Bonodaki aval imzasının sahteliği nedeniyle istirdat davası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1938 E. 2025/1340 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Borçlu olunmadığının tespiti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir bonoda aval veren, taahhüdünün geçerliliğine şekle ait noksanlık dışında itiraz edemez; ancak senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası şekle ilişkin bir noksanlık niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilir. İmzanın aval verene ait olmadığı, dönemsel imza örnekleri esas alınarak hazırlanan ve farklılıkları görsellerle denetime elverişli biçimde açıklayan bilirkişi raporuyla tespit edildiğinde, aval verenin kambiyo sorumluluğu doğmaz ve tarafın harici bir kefalet kabulüne ilişkin belge sunamaması halinde bu sonuç değişmez.
Ele alınan sorunlar
Aval imzasının sahteliği ve aval verenin sorumluluğu → ret
İddia: Davalı vekili, davacının dava dışı şirketle akdedilen 01.12.2016 tarihli sözleşme kapsamında müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla 19.000-TL'ye kadar sorumluluğu el yazısı ile kabul ettiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, ATK'dan rapor alınması talebinin kabul edilmeksizin eksik incelemeyle karar verildiğini, imzalar arasındaki benzerliğin çıplak gözle bile anlaşıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 702/2 uyarınca aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir; şekle ait noksanlıklar dışında itirazda bulunulması mümkün değildir. Ancak eldeki davada aval veren, senetteki imzayı kabul etmemektedir; bu iddia şekle ilişkin noksanlık niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilir. İmzanın aval verene ait olmadığının tespiti halinde aval verenin kambiyo sorumluluğu doğmaz. Mahkemece senedin düzenleme tarihinden önceki, yakın ve sonraki tarihlerde düzenlenmiş davacının uygun imza örneklerini içeren yeterli sayıda belge asılları resmi kurumlardan temin edilmiş, davacının uygulamaya esas imzaları da alınmıştır. Grafolog bilirkişi raporunda senetteki imza ile mukayese imzaları arasında farklılıklar saptanmış ve senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. ATK'dan rapor alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de, bilirkişi raporunda imzalar arasındaki her bir farklılık görsellere yer verilmek suretiyle denetime elverişli şekilde açıklanmıştır. Davacının, dava dışı şirketle akdedilen sözleşmede kefil sıfatıyla borcu üstlendiği ileri sürülmüş ise de, davacının bonodaki sorumluluğu kabul ettiğine ilişkin harici bir belge bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Aval verenin, imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının TTK 702/2 kapsamında şekle ilişkin noksanlık sayılarak herkese karşı ileri sürülebileceği ve bu iddianın ispatı halinde aval verenin kambiyo sorumluluğunun doğmayacağı yönündeki tespit, bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aval↗ bono↗ imza inkarı↗ istirdat↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ grafolog bilirkişi raporu↗ kambiyo senedi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1938
KARAR NO 2025/1340
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/06/2022
NUMARASI 2021/356 Esas 2022/407 Karar
DAVA
İstirdat
DAVA TARİHİ 27/05/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/09/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhinde 19.000-TL bedelli senet dayanak gösterilmek suretiyle İstanbul 23. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibinin başlatıldığını, müvekkilinin haciz tehdidi altında borcu ödemek zorunda kaldığını, ancak kambiyo senedindeki imzaların sahte ve taklit olduğunu, söz konusu sahte kambiyo senedinde borçlu olarak müvekkilinin daha önce çalıştığı ... Restaurant ...Ltd. Şti.'nin, avalist olarak da müvekkilinin gösterildiğini, kambiyo senedinde yer alan her iki imzanın da sahte olduğunu, davalı ile ... Restaurant ...Ltd. Şti arasında müvekkilinin kefil olduğu herhangi bir alacak ilişkisi bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 22.516,30-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirket ile davacının kurucusu ve tek ortağı olduğu dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen 01.12.2016 tarihli sözleşme kapsamında dava dışı şirketin müvekkili şirketten süt ve süt ürünleri alımı yaptığını, ticari ilişkinin teminatı olarak verilen kambiyo senedinin davacı ... tarafından hem şirketi temsilen hem de asaleten imzalandığını, ticari ilişkinin 31.12.2018 tarihine kadar devam ettiğini belirterek davanın reddini, %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; inceleme konusu yapılan borçlusu "... Gıda ve Tic.Ltd.Şti" ve kefili '..." olan, 01.12.2016 düzenleme ve bila ödeme günlü 19.000-TL meblağlı senedin ön yüzündeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, raporun dosya kapsamına uygun ve ayrıntılı olduğu, dava ve takibe konu bonodaki davacı adına atılan imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava ve İstanbul 23.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının takip dayanağı olan 01/12/2016 tanzim tarihli, 19.000-TL bedelli senet üzerinde atılı imzaların davacıya ait olmadığının tespiti ile; davacı yanca ödenen 22.516,30 TL'nin 11/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacının kurucusu ve tek ortağı olduğu dava dışı ... Restaurant ...Ltd Şti arasında akdedilen 01.12.2016 tarihli sözleşme kapsamında dava dışı firmanın müvekkil şirketten süt ve süt ürünleri alımı yaptığını, sözü edilen sözleşme ve yine sözü edilen ticari ilişkinin teminatı olarak verilen kambiyo senedinin davacı ... tarafından hem şirketi temsilen hem de asaleten imzalandığını, ticari ilişkinin 31.12.2018 tarihinde sona erdiğini, davacının sözleşmede de doğmuş ya da doğacak borçlardan 19.000-TL'ye kadar müşterek borçlu mtüeselsil kefil sıfatıyla sorumluluğu el yazısı ile kabul ettiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, ATK'dan rapor tanziminin istenmesine rağmen mahkemece bu taleplerinin kabul edilmeksizin eksik inceleme ile karar verildiğini, senetteki imzalarla mukayese belgeler arasındaki imzalar arasındaki benzerliğin çıplak göz ile dahi anlaşıldığını, raporun hükme esas alınamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, icra takibine konu edilen bonodaki davacıya atfen atılan aval imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı borçlu olunmadığının tespiti, istirdat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 702/2 maddesi uyarınca, aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerli olup, şekle ait noksanlıklar dışında itirazda bulunulması mümkün değildir. Eldeki davada ise davacı aval veren, çekteki imzayı kabul etmemektedir. Şekle ilişkin noksanlık niteliğindeki bu iddianın herkese karşı ileri sürülmesi mümkün olup, imzanın aval verene ait olmadığının tespiti halinde aval verenin kambiyo sorumluluğu doğmayacağı açıktır.Mahkemece, davaya konu senedin düzenleme tarihi olan 01/12/2016 tarihinden önceki, yakın ve sonraki tarihlerde düzenlenmiş davacının uygun imza örneklerini içeren yeterli sayıdaki belge asılları ilgili resmi kurumlardan temin edilmiş ve ayrıca davacının uygulamaya esas imzaları alınmıştır.
Grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda senette davacıya atfedilen imza ile davacının mukayese imzaları arasında; farklılıklar saptandığından, söz konusu senetteki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar ATK'dan rapor alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de bilirkişi raporunda imzalar arasındaki her bir farklılığının görsellere yer verilmek suretiyle denetime elverişli bir şekilde açıklanmıştır. Bunun dışında davacının, dava dışı şirketle akdedilen 01/12/2016 tarihli sözleşmede kefil sıfatıyla doğmuş ya da doğacak borcu 19.000-TL'ye kadar üstlendiği ileri sürülmüş ise de davacının bonodaki sorumluluğu kabul ettiğine ilişkin harici bir belge bulunmadığından davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle;
mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.297,89-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 385,20-TL harcın mahsubu ile kalan 912,69-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71734 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi