 30.09.2014 vade tarihli 850.000-USD bedelli, 31.10.2014 vade tarihli 850.000-USD bedelli ve 30.09.2014 vade tarihli 60.000-USD bedelli bonoların verildiğini, bonolardan 228.000-USD bedelli iki adet bononun, şirket yetkililerinden sadece birinin imzası ile düzenlenmesine karşın davalı şirket tarafından müvekkiline ödendiğini, ancak müvekkilinin %42,5 hissesinin devir bedeli olarak ödenmesi gereken her biri 850.000-USD bedelli 3 adet bononun ödenmediğini, keza ...'a ait 60.000-USD bedelli bononun da ödenmediğini, müvekkilince Bodrum ...

Noterliğinin 11.08.2017 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini,ödeme yapılmaması nedeniyle 31.08.2014 vadeli 850.000-USD bedelli bono için bonoda tek imza bulunduğundan İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, Anadolu 5. ATMnin 2014/2452 esas sayılı dava dosyasının itiraza dayanak olamayacağını, davalı şirketin kayıtlarında yer alan ... Kulübü 2014 yılı faaliyet raporu kesin hesaplar ve 2015 yılı bütçe tasarısında, ... işletme A.Ş. hisseleri için 5.000.000-USD'nin hisse devri esnasında bloke çekle ödendiğinin, 3.066.000-USD için ise ileri tarihli senetler verildiğinin yazılı olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... AŞ vekili; müvekkilinin ödeme emrine itirazı haklı olup, İstanbul Anadolu 5. ATMnin 2014/2452 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu dosyada ... İnşaat hissedarları tarafından dayanak 09.06.2014 tarihli hisse devir sözleşmesinin ve devre onaya ilişkin yönetim kurulu kararının iptalinin talep edildiğini, sözleşme ve yönetim kurulu kararının iptali halinde devir işleminin geçersiz olacağını, bu davanın davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini gösterdiğini, davacının takipte 31.08.2014 tarihinde itibaren işlemiş faiz talep ettiğini, ancak takibe konu belgenin bono vasfında olmadığını, davacı tarafından keşide edilen 11.08.2017 tarihli ihtarname müvekkiline 17.08.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup 3 günlük ödeme süresi ile birlikte faiz başlangıcının 21.08.2017 olması gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İST 18. ATM 2018/1029 ESAS SAYILI DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin yönetim kurulunun iki üyesinin imzası gerektiğini, sadece davalı ...'ın imzasının bulunması nedeniyle, şirket ve ... aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalılar tarafından borca itiraz edildiğini asıl davada ki vakıaları tekrar ederek ödeme yapılmaması nedeniyle 31.10.2014 vadeli 850.000-USD bedelli bono için işbu davaya konu İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki takibin başlatıldığını, davalı ...'ın diğer davalı şirket yetkilisi olarak bonoda imzası bulunduğunu, bu nedenle bu davalının borçtan şahsen sorumlu olduğunu belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... AŞ vekili; müvekkilinin ödeme emrine itirazı haklı olup İstanbul Anadolu 5. ATMnin 2014/2452 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu dosyada ... İnşaat hissedarları tarafından dayanak 09.06.2014 tarihli hisse devir sözleşmesinin ve devre onaya ilişkin yönetim kurulu kararının iptalinin talep edildiğini, sözleşme ve yönetim kurulu kararının iptali halinde devir işleminin geçersiz olacağını, bu davanın davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini gösterdiğini, davacının takipte 31.10.2014 tarihinde itibaren işlemiş faiz talep ettiğini, ancak takibe konu belgenin bono vasfında olmadığını, davacı tarafından keşide edilen 11.08.2017 tarihli ihtarname müvekkiline 17.08.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup 3 günlük ödeme süresi ile birlikte faiz başlangıcının 21.08.2017 olması gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL 15. ATM 2018/105 ESAS SAYILI DAVA: Davacılar vekili asıl davada ki sebeblere dayanarak işbu davanın 60.000-USD bedelli bono alacağına dayandığını, müvekkilinin hisselerini devretmesine rağmen dava konusu 60.000-USD bedelli bononun ödenmediğini, bononun müvekkili Mirza tarafından diğer müvekkili ...'a ciro edildiğini, İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalıların borca itiraz ettiğini 60.000-USD alacağın bononun vade tarihi olan 30/09/2014 tarihinden itibaren USD mevduatına bankalarca uygulanan azami yıllık faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... AŞ vekili; müvekkilinin ödeme emrine itirazı haklı olup İstanbul Anadolu 5. ATMnin 2014/2452 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının takipte 30.09.2014 tarihinde itibaren işlemiş faiz talep ettiğini, ancak takibe konu belgenin bono vasfında olmadığını, bu nedenle işlemiş faiz talep edilebilmesi için müvekkilinin temerrüte düşürülmesi gerektiğini, oysa müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini,davacı tarafça diğer bonolara ilişkin 11.08.2017 tarihli ihtarname düzenlenmişken bu dava konusu bono için gönderilen ihtarname bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL 8. ATM 2018/34 ESAS SAYILI DAVA: Davacı vekili; asıl davada ki iddialarını tekrar ederek alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 30.09.2014 vade tarihli 850.000-USD bedelli bono nedeniyle ilamsız icra takibi başlatıldığını davalıların takibe itiraz ettiğini belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... AŞ vekili; müvekkilinin ödeme emrine itirazı haklı olup İstanbul Anadolu 5. ATMnin 2014/2452 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, takibe konu belgenin bono vasfında olmadığını, davacı tarafından keşide edilen 11.08.2017 tarihli ihtarname müvekkiline 17.08.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup 3 günlük ödeme süresi ile birlikte faiz başlangıcının 21.08.2017 olması gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; müvekkilinin 09.06.2014 tarihli sözleşmede taraf olmadığını, bononun diğer davalı şirket tarafından keşide edildiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, borç ilişkisinin tarafının diğer davalı şirket olduğunu, davacı ile müvekkili arasında bir ilişki bulunmadığını, müvekkilinin bonoya diğer davalıyı temsile yetkili şahıs olarak imza attığını, şirket kaşesi üzerine atılan imzanın müvekkili aleyhine borç doğurmasının mümkün olmadığını, açığa imza atılmadığı sürece şahsi sorumluluğun doğmayacağını, İstanbul Anadolu 5.

ATMnin 2014/2452 esas sayılı dosyasında açılan davada hisse devrinin iptali ihtimali bulunduğunu, bu nedenle dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2014/2452 esas sayılı dosyasında ... İnşaat A.Ş'de pay sahibi olan bir kısım davacılar tarafından, işbu davaya konu hisse devir sözleşmelerinin şirket ana sözleşmesine aykırı olduğu iddiasına dayalı hisse devrine ilişkin yönetim kurulu kararının ve hisse devir sözleşmesinin iptali istemiyle dava açtıkları,ancak istinaf aşamasında davacıların davadan feragat ettikleri ve İstanbul BAM 13. HD'nin 2019/1735 esas 2021/43 karar sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, kararın sadece nispi vekalet ücreti yönünden temyiz edildiğini,anılan dosyanın bekletici mesele yapılmasından vazgeçildiği, asıl ve birleşen davalarda;

davacıların hissedarı oldukları ... İnşaat..AŞ'deki nama yazılı ilmuhaberlere bağlı hisselerinin asıl ve birleşen davalarda davalı ... AŞ'ye devri amacıyla 09/06/2014 tarihli hisse devri sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre asıl ve birleşen davalarda davacı ...'nin ... İnşaat Şirketi'ndeki %42,5 oranına denk düşen 17.000 adet hissesini, birleşen İst 15 ATM nin 2018/105 esas sayılı dosyasında davacı ...'nin ise anılan şirketteki %1 paya denk düşen hissesini davalı şirkete devretmeyi taahhüt ettikleri, hisse devir bedellerinin sözleşmeye bağlı olarak tanzim edilen protokol ile vadelere bağlandığı, hisse devir bedeli olarak davalı şirket tarafından davacı ...'ye 31/08/2014 vadeli 850.000-USD bedelli, 30/09/2014 vadeli 850.000-USD bedelli, 30/10/2014 vadeli 850.000-USD bedelli, 30/09/2014 vadeli 228.000-USD bedelli, 31/10/2014 vadeli 228.000-USD bedelli toplam beş adet bono verildiği, birleşen davada davacı ...'ye ise 30/09/2014 vadeli 60.000-USD bedelli bono verildiği, davacıların nama yazılı ilmuhaberleri ciro ve teslim yolu ile davalıya devrettikleri, böylece sözleşmeden doğan ve asli edim yükümü olan hisse devir borcunu ifa ettikleri, nitekim incelenen sicil kayıtlarından hisse devirinin tescil ve ilan edildiğinin anlaşıldığı, davalı şirket sicil kayıtlarından, hem asıl ve hem de birleşen davalara konu edilen bonoların tanzim tarihi itibariyle ...'ın şirket yetkilisi olduğu, ancak şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olmadığı, dava ve takip konusu edilmeyen iki bononun vadelerinde ödendiği, bu iki adet bononun tanzim tarihi itibariyle de ...'ın şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili olmadığı, şirketin çift imza ile temsil edildiği, çift imza ile keşide edilmesi gerekirken tek imza ile keşide edilen toplam altı bonodan ikisini vadelerinde ödeyen davalı şirketin, bu iki bono yönünden yetkisiz temsilci tarafından keşide edilen kambiyo senetlerini onadığı ve TBK 46/1 maddesi uyarınca bu bonolar ile keşideci sıfatıyla bağlı olduğu, aynı protokol kapsamında tanzim edilen diğer dört bono yönünden de artık davalı şirketin, kendisi adına kambiyo senedi keşide edilmesine onay verdiğinin kabulü gerekiği asıl ve birleşen davalarda davacı ...

tarafından davalı şirkete gönderilen 11/08/2017 tarihli ihtarname ile; 31/08/2014 , 30/09/2014, 30/10/2014 vadeli her biri 850.000-USD bedelli üç adet bono bedelinin ödenmediği belirtilerek bono bedellerinin üç gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarın tebliğ şerhinin dosyada mevcut olmadığı, ancak davalı şirketin ihtarnamenin 17/08/2017 tarihinde tebellüğ edildiğini kabul ettiği, şu halde ihtarnamenin en geç bu tarihte tebliğ edildiğinin kabul edildiği, bonolar üzerindeki vade belirli vade olduğundan, 6098 sayılı TBK'nun 117/2 fıkrası uyarınca vadenin dolması ile borçlunun temerrüde düşeceği, belirli vadenin söz konusu olduğu durumlarda alacaklının ihtarına gerek olmadığı, asıl ve birleşen davalarda davacıların ...

İnşaat şirketinde bulunan ve satış sözleşmesine konu edimlerini yerine getirdikleri, şu halde mülkiyetin naklinden sonra, ... İnşaat şirketinin diğer pay sahipleri tarafından açılan davanın, davacıların hisse devir borcunu ayıplı ifası mahiyetinde olduğu, satış sözleşmesinde ayıba karşı tekeffül borcunun asli edim yükümü olmayıp yan edim yükümü olduğu, böylesi bir ayıplı ifa halinde davalı şirketin, satış sözleşmesinde ayıba dayalı seçimlik haklarından birini kullanabileceği, ancak ödemezlik defi ileri süremeyeceği, öte yandan İstanbul Anadolu 5 ATM'de açılan davanın, davacıların feragati nedeniyle reddedilerek ayıbın geçmişe yönelik ortadan kalktığı, bu gerekçelerle asıl ve birleşen davalarda davalı şirket tarafından ileri sürülen ödemezlik definin yerinde görülmediği, asıl ve birleşen davalara konu bonolarda keşideci şirket adına ...'ın imzasının bulunduğu, bonoların tanzim tarihi itibariyle şirket yetkilisi olmakla birlikte, münferit imza yetkisi bulunmayan davalı ...'ın TTK'nın 678/1 fıkrası uyarınca bonolardan bizzat sorumlu olabilmesi için, eksik yetki ile yapılan işleme temsil olunan davalı şirketin icazet vermemiş olması gerektiği, ancak davalı şirketin, kendi adına ancak tek imza ile tanzim edilen bonolar yönünden yetkisiz temsil ile yapılan hukuki işleme, aynı sözleşme ve protokol kapsamında ve yine tek imza ile tanzim edilen dava dışı iki adet bonoyu ödeyerek icazet verdiği, icazet ile yetki eksikliği ortadan kalktığından ve bonolarda düzenleyen sıfatı davalı şirkete ait olduğundan, birleşen davalarda davalı ...'ın bonolardan bizzat sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği, bu nedenle birleşen davalarda davalı ...'a karşı açılan davaların pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, birleşen İstanbul 15 ATM'nin 2018/105 esas sayılı davasının ise itirazın iptali davası olmayıp alacak davası olduğu, bu davada alacak, davalı şirket ile davacı ...

arasındaki hisse devir sözleşmesinden doğan hisse devir bedeli borcunun ifası uğruna, davalı şirket tarafından davalıya verilen 30/09/2014 vadeli 60.000-USD bedelli bonoya dayalı olduğundan, bu davadaki diğer davacı ...'nin aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle; Asıl davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin 850.000-USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a bendi uyarınca devlet bankaların USD cinsinden bir yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden değişen oranlarda işletilecek temerrüt faizi ile birlikte devamına, alacağın %20'si (645.473-TL) oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen 2018/1029 esas sayılı dosyada davalı ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ....AŞ.'ye karşı açılan davanın kabulüne, davalının itirazının 850.000-USD asıl alacak bakımından iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a bendi uyarınca devlet bankaların USD cinsinden bir yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden değişen oranlarda işletilecek temerrüt faizi ile birlikte devamına, alacağın %20'si (913.784-TL) oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Birleşen 2018/34 esas sayılı dosyada davalı ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ...

AŞ.'ye karşı açılan davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin 850.000-USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a bendi uyarınca devlet bankaların USD cinsinden bir yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden değişen oranlarda işletilecek temerrüt faizi ile birlikte devamına, alacağın %20'si (645.473-TL) oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen 2018/105 esas sayılı dosyada davalı ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... tarafından davalı ...Ş.'ye karşı açılan davanın kabulüne, 60.000-USD'nin 30/09/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a bendi uyarınca devlet bankaların USD cinsinden bir yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden değişen oranlarda işletilecek temerrüt faizi ile bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı ... AŞ vekili; müvekkilinin ödemezlik defi ileri sürmesinin yerinde olduğunu, zira İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2014/2452 esas sayılı dosyasında hisse devrinin ve devre onay verilmesine dair yönetim kurulu kararının iptali için dava açılmış olup hisse devrinin iptali ihtimali bulunduğunu, mahkemece hisse devir işleminin iptaline karar verildiğini, bu kararın devir işleminin usulüne uygun yapılmadığını ve davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini gösterdiğini, söz konusu dosyanın istinaf aşamasında olduğu dönemde davacıların davadan feragati nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, ancak bu kararın müvekkilinin ödeme emirlerine ilişkin itirazında haklı olduğu gerçeğini değiştirmediğini, diğer davalı ...'ın müvekkilini tek başına borç altına sokma yetkisi bulunmadığını, zira senetlerin düzenlendiği tarihte müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiğini ve belgelerde sadece ...'ın imzasının bulunduğunu, ayrıca takiplere dayanak belgelerin bono vasfında olmaması nedeniyle dava konusu alacaklara vade tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, zira somut olayda kesin vade bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen davalar, hisse devir bedeli karşılığında düzenlenen bonolara dayalı alacağın tahsili için başlatılan takiplere vaki itirazın iptali ve yine bono bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacılar ile davalı ... AŞ arasında, dava dışı ... İnşaat ve İşletme AŞ'de bulunan davacı ...'ye ait 17.000 adet hisse ile davacı ...’ye ait 400 adet nama yazılı hissenin devrine ilişkin 09.06.2014 tarihli hisse satın alma sözleşmesi akdedildiği, hisse devir bedelinin 5 milyon USD'nin peşin ödenerek kalanı karşılığında keşidecisi davalı ..., lehtarı davacılar olan 11.07.2014 keşide tarihli 31.08.2014 vade tarihli 850.000-USD bedelli, 30.09.2014 vade tarihli 850.000-USD bedelli, 31.10.2014 vade tarihli 850.000-USD bedelli, 30.09.2014 vade tarihli 60.000-USD bedelli, 21.08.2014 keşide tarihli 30.09.2014 vade tarihli 228.000-USD bedelli, 31.10.2014 vade tarihli 228.000-USD bedelli bonoların verildiği, bonolarda davalı borçlu şirket kaşesi üzerinde diğer davalı ...'a ait tek imza bulunduğu, davacılar tarafından hisse devirlerinin gerçekleştirildiği, davalı tarafından davacılara 228.000-USD bedelli iki bono karşılığında 15.07.2015 tarihinde toplam 456.000-USD ödeme yapıldığı, ancak diğer bono bedellerinin vadesinde ödenmediği, bunun üzerine davacı tarafça 31.08.2014 vade tarihli 850.000-USD bedelli, 30.09.2014 vade tarihli 850.000-USD bedelli, 31.10.2014 vade tarihli 850.000-USD bedelli bono bedellerinin 3 gün içerisinde ödenmesi istemiyle 11.08.2017 tarihli ihtarname keşide edildiği,davalı tarafça ihtarnamenin 17/08/2017 tarihinde tebliğ edildiğinin kabul edildiği, ihtara rağmen ödeme yapılmadığından davacı ...

tarafından davalı ... aleyhine, asıl davaya konu 31.08.2014 ödeme tarihli 850.000-USD bedelli bonoya dayalı olarak 24.08.2017 tarihinde 850.000-USD asıl alacak olmak üzere 929.290,76- USD alacağın tahsili istemiyle İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, davalının ödeme emrine itiraz etmesi üzerine asıl davanın açıldığı, birleşen 2018/1029 esas sayılı davaya konu 31.10.2014 ödeme tarihli 850.000-USD bedelli bonoya dayalı olarak 27.10.2017 tarihinde 850.000-USD asıl alacak olmak üzere 929.893,91 -USD alacağın tahsili istemiyle davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine birleşen 2018/1029 esas sayılı davanın açıldığı, 30.09.2014 ödeme tarihli 60.000-USD bedelli bonoya dayalı olarak 29.09.2017 tarihinde 60.000-USD asıl alacak olmak üzere 65.608,93-USD alacağın tahsili istemiyle davalılar aleyhine İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, davalıların ödeme emrine itirazı üzerine birleşen 2018/105 esas sayılı dosyada senet bedeline dayalı alacak istemiyle dava açıldığı, birleşen 2018/34 esas sayılı davaya konu 30.09.2014 ödeme tarihli 850.000-USD bedelli bonoya dayalı olarak 29.09.2017 tarihinde 850.000-USD asıl alacak olmak üzere 929.459,59-USD alacağın tahsili istemiyle davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, davalıların ödeme emrine itirazı üzerine itirazın iptali istemiyle birleşen ... esas sayılı davanın açıldığı, dolayısıyla davacı tarafça 850.000-USD bedelli bonolara dayalı 3 adet icra takibi yönünden itirazın iptali ve 60.000-USD bedelli bonoya dayalı olarak ise alacak istemiyle işbu davaların açıldığı, mahkemece ;

davalı ... aleyhine açılan davaların pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, diğer davalı ... aleyhine açılan davaların kabulüne karar verildiği, mahkemece asıl ve birleşen itirazın iptali davalarında asıl alacağa takip tarihinden itibaren, 60.000-USD bedelli bonoya dayalı alacak davasında ise bononun ödeme tarihi olan 30.09.2014 tarihinden itibaren faize hükmedildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davada hisse devri sözleşmesi gereğince davacılara ait hisselerin davalı şirkete devredildiği uyuşmazlık dışıdır. 6098 sayılı TBK'nın 40. maddesi uyarınca yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Yasanın 46.

maddesine göre "Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar." Aynı yasanın 47. maddesine göre ise; "Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir." Somut olayda bonoların keşide tarihi itibariyle davalı şirketin iki yönetim kurulu üyesinin birlikte atacakları imza ile temsil edildiği, bonolarda ise tek yönetim kurulu üyesinin imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak aynı sözleşme kapsamında düzenlenen dava dışı 228.000-USD bedelli bono bedelleri, davalı şirket tarafından ihtilafsız olarak davacıya ödenmiştir.

Yine davalı şirketin 2014 yılı faaliyet raporunda; şirketin ... şirketinin %51,10 hissesinin toplam 8.066.000-USD bedel ile devir alındığı, hisse devri karşılığında 5.000.000-USD tutarında bloke çek ve 3.066.000-USD tutarında vadeli senet verildiği, bu finansal tabloların yayımı tarihinde senetlerin henüz ödenmediği belirtilmiştir. Bu durumda bloke çek bedelinin ödenmediği ileri sürülmediği gibi, bloke çek ve ihtilafsız ödenen senetlerin devir bedelinin büyük bir kısmını teşkil ettiği de dikkate alındığında, davalı şirketin devir aldığı şirket hisselerinin bedelinden sorumlu olduğunun kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. Davalı şirket vekilince; İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2014/2452 esas sayılı dosyasında hisse devrinin ve devre onay verilmesine dair yönetim kurulu kararının iptali için dava açıldığı, mahkemece hisse devir işleminin iptaline karar verildiği, bu kararın devir işleminin usulüne uygun yapılmadığını ve davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini gösterdiği, bu nedenle müvekkilince ileri sürülen ödemezlik definin yerinde olduğu iddia edilmiştir.

İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2014/2452 esas sayılı dosyasında davacılar ... ve ... tarafından, ... İnşaat şirketinde bulunan hisselerin devrinin geçersizliğinin tespiti ile devre onay verilmesine ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemiyle 27.11.2014 tarihinde dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf aşamasında bulunduğu aşamada 20.01.2021 tarihli dilekçe ile davacıların davadan feragat ettiği, İstanbul BAM 13. HD'nin 25.01.2021 tarihli 2019/1735 esas 2021/43 karar sayılı ilamıyla davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, kararın vekalet ücreti yönünden temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2021/440 esas 2022/6273 karar sayılı ilamıyla onama kararı verildiği anlaşılmaktadır.

Söz konusu iptal davası 27.11.2014 tarihinde açılmış olup, işbu asıl ve birleşen davaların konusu olan bonoların ödeme tarihleri ise bu dava tarihinden önceye aittir. Ayrıca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olmakla, davalı şirket vekilinin ödemezlik defi yerinde değildir. Yine davalı vekilince; takiplere dayanak bonoların kambiyo senedi vasfında olmaması nedeniyle alacağa vade tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmüştür. Ancak 850.000-USD bedelli 3 adet bonoya ilişkin işlemiş faiz istemi de bulunan asıl ve birleşen itirazın iptali davalarında, mahkemece asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ve işbu kararlar davacı tarafça istinaf edilmemiştir.

60. 000-USD bedelli bonoya dayalı birleşen 2018/105 esas sayılı davada ise vade tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. İşbu dava konusu bono 30.09.2014 ödeme tarihli olup, 29.09.2017 takip tarihi itibariyle bono zamanaşımına uğramamış olup, icra takibi nedeniyle kesilen zamanaşımı dava tarihi itibariyle de dolmamıştır. Bononun kambiyo senedi vasfında olduğu ve davacı tarafça keşide edilen 11.08.2017 tarihli ihtarnameye de konu edilmediği görülmekle, 60.000-USD bedelli bonoya dayalı birleşen 2018/105 esas sayılı davada mahkemece bonodaki ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin asıl ve birleşen davalarda verilen hükümlere yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davalar yönünden alınması gereken 768.462,52‬-TL (220.461,31-TL+312.102,93-TL+220.461,31-TL+15.436,97-TL) istinaf karar harcından peşin yatırılan 192.115,62‬-TL harcın mahsubu ile kalan 576.346,9‬0-TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 81,50-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.26/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72692 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.