Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/362 E. 2021/6947 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi anlamda kesin hüküm↗ delil değerlendirmesi↗ tescilsiz tasarım↗ usulden reddi↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ hmk 353(1)b-2↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca, aynı davanın, daha önce kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartlarından olduğu, HMK'nın 303/1 maddesi uyarınca, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması halinde, maddi anlamda kesin hükümden bahsedildiği, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülen dava ile işbu davanın tarafları, dava sebebi ve talep sonuçlarının aynı olduğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm dava şartı nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı yanın istinaf başvurusunun HMK 353/b-1 ve 355. maddeleri gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
6769 sayılı SMK'nın 56/4. ve 5. fıkrası; “Bir tasarımın aynısı; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." hükmü amirdir.
6769 sayılı SMK'nın 58. maddesine göre; “(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.”
Bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, tasarımlar için mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Ancak mahkemece davacının sunduğu deliller değerlendirilmediği gibi aynı taraflar arasında daha önce görülüp kesinleşen hükümsüzlük davasına ve bu davadaki bilirkişi raporuna atıf yapılarak kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı yanın istinaf talebi esastan reddedilmiştir. Ancak, farklı deliller sunulması suretiyle bir tasarımın yeni olmadığının tespiti her zaman istenebilir. Nitekim taraflar arasındaki önceki tarihli Bakırköy Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2008/248 Esas 2011/241 Karar sayılı dosyasında davacı yanın dayandığı deliller ile işbu davada dava dilekçesinde bildirdiği ABD menşeili patentler de birbirinden farklıdır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı yanca ileri sürülen hükümsüzlük iddiası ile sunduğu delillerin incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4300 E. 2017/6161 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · ayırt edicilik
Benzer bu karardaKHK’nin aradığı yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPE YİDK'in 2014-T-432 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2013/04492/1-2 sıra no’lu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
554 sayılı KHK’nın 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
… rine ağırlık verilip verilmediği ve seçenek özgürlüğü gibi hususlar dikkate alınarak, aralarında tasarım uzmanın da bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden Yargıtay «denetimine elverişli» olacak şekilde rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, kıyaslanan tasarımlar bakımından 554 sayılı KHK'nin 7. ve 11. maddeleri kapsamında bir değ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13439 E. 2012/5244 K.
Ortak:delil değerlendirmesi
İncelediğiniz karardaAncak mahkemece davacının sunduğu «deliller değerlendirilmediği» gibi aynı taraflar arasında daha önce görülüp kesinleşen hükümsüzlük davasına ve bu davadaki bilirkişi raporuna atıf yapılarak «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı yanın istinaf talebi esastan reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TPE'nin itiraz nedenleri ile sınırlı olarak inceleme yapma «yetkisinin» bulunduğu, itiraz aşamasında sunulmayan ve daha sonraki gelişmelerle ilgili delillerin YİDK kararının iptali istemli davada göz önüne alınamayacağı, bu nitelikteki …
554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
… usu tasarımın yenilik unsuruna sahip olup olmadığının, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş bulunup bulunmadığının gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8417 E. 2016/2927 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nın «266» vd. maddeleri uyarınca dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı hususunda aralarında tasarım uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğe esas olabilecek tüm delillerin tescil edilmiş olan davalı tasarımının yenilik ve «ayırt ediciliğini» ortadan kaldıracak nitelikte kanıtlar olmadığı, davalının tasarımının harcıalem olduğunu ortaya koyan herhangi bir delil de sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar mahkemece uyuşmazlığın hukuki bilgi ile çözümü gereken konulara ilişkin bulunması nedeniyle «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına gerek olmadığı belirtilerek karar verilmiş ise de, 554 sayılı KHK’nın 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısın …
554 sayılı KHK’nın 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13749 E. 2017/2336 K.
Ortak:delil değerlendirmesi
İncelediğiniz karardaAncak mahkemece davacının sunduğu «deliller değerlendirilmediği» gibi aynı taraflar arasında daha önce görülüp kesinleşen hükümsüzlük davasına ve bu davadaki bilirkişi raporuna atıf yapılarak «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı yanın istinaf talebi esastan reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… ile redde mesnet tasarım arasında küçük ayrıntı seviyesini aşan farklılıklar olduğu, bu özelliklerin tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yaratacağı bütünsel «form» algısını farklılaştırmaya yetecek ayırt edici özellikler olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
554 sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
-
Davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü | Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15091 E. 2012/5628 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesinin yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerini haiz olmadığını ileri sürerek söz konusu belgenin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tarafından sunulan delillerin davacı tarafça her zaman hazırlanabileceği, bu nedenle davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
… daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HMK.31 (HUMK.75) maddesi çerçevesinde re’sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarına yönelik değerlendirmenin de anılan KHK’nin 5 ila 11. maddelerine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetiminin mahkemece yapılması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10041 E. 2010/1421 K.
Ortak:Tasarım hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · ayırt edicilik · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu kararda… asıl dava açısından tasarım tescil belgesine konu davacı haklarına davalıların tecavüzünün sabit olduğu, tazminat miktarının tespitinde davacı talebine konu edilen «yoksun kalınan» kar miktarının ispatlanamadığı ve tecavüz nedeniyle tazmini gereken tazminatın gerçek miktarı belirlenemediğinden BK'nun 42. maddesi uyarınca tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada «maddi tazminat» isteminin kabulüyle 1.000,00’er TL maddi tazminatın ve manevi tazminatın ayrı ayrı davalılardan tahsiline, ispatlanamayan yoksun kalınan kar isteminin reddine, bir …
1-Asıl dava, endüstriyel tasarım tesciline dayalı haklara davalı tecavüzünün tespitine, «haksız rekabetin» men’ine, maddi ve manevi tazminat ile diğer fer’i taleplere ilişkin olup, birleşen dava ise, endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
554 syılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Öte yandan, dosyada mevcut 02.09.2004 tarihli bilirkişi raporunda da davaya konu çoklu endüstriyel tasarımının 01/ 1,13,14,16 ve 17 nolu tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerine sahip olmadıklarından hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği açıkça belirtildiği halde, bu raporun gerekçeli karara yanlış yansıtılarak birleşen hükümsüzlük davasının reddine gerekçe gösterilmesi de yerinde olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/362 E. , 2021/6947 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30.05.2019 tarih ve 2018/502 E- 2019/201 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.11.2019 tarih ve 2019/2503 E- 2019/2488 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 07.12.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı adına 2003/03747 sayı ile tescilli tasarımın yeni ve ayırt edici özelliklerine haiz olmadığını, davalı adına tescilli "Sünnet Külotu" tasarımının, davalının tescilinden çok daha önceki bir tarihte ABD’de tescile bağlandığını ileri sürerek davalı tasarımının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili tasarımının yeni ve ayırt edici özelliklere sahip olduğunu, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını, davacı yanın Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/248 Esas, 2011/241 Karar sayılı dosyasında müvekkilinin 2003/03747 nolu tasarımının hükümsüzlüğünü talep ettiğini ve mahkemece davanın reddedildiğini, HMK'nın 303. maddesi uyarınca kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca, aynı davanın, daha önce kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartlarından olduğu, HMK'nın 303/1 maddesi uyarınca, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması halinde, maddi anlamda kesin hükümden bahsedildiği, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülen dava ile işbu davanın tarafları, dava sebebi ve talep sonuçlarının aynı olduğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm dava şartı nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı yanın istinaf başvurusunun HMK 353/b-1 ve 355. maddeleri gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
6769 sayılı SMK'nın 56/4. ve 5. fıkrası; “Bir tasarımın aynısı; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." hükmü amirdir.
6769 sayılı SMK'nın 58. maddesine göre; “(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.”
Bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, tasarımlar için mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Ancak mahkemece davacının sunduğu deliller değerlendirilmediği gibi aynı taraflar arasında daha önce görülüp kesinleşen hükümsüzlük davasına ve bu davadaki bilirkişi raporuna atıf yapılarak kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı yanın istinaf talebi esastan reddedilmiştir. Ancak, farklı deliller sunulması suretiyle bir tasarımın yeni olmadığının tespiti her zaman istenebilir. Nitekim taraflar arasındaki önceki tarihli Bakırköy Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2008/248 Esas 2011/241 Karar sayılı dosyasında davacı yanın dayandığı deliller ile işbu davada dava dilekçesinde bildirdiği ABD menşeili patentler de birbirinden farklıdır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı yanca ileri sürülen hükümsüzlük iddiası ile sunduğu delillerin incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/723401900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz