Gizli ayıplı araçta tekrarlayan arıza nedeniyle misliyle değişim
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1479 E. 2025/1496 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticari satıma konu bir araçta, teslimden sonraki dönemde tekrarlayan ve üreticinin de kabul ettiği (teknik bültenlerle yayılan) bir arıza nedeniyle birden çok kez yetkili servise başvurulmuş, onarımlara rağmen arıza giderilememişse ve bu durum önceden fark edilmesi mümkün olmayan bir gizli ayıp niteliği taşıyorsa; alıcının, ayıbı öğrendikten sonra makul sürede (ve arıza zincirleme şekilde tekrarladığında yapılan servis başvuruları da ihbar niteliğinde sayılarak) yaptığı ihbar süresinde kabul edilir. Ayıbın araçtan beklenen faydayı büyük ölçüde ortadan kaldırması ve hakkaniyet gereği, TBK 227/1 uyarınca sözleşmeden dönme koşulları oluşsa da, alıcı önceden misliyle değişim seçimlik hakkını kullanmışsa TBK 227/son uyarınca aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar verilebilir.
Ele alınan sorunlar
Aracın gizli ayıplı olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, bilirkişi kök raporunda keşif esnasında aracın fren sistemlerinden ses gelmediği belirtilmesine rağmen raporun sonuç bölümünde üretimden kaynaklı ayıplı olduğu sonucuna varıldığını, bilimsel ve teknik inceleme yapılmadan varsayıma dayalı olarak gizli ayıp sonucuna ulaşıldığını, servis kayıtlarının değerlendirilmediğini ve halihazırda araçta fren arızası bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Aracın 12/11/2016, 19/08/2017, 11/09/2017 ve 16/02/2018 tarihlerinde tekrarlanan fren balatası şikayetleriyle yetkili servise götürüldüğü, servis kayıtları ve bilirkişi heyeti raporlarına göre söz konusu arızanın üreticinin de kabul ettiği ve ilgili araç modellerinde var olan bir sorun olduğu, üreticinin gönderdiği Teknik Bültenlerde de aynı arızaya ilişkin normal garanti prosedürünün uygulanacağının belirtildiği, davaya konu araç modelinin de bu bültenlerde etkilenen modeller arasında sayıldığı; yapılan onarımlara rağmen arızanın giderildiğinin davalı satıcı tarafından ispatlanamadığı; imalattan kaynaklı bu arızanın önceden fark edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle gizli ayıp niteliğinde olduğu; ayıbın araçtan beklenen faydayı ortadan kaldıran ve aracın değerini azaltan nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, davacının TTK'daki iki ve sekiz günlük süreler içinde ayıp ihbarında bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 23/1-c uyarınca teslim sırasında açıkça belli olan ayıplarda iki gün, açık olmayan ayıplarda sekiz gün içinde ihbar zorunluluğu bulunmakla birlikte, diğer durumlarda TBK 223/2 uygulanır; bu hükme göre olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıplarda ayıp anlaşılır anlaşılmaz hemen bildirim yapılması yeterlidir. Somut olayda ayıp, kullanımla zaman içinde ortaya çıkan gizli bir ayıp olduğundan TBK 223 uygulanması gerekmektedir. Ayıbın zincirleme olarak arızaya neden olduğu ve ihtar tarihinden önce ayıp ihbarı niteliğinde toplam dört kez yetkili servise başvurulduğu anlaşıldığından, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Misliyle değişim seçimlik hakkının kullanılıp kullanılamayacağı → ret
İddia: Davalı vekili, hakkaniyete aykırı olduğunu, ücretsiz onarım nedeniyle davacının onarım seçimlik hakkını kullandığını, aksi halde kullanımdan sağlanan menfaatlerin mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 227 uyarınca alıcının seçimlik hakları arasında sözleşmeden dönme, bedelde indirim, ücretsiz onarım ve imkan varsa ayıpsız benzeriyle değiştirme bulunmaktadır. Tespit edilen ayıbın araçtan elde edilecek faydayı büyük ölçüde ortadan kaldıracak nitelikte olması ve hakkaniyet kuralları dikkate alındığında, TBK 227/1 uyarınca sözleşmeden dönme koşullarının oluştuğu; davacının dava öncesi ihtarnamesinde misliyle değişim seçimlik hakkını kullandığı ve TBK 227/son hükmüne uygun olarak aracın misliyle değişimine karar verilmesinin isabetli olduğu sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Üreticinin teknik bültenlerle kabul ettiği ve modelde tekrarlayan bir arızanın, onarımlara rağmen giderilememesi halinde gizli ayıp sayılacağı; bu tür arızalarda ayıp ihbarı için TBK 223'ün uygulanacağı ve zincirleme servis başvurularının ihbar niteliğinde kabul edilebileceği; ayrıca dava öncesi ihtarname ile misliyle değişim hakkı kullanılmışsa TBK 227/son uyarınca bu hakkın dava konusu edilebileceği yönündeki değerlendirmeler açısından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ seçimlik haklar↗ misliyle değişim↗ sözleşmeden dönme↗ ticari satım↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2022/1479
KARAR NO 2025/1496
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/04/2022
NUMARASI 2022/100 Esas - 2022/461 Karar
DAVA
Ticari Satıma Konu malın Ayıpsız Misliyle Değişimi
DAVA TARİHİ 11/02/2015
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/10/2025
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıdan 08/09/2016 tarihinde 305.114,69-TL bedelle (0) km "..." şasi nolu ... marka 2016 model araç satın aldığını, kısa bir süre sonra aracın ön-arka balatalarından çok yüksek sesler gelmesi üzerine davalının servisine götürüldüğünü, sorunun giderildiği söylendiğini, daha sonra aynı ve farklı arızaların devam ettiğini, parça değişimi veya bakım yapıldığı belirtilerek müvekkilinin sürekli oyalandığını, garanti süresi içinde defalarca servise götürüldüğünü, arızaların kullanmayı engellediği ve sürekli olmasından ötürü araçtan beklenen faydayı ortadan kaldırdığını; araç en son 08/06/2018 tarihinde aynı arızayı tekrarladığından davalının servisine bırakıldığını;
gizli ayıplar nedeniyle davalıya noterden 23/07/2018 tarihli ihtarla aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesinin istenildiğini, davalının bu talebi kabul etmediğini; birçok kez aynı ve farklı nedenlerle yetkili servise götürülen, sürekli parçaları değiştirilen, orijinal halini kaybeden araca duyulan güvenin sarsıldığını ileri sürerek, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, mümkün olmazsa fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla satış bedeli olan 305.114,69-TL'nin aracın mevcut alım gücüne ulaştırılarak araç teslimi tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine ve dava sürecinde aracın davacının kullanımına bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, muayene ve ihbar yükümlülüğüne uyulmazsa malın olduğu gibi kabul edilmiş olacağını, dava hakkının ortadan kalktığını, araçta üretimden kaynaklanan ve hukuken ayıp olarak nitelenebilecek kusur bulunmadığını, disk ve balatalar kullanımla aşınacağından arızanın kullanım şekli ve yol şartları nedeniyle meydana geldiğini, iki yıldır kullanılan aracın ayıplı olmadığını, TBK 227'ye göre davacının ücretsiz seçimlik onarım hakkını kullandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, servis kayıtlarından dava konusu aracın 16/02/2018 tarihinde sabah ve akşam soğukken ve parktan çıkarken ön ve arka fren balatalarından aşırı kızma sesleri geliyor şikayeti ile gittiği ve aracın arka disk takım ve balatalarının değiştirildiği, 30/12/2017 tarihinde servis aksiyonu gereği motor elektronik kontrol ünitesine ve gösterge grubu yazılım yüklendiği, 11/09/2017 tarihinde düşük hızdan frene basılıp yavaşlarken yüksek seviyede ötme sesi geldiği, 90 km hızda ilerlerken aracın ön camından pat pat sesleri geldiği şikayeti ile gittiği, ön fren balatalarının değiştirildiği, kaplama fitilinin çıkmış olduğu ve yan rüzgar koruma çıtasının değiştirildiği; 19/08/2017 tarihinde garajdan geri geri çıkarken fren balatalarında yüksek seviyede ötme sesi geliyor şikayetiyle gittiği, arka balataların değiştiği, gösterge paneline yazılım yüklendiği, 30/03/2017 tarihinde servise gittiği, servis aksiyonuna istinaden sensör kontrolünde sorun bulunmadığı, 12/11/2016 tarihinde frenlerde yüksek seviyede ötme sesi geliyor şikayeti ile gittiği, sesin ön fren balatalarından geldiği, ön fren balataları söküldüğü, balatalarda metalleşme mevcut olduğu, fren balataları değiştirilerek problem giderildiği, 02/08/2016 tarihinde iş emri açılarak PDI yapıldığı;
denetime elverişli bilirkişi heyet raporuna göre, ilk kez 19/08/2017 tarihinde uygulanan... Servis Aksiyonu sonrası sorunun devam etmesi üzerine ikinci, yine tekrar etmesi üzerine üçüncü servis aksiyonu uygulandığı dikkate alındığında sorunun devam eder nitelikte olduğu, aracın motor elektronik kontrol ünitesi (ECU) ve gösterge grubu ile ilgili üreticiden/fabrikasından gelen servis aksiyonlarının da davacının aracını kapsadığı ve aracına uygulandığı, imalattan kaynaklı gizli ayıp niteliğindeki fren arızasının sürüş ve yol şartlarından kaynaklanmadığı gibi kullanım hatasından da kaynaklanmadığı, davacının arızanın giderilmesi için onarım prosedürünü sonuna kadar takip ettiği, ancak arızanın ikiden fazla kere tekrarlanması ve tamirinin mümkün olmaması, bu nedenle araçtan yararlanmanın süreklilik kazanması üzerine davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, bu hali ile aracın imalattan kaynaklanan gizli ayıplı olduğu, araçtaki ayıbın fren, motor, şanzıman arızası niteliğinde olması nedeniyle önemli ayıp olduğu, kullanımla birlikte ortaya çıkan bu ayıpların oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığı, seçimlik haklarını kullanma koşullarının oluştuğu, bu kapsamda davacının aracın yenisi ile değişimini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu ...
plaka sayılı ... şase nolu 2016 Model ... Tipli aracın tüm masraflarının davalı tarafa ait olmak üzere ayıpsız yenisiyle değiştirilmesine; aracın sıfır kilometre yenisi veya benzerinin bulunmaması (TBK 227/I-4) halinde İİK'nın 24. maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, davacının iki ve 8 günlük süreler içinde ayıp ihbarında bulunmadığını; bilirkişi kök raporunda keşif esnasında aracın fren sistemlerinden ses gelmediği belirtilmesine rağmen raporun sonuç bölümünde üretimden kaynaklı ayıplı olduğunun mütalaa edildiğini, bilimsel ve teknik inceleme yapılamadan varsayıma dayalı olarak gizli ayıp sonucuna ulaşıldığını, itirazlarının karşılanmadığını, servis kayıtlarının değerlendirilmediğini; halihazırda araçta fren arızası, fren sesi bulunmadığını; aracın periyodik bakımının yapılmadığından araçta meydana gelmiş veya gelebilecek arızaların erkenden tespit edilemediğini, araca ilişkin misli ile değişim kararı hakkaniyete aykırı olduğunu; aksi düşünülse bile, 08/09/2016 tarihinden kullanılan araçtan sağlanan menfaatlerin mahsup edilmesi gerektiğini, ücretsiz onarım nedeniyle davacının onarım seçimlik hakkını kullandığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misliyle değişim istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir.Somut olayda, davacı dava konusu aracı 09/09/2016 tarihinde davalıdan satın almış ve süregelen arızalar nedeniyle araç 12/11/2016, 19/08/2017, 11/09/2017 ve 16/02/2018 tarihlerinde yetkili servise götürülmüştür.Hükme esas alınan 26/09/2019 teslim tarihli bilirkişi heyet raporunda ise, aracın davacı tarafından davalının servisine bırakılarak teslim alınmadığı;
davalının Akyurt'/Ankara'daki servisinde 08/05/2019 tarihinde icra edilen keşifte davalı şirketten getirtilmiş servis kayıtlarına göre, 16/11/2016 tarihinde 4.252 km'de ön balatalardan ses gelmesi şikayetiyle başvurulduğu, balatalarda metalleşme olduğu, ön fren balatalarının değiştirildiği; 19/08/2017 tarihinde 16.085 km'de garajda geri gelirken fren balatalarından yüksek ses gelmesi şikayetiyle başvurulduğu, ... Servis Aksiyonu/Bülteni gereği arka fren balatalarının değiştirildiği; 11/09/2017 tarihinde 18.749 km'de düşük hızda fren balatalarından yüksek ses gelmesi şikayetiyle başvurulduğu, ... nolu Servis Aksiyonu/Bülteni (11/07/2017 tarihli ön fren sesi) gereği ön fren balatalarının değiştirildiği;
16/02/2018 tarihinde 23.527 km'de soğuk havada parktan çıkarken ön ve arka fren balatalarından yüksek ses gelmesi şikayetiyle başvurulduğu, ... nolu Servis Aksiyonu/Bülteni gereği arka disk takım ve fren balatalarının değiştirildiği; servis yetkililerince balataların yeni değiştirildiğinin beyan edildiği, araçla yapılan test sürüşünde frenlerden gelen anormal bir sesin tespit edilemediği, fren balatalarının 2'şer kez değiştirilmesine rağmen sesin devam eder nitelikte olduğu, fren balatası değişimi bedelli olmasına rağmen Servis Aksiyonu/Bülteni gereği bedelsiz onarım yapıldığı, Servis Aksiyonu'nun sahada olan araçlardaki sorunların servisler tarafından üreticiye bildirimi üzerine, belli tarih aralığında üretilmiş araçları kapsayan araçlardaki sorunun giderimi için üreticinin şasi numaraları belirlenmiş araçların servise gönderilmesi-çağrılması anlamına geldiği;
garanti süresinin 2 yıl veya 60.000 km olduğu, yeni araç özel garantisinin de 3 yıl veya 100.000 km olduğu; imalattan kaynaklı gizli ayıp niteliğindeki fren arızasının sürüş-kullanım hatasından ve yol şartlarından kaynaklanmadığı, davacının arızanın giderimi için onarım prosedürünü sonuna kadar takip ettiği, ancak arızanın fazla sayıda tekrarlanması ve tamirinin mümkün olmaması, bu nedenle araçtan yararlanmamanın süreklilik arz ettiği, davacının ihtarla ayıp ihbarın bulunduğu ve zamanaşımı süresi içinde seçimlik hakkını kullandığı görüşü belirtilmiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine alınmış 03/03/2020 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda, keşif günü servisi yetkililerince aracın onarıldığının bildirilmesi ve onarımdan sonraki test sürüşünde arızanın görülmemesinden dolayı araçta arıza olmadığının söylenemeyeceğini, 06/08/2018 tarihinde ise davacının aynı şikayetin devam etmesi üzerine 30.908 km'de aracın davalı şirket servisine teslim edildiğinin dosyadan anlaşıldığı;
şikayetin giderilmesi için üretici tarafından hazırlanan yetkili servislerce uygulanması için gönderilen Servis İnformasyonlarının içeriğinden söz konusu arızanın sadece davacının aracında değil başka araçlarda da bulunduğunun anlaşıldığı ve kök rapordaki görüşün devam ettiği bildirilmiştir. Yine davalının itirazı üzerine alınmış 26/10/2020 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda da, söz konusu arızanın araçtan beklenen faydayı sağlamasına engel olduğu, üreticinin de dahil olduğu ayıbın onarımlar soncunda da giderilmediği ve devam ettiği bildirilmiştir. Davalı şirket tarafından gönderilmiş 19/08/2017 tarihli servis raporunda, 22/02/2017 tarihli... nolu Teknik Bültende konunun "geri giderken arka fren sesi" olarak yazılı olduğu, durumun, sebebin, müşterinin bu şikayetle başvurduğunda izlenecek yolun gösterildiği, normal garanti prosedürünün uygulanacağının yazılı olduğu;
11/09/2017 tarihli servis raporunda 11/07/2017 tarihli...nolu Teknik Bültende konunun "ön fren sesi" olarak yazılı olduğu, durumun, sebebin, müşterinin bu şikayetle başvurduğunda izlenecek yolun gösterildiği, normal garanti prosedürünün uygulanacağının yazılı olduğu; 16/02/2018 tarihli servis raporunda 09/12/2016 tarihli ... nolu Teknik Bültende konunun "ön fren diski paslanma-çürüme" olarak yazılı olduğu, durumun, sebebin, müşterinin bu şikayetle başvurduğunda izlenecek yolun gösterildiği, normal garanti prosedürünün uygulanacağının yazılı olduğu; her üç Bültende de söz konusu sorunlardan genel olarak etkilenen araç modelleri listesinde davaya konu araç modelinin de bulunduğu görülmüştür. Yukarıdaki bilirkişi heyet raporundaki tespitler ve aracın servis kayıtları gözetildiğinde, aracın fren sistemlerinde üreticinin de kabul ettiği ve söz konusu modellerde var olan bir sorun olduğu, yaklaşık 15 ay içinde aynı sorun sebebiyle bir çok kere servise başvurulduğu, onarımlar yapılmasına rağmen sorunun giderildiğinin davalı satıcı tarafından ispatlanamadığı, aracın 2018 Ağustos'tan beri davalının Akyurt/Ankara servisinde bulunduğu ve davacının araçtan yararlanamadığı, araçtaki üretim kaynaklı arızanın önceden fark edilmesi mümkün olmadığından gizli ayıp olduğu, ayıbın araçtan beklenen faydayı ortadan kaldıran ve sonuçları nedeniyle aracın değerini azaltan nitelikte olduğu anlaşılmıştır.Araçtaki ayıbın ortaya çıkması üzerine davacı tarafından, yukarıda belirtilen tarihlerde aracın yetkili servise götürülerek onarım için başvurulduğu, en son 23/07/2018 tarihli ihtarnameyle de davalıya bu durumun ihtar edildiği görülmüştür.
Ayıbın kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp olması nedeniyle ihbar süreleri bakımından TBK'nın 223. maddesinin uygulanması gerekmekte olup, ayıbın zincirleme olarak arızaya neden olduğu ve ihtar tarihi öncesinde ayıp ihbarı niteliğinde toplam dört kez yetkili servise de başvurulduğu anlaşılmasına göre, ayıp ihbarının süresinde olduğu kabul edilmelidir.Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuyla tespit edilen ve yukarıda niteliği açıklanan ayıp nedeniyle, davacının araçtan istenilen verimi alması mümkün değildir. Tespit edilen ayıbın araçtan elde edilecek faydayı büyük ölçüde ortadan kaldıracak nitelikte oluşu ve hakkaniyet kuralları da dikkate alındığında, somut olayda TBK'nın 227/1. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme koşullarının da oluştuğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan davacının dava öncesinde keşide ettiği ihtarnamede aracın misliyle değişimi seçimlik hakkı kullanılmış olup, işbu davada ise misliyle değişim talep edilmiş, mahkemece TBK'nın 227/son maddesi hükmüne uygun olarak aracın misliyle değişimi yönünde hüküm kurulmuştur. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 20.842,38-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 5.211-TL harcın mahsubu ile kalan 15.631,38-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.02/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72566 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi