6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ayıp ihbarı ispatlanamayınca faturaya dayalı alacağın tahsili

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1010 E. 2025/1057 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalHak düşürücü süre

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari satım sözleşmesinde alıcının ayıp savunmasında bulunabilmesi için TTK 23/1-c ve TBK 223/2 uyarınca ayıbın süresinde ve usulünce satıcıya ihbar edilmesi ve varsa mutabakatın ispatlanması gerekir; bu hususlar ispatlanamazsa faturaya dayalı alacağın likit olduğu kabul edilir. Bilirkişi ek raporlarında, önceki raporda gözden kaçan ihtarnamelerin sonradan incelenip gerekçeli olarak değerlendirilmesi çelişki oluşturmaz. Takip talebinde para birimi yazım hatası bulunsa da davacının dava dilekçelerindeki açıklamaları ve icra dosyalarındaki gerçek talep miktarı esas alınarak hüküm kurulabilir. Bilirkişi incelemesi HMK 266 uyarınca resen de yaptırılabileceğinden, delil avansının süresinde yatırılmaması tek başına delilden vazgeçme sonucu doğurmaz.

Ele alınan sorunlar

Ayıplı mal savunması ve ihbar/mutabakat iddiasının ispatı → ret

İddia: Davalı, kumaşların ayıplı çıktığını süresinde sözlü ve e-posta yoluyla davacıya bildirdiğini, bu kapsamda düzenlediği 18 adet faturanın davacı tarafça kabul edileceğine dair mutabakata varıldığını, ancak davacının buna uymadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: TTK 23/1-c gereğince ayıp açıkça belli ise 2 gün, değilse 8 gün içinde satıcıya ihbar edilmesi gerekir; diğer hallerde TBK 223/2 uygulanır ve gözden geçirme/bildirim ihmal edilirse mal kabul edilmiş sayılır. Dosyaya sunulan e-postalarda renk farkı/baskı hatası bildirilmişse de sonrasında ne işlem yapıldığı belli olmadığı gibi taraflar arasında mutabakat bulunduğu da davalı tarafından kanıtlanamamıştır; davacı, davalının düzenlediğini iddia ettiği faturaları kabul etmemiş, süresinde iade etmiştir. Davacı çalışanına sonradan yapıldığı iddia edilen teslimin davalı lehine sonuç doğurmadığı davacının tutarlı işlemlerinden anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı, yargılamada kumaşların ihraç edildiğini belirterek teknik inceleme talep etmemiştir. Ayıp hususunda başkaca delil sunulamadığından ayıp savunması ispatlanamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bilirkişi ek raporlarında davalı faturalarının dikkate alınmaması → ret

İddia: Kök raporda dikkate alınan iade faturalarının ek raporda gerekçesi açıklanmadan dikkate alınmadığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Ayıp savunmasının ispatlanamadığı gerekçesiyle aynı nedenlerle, hükme esas alınan bilirkişi ek raporlarında davalının düzenlediği faturaların dikkate alınmamasında isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu iddiası → ret

İddia: Davalı, kök rapor ile ek rapor arasında çelişki bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Asıl davaya ilişkin kök raporu takiben alınan 20/05/2021 tarihli ek raporda, davacı vekilinin sunduğu davalı faturalarının iadesine ilişkin ihtarların sehven incelenmediği belirtilmiş, bu ek raporda söz konusu ihtarnameler incelenerek davalının faturalarının süresinde ve usulünce iade edildiği, bu nedenle alacak ilişkisinde dikkate alınamayacağı gerekçeli olarak açıklanmıştır. Bu raporu takiben her üç dosyanın birlikte değerlendirildiği 14/02/2022 tarihli ikinci ek raporda da bilirkişi aynı görüşü sürdürmüştür. Bu nedenle raporlar arasında çelişki bulunduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Birleşen dosyada USD/TL karışıklığı ve talep miktarının belirlenmesi → ret

İddia: Davalı, birleşen 2020/521 esas sayılı dosyadaki bilirkişi raporunda davacının 6.705,59-TL alacaklı olduğu tespitine yer verilmediği halde mahkemece gerekçesi açıklanmadan bu alacağa karar verildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Birleşen 14. ATM 2020/521 esas sayılı dosyanın dava dilekçesinde, takip talebi ve ödeme emrinde 6.705,59-USD bedelli faturanın sehven 6.705,59-TL olarak yazıldığı, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu açıklanmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda açılan İstanbul 13. ATM 2021/272 esas sayılı dosyada, önceki takipte istenilen 6.705,59-TL'nin düşümüyle kalan 5.848,09-USD'nin tahsili istenmiş ve bu dosya 2020/521 esas sayılı dosyayla birleştirilmiştir. Birleştirme öncesi ve sonrası alınan bilirkişi kök-ek raporlarında davacının davalıdan 6.705,59-USD ve 6.357,42-USD faturalardan alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davacının her iki birleşen dava dilekçesindeki açıklamaları ve dayanağı icra dosyalarındaki talep miktarları dikkate alındığında, mahkemece davacının talep miktarları doğrultusunda sübut bulmuş alacak için karar verilmesinde hata görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bilirkişi ücretinin süresinde yatırılmadığı ve delilden vazgeçilmiş sayılma iddiası → ret

İddia: Davalı, davacının bilirkişi ücretini süresinde yatırmadığını, bu nedenle bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK'nın 266. maddesine göre bilirkişi incelemesi resen mahkeme tarafından da yaptırılabileceğinden, davalı vekilinin bu istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari satımda ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı ve mutabakat iddiasının ispatlanamadığı durumda alacağın likit kabul edileceği, bilirkişi ek raporlarında önceden gözden kaçan delillerin sonradan değerlendirilmesinin çelişki oluşturmayacağı ve delil avansı yatırılmasa da bilirkişi incelemesinin resen yaptırılabileceği yönündeki değerlendirmeler açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK 23/1-c uyarınca satın alınan malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde, açıkça belli değilse malı inceledikten sonra 8 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür; bu süreler içinde ihbar edilmezse mal kabul edilmiş sayılır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıp ihbarı itirazın iptali icra inkar tazminatı bilirkişi ek raporu ispat yükü taleple bağlılık ilkesi ticari defter delili

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23/1-c · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 223/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 266

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1010

KARAR NO 2025/1057

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/03/2022

NUMARASI 2020/520 Esas - 2022/222 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 01/10/2020

BİRLEŞEN İSTANBUL 14. ATM'NİN 2020/521 ESAS - 2021/987 KARAR SAYILI DOSYASI

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 01/10/2020

BİRLEŞEN İSTANBUL 13. ATM'NİN 2021/272 ESAS - 2021/377 KARAR SAYILI DOSYASI

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 21/04/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/06/2025

Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili, taraflar arasındaki satım ilişkisi kapsamında müvekkilinin davalıdan alacağı bulunduğunu, buna göre faturaya dayalı 206.820,55-TL asıl alacak olmak üzere toplam 214.845.47-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla başlattıkları takibe davalının itiraz ettiğini, itirazında vadesi henüz gelmediğini iddia ettiği 117.118-TL'lik alacağın kabul edildiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin davalıdan satın aldığı kumaşların ayıplı çıktığını, hem sözlü hem de e-postayla ayıp ihbarında bulunulduğunu, ürünlerin kabul edilmeyeceğinin veya reklamasyon uygulanacağının bildirildiğini, ürünlerin yurt dışı alıcısına gönderilmeden önce ayıplı kumaştan, siparişin gecikmesinden kaynaklı zararların hesaplandığını, tarafların yetkililerinin anlaştığını, müvekkilinin uğradığı zararlara istinaden 18 adet toplam 166.893,06-TL bedelli fatura düzenlediğini, davacının faturalara itiraz etmediğini, fakat daha sonra mutabakata aykırı olarak icra takibi başlattığını ve talep edilen faizin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL 14. ATM'NİN 2020/521 ESAS SAYILI DAVA: Davacı vekili, taraflar arasındaki satım ilişkisi kapsamında müvekkilinin 30/12/2019 tarihli 6.357,42-USD ve 13/01/2020 tarihli 6.705,59-USD bedelli faturalardan dolayı faizle birlikte toplam 13.606,82-USD alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine 6.357,42-USD asıl alacak, 394,77-USD işlemiş faiz, 6.705,59-TL asıl alacak ve 149,04-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.752,19-USD ve 6.854,63-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, takip talebinde sehven 6.705,59-USD bedelli fatura asıl ve faiz alacağının "TL" cinsinden yazıldığını, fazlaya ilişkin saklı tuttukları hakları kapsamında, ayrıca icra takibi başlatılacağını ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, asıl davada sunduğu cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN 2020/521 ESAS SAYILI DOSYA İLE BİRLEŞEN İSTANBUL 13. ATM'NİN 2021/272 ESAS SAYILI DAVA: Davacı vekili, İstanbul 14. ATM'nin 2020/521 esas satılı dosyasının dava dilekçesinde belirtildiği gibi, satım sözleşmesi kapsamında müvekkilinin davalıdan olan alacağı için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla başlatılmış takipte sehven 13/01/2020 tarihli 6.705,59-USD fatura bedelinin ve 149,04-USD olan işlemiş faizin "TL" cinsinden yazıldığını; fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarından 6.705,59-USD bedelli faturadan önceki takipte istenilen 6.705,59-TL'nn düşümüyle kalan 5.848,09-USD asıl alacak ve 669,73-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.517,82-USD'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve davanın İstanbul 14. ATM'nin dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, asıl davada sunduğu cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, taraflar arasındaki satım ilişkisi kapsamında davalının davacıdan satın aldığı kumaşların ayıplı olduğunu iddia ettiğinden, kumaşlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması hususunda ara karar verildiği, davalı vekilinin kumaşlar yurt dışına gönderildiğinden inceleme yapılmayacağını bildirdiği; davalının sunduğu bir kısım yazışmalarda ayıbın davacı tarafından kabul edildiğine dair bir beyanı bulunmadığı, davalıya hatırlatılan yemin delilinin kullanılmayacağının ifade edildiği ve davalının iddiasını ispat edemediği; asıl ve birleşen dosyalara ilişkin bilirkişi raporları da dikkate alınarak, faturaların ve malların davalıya teslim edildiği, davacının iddiasını ispatladığı, takibe konu edilen alacaklar bakımından davacının davalıyı temerrüde düşürmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceği ve faturaya dayalı alacağın likit olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına itirazın kısmen iptaline, takibin 149.524,25-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, %20 oranında hesaplanan 29.904,84-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; birleşen İstanbul 14. ATM'nin 2020/521 esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına itirazın kısmen iptaline, takibin 6.357,42-USD ve 6.705,59-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki gibi faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, %20 oranında hesaplanan 10.038-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine;

birleşen İstanbul 13. ATM'nin 2021/272 esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 5.848,09-USD üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki gibi faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, %20 oranında hesaplanan 9.158,10-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, müvekkilinin davacıdan satın aldığı kumaşların ayıplı olduğunun tespit edilmesi üzerine hem sözlü hem de e-postayla süresi içinde davacıya ihbarda bulunulduğunu, reklamasyon uygulanacağının bildirildiğini, ayrıca davacı şirket çalışanı ...'e ayıp bildirimi yazısının sunulduğunu, kendisinin de "Okeydir" şeklinde onay ibaresi ekleyerek teslim aldığını; kumaş cinsi ürünleri ihraç kayıtlı olarak yurt dışı alıcısına gönderilmeden ayıplı kumaştan ve siparişin gecikmesinden kaynaklı zararların hesaplandığını, yapılan görüşmede davacının bu zararları kabul ederek anlaşmaya varıldığını, buna istinaden 18 adet 166.893,06-TL tutarlı faturaların düzenlendiğini, anlaşmaya rağmen davacının bu faturaları noter kanalıyla iade ettiğini, sonrasında tekrar yapılan görüşmede davacının iade faturaları kabul edeceğini belirterek fiziki olarak teslim aldığını;

sonrasında davacının faturaları baskıyla teslim aldığını iddia ederek icra takibi başlattığını ve CBS'ye şikayette bulunduğunu, fakat takipsizlik kararı verildiğini; bilirkişi kök raporunda bu iade faturaları dikkate alınmasına rağmen ek raporda dikkate alınmadığını, bunun gerekçesinin de nihai kararda belirtilmediğini; davacının kesin süreden sonra delil avansı yatırdığını; bilirkişi raporundaki çelişki giderilmediğini; birleşen 2020/521 esas sayılı dosyadaki bilirkişi raporunda yapılan hesaplamadan farklı bir karar verildiğini, zira davacının davalıdan 6.705,59-TL alacaklı olduğu tespitine yer verilmediğini ve hangi somut gerekçeyle ek raporun değil kök raporun dikkate alındığının açıklanmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen davalar, ticari satım sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer hallerde 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK'nın 223/2. maddesine göre, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.

Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Somut olayda davalı vekili, müvekkilinin davacıdan aldığı kumaşların ayıplı çıktığını, bu durumun davacıya süresinde sözlü ve e-posta yoluyla bildirildiğini, bu kapsamda düzenlenen 18 adet faturanın davacı tarafından kabul edileceğine dair anlaşmaya varıldığını ancak davacının buna uymadığını ve faturaları iade ettiğini sonra yine davacıyla anlaşılması üzerine faturaların davacı çalışanına teslim edildiğini savunmuştur. Dosyaya sunulan e-postalarda kumaş topları arasında renk farkı ve kanat görüldüğü, baskı hataları olduğu, finalde çıkacak renk farklılığının davacıya fatura edileceği bildirilmiştir.

Fakat sonrasında bu hususta nasıl bir işlem yapıldığı dosya kapsamında belli olmadığı gibi taraflar arasında mutabakat bulunduğu da davalı tarafından kanıtlanamamıştır. Zira davacı, davalının bu kapsamda düzenlediğini iddia ettiği faturaları kabul etmemiş ve faturaları süresinde iade etmiştir. Davacı çalışanına daha sonra yapıldığı iddia edilen teslim işleminin davalı lehine sonuç doğurmadığı, davacının tutarlı işlemlerinden anlaşılmaktadır. Ayrıca yargılama aşamasında davalı kumaşların ihraç edildiğini belirterek, kumaşlar üzerinde teknik bir inceleme talepleri olmadığını ifade etmiştir. Ayıp hususunda başkaca delil sunamayan davalının ayıp savunması ispatlanamamıştır.Aynı gerekçelerle, hükme esas alınan bilirkişi ek raporlarında davalının düzenlediği faturaların dikkate alınmamasında isabetsizlik görülmemiştir.Her üç dosyanın birleştirilmesinden sonra alınan bilirkişi 2.

ek raporunda; her iki taraf ticari defterlerinin de sahibi lehinde delil vasfını haiz olduğu, davacının asıl ve birleşen davalara konu üç icra takibine konu alacağının dayanağı faturaların, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu itibarla davacı faturalarının tümünün davalı aleyhine borç doğurduğu, davalının düzenlediği faturalara yasal süresi içinde davacı tarafından noter ihtarnamesiyle itiraz edildiğinde davalı faturalarının davacı aleyhine borç doğurmadığı, asıl davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası yönünden 16/06/2020 takip tarihi itibariyle davacının takibe dayanak faturalardan kaynaklanan 149.524,25-TL alacağı olduğu; birleşen İstanbul 14.

ATM'nin 2020/521 esas sayılı davasına konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası yönünden 16/06/2020 takip tarihi itibariyle 6.357,42-USD davalıdan asıl alacağı olduğunu, birleşen İstanbul 13. ATM'nin 2021/272 esas sayılı davasına konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası yönünden 09/12/2020 takip tarihi itibariyle (taleple bağlılık ilkesi de göz önüne alınarak) 5.848,09-USD asıl alacağı olduğu görüşü belirtilmiştir.Davalı vekili bilirkişi raporunda çelişkiler olduğu belirtmiş ise de, asıl davaya ilişkin kök rapordan sonra alınan asıl davaya konu 20/05/2021 tarihli ek raporda bilirkişi, davacı vekilinin dosyaya sunduğu davalı faturalarının iadesine ilişkin ihtarların sehven görülmediğinden incelenmediğini belirtmiştir.

Bu nedenle söz konusu ek raporda davacının ihtarnameleri incelenmiş, davalının düzenlediği faturaları süresinde ve usulünce iade etmiş davacının, davalıyla olan alacak ilişkisinde o faturaların dikkate alınamayacağını gerekçeli bir şekilde açıklamıştır. O rapordan sonra alınmış ve her üç dosyanın da birlikte değerlendirildiği 14/02/2022 tarihli ikinci ek raporda da, bilirkişinin aynı görüşü devam etmiştir. Bilirkişi raporları arasında çelişki olduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davalı vekili tarafından, birleşen 2020/521 esas sayılı dosyadaki bilirkişi raporunda davacının davalıdan 6.705,59-TL alacaklı olduğu tespitine yer verilmemesine rağmen, mahkemece gerekçesi açıklanmadan o alacağa da karar verildiği itirazında bulunulmuştur.

Birleşen 14. ATM'nin 2020/521 esas sayılı dosyanın 01/10/2020 tarihli dava dilekçesinde davacı davaya konu teşkil eden İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında, müvekkilinin davalıdan 6.854,63-USD ve 6.752,19-USD olmak üzere toplam 13.606,82-USD alacağı bulunduğunu, bu alacağın 6.705,59-USD ve 6.357,42-USD bedelli iki faturaya dayandığını, fakat davaya konu takip talebi ve ödeme emrinde 6.705,59-USD bedelli faturanın sehven 6.705,59-TL olarak yazıldığını, icra takibinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğundan yeni bir icra takibi başlatılacağını belirterek, davada harca esas değeri (TCMB efektif satış kuru dava tarihinde 7,7200-TL) 59.251,62-TL olarak göstermiştir. İcra takip dosyası incelendiğinde 6.357,42-USD asıl alacak ve 397,77-USD işlemiş faiz ile 6.705,59-TL asıl alacak ve 149,04-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.752,19-USD ve 6.854,63-TL'nin tahsilinin istenilmiştir.

Bu açıklamalar doğrultusunda 21/04/2021 tarihinde davacının davalıya karşı açtığı İstanbul 13. ATM'nin 2021/272 esas sayılı dosyanın dava dilekçesinde, söz konusu hususlar yeniden açıklanarak önceden açılmış davada 6.705,59-USD bedelli faturadan önceki takipde istenilen (USD cinsi düzenlenen faturanın sehven TL istenilmesi sonucunda) 6.705,59-TL'nin düşümüyle kalan 5.848,09-USD'nin tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine itirazın iptali istenilmiştir. Bu dava dosyası 29/04/2021 tarihinde İstanbul 14. ATM'nin 2020/521 esas sayılı dosyasıyla birleştirilmiştir. Söz konusu dava dosyasının asıl dosyayla birleştirme işlemlerinden önce ve sonra alınmış bilirkişi kök-ek raporlarında, davacının davalıdan 6.705,59-USD ve 6.357,42-USD faturalardan dolayı alacaklı olduğunun belirlendiğini, bu kapsamında davacının her iki birleşen dava dilekçesinde talebine ilişkin yaptığı açıklama ve bu dosyaların dayanağı icra dairesi dosyalarındaki talep miktarları dikkate alındığında, mahkemece davacının talep miktarları doğrultusunda sübut bulmuş alacak için karar verilmesinde bir hata görülmemiştir.Öte yandan davalı vekili, davacı vekilinin süresinde bilirkişi ücretini yatırmadığını ve bu nedenle bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılmasının gerektiğini ileri sürmüş ise de, HMK'nın 266.

maddesine göre bilirkişiye incelemesi resen mahkeme tarafından da yapılabileceğinden, davalı vekilinin bu istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davalar yönünden alınması gereken toplam 17.298,51‬-TL istinaf karar harcından asıl ve birleşen davalarda davalı tarafından peşin yatırılan toplam 4.324,62‬‬-TL harcın mahsubu ile kalan 12.973,89‬-TL harcın asıl ve birleşen davalarda davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yapılan 314,5‬0-TL istinaf yargı giderinin asıl ve birleşen davalarda davalıdan alınarak asıl ve birleşen davalarda davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nın 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72680 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.