Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5749 E. 2021/6504 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takibin durdurulması↗ imza incelemesi↗ vade↗ menfi tespit↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre; davacıların icra takibine konu senetlerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını ileri sürdüğü, hükme esas alınan ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi (Grafoloji) bölümünden alınan bilirkişi heyet raporunda dava konusu senet ve senet fotokopisinde yer alan imzaların kuvvetle muhtemel davacılar ... ve ...'ın el ürünleri olduğunun belirtildiği, davaya konu Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2008/855 takip dosyasına konu 30.01.2002 tanzim tarihli, 31.10.2002 vade tarihli 80852 seri nolu ve 10.04.2002 tanzim tarihli 31.10.2002 vade tarihli 80856 seri nolu müşterek ve müteselsil borç senetleri altındaki davacılara atfen atılan imzaların davacıların eli ürünü olduğu, aksinin ispat edilemediği, takibin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı verilmediğinden davalının tazminat talebi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, taraf vekillerinin tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, borç senedine dayalı olarak yapılan icra takibinde takip dayanağı senetteki imzaların davacıların eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Mahkemece, icra takibine konu 30.01.2002 tanzim, 31.10.2002 vade tarihli, 80852 seri nolu ve 10.04.2002 tanzim, 31.10.2002 vade tarihli, 80856 seri nolu müşterek ve müteselsil borç senetleri altındaki davacılara atfen atılan imzaların davacıların eli ürünü olduğu, aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davaya konu senetlerden 80852 seri nolu senet aslı davalı tarafından dosyaya ibraz edilememiş olup, bilirkişi raporu söz konusu senedin fotokopisi üzerinden inceleme yapılarak düzenlenmiş ise de, fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılamaz. Bu suretle aslı dosyaya ibraz edilmeyen 80852 seri nolu senetteki imzaların davacılara ait olduğu ispatlanamadığından bu senet yönünden davanın kabulüne verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8858 E. 2010/10261 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/975 E. 2022/2959 K.
Ortak:menfi tespit · Borçlu olmadığının tespiti
İncelediğiniz kararda2-Dava, borç senedine dayalı olarak yapılan icra takibinde takip dayanağı senetteki imzaların davacıların eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı «menfi tespit» davasıdır.
Benzer bu karardaDava, «kambiyo senedine» özgü takibin dayanağı olan «bonoda» kendisine atfen atılan imzaların eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı, borçlu tarafından açılmış «menfi tespit» ve «istirdat» davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · kambiyo senedi · denetime elverişlilik · kötü niyet tazminatı · bono · istirdat · kötü niyet · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporlarının tamamında «kesin» kanaat bildirilmediği, imzanın kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği, kesin kanaat bildirmeyen raporların imzanın davacıya ait olduğunu ispata elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 43.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «ticari faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «kambiyo senedine» özgü takibin dayanağı olan «bonoda» kendisine atfen atılan imzaların eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı, borçlu tarafından açılmış «menfi tespit» ve «istirdat» davasıdır.
Mahkemece yapılan araştırma sonucunda alınan raporların «denetime elverişli» olması, birbirini doğrulaması sebebiyle senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşılmasına rağmen davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3550 E. 2021/68 K.
Ortak:menfi tespit · Borçlu olmadığının tespiti
İncelediğiniz kararda2-Dava, borç senedine dayalı olarak yapılan icra takibinde takip dayanağı senetteki imzaların davacıların eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı «menfi tespit» davasıdır.
Benzer bu karardaDava, senede dayalı «menfi tespit davası» olup davacı vekili, dava konusu senetlerdeki «keşideci» imzalarının davacıya ait olmadığını ileri sürmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit davası · lehtar · tespit davası · keşideci · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaDava, senede dayalı «menfi tespit davası» olup davacı vekili, dava konusu senetlerdeki «keşideci» imzalarının davacıya ait olmadığını ileri sürmektedir.
… 000,00 TL bedelli, 25.01.2007 keşide tarihli 28.07.2007 ödeme tarihli 62.000,00 TL bedelli, 25.01.2007 keşide tarihli 30.08.2007 ödeme tarihli 37.500,00 TL bedelli, «lehtarı» ... olan senetler üzerindeki davacı ...'ye atfen atılan «keşideci» borçlu imzalarının davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şu halde yapılacak iş, dava konusu senedin keşide tarihinden önceki tarihlere ait çok sayıda mukayese belge asıllarının ilgili yerlerden getirtilerek yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve alınacak rapor sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5749 E. , 2021/6504 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.02.2020 tarih ve 2017/1227 E. - 2020/147 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine senede dayanarak takip yaptığını, senetteki imzaların müvekkillerine ait olmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacılar tarafından kooperatiften muhtelif ziraii emtialar alındığını ve karşılığında davaya konu borç senetlerinin imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre; davacıların icra takibine konu senetlerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını ileri sürdüğü, hükme esas alınan ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi (Grafoloji) bölümünden alınan bilirkişi heyet raporunda dava konusu senet ve senet fotokopisinde yer alan imzaların kuvvetle muhtemel davacılar ... ve ...'ın el ürünleri olduğunun belirtildiği, davaya konu Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2008/855 takip dosyasına konu 30.01.2002 tanzim tarihli, 31.10.2002 vade tarihli 80852 seri nolu ve 10.04.2002 tanzim tarihli 31.10.2002 vade tarihli 80856 seri nolu müşterek ve müteselsil borç senetleri altındaki davacılara atfen atılan imzaların davacıların eli ürünü olduğu, aksinin ispat edilemediği, takibin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı verilmediğinden davalının tazminat talebi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, taraf vekillerinin tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, borç senedine dayalı olarak yapılan icra takibinde takip dayanağı senetteki imzaların davacıların eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Mahkemece, icra takibine konu 30.01.2002 tanzim, 31.10.2002 vade tarihli, 80852 seri nolu ve 10.04.2002 tanzim, 31.10.2002 vade tarihli, 80856 seri nolu müşterek ve müteselsil borç senetleri altındaki davacılara atfen atılan imzaların davacıların eli ürünü olduğu, aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davaya konu senetlerden 80852 seri nolu senet aslı davalı tarafından dosyaya ibraz edilememiş olup, bilirkişi raporu söz konusu senedin fotokopisi üzerinden inceleme yapılarak düzenlenmiş ise de, fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılamaz.
Bu suretle aslı dosyaya ibraz edilmeyen 80852 seri nolu senetteki imzaların davacılara ait olduğu ispatlanamadığından bu senet yönünden davanın kabulüne verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 24/11/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, borç senedine dayalı olarak yapılan icra takibinde takip dayanağı senetlerdeki imzaların davacıların eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Mahkemece, takip dosyasına konu 30.01.2002 tanzim tarihli- 31.10.2002 vade tarihli -80852 seri nolu ve 10.04.2002 tanzim tarihli-31.10.2002 vade tarihli-80856 seri nolu müşterek ve müteselsil borç senetleri altındaki davacılara atfen atılan imzaların davacıların eli ürünü olduğu, aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, icra takibine konu senetlerdeki imzaların davacıların eli ürünü olup olmadıklarının tespiti amacıyla öncelikle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış, raporda, icra takibine konu 80856 seri nolu senet ile 80852 seri nolu senedin üzerinde davacılara atfen atılı imzaların basit tersimli, taklidi kolay imza olması nedeniyle söz konusu imzaların davacıların eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği mütalaa edilmiş, itiraz üzerine bu defa Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi Grafoloji bölümünden alınan 3 kişilik bilirkişi heyet raporunda; dava konusu 80856 seri nolu senet ve 80852 seri nolu senet fotokopisinde yer alan imzaların kuvvetle muhtemel davacılar ... ve ...'ın el ürünleri olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisinden alınan rapor benimsenmiş ve dava reddedilmiştir. Dava konusu senetlerden 80852 seri nolu senet aslının davalı tarafından dosyaya ibraz edilememesi nedeniyle fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılmış ise de fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılması doğru değildir. Bu durumda aslı dosyaya ibraz edilmeyen 80852 seri nolu senetteki imzaların davacılara ait olduğu ispatlanamadığından bu senet yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmaktayız. Ancak 80856 seri nolu senet yönünden ise raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi amacıyla yeniden bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi ve ayrıca Dairemiz uygulamalarına göre kuvvetli de olsa ihtimale dayalı sonuç bildiren raporların borçluyu bağlamayacağı hususu da birlikte değerlendirilmek suretiyle mahkeme kararının davacılar yararına bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan bu senete ilişkin olarakta kararın açıklanan nedenle bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun (1) nolu bendine iştirak etmemekteyiz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/723216500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz