6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari satımda peşin ifa karinesi ve deftere kayıtlı faturanın ispat gücü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1093 E. 2025/1089 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İtirazın İptali (Birleşen Dava) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari satım sözleşmelerinde, aksi kararlaştırılmadıkça edimlerin aynı anda ifası esas olduğundan (peşin ifa karinesi), malı teslim almadan avans ödediğini iddia eden taraf bu iddiasını yazılı delille ispatlamak zorundadır; havalenin de mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı karine olarak kabul edilir ve bu karinenin tersini ileri süren taraf ispat yükü altındadır. Diğer yandan, bir fatura itirazsız olarak ticari defterlere kaydedilmişse, faturanın delil gücü TTK 21/2 kapsamından çıkıp TTK 222 kapsamındaki ticari defter delili niteliğine dönüşür; bu durumda fatura, akdi ilişkinin varlığını ve mal/hizmetin teslim edildiğini de ispat eder. Faturayı süresinde itiraz etmeden ticari defterine kaydeden taraf, geçerli bir sözleşme ilişkisine göre mal/hizmet aldığını kabul etmiş sayılır ve borçlu olmadığını ancak yazılı veya kesin delille ispatlayabilir.

Ele alınan sorunlar

Menfi tespit davasında avans ödemesi iddiasının ispat yükü → ret

İddia: Davalı, davacıya gönderdiği 19.000-TL'nin mal teslimine karşılık avans ödemesi olduğunu, mallar teslim edilmediğinden bu tutarın iadesi için takip başlattığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK'nın 207. maddesi uyarınca satış sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa etmesi esastır (peşin ifa/peşin satış karinesi). Alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden taraf, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Peşin satış karinesi uyarınca davalının davacıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca TBK'nın 555 vd. maddelerine göre havale bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönünde yasal karine mevcuttur; bu karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı, avans iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığından, ödemenin bir borcun ifası niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İtirazsız deftere kaydedilmiş faturanın akdi ilişkiyi ve mal teslimini ispat gücü → ret

İddia: Davalı, faturaların deftere kaydedilmesinin ve itiraz edilmemiş olmasının fatura içeriğinin ifa edildiğini göstermediğini, malların kendisine teslim edilmediğini, davacının edimini ifa ettiğini ispat etmesi gerektiğini, bilirkişilerin bu hususu araştırmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve satıcının defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Ancak faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK'nın 21/2. maddesine göre faturaya itiraz edilmemişse içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir; fatura ticari defterlere kayıt edilmişse artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil, ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Somut olayda davalı, faturaları itirazsız ticari defterlerine kayıt ettiğinden akdi ilişkinin varlığının ve davalının fatura muhteviyatı ürünleri teslim aldığının ispatlandığının kabulü gerekmekte olup, davalının bakiye borcundan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca tarafların ticari defterleri ile BA/BS formlarının birbirini teyit ettiği tespit edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari satım ilişkilerinde avans iddiasının ispat yükünün belirlenmesi (peşin ifa karinesi, havale karinesi) ile itirazsız deftere kaydedilmiş faturanın TTK 21/2 yerine TTK 222 kapsamında ticari defter delili niteliği kazanarak akdi ilişki ve mal teslimini de ispat etmesi hususunda BAM'ın kendi muhakemesiyle kurduğu genel ilkeler taşıması nedeniyle emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit itirazın iptali peşin ifa karinesi avans havale karinesi ticari defter delili fatura delili ispat yükü icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 207TBK 555 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 21/2TTK 222

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1093

KARAR NO 2025/1089

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/02/2022

NUMARASI 2020/397 Esas - 2022/143 Karar

DAVA

Menfi Tespit

DAVA TARİHİ 09/09/2020

Birleşen Konya 4. ATM'nin 2020/288 Esas - 2021/71 Karar Sayılı Dosyası;

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 09/09/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/07/2025

Asıl davanın kabulüne, birleşen davanı kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla 19.000-TL asıl alacak ve 4.788-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.788-TL talepli takip başlattığının haricen öğrenildiğini, takip dayanağı olarak davalının müvekkiline 02/09/2016 tarihinde gönderdiği 19.000-TL'ye ilişkin dekontu gösterdiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, aksine müvekkilinin davalıya sattığı mallardan dolayı alacağı olduğunu, davalının sadece 19.000-TL ödeme yaptığını, kalan alacağın tahsili için (birleşen davaya konu) Konya ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla iki faturaya dayalı takip başlatıldığını ve davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının müvekkiline karşı başlattığı icra takibinden dolayı borçlu olmadığın tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının iddiaların gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesinde bahsettiği iki faturaya ilişkin malların müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin davacıya gönderdiği 19.000-TL avansın iadesi için takip başlatıldığını; müvekkiline karşı başlatılmış takibe de itiraz edildiğini ve davacının itirazın iptali davası açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı 15/08/2016 tarihli ... nolu 66.080-TL ve 19/08/2016 tarihli ... nolu 597,08-TL bedelli faturalara konu malların bedelinin 19.000-TL'sinin tahsil edildiğini, malların teslimine rağmen davalının bedeli ödemediğinden 47.677,08-TL asıl alacak ve 15.660,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.337,34-TL'nin tahsili için Konya ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla davalıya takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP

Davalı vekili, asıl davadaki cevap dilekçesini tekrar ederek, faturalara konu malların teslim edilmediğinden müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre asıl davada, davalının davacıya yaptığı 19.000-TL ödemenin avans olduğunu ispat edemediği ve kötüniyet tazminatının şartlarının bulunmadığı; birleşen davada, takibin dayanağı olan faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde ve BA/BS formlarında kayıtlı olduğunu, davacının alacağını ispat ettiği alacağın ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, temerrüt bulunmadığından işlemiş faizin haklı olmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, davacının, davalıya İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine;

birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının Konya ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına itirazının kısmen iptali ile, 47.677,08-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, fazla istemin reddine,alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl ve birleşen davada davalı vekili, faturaların deftere kaydedilmesinin ve itiraz edilmemiş olmasının fatura içeriğinin ifa edildiğini göstermediğini, malların müvekkiline telim edilmediğini, davacının edimini ifa ettiğini ispat etmesi gerektiğini, bilirkişilerin bu hususu araştırmadığını, davacının 22/12/2020 tarihli dilekçesinde geçmişteki beyanlarını çürütecek ve yalanlayacak biçimde malların dava dışı ... İnternational ... A.Ş.'ye teslim edildiğini beyan ettiğini, müvekkilinin geçmiş ticari ilişkilerine güvenerek faturayı defterine işlemesi ve avans olarak 19.000-TL ödeyerek basiretli bir tacire uygun şekilde davranmasının cezalandırıldığını belirterek, kararın kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davacıya karşı başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit; birleşen dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Alınan bilirkişi raporlarında; davalının davacıya gönderdiği 19.000-TL banka havale işlemi açıklamasında "...*... Banka ..." ibaresinin yazılı olduğu; 15/08/2016 tarihli 66.080-TL (KDV hariç 56.000-TL) ve 19/08/2019 tarihli 597,08-TL bedelli faturaların açık fatura olduğu, 597,08TL bedelli faturada teslim alan kısmında yazılı isim ve imzanın okunamadığı, 66.080-TL bedelli faturanın teslim alan kısmında isim ve imza bulunmadığı; davacının BS ve davalının BA formlarında davacının KDV hariç 56.000-TL bedelli faturasının bulunduğu;

her iki faturanın da davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davaya konu 19.000-TL'nin kayıtlarda göründüğü ancak avans kaydı olmadığı ve davalının davacıya 47.667,08-TL borçlu olduğu,Davacının ticari defterlerinde ise 15/08/2016 tarihli 66.080-TL ve 19/08/2016 tarihli 597,08-TL bedelli faturaların ve davalının 02/09/2016 tarihli 19.000-TL ödemesinin kayıtlı olduğu tesbit edilmiştir.Tarafların ticari defterleri ile BA/BS formları birbirini teyit etmektedir.Asıl dava bakımından; TBK'nın 207. maddesi, "Satış sözleşmesi, ... sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir.Aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır.

O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden asıl davada davalı, bu iddiasını ispat yükü altındadır.Peşin satış karinesi uyarınca davalının davacıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.Birleşen dava bakımından; kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve satıcının defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı-satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.6098 sayılı TBK'nın 555 vd.

maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür Asıl davada davalı, birleşen davaya konu edilen iki adet faturadaki malların avans ödemesi için davacıya banka havalesiyle 02/09/2019 tarihinde 19.000-TL gönderdiğini ancak mallar kendisine teslim edilmeyince 19.000-TL'nin iadesi için davacıya karşı icra takibi başlattığını ileri sürmüştür.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2.

maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Davalı, faturaları itirazsız ticari defterlerine kayıt ettiğinden akdi ilişkinin varlığı nın ve davalının fatura muhteviyatı ürünleri teslim aldığının ispatlandığının kabulü gerekmekte olup, ,davalının bakiye borcundan sorumlu olduğunun kabulü ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle;

istinaf nedenleri yerinde olmayan asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken toplam 4.881,78‬-TL istinaf karar harcından asıl ve birleşen davada davalı tarafından peşin yatırılan 1.220,44‬-TL harcın mahsubu ile kalan 3.661,34‬-TL harcın asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan 63-TL istinaf yargı giderinin asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

03/07/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72088 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.