Çekin inançlı temlik cirosuyla devrinde meşru hamillik ve pasif husumet
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1375 E. 2025/1101 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Çek Bedeli İstirdatı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir kambiyo senedinin kredi borcuna teminat olarak bankaya ciro edilmesi, ciro şerhinde rehin cirosuna işaret eden bir kayıt bulunmadığı ve senedin icra takibine konu edildiği hâllerde, tek başına rehin cirosu değil, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu olarak kabul edilir; bu durumda senedi devralan banka meşru/yetkili hamil sayılır. Görünüşte temlik cirosunun aslında gizli rehin cirosu olduğunu ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür. Çek istirdatı davasının son (yetkili) hamile karşı açılması gerektiğinden, senedi teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devralan bankanın yetkili hamil olduğu hâllerde, çeki elinde bulundurmayan önceki ciranta/hamile karşı açılan istirdat davası pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Dava konusu çeklerin bankaya devrinin rehin cirosu mu, inançlı temlik cirosu mu olduğu → ret
İddia: Davacı vekili, çeklerin dava dışı bankaya rehin cirosuyla teminat amaçlı verildiğini, rehin cirosuyla devrin mümkün olmadığını, bu nedenle bankanın yetkili hamil sayılamayacağını, dolayısıyla son hamilin davalı şirket olduğunu ve husumetin davalıya yöneltilmesinin doğru olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 792 uyarınca çek istirdatı davasında davacı, çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğini ispatlamalıdır; çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti yoktur, aksi kabul çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. Rehin cirosu (TTK 689/1), senet üzerinde sadece rehin hakkı tesis eder ve mülkiyeti devretmez; açık rehin cirosu ciro şerhinde 'bedeli teminattır/rehindir' ibaresini içerir, gizli rehin cirosunda ise böyle bir kayıt bulunmaksızın taraflar arasında rehin anlaşması vardır. Buna karşılık teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda, senet mülkiyeti ve içerdiği hak devredilir; ciro şerhinden aksi anlaşılmadıkça her ciro kural olarak temlik cirosu hükmündedir. Görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli rehin cirosu olduğu iddiası mümkün olup ispat yükü bu iddiayı ileri süren taraftadır. Somut olayda dava konusu çekler üzerinde bankaya rehin cirosuyla devredildiğine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmamakta, dava dışı banka ilk yazısında teminat amacıyla verildiğini, sonraki yazısında ise kredi borcuna mahsuben temlik cirosu ile alındığını bildirmiş, tüm çekler banka tarafından icra takiplerine konu edilmiştir. Bankacılık uygulamasında kambiyo senedi üzerinde tam hak sağlaması ve alacağın rehne göre daha kolay elde edilmesi nedeniyle teminat amacıyla inançlı temlik cirosunun tercih edildiği gözetildiğinde, dava konusu çeklerin kredi borcuna teminat olarak alınmasının tek başına rehin cirosuna meydan vermeyeceği kabul edilmelidir. Bu itibarla dava dışı bankanın çekleri teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devralarak meşru hamil olduğu, davacının rehin cirosuyla devredildiğine ilişkin iddiasını ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Çek istirdatı davasının pasif husumet ehliyeti bulunmayan davalıya karşı açılması → ret
İddia: Davacı vekili, davalı şirketin çek iptali davasında çeklerin kendi kayıtlarında bulunduğunu beyan ettiğini, bu nedenle davanın davalıya karşı açıldığını, ancak gerçekte son hamilin banka olmadığını, dolayısıyla husumetin doğru yöneltildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Çek istirdatı davasının son hamile karşı açılması gerekmektedir. Dava konusu çeklerde tespit edilen inançlı temlik cirosu neticesinde son hamil dava dışı bankadır, davalı şirket değildir. Bu durumda çeklerde hamil vasfı taşımayan davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, bir kambiyo senedinin kredi borcuna teminat olarak bankaya ciro edilmesinin rehin cirosu mu yoksa inançlı temlik cirosu mu sayılacağı hususunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilkesine paralel biçimde bankacılık uygulamasında tercih edilen işlem türüne ağırlık vererek karar vermekte ve bu tespiti çek istirdatı davasında husumetin doğru hasma yöneltilip yöneltilmediği değerlendirmesine bağlamaktadır; bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- pasif husumet ehliyeti (davalının çeki elinde bulundurmayıp yetkili hamil olmaması nedeniyle husumet yokluğu)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek istirdatı↗ TTK 792↗ yetkili hamil↗ rehin cirosu↗ gizli (örtülü) rehin cirosu↗ teminat amacıyla inançlı temlik cirosu↗ mücerretlik ilkesi↗ pasif husumet ehliyeti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1375
KARAR NO 2025/1101
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/03/2022
NUMARASI 2016/1013 Esas - 2022/239 Karar
DAVA
İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 22/11/2016
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/07/2025
Pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket yetkilisinin aracında 22.09.2015 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda araçta bulunan boş çek koçanları ve müşteri çeklerinin çalındığını, bunun üzerine Küçükçekmece C. Başsavcılığının 2015/43812 soruşturma dosyasında şikayette bulunduklarını, ayrıca Bakırköy 1. ATMnin 2015/912 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtıklarını, açılan çek iptali davasında çalınan müşteri çekleriyle ilgili olarak 06/10/2015 tarihli ödeme yasağı kararı verildiğini, müvekkilinden çalınan çekler arasında dava konusu keşidecisi ... Şti. olan ... Bankası İkitelli...Şubesine ait ...çek no'lu, 10/12/2015 tarihli, 10.000-TL bedelli, keşidecisi ... olan...bank ...Şubesine ait ...
çek no'lu, 31/01/2016 tarihli, 13.500-TL bedelli, keşidecisi ... olan ... Bankası ...Şubesine ait ... çek no'lu, 10/02/2016 tarihli, 25.000-TL bedelli, keşidecisi ...es Şubesine ait .. çek no'lu, 10/03/2016 tarihli, 25.000-TL bedelli, keşidecisi ... Şti. olan, ...bank ... Şubesine ait ... çek no'lu, 20/03/2016 tarihli, 15.000-TL bedelli çeklerin bulunduğunu, Bakırköy 1. ATMnin 2015/912 Esas sayılı dosyasındaki yargılama sırasında davalı ... şirketi tarafından işbu istirdat davasına konu edilen çeklerin kendilerinde olduğu bilgisinin verildiğini, 2, 3 ve 4. sıradaki çeklerde müvekkili şirkete atfen basılan kaşelerin ve imzaların sahte olduğunu, 1. sıradaki çekin müvekkili taralından ...'dan, 5.
sıradaki çekin ise... firmasından alındıktan sonra çalındığını, dolayısıyla dava konusu çeklerin ciro silsilesinin kopuk olduğunu, çeklerde cirosu bulunan ... firmalarının kaşe ve imzalarının sahte olduğu, bu unvan altında faaliyet yürüten hiçbir bir firmanın olmadığını, 2, 3 ve 4. sıradaki çeklerde müvekkilinin sahte kaşe ve imzasından sonra gelen ... şirketinin unvanı, kaşe ve imzasının sahte olduğunu, bu unvanla kayıtlı bir şirket bulunmadığını, yine 5. sıradaki çekteki ... şirketi adına basılan kaşe ve atılan imzanın sahte olduğunu, bu unvanda bir şirket bulunmadığını, bu nedenle davalı ... firmasının çekleri iktisapta kötü niyetli olduğunu belirterek, dava konusu 5 adet çekin/çek bedellerinin istirdatı ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava konusu 5 adet çekin müvekkilinin ihtiyaç duyduğu kredinin temini için için ...bank ... Şubesine ciro ve teslim edildiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının çeklerdeki imza ve kaşelerin sahte olduğuna, kaşesi basılan firmaların olmadığına yönelik beyanlarının da şüpheli olduğunu, davacının gerçekte bulunmadığını iddia ettiği şirketlerin ticaret sicil kayıtlarından araştırılması gerektiğini, çekleri müvekkiline ciro eden ... şirketinin unvanının ticaret sicilinde yer almamasının, ciro üzerindeki imzanın sahteliğini göstermeye tek başına elverişli olmadığını, dava konusu ..., ..., ..., ... seri no'lu çeklerin müvekkiline ... isimli şahıs tarafından, ...
ünvanlı şirket temsilcisi olduğunu beyan ederek, ... seri no'lu çekin ise... isimli şahıs tarafından ... ünvanlı şirket temsilcisi olduğunu beyan ederek verildiğini, söz konusu çeklere ilişkin çek teslim bordrolarının, müvekkiline ait işyerinde 12/06/2016 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde zayi olduğunu, zayi belgesi verilmesi istemli davanın Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/606 esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, çeklerin çalıntı olduğu iddiası üzerine bu şahıslara ulaşılmaya çalışılmışsa da bunun mümkün olmadığını, bunun üzerine mal alımı karşılığı çeki kendisine ciro eden şirketlere yönelik üretim faaliyetini durdurduğunu, ancak çekler müvekkilince kullanılan krediye teminat olarak ...bank İmsan şubesine ciro edilmiş olduğundan çeklerin geri alınmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin çeklerin davacının elinden rızası dışında çıktığını bilebilecek durumda olmadığından, olayda kötü niyetli olmadığını, imzaların istiklali prensibi gereği davacının ciro zincirinin kopuk olduğu yönündeki beyanının hukuken geçerli olmadığını, dava konusu çeklerde ciro zincirinin kopuk olmadığını, müvekkilinin çekleri iktisapta kötü niyetli olmadığını, çeklerde kendisinden önceki imzaların sahte olup olmadığını ya da hayali kişilerin imzalarını taşıyıp taşımadığını araştırmak gibi bir ödevinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava konusu çeklerin dava dışı ...bank AŞ'de olduğu, dava konusu bir kısım çeklerin dava dışı ...bank tarafından icra takiplerine konu edildiği, davalı tarafın çekilen krediye teminat amacı ile işbu çeklerin dava dışı bankaya verildiğini ve dava açıldığı tarihteki yetkili hamilin kendileri olmadığını beyan ettiği, dava dışı bankadan gelen yazı cevabı uyarınca dava tarihindeki yetkili hamilin banka olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar dava konusu çeklerde davacının imzasının yer almadığı anlaşılmış ise de, işbu davanın çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı açılması gerektiği gerekçesiyle, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebi ile reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; müvekkilince açılan çek iptali davasında davalının, çeklerin kendi kayıtlarında bulunduğunu beyan ettiğini, bu nedenle mahkemece verilen sürede davalıya karşı işbu davanın açıldığını, dava dışı...bank tarafından dosyaya gönderilen yazı cevaplarında, çek asıllarının müşterilere iade edildiğinin, çeklerin ... firması tarafından ibraz edildiğinin, ödeme yasağı nedeniyle ödeme yapılmadığının, çeklerin banka kayıtlarında bulunmadığının beyan edildiğini, dolayısıyla çeklerin geçerli bir bir ciro ile bankaya verilmediğini, bu nedenle çeklerde son hamilin davalı şirket olduğunu, çekler dava dışı bankaya teminat olarak rehin cirosuyla verildiğinden, bankanın yetkili hamil olmadığını, dava dışı bankaca da çeklerin kendilerine teminat amaçlı olarak verildiğinin belirtildiğini, bankaca sunulan çek teslim bordrolarından, çeklerin teminat amacıyla bankaya verildiğinin anlaşıldığını, ancak çekin rehin cirosuyla devri mümkün olmadığından, çekleri rehin cirosuyla elinde bulunduran bankanın yetkili hamil olmadığını, yetkili hamil olmayan bankaya karşı istirdat davası açılamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, çek bedelinin 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak istirdatı istemine ilişkindir.TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir.
Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda; dava konusu ... Bankası ... Şubesine ait keşidecisi ... Tekstil olan ... çek no'lu, 10/12/2015 keşide tarihli, 10.000-TL bedelli çekin lehtarı ... Makina olup cirantalarının sırasıyla davacı ..., ... Tekstil ve davalı ... olduğu;...bank ... Şubesine ait keşidecisi... olan ... çek no'lu, 31/01/2016 keşide tarihli 13.500-TL bedelli çekin lehtarı davacı...
olup cirantalarının sırasıyla davacı ..., ... Tekstil ve davalı ... olduğu; .... Bankası ... Şubesine ait keşidecisi ... olan ... çek no'lu, 10/02/2016 tarihli, 25.000-TL bedelli çekin lehtarı davacı ... olup cirantalarının sırasıyla davacı ..., ... Tekstil ve davalı ... olduğu; .... Bankası .... Şubesine ait keşidecisi ... olan ...çek no'lu, 10/03/2016 tarihli, 25.000-TL bedelli çekin lehtarı davacı ... olup cirantalarının sırasıyla davacı ..., ...Tekstil ve davalı ... olduğu; ...bank ... Şubesine ait keşidecisi ... Plastik olan ... çek no'lu, 20/03/2016 tarihli, 15.000-TL bedelli çekin lehtarı ... Plastik olup cirantalarının sırasıyla ... Plastik...Kutu, ...Makina, ...Tekstil ve davalı ...
olduğu, davacı tarafından çeklerin zayi edildiği iddiasıyla Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/912 esas sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığı, çeklerin bankaya ibrazında ödeme yasağı nedeniyle işlem yapılmadığı, çeklerden ... numaralı 10.000-TL bedelli çekin dava dışı ...bank tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra takibine konulduğu, borcun keşideci ... Tekstil tarafından icra dosyasına ödendiği, ... çek no'lu 13.500-TL bedelli çekin İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra takibine konulduğu, ... çek no'lu 25.000-TL bedelli çek ile ... çek no'lu 25.000-TL bedelli çekin İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra takibine konulduğu, takip borcunun keşideci ...
tarafından icra dosyasına ödendiği, ... çek no'lu 15.000-TL bedelli çekin ise İstanbul ... İcra Dairesinin ...sayılı dosyasında icra takibine konulduğu, bu takip borcunun keşideci... Plastik tarafından ödendiği, edildiği, mahkemece yaptırılan imza incelemesi sonucunda dava konusu ... çek no'lu 10.000-TL bedelli, ... çek no'lu 13.500-TL bedelli, ... çek no'lu 25.000-TL bedelli ve ... çek no'lu 25.000-TL bedelli çeklerin arkasında davacı şirkete atfen atılan ciro imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Dava dışı ...bank tarafından mahkemeye gönderilen 05.06.2017 tarihli cevabi yazı ile çeklerin bankaya teminat amacıyla verildiğinin bildirildiği, 18.12.
2018 tarihli cevabi yazı ile ise çeklerin ... firmasının kredi borcuna mahsuben temlik cirosu ile alındığının bildirildiği görülmektedir.Rehin cirosu; senette mündemiç alacağın, herhangi bir borç için teminat gösterilmesi amacıyla yapılan ciro türü olup, 6102 sayılı TTK'nın 689/1 maddesinde; "Ciro, "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat kendisi tarafından yapılan bir ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir." şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre rehin cirosunda bir kambiyo senedinin üzerinde sadece rehin hakkı tesis edilmekte, dolayısıyla senedin mülkiyeti devralana geçmemektedir.
Rehin cirosu, açık veya gizli rehin cirosu şeklinde yapılabilmektedir.Ciro şerhinde "bedeli teminattır","bedeli rehindir" ibaresini veya diğer herhangi bir kaydı içeren ciro, rehin cirosu olarak ifade edilmektedir. Gizli rehin cirosu ise, senedin rehin cirosu ile devredildiğine ilişkin ciro beyanında herhangi bir kaydın yer almadığı ve rehin anlaşmasının cironun tarafları arasında yapılan ciroyu ifade etmektedir. Bunların dışında bir kambiyo senedinin inançlı işlemle teminat amacıyla devri de mümkündür. Bu kapsamda özellikle bankacılık uygulamasında başvurulan görünüşte temlik cirosu yapılarak kambiyo senedinin teminat amacıyla inançlı temlike konu edilmesinde, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu söz konusudur.Görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli rehin cirosu olduğu iddia edilmesi mümkün olup, ispat yükü bu iddiayı ileri süren taraf üzerindedir.
Ciro, emre yazılı senetlerin devri için, zilyetliğin devri ile birlikte bulunması gereken hukuki bir işlem olup; temlik, tahsil veya rehin amaçlarıyla yapılabilir.Temlik cirosu senette mündemiç hakkın devrini sağlarken, rehin cirosu bu hakkın rehnedilmesini sağlar.Temlik cirosu ile senedin mülkiyetinin ve senedin içerdiği hakkın devri için, ciro işlemi yanında taraflar arasında devir sözleşmesinin bulunması ve senet zilyetliğinin geçirilmesi gerekir.Temlik cirosu ile ciranta artık senedin nihai alacaklısı sıfatını kaybeder ve ciro yaptığı şahsa ve ondan sonra gelecek olanlara karşı sorumlu olur.Ciro şerhinden aksi anlaşılmadıkça her ciro, kural olarak temlik cirosu hükmündedir. Tahsil cirosu;
hak üzerinde bir mülkiyet değişikliğine yol açmayıp, senet kendisine ciro edilen kimseye, senetten doğan alacağı tahsil edebilmesi için yetki verir.Tahsil cirosu açıkça bu ibareyi içeren bir ciro şeklinde yapılabileceği gibi uygulamada gizli tahsil cirosu olarak adlandırılan biçimde de yapılabilir.Rehin cirosu ise senette mündemiç alacağın, herhangi bir borç için teminat gösterilmesi amacıyla yapılan ciro türü olup, 6102 sayılı TTK'nın 689/1 maddesinde; "Ciro, "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat kendisi tarafından yapılan bir ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir." şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre rehin cirosunda bir kambiyo senedinin üzerinde sadece rehin hakkı tesis edilmekte, dolayısıyla senedin mülkiyeti devralana geçmemektedir. Rehin cirosu, açık veya gizli rehin cirosu şeklinde yapılabilmektedir.Ciro şerhinde "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibaresini veya diğer herhangi bir kaydı içeren ciro, rehin cirosu olarak ifade edilmektedir. Gizli rehin cirosu ise, senedin rehin cirosu ile devredildiğine ilişkin ciro beyanında herhangi bir kaydın yer almadığı ve rehin anlaşmasının cironun tarafları arasında yapılan ciroyu ifade etmektedir. Bunların dışında bir kambiyo senedinin inançlı işlemle teminat amacıyla devri de mümkündür. Bu kapsamda özellikle bankacılık uygulamasında başvurulan görünüşte temlik cirosu yapılarak kambiyo senedinin teminat amacıyla inançlı temlike konu edilmesinde, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu söz konusudur.
Görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli rehin cirosu olduğu iddia edilmesi mümkün olup, ispat yükü bu iddiayı ileri süren taraf üzerindedir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/11-589 esas, 2024/212 karar sayılı 24.04.2024 tarihli ilamında; çek üzerine yapılan görünüşte temlik cirosunun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğu hususunun tam olarak belirlenememesi hâlinde, uygulamada genellikle hangi işlemin tercih edilmekte olduğuna ağırlık verilerek karara varmak gerektiği, bankacılık uygulamasında da kambiyo senedi üzerinde tam bir hak sağlaması ve alacağın rehne göre daha kolay elde edilmesi sebebiyle, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu tercih edildiği, dolayısıyla dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava konusu çekin de gizli (örtülü) rehin cirosuyla değil, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredildiğinin anlaşıldığı, bu itibarla dava konusu çekin çek tevdi bordrosu ile dava dışı şirketin kredi borcuna teminat olarak alınmasının tek başına rehin cirosuna meydan vermeyeceği gözetildiğinde, davalının dava konusu çeki teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devralarak meşru hamil olduğunun kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla davacı keşidecinin cironun tarafları arasındaki inanç anlaşmasına konu olan teminat hususunu eldeki davada ileri sürmesine imkân bulunmadığı, o hâlde çekin görünüşte temlik cirosu ile devredilmesine rağmen, taraflar arasındaki özel anlaşmalara göre rehin cirosuyla devredildiğine ilişkin iddianın da davacı tarafından ispatlanamadığı, dolayısıyla çeki inançlı temlik cirosu ile alan davalı bankanın meşru hamil olduğu gerekçesiyle verilen direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda; dava konusu çeklerin son hamil davalı ...firması tarafından dava dışı...bank'a kredi borcuna istinaden verildiği, çekler üzerinde, bankaya rehin cirosu ile devredildiğine ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, dava dışı ...bank tarafından mahkemeye gönderilen 05.06.2017 tarihli cevabi yazı ile çeklerin bankaya teminat amacıyla verildiğinin bildirilmiş olmasına rağmen, 18.12. 2018 tarihli cevabi yazı ile çeklerin ... firmasının kredi borcuna mahsuben temlik cirosu ile alındığının kabul edildiği, tüm çeklerin bankaca icra takiplerine konu edildiği de dikkate alındığında, dava konusu çeklerin gizli (örtülü) rehin cirosuyla değil, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredildiği sonucuna varılmaktadır.Bu itibarla dava konusu çeklerin davalı şirketin kredi borcuna teminat olarak alınmasının tek başına rehin cirosuna meydan vermeyeceği gözetildiğinde, dava dışı bankanın dava konusu çekleri teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devralarak meşru hamil olduğu kabul edilmelidir.
Çek istirdatı davasının son hamile karşı açılması gerekmekte olup, somut olayda tespit edilen inançlı temlik cirosu ile çeklerde son hamil dava dışı ...bank'tır. Bu durumda mahkemece çeklerde hamil vasfı taşımayan davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72100 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi