6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tacirler arası satışta ayıp iddiasında TBK 231 zamanaşımı süresi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2155 E. 2025/763 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalZamanaşımı

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Davacının nitelemesi: Değer Kaybı Tazminatı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Tacirler arası satış sözleşmesinde satılanın ayıbından doğan her türlü talep (değer kaybı talebi dahil), TBK 231 uyarınca satılanın alıcıya devrinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir; bu süre, ayıbın veya arızanın sonradan ortaya çıkmasından bağımsız işlemeye başlar ve satıcı daha uzun bir garanti süresi üstlenmedikçe ya da ağır kusuru bulunmadıkça, davacının talebini 'ayıp' değil başka bir hukuki sebebe (örn. değer kaybı) dayandırması bu süreyi değiştirmez.

Ele alınan sorunlar

Değer kaybı talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı → ret

İddia: Davacı vekili, talebin malın satımından kaynaklı zararın giderimi değil, satım sözleşmesi sonucu araçta meydana gelen değer kaybının tazmini talebi olduğunu, bu nedenle mahkemenin sadece zamanaşımı yönünden inceleme yapıp değer kaybı yönünden araştırma yapmamasının hatalı olduğunu, hile ile ayıbın gizlendiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava, tacirler arası satış sözleşmesine konu motorun ayıplı olduğu iddiasına dayanmaktadır. Somut olayda uygulanması gereken TTK 23/1-c ve TBK 223/2 hükümleri uyarınca alıcı, satılandaki ayıbı süresi içinde ihbarla yükümlüdür. TBK 231. maddesine göre satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, ayıp sonradan ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; bu süre içinde bildirilen ayıptan doğan defi hakkı süre geçmesiyle ortadan kalkmaz. Araç 19/10/2016 tarihinde satılmış, ilk arıza 05/09/2019 tarihinde meydana gelmiştir; bu tarih itibariyle TBK 231'deki 2 yıllık süre çoktan dolmuştur. Dava 15/10/2020 tarihinde açılmıştır. Araç için zamanaşımı süresini aşan bir garanti verildiğine dair iddia ve delil bulunmamakta, satıcının ağır kusurlu olduğu da ileri sürülmemektedir. Davalı yasal süresinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Araçtaki meydana gelen değer kaybı istemi de üretim ayıbı iddiasına dayandığından ve arızanın giderildiği ancak değer kaybına yol açtığının ileri sürüldüğü anlaşıldığından, davacının iddiaları da ayıp kapsamında bulunmaktadır; bu nedenle değer kaybı talebi de aynı zamanaşımı rejimine tabidir ve süre dolmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Satılandaki ayıp nedeniyle talep edilen değer kaybı isteminin, farklı bir hukuki nitelendirmeyle ileri sürülmesine bakılmaksızın TBK 231'deki iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğuna ilişkin tespiti bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça, ayıp sonradan ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TBK 231); bu süre içinde bildirilen ayıptan doğan defi hakkı sürenin geçmesiyle ortadan kalkmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı ifa zamanaşımı defi TBK 231 TTK 23/1-c TBK 223/2 değer kaybı tacirler arası satış sözleşmesi ağır kusur

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23/1-c · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 223/2TBK 231

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2155

KARAR NO 2025/763

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/12/2021

NUMARASI 2021/558 Esas 2021/1177 Karar

DAVA

Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan araç satın aldığını, aracın kullanımda iken motor kilitlenmesi arızası meydana geldiğini, garanti kapsamındaki araca sandık motor takıldığının söylenerek müvekkiline teslim edildiğini, buna ilişkin fatura kesildiğini ancak motor takma işleminin değil arızalı parçaların değişiminin yapıldığının anlaşıldığını, davalıya ihtarname gönderildiğini, aracın halihazırda performans düşüklüğü ile motorun terleme bulunduğundan değerine ve kullanımına etki ettiğini, delil tespiti dosyasında 80.000- TL değer kaybı tespit edildiğini, 10.000- TL değer kaybına yönelik maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının dava tarihi itibariyle dava konusu aracın maliki olmaması nedeni ile aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği üzere dava konusu ... şasi numaralı aracın davacı tarafa 19.10.2016 tarihinde satıldığını; TBK nın 231. maddesinde ayıplı maldan sorumluluğa ilişkin zamanaşımı süresinin 2 yıl olarak düzenlendiğini, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, davacının ayıp ihbarı yükümlülüğünü yerine getirmediğini; araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıbın olmadığını; kaldı ki motor değişimi nedeni ile araçta değer kaybının meydana gelmeyeceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece;...şasi numaralı aracın davalı tarafından davacıya 19/10/2016 tarihinde satıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafça keşide edilen ihtarnamede davacının ayıp nedeni ile yetkili servise 05/09/2019 tarihinde başvurduğu ve başvuru sonucunda araçta bir kısım tamirat işlemleri yapılarak 01/11/2019 tarihli faturanın düzenlendiği belirtildiği, dosyaya sunulan belgelerde davacı tarafından dava konusu arıza nedeni ile davalının yetkili servise başvurduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi davacının bu yönde bir iddiası da bulunmadığı, TBK'nın 231. maddesi ile satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı;

satıcının sadece satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurunun varlığı halinde 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olmayacağı düzenlenmiş ise de davacı tarafından davalının ağır kusurunun varlığı iddia edilmediği,Yargıtay 19. HD'nin Esas No: 2015/1920, Karar No: 2015/15123 ve 19/11/2015 tarihli kararında da belirtildiği üzere davacı ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayandığından TBK'nın 146. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin huzurda görülen dava bakımından uygulanmayacağı,davalının süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunmasından dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili; müvekkili şirketin 2016 yılında satın aldığı aracın kullanıcı hatası olmaksızın 05/09/2019 tarihinde motor kitlenmesi diye tabir edilen hatayı verdiği ve kurtarıcı ile davalı şirketin yetkili servisine teslim edildiği, yetkili servis tarafından yapılan değerlendirme neticesinde araçta kullanıcıdan kaynaklanmayan bir arıza olduğunun tespit edildiği ve motorun değişmesi gerektiği ifade edilerek, garanti kapsamında ilgili araca fabrikadan getirtilen sandık motor olarak tabir edilen motor takıldığı söylenerek müvekkil şirkete teslim edildiğini, garanti kapsamında yapılan işlemin bedeli, Mahkemeye sunduğu kesilen faturadan da görüleceği üzere 156.040,95 TL olup, bu tutarlı faturanın aracın servis kayıtlarına işlendiğini, ancak, yapılan tamirat neticesinde, araca sandık motor takılma işlemi değil, yalnızca arızalı olduğu düşünülen arızalı parçaların değişimi yapıldığının anlaşıldığını, araçta hali hazırda eski durumuna göre bir performans düşüklüğü ile motorunda terleme diye tabir edilen bir durum yaşanmakta olup, bu da aracın mevcut değerine etki ettiğini, motor arızası sonrası, yetkili servisçe araçta kullanıcıdan kaynaklanmayan bir arıza olduğu tespit edildiği ve motorun değişmesi gerektiği belirtildiğini, ancak sandık motor değişimi değil bazı parçaların değiştiğinin görüldüğünü, hile ile ayıbın gizlendiğini, zamanaşımı süresi sözleşme ile kısaltılamayacağı ancak tüketici lehine uzatılabileceğini, taleplerinin malın satımından kaynaklı zararın giderimi değil, satım sözleşmesi sonucu araçta meydana gelen değer kaybının müvekkile ödenmesi talebi olduğunu, mahkemece sadece zamanaşımı yönünden inceleme yapılıp, değer kaybı yönünden herhangi bir araştırma yapılmamasının müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, tacirler arası satış sözleşmesine konu motorun ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak sigortalıya ödenen onarım bedelinin satıcı ve üretici olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Ayıplı ifa iddialarına dayanak olguların gerçekleştiği tarihler itibariyle somut olayda uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2.

maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 231. maddesi hükmüne göre ise, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Somut olayda; 19/10/2016 tarihinde satıldığı, 05/09/2019 tarihinde motor kitlenmesi diye tabir edilen hatayı vermiş ve kurtarıcı ile davalı şirketin yetkili servisine teslim edildiği ileri sürülerek dava açılmıştır. Davalı Borusan tarafından yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Araçta ilk arızanın meydana geldiği 05/09/2019 tarihi itibariyle TBK'nın 231. maddesinde düzenlenmiş olan 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olup, işbu dava ise 15/10/2020 tarihinde açılmıştır. Araç için zamanaşımı süresini aşan garanti verildiğine dair bir iddia ve delil bulunmamaktadır.

Satıcının ağır kusurlu olduğu ileri sürülmemiştir. Bu durumda 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu dikkate alındığında, davalı Borusan yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; araçtaki ilk arızanın zamanaşımı süresinden sonra meydana geldiği, araçta meydana gelen değer kaybı isteminde üretim ayıbı iddiasına dayandığı, arızanın giderildiği ancak arızanın değer kaybına yol açtığının ileri sürüldüğü anlaşılmakla davacının ididaları da ayıp kapsamında bulunduğundan davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde bulunmamış istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi12/05/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71773 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.