İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8403 E. 2021/7158 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifaya ekli cezai şart↗ tbk 179/2↗ ifaya ekli ceza↗ faturaya itiraz↗ takas-mahsup↗ sevk irsaliyesi↗ irsaliye↗ takas↗ cezai şart↗ reeskont faizi↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ mahsup↗ tbk 99↗ istirdat↗ ticari defter↗ asıl alacak↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada davalı tarafın takas mahsup isteğinin reddi ile asıl davanın kısmen kabulüne, İzmir 17. İcra Müdürlüğü’nün 2009/23778 sayılı dosyasında davalının 43.811,78 TL asıl alacak miktarına yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteminin reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, 43.000,00 TL alacağın karşı dava tarihi olan 23/03/2010 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, karşı davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteğinin reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı taraf vekilleri temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya ilişkin yerinde görülmeyen tüm, davacı-karşı davalının ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava, aynı sözleşmeye dayalı cezai şart alacağının tahsili ile fazladan ödenen taşıma ücretinin istirdadı, bu mümkün olmazsa asıl davada hükmedilecek tazminattan mahsubu istemine ilişkindir. Karşı davada taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan cezai şart TBK 179/2. maddesi kapsamında ifaya ekli cezai şart niteliğinde olmakla, bu cezai şartın istenmesi için ifa gecikmeli olarak yapılması durumunda dahi ihtirazı kayıtla ifanın kabul edilmesi gerekir. Bu durum karşısında nakliye faturaları gönderilip faturalar itirazsız ticari deftere kaydedildiğinden artık davacının bu yöne ilişkin olarak sevk irsaliyelerinin verilmediğini belirterek cezai şart istemesi mümkün değildir. Bu nedenle yerel mahkemece yeterli gerekçe gösterilmeden bu kısma yönelik karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8403 E. 2021/7158 K.
Ortak:ifaya ekli cezai şart · ifaya ekli ceza · faturaya itiraz · takas-mahsup · sevk irsaliyesi · irsaliye · takas · cezai şart · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında nakliye faturaları gönderilip «faturalar itirazsız» «ticari deftere» kaydedildiğinden artık davacının bu yöne ilişkin olarak «sevk irsaliyelerinin» verilmediğini belirterek «cezai şart» istemesi mümkün değildir.
Karşı davada taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan «cezai şart» TBK 179/2. maddesi kapsamında «ifaya ekli cezai şart» niteliğinde olmakla, bu cezai şartın istenmesi için «ifa» gecikmeli olarak yapılması durumunda dahi ihtirazı kayıtla ifanın kabul edilmesi gerekir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada davalı tarafın «takas mahsup» isteğinin reddi ile asıl davanın kısmen kabulüne, İzmir 17.
Benzer bu karardaBu durum karşısında nakliye faturaları gönderilip «faturalar itirazsız» «ticari deftere» kaydedildiğinden artık davacının bu yöne ilişkin olarak «sevk irsaliyelerinin» verilmediğini belirterek «cezai şart» istemesi mümkün değildir.
Karşı davada taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan «cezai şart» TBK 179/2. maddesi kapsamında «ifaya ekli cezai şart» niteliğinde olmakla, bu cezai şartın istenmesi için «ifa» gecikmeli olarak yapılması durumunda dahi ihtirazı kayıtla ifanın kabul edilmesi gerekir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada davalı tarafın «takas mahsup» isteğinin reddi ile asıl davanın kısmen kabulüne, İzmir 17.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4899 E. 2023/5392 K.
Ortak:ifaya ekli cezai şart · ifaya ekli ceza · faturaya itiraz · takas-mahsup · sevk irsaliyesi · takas · irsaliye · cezai şart
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında nakliye faturaları gönderilip «faturalar itirazsız» «ticari deftere» kaydedildiğinden artık davacının bu yöne ilişkin olarak «sevk irsaliyelerinin» verilmediğini belirterek «cezai şart» istemesi mümkün değildir.
Karşı davada taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan «cezai şart» TBK 179/2. maddesi kapsamında «ifaya ekli cezai şart» niteliğinde olmakla, bu cezai şartın istenmesi için «ifa» gecikmeli olarak yapılması durumunda dahi ihtirazı kayıtla ifanın kabul edilmesi gerekir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada davalı tarafın «takas mahsup» isteğinin reddi ile asıl davanın kısmen kabulüne, İzmir 17.
Benzer bu kararda… mamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya ilişkin yerinde görülmeyen tüm, davacı-karşı davalının ise sair temyiz itirazlarının reddine; asıl davanın, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali, karşı davanın aynı sözleşmeye dayalı «cezai şart» alacağının tahsili ile fazladan ödenen taşıma ücretinin «istirdadı», bu mümkün olmazsa asıl davada hükmedilecek tazminattan mahsubu istemine ilişkin olduğu, karşı davada taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında «ifaya ekli cezai şart» niteliğinde olduğu, bu cezai şartın istenmesi için «ifa» gecikmeli olarak yapılması durumunda dahi ihtirazı kayıtla ifanın kabul edilmesi gerektiği, bu durum karşısında nakliye faturaları gönderilip «faturaların itirazsız» «ticari deftere» kaydedildiğinden artık davacının bu yöne ilişkin olarak «sevk irsaliyelerinin» verilmediğini belirterek cezai şart istemesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Mahkemece yeterli gerekçe gösterilmeden bu kısma yönelik karşı davanın kısmen kabulüne …
… 3.2009 tarihli sözleşmenin 11.1 maddesinde; “tedarikçinin (yani davacının) bu sözleşmenin herhangi bir maddesindeki yükümlülüğünü ihlal etmesi durumunda 1.000,00 TL «cezai şartı» nakden ve defaten ödeyeceği” düzenlendiği, uyulan bozma kararında da belirtildiği şekilde; bu maddede düzenlenen cezai şartın 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında «ifaya ekli cezai şart» niteliğinde olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için ifanın gecikmeli olarak yapılması durumunda dahi ihtirazı kayıtla ifanın kabul edilmesi gerektiği, nakliye faturaları gönderilip «faturalar itirazsız» olarak «ticari deftere» kaydedilmiş olup, karşı davacının «sevk irsaliyelerinin» verilmediğini ileri sürerek cezai şart istemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine, asıl davanın kesinleştiği gerekçesiyle asıl dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece dava konusu edilen davacı-karşı davalı nakliyeci firmanın «ifa» borcu altında olduğu ediminin yanlış yorumlandığını, taraflar arasındaki sözleşmede davacı-karşı davalı nakliyeci firma için bir takım borç ve yükümlülükler belirlendiğini, 26.10.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda açıkça tespit edildiği üzere, davacının sözleşme ile üstlendiği «irsaliye» «teslimi», «taşıyıcı» mali mesuliyet poliçesi yaptırılması, «teminat çeki» vermesi borç ve «taahhütlerinin» ihtilafsız olduğunu, bu edimlerin hiçbirinin nakliye işine bağlanmış ceza olmadığını, «cezai şartın» da bu borçlara bağlı ceza olmakla, bir nakliyenin tamamlanmasına rağmen o taşımanın irsaliyesinin teslim edilmemesi söz konusu cezanın ödenmesini gerektireceğini, Yargıtay bozma ilamında da yorum hatası olduğunu, «ifaya ekli cezai şart» ifadesinde “ifa” ile kasdedilenin “taşıma işi” değil, “irsaliye teslimi”, “poliçe yaptırılması” ve “«çek» teslimi” olduğu gözetilmeksizin sadece nakliye faturalarının «deftere» «kaydına» dayalı olarak sözleşmedeki diğer borçların ifa edilmemesi nedeniyle talep edebileceği cezai şartların reddinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay’ın ilk bozma kararı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat çeki · icra takibine itiraz · taşıyıcı · taahhütname · çek · cy/cy kaydı · karar verilmesine yer olmadığına · teminat
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece dava konusu edilen davacı-karşı davalı nakliyeci firmanın «ifa» borcu altında olduğu ediminin yanlış yorumlandığını, taraflar arasındaki sözleşmede davacı-karşı davalı nakliyeci firma için bir takım borç ve yükümlülükler belirlendiğini, 26.10.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda açıkça tespit edildiği üzere, davacının sözleşme ile üstlendiği «irsaliye» «teslimi», «taşıyıcı» mali mesuliyet poliçesi yaptırılması, «teminat çeki» vermesi borç ve «taahhütlerinin» ihtilafsız olduğunu, bu edimlerin hiçbirinin nakliye işine bağlanmış ceza olmadığını, «cezai şartın» da bu borçlara bağlı ceza olmakla, bir nakliyenin tamamlanmasına rağmen o taşımanın irsaliyesinin teslim edilmemesi söz konusu cezanın ödenmesini gerektireceğini, Yargıtay bozma ilamında da yorum hatası olduğunu, «ifaya ekli cezai şart» ifadesinde “ifa” ile kasdedilenin “taşıma işi” değil, “irsaliye teslimi”, “poliçe yaptırılması” ve “«çek» teslimi” olduğu gözetilmeksizin sadece nakliye faturalarının «deftere» «kaydına» dayalı olarak sözleşmedeki diğer borçların ifa edilmemesi nedeniyle talep edebileceği cezai şartların reddinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay’ın ilk bozma kararı …
… 3.2009 tarihli sözleşmenin 11.1 maddesinde; “tedarikçinin (yani davacının) bu sözleşmenin herhangi bir maddesindeki yükümlülüğünü ihlal etmesi durumunda 1.000,00 TL «cezai şartı» nakden ve defaten ödeyeceği” düzenlendiği, uyulan bozma kararında da belirtildiği şekilde; bu maddede düzenlenen cezai şartın 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında «ifaya ekli cezai şart» niteliğinde olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için ifanın gecikmeli olarak yapılması durumunda dahi ihtirazı kayıtla ifanın kabul edilmesi gerektiği, nakliye faturaları gönderilip «faturalar itirazsız» olarak «ticari deftere» kaydedilmiş olup, karşı davacının «sevk irsaliyelerinin» verilmediğini ileri sürerek cezai şart istemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine, asıl davanın kesinleştiği gerekçesiyle asıl dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali ve «cezai şart» talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8403 E. , 2021/7158 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.02.2020 tarih ve 2014/663 E. - 2020/128 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından davalıya yapılan taşıma işleri bedellerinin ödenmediğini, toplam alacak miktarının 17/11/2009 takip tarihi itibariyle 52.454,56 TL'ye ulaştığını, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetki ve esas yönünden reddini savunmuş ve %40 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Karşı davada davacı-karşı davalı, teslim evraklarını hiç veya gereği gibi teslim etmeyerek taşıma sözleşmesine aykırı davrandığını, bu nedenle cezai şart ödemesi gerektiğini, üstlendiği taşımaları gecikme ile ifa etmesinden dolayı da sözleşme hükümleri gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek, toplam 59.624.- TL alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini, davacının şirketten herhangi bir alacağının mevcudiyetine karar verilmesi halinde bu borcun alacaktan takas ve mahsup edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada davalı tarafın takas mahsup isteğinin reddi ile asıl davanın kısmen kabulüne, İzmir 17. İcra Müdürlüğü’nün 2009/23778 sayılı dosyasında davalının 43.811,78 TL asıl alacak miktarına yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteminin reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, 43.000,00 TL alacağın karşı dava tarihi olan 23/03/2010 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, karşı davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteğinin reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı taraf vekilleri temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya ilişkin yerinde görülmeyen tüm, davacı-karşı davalının ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava, aynı sözleşmeye dayalı cezai şart alacağının tahsili ile fazladan ödenen taşıma ücretinin istirdadı, bu mümkün olmazsa asıl davada hükmedilecek tazminattan mahsubu istemine ilişkindir. Karşı davada taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan cezai şart TBK 179/2. maddesi kapsamında ifaya ekli cezai şart niteliğinde olmakla, bu cezai şartın istenmesi için ifa gecikmeli olarak yapılması durumunda dahi ihtirazı kayıtla ifanın kabul edilmesi gerekir. Bu durum karşısında nakliye faturaları gönderilip faturalar itirazsız ticari deftere kaydedildiğinden artık davacının bu yöne ilişkin olarak sevk irsaliyelerinin verilmediğini belirterek cezai şart istemesi mümkün değildir.
Bu nedenle yerel mahkemece yeterli gerekçe gösterilmeden bu kısma yönelik karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı asıl dava davalısı-karşı dava davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı karşı dava davalı vekilinin yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.494,78 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 15/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/723553500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz