Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1791 E. 2021/7190 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
parasal sınır↗ kefalet limiti↗ kefalet↗ feragat↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/474 E. 2022/1155 K.
Ortak:parasal sınır
Benzer bu kararda1)5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK’un 440/3-I maddesindeki «parasal sınır», 5236 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 19.721,07 TL’dir.
Dairemizin onama kararına karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş ise de; HUMK’un değişik 440/III-1.maddesindeki karar düzeltme ile ilgili «parasal sınırın» altında olan davalara ait hükümlerin onanmasına veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararları hakkında karar düzeltme yoluna başvurulamayacağından asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5706 E. 2024/3436 K.
Ortak:kefalet · feragat · Alacak
Benzer bu karardaŞti. hakkındaki «davadan feragat» ettiği, diğer davalıların sözleşme eki «kefalet» belgesi uyarınca sorumlu oldukları 7.500,00 TL’nin bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak tutarının altında olduğu, davalı «kefiller» davadan önce «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren bu tutardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davalı ...
Şti.’ye yönelik davasının, «feragat» nedeniyle reddine, davacı alacağının davalı kefillerden tahsiline karar verildiği, bu hükmün sadece davalı «kefiller» tarafından temyiz edildiği, kefillerin sadece asıl borçlunun borcundan dolayı sorumlu tutulabileceği, davacı, asıl borçlu hakkındaki davasından feragat ettiğine göre asıl borçlunun davacıya olan borcundan kurtulduğu, bu durumda kefiller de «kefalet» «sorumluluğundan kurtulmuş» olacağından Mahkemece kefiller hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı …
Şti.'ye yönelik davasından «feragat» ettiği, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 492 nci maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 598 inci maddesinde düzenlendiği üzere hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, «kefilin» de borcundan kurtulacağı, davacı, asıl borçlu hakkındaki davasından feragat ettiğine göre asıl borçlunun davacıya olan borcundan kurtulmuş olduğu, bu durumda kefillerin de «kefalet» «sorumluluğundan kurtulduğu» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıstelyevm hesabı · kıstelyevm · borçtan kurtulma · müteselsil kefalet · sözleşmenin ihlali · sorumluluktan kurtulma · kefalet sözleşmesi · davadan feragat
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin müşterek borçlu ve «müteselsil kefalet sözleşmesi» olduğunu, bu sebeple davalıların sorumluluğunun asıl borçludan tamamen bağımsız olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan her türlü borca «kefil» olduklarını, asıl borçlunun davacı şirkete karşı borcundan kurtulduğu gerekçesi ile davalıların da «borçtan kurtulduğunun» ileri sürülmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece 03.05.2016 tarih, 2014/954 E. ve 2016/334 K. sayılı karar ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla davacının lehine delil olan «ticari defterlerine» göre davacı tarafından davalı şirkete ödendiği tespit edilen pazarlama faaliyetine katkı «payı» 47.500,00 TL için «kıstelyevm hesabına» göre bakiye dönem için 11.905,24 TL alacaklı olduğu, 09.10.2013 tarihinde davalı ...
Şti. hakkındaki «davadan feragat» ettiği, diğer davalıların sözleşme eki «kefalet» belgesi uyarınca sorumlu oldukları 7.500,00 TL’nin bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak tutarının altında olduğu, davalı «kefiller» davadan önce «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren bu tutardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davalı ...
Şti. hakkındaki davanın «davadan feragat» nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın dava dilekçesindeki talebe ve sözleşme hükümlerine göre kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5714 E. 2021/5515 K.
Ortak:parasal sınır
Benzer bu kararda… unulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: 1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK’un 440/3-I maddesindeki «parasal sınır», 5236 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 19.721,07TL’dir.
HUMK’un değişik 440/III-1.maddesindeki karar düzeltme ile ilgili «parasal sınırın» altında olan davalara ait hükümlerin onanmasına veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararları hakkında karar düzeltme yoluna başvurulamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit
Benzer bu karardaDavacı vekili, toplam 16.000,00 TL için «menfi tespit» isteminde bulunmuş, mahkemece 26.02.2019 gününde 16.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen bozma kararına karşı davalı banka vekili karar düzeltme talebinde bulunmuş ve davacı vekilince ise katılma yoluyla karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1791 E. , 2021/7190 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.05.2016 gün ve 2014/954 - 2016/334 sayılı kararı bozan Daire'nin 25.11.2019 gün ve 2019/3191 - 2019/5272 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK’un 440/3-I maddesindeki parasal sınır, 5236 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 19.721,07 TL’dir.
Davacı vekili, davalı Arus Tur Otelcilik...Ltd Şti hakkındaki davasından vazgeçmiş, diğer davalılardan ise kefalet limiti ile sınırlı olarak 7.500.- TL’nin tahsilini talep etmiş, mahkemece davalı şirket yönünden davanın feragat sebebiyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair karar verilmiş, kararı davacı temyiz etmemiş, karar davacı şirket dışındaki diğer davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece verilen karar Dairemizce bozulmakla, davacı vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş ise de; HUMK’un değişik 440/III-1.maddesindeki karar düzeltme ile ilgili parasal sınırın altında olan davalara ait hükümlerin onanmasına veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararları hakkında karar düzeltme yoluna başvurulamayacağından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 16/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721087800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz