6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sahte belgeyle emtia çalınmasında akdi taşıyıcı sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1419 E. 2025/1359 K. · · İlk derece: İSTANBULANADOLU 13ASLİYETİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: İtirazın İptali mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İtiraz üzerine duran bir icra takibinde, borçlunun ödeme emrine itirazı süresinde olmayıp takip kesinleşmişse ve alacaklı tarafından henüz itirazın iptali davası açılmamışsa, borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı vardır; itirazın iptali davası açılabilecek durumda olan borçlu için ise bu yarar bulunmaz. Ayrıca, sahte kimlik/sürücü belgesi ve ikiz plaka kullanılarak taşıma işinin üçüncü kişilerce ele geçirilip emtianın çalınması hâlinde, gerçekte taşıma sözleşmesine taraf olmayan, taşımayı üstlenmeyen ve emtiayı teslim almayan araç sahibi/sürücü, çalınan emtia bedelinden sorumlu tutulamaz; sürücü ancak haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olup kusursuz sorumluluğu yoktur.

Ele alınan sorunlar

Menfi tespit davası açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, davacının borca itiraz etmesi nedeniyle icra tehdidi altında olmadığını, savunma sebeplerini itirazın iptali davasında ileri sürebileceğinden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bir icra takibine itiraz üzerine alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılması durumunda, menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddialar itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, bu durumda borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaz; ancak henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılmadığı bir evrede menfi tespit davası açmakta hukuki yarar vardır. Somut olayda davacı borçlunun ödeme emrine itirazı süresinde olmadığından hakkındaki takip kesinleşmiştir; bu nedenle itirazın iptali davası açılamayacak durumda olan davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sahte belge ve plakayla emtiayı üstlenen kişilerle ilgisi olmayan sürücü/araç sahibinin çalınan emtia bedelinden sorumluluğu → ret

İddia: Birleşen davada davacı-sigorta şirketi vekili, davalı taşıyıcı/sürücünün TTK'nın 875. ve 886. maddeleri gereğince zarardan sorumlu olduğunu, sürücünün kusursuz sorumlu olmadığını ispat edemediğini, en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı bir durumun bulunmadığını, davalı ve dava dışı gerçek kişilerin komşu olduklarını, mahkemece delil toplanmadan ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen ilamı ile ceza yargılaması dosyasındaki tespitlere göre, dava dışı iki kişinin, birleşen davanın davalısına ait çekici ve dorsenin plakalarının sahtesini kendi araçlarına takarak ve bu kişiye ait sürücü belgesinin sahtesini kullanarak akdi taşıyıcıdan işi aldıkları, gerçekte davalının bu taşıma işinden haberdar olmadığı, emtianın sahte belgelerle kendilerine ait araca yüklenerek alıcısına teslim edilmeyip çalındığı, dava tarafı olan sürücü ve araç sahibinin bu olayla bir ilgisinin bulunmadığı, dava dışı sanıkların eylemine iştirak ettiklerine dair herhangi bir iddia veya delil de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, gerçekte taşıma sözleşmesine taraf olmayan, taşımayı üstlenmeyen ve emtiayı taşımak üzere teslim almayan kişinin çalınan emtia bedelinden sorumlu tutulması mümkün değildir. Sürücü, taşınan emtianın kaybından ancak haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulabilir, kusursuz sorumlu değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, itiraz üzerine duran bir takipte borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararının hangi koşullarda bulunduğu (itirazın iptali davası açılıp açılmamasına bağlı olarak) ile sahte belge ve plaka kullanılarak taşıma işinin üçüncü kişilerce ele geçirilmesi halinde taşıma sözleşmesine taraf olmayan gerçek araç sahibi/sürücünün sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki tespitler, benzer olgusal örüntüdeki uyuşmazlıklar için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası itirazın iptali davası hukuki yarar taşıyıcı sorumluluk sigortası akdi taşıyıcı fiili taşıyıcı rücuen tahsil sahte belge ikiz plaka haksız fiil sorumluluğu kusursuz sorumluluk

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 875TTK 886TTK 876

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1419

KARAR NO 2025/1359

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBULANADOLU 13ASLİYETİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 31/03/2022

NUMARASI 2021/41Esas-2022/344Karar

DAVA

Menfi Tespit

DAVA TARİHİ 08/03/2018

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 8. ATM'NİN 2018/874 ESAS SAYILI DOSYA;

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 18/07/2018

Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, takipte borcun dayanağı olarak 153.925,41-TL tutarındaki sigortalı...'in alt taşıyanı olarak üstlenilen emtianın çalınması nedeniyle ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili denildiğini, davalının, ...'in sigortacısı olduğunu, 18.07.2016 tarihinde dava dışı ... ve ... isimli şahısların, ... adlı kişi adına kayıtlı ... plakalı çekiciyi kullanıp müvekkili adına sahte sürücü belgesi düzenleyerek dolandırıcılık suçu işlediklerini, bu kişilerin müvekkili adına sahte kimlik ve sürücü belgesi ile ...-Gebze şubesinden yükledikleri emtiayı çaldıklarını, müvekkilinin bu çalınan emtia ile bir ilgisinin olmadığını belirterek, müvekkilinin takip dosyasında davacıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafça ödeme emrine süresi içinde itiraz edildiğinden itiraz iptal edilmeden takibin devam ettirilemeyeceğini,savunmalarını itirazın iptali davasında ileri sürebilecek olan davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığını, sigortalı...'in akdi taşıyıcı olarak üstlendiği taşımanın ... plakalı araç sahibi ... tarafından yapılması için anlaşıldığını, sürücünün ise davalı olduğunu, emtianın... plakalı araç sürücüsüne teslim edildiği, Gebze-Ankara arasında taşınan emtia konusunda bilgi alınamayınca Kahramanmaraş C. Başsavcılığının 2016/11804 soruşturma sayılı dosyasında şikayette bulunulduğunu, davacı tarafça emtianın kendisine teslim edilmediği ileri sürülmüşse de, sürücünün ihmali veya kusuru olmadan ruhsat veya plaka bilgilerinin kopyalanmasının mümkün olmadığını, ayrıca ceza dosyasında hırsızlık suçunu itiraf eden ...

ve ...'ın davacının komşusu olduklarını, olay nedeniyle sigortalı tarafından emtia sahiplerinin zararını karşıladığını, müvekkilinin de sigortalısına ödeme yaparak haklarına halef olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞENDAVA

Davacı vekili; dava dışı emtia sahibi firmalara ait 153.925,41-TL değerindeki boya cinsi emtianın Gebze-Ankara taşıması için emtia sahipleri tarafından müvekkili şirketin sigortalısı... ile anlaşıldığını, sigortalı ...'ın fiili taşımanın yapılması için ... adlı şahısla anlaştığını, ... plakalı araç ile yapılacak taşımanın ... tarafından yapılacağının sigortalı tarafından bilindiğini, ancak emtianın alıcısına teslim edilmeyerek çalındığını, sigortalı akdi taşıyıcı ... tarafından emtia sahiplerinin zararının tazmin edildiğini, müvekkilinin de sigortalısının zararını karşılayarak haklarına halef olduğunu, zarardan davalı taşıyıcının TTK'nın 875. maddesi gereğince sorumlu olduğunu, davalı tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, araç sahibi davalının taşıma kapsamındaki sorumluluğunun sona ermediğini, zira fiili taşıyıcı davalı tarafından nakliye faturası düzenlendiği, sigortalı tarafından navlun bedelinin taşıyana ödendiğini ve davalı tarafından taşımayı yapacak sürücünün sigortalıya bildirildiğini,davalının takibe itirazının kötü niyetli olduğunu belirterek, davalının İstanbul Anadolu 9.

İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı şirketin sigortalısı ile müvekkili arasında hiç bir taşıma sözleşmesi bulunmadığını, dava dışı ... ve ...'ın ... adına kayıtlı ... plakalı çekiciye müvekkiline ait ... plakalı çekicinin ve ... plakalı dorsenin plakalarını sahte şekilde takarak ...'a ait ehliyete de ...'ın fotoğrafını yapıştırarak ... firmasından yükü alıp dolandırıcılık suçunu işlediklerini, bu kişilerin başka bir firmanın mallarını güzergah dışına çıkarmaya çalışırken ...'da suçüstü yakalandıklarını, sigortalı ...'ın olayda basiretli bir tacir gibi davranmadığını, olayda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı-davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın sorumlulardan rücuen tahsili için İstanbul Anadolu .. İcra Dairesinin .. esas sayılı dosyasında davacı ve birleşen dosya davalısı hakkında icra takibi yapıldığı,asıl davanın borçlu tarafından açılan menfi tesbit ,birleşen davanın ise sigorta şirketi tarafından açılan itirazın iptali davası oldğu, sigortalı...'in ... plaka sayılı araç sahibi olduğunu sandığı ... ile anlaştığı, taşımayı ise ...'ın yapacağını, taşıma konusu emtianın sürücüye teslim teslim edildiğini, Kadirli C Başsavcılığının 2019/3043 esas sayılı dosyası içeriğine göre, taşımayı yapan tırın gerçek plakasının ... olduğu, malların dava dışı ... tarafından teslim alındığı, davacı ...

adına çıkarılan kimliğin, ruhsatın ve sürücü belgesinin sahte olduğu, olayda davalı-davacı ...'ın katılması olmadığı, kaldı ki aynı olaya ilişkin olarak ... tarafından Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/172 esas 2018/760 karar sayılı dosyası ile sigorta şirketine karşı açılan menfi tespit davasında mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, bu karar kesinleşmemiş olsa da ceza soruşturma dosyasından işbu davaların tarafları gerçek kişilerin ortaya çıkan sigorta zararıyla bir ilgisinin olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davacı ...'ın davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, birleşen davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı-birleşen davada davacı vekili; asıl davada davacının borca itiraz etmesi nedeniyle icra tehdidi altında olmadığını, bu durumda açılacak itirazın iptali davasında savunma sebeplerini ileri sürebilecek olan davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı sürücünün kusursuz sorumluluğu olduğunu, sigortalı akdi taşıyıcı ... firmasının fiili taşımanın yapılması için ... ile anlaştığını, ... plakalı araç ile taşımayı ...'ın yapacağının sigortalı tarafından bilindiğini, 18.07.2017 tarihinde nakliye ofisine gelen ve nakliye faturası ile ruhsat bilgilerini gösteren sürücünün evraklarının sistemden kontrol edildiğini ve aynı araç ile daha önce de sorunsuz taşıma yapıldığı tespit edildikten sonra emtianın sürücüye teslim edildiğini, ancak emtianın çalındığını, fiili taşıyan ...

tarafından nakliye faturası düzenlendiğini, sigortalı tarafından navlun bedelinin taşıyana ödendiğini, taşıyan veya sürücünün herhangi bir kusuru veya ihmali olmadan ruhsat ya da plaka bilgilerinin başkası tarafından kopyalanmasının mümkün olmadığını, sürücü ...’ın bir ihmal veya kusuru bulunmadan hırsızlık olayının gerçekleşmesi ve sahte belge düzenlenmesi mümkün olmadığından, davalının TTK'nın 886. maddesi gereğince müvekkilinin sigortalısına ödediği zarardan tamamen sorumlu olduklarını, mahkemece davacı ...’ın taşıyanın yardımcı şahsı olduğunun dikkate alınmayarak delil toplanmadan karar verildiğini, TTK'nın 876. maddesi gereğince taşıyana kusur atfedilememesinin tek şartının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı bir durumun varlığı olduğunu, somut olayda ise bu şartın gerçekleşmediğini, taşıyan veya sürücünün herhangi bir kusuru veya ihmali olmadan ruhsat ya da plaka bilgilerinin başkası tarafından kopyalanmasının mümkün olmadığını, borçlular ile ceza dosyasında yargılaması devam eden ...

ve ... isimli şahısların komşu olduğunu, birleşen davada da mahkemece davanın esasına yönelik tek bir işlem yapılmadığını, davalıların kusursuz sorumluluğunun incelenmediğini ve taleplerine rağmen bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, davalı ... tarafından Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/172 esas sayılı dosyasında açılan karar kesinleşmediğinden bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, taşıma konusu emtianın çalınması nedeniyle davalı taşıyıcı sorumluluk sigortacısı tarafından sigortalı üst taşıyıcıya ödenen emtia bedelinin tahsili için başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti; birleşen dava ise aynı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; asıl davada davacı-birleşen davada davalı sigorta şirketince, taşıyıcı sorumluluk sigortası ile sigortalı... tarafından üstlenilen taşıma işinin fiili taşıyıcı olarak ... tarafından üstlenildiği, ...'ın da araç sürücüsü olduğu, araca yüklenen emtianın alıcısına teslim edilmeyerek çalınması nedeniyle sigortalı... tarafından taşıtana ödenen emtia bedelinin taşıyıcı sorumluluk sigortası kapsamında akdi taşıyıcı ...

şirketine ödendiği, ödenen bedelin rücuen tahsili için ... ile ... aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip borçlusu ... tarafından süresinde ödeme emrine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu ve sigorta şirketince itirazın iptali istemli birleşen davanın açıldığı, takip borçlusu ...'ın ödeme emrine itirazının süresinde olmaması nedeniyle hakkındaki takibin kesinleştiği, ... tarafından da menfi tespit istemiyle işbu asıl davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Yapılan bir icra takibine itiraz üzerine, alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılması durumunda, menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddialar, itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, bu durumda borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoksa da, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılmadığı bir evrede menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir.

Kaldı ki somut olayda asıl davada davacı borçlu ...'ın borca itirazı süresinde olmadığından hakkındaki takip kesinleşmiştir. Bu nedenle asıl davada davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.Birleşen davada davalı ... tarafından, işbu itirazın iptali davasının açılmasından önce 23.02.2018 tarihinde davalı ... Sigorta aleyhine dayanak icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/172 esas sayılı dosyasında dava açılmış olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; dava dışı ... ve ...'nun ...'e ait çekici ve dorseye ait plakaların ikiz plaka şeklinde sahtesinin üretilerek başka araç ve dorseye takılmak suretiyle emtianın araca yüklendiği, ...'a ait sürücü belgesinin de sahtesinin üretilerek kullanıldığı, bu şekilde teslim alınan emtianın çalınmasından dolayı oluşan zarardan davacının sorumlu tutulmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olup, işbu karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

Şüpheliler dava dışı ... ve ... hakkında eylemleri nedeniyle ... nin ...esas sayılı dosyasında dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı kamu davası açılmış olup, dosya halen derdest durumdadır.Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/172 esas sayılı dosyasında kesinleşen ilam ile ceza yargılama dosyasındaki tespitlere göre, davacının sigortalısı akdi taşıyıcı... tarafından üstlenilen taşımanın fiilen gerçekleştirilmesi için işbu birleşen davanın davalısı ... ile anlaşılmak istenildiği, ancak gerçekte ...'in dava konusu taşıma işinden haberdar olmadığı, davalı ...'e ait çekici ve dorsenin sahte plakalarını kendi araçlarına takan dava dışı ... ve ...'nun...'ten işi aldıkları, ibraz ettikleri sürücü belgesinin de ...'a ait bilgileri haiz ve ...'nun fotoğrafı yapıştırılmış olarak sahte olduğu, dolayısıyla taşıma konusu emtianın bu kişilerce sahte belgelerle kendilerine ait araca yüklenerek alıcısına teslim edilmeyip çalındığı, işbu asıl ve birleşen dava tarafı ...

ile ...'ın emtianın çalınmasıyla sonuçlanan olayla bir ilgilerinin bulunmadığı ve dava dışı sanıkların eylemine iştirak ettiklerine dair de herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, gerçekte taşıma sözleşmesine taraf olmayan, taşımayı üstlenmeyen ve emtiayı taşımak üzere teslim almayan davacı-davalı ...'ın, çalınan emtia bedelinden sorumlu tutulması mümkün değildir. Sürücü taşınan emtianın kaybından ancak haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulabileceği ,kusursuz sorumlu olmadığı gözetildiğinde asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.İstinaf nedenleri yerinde olmayan asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Asıl ve birleşen davalarda alınması gereken toplam 11.130,04-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.628,70-TL harcın mahsubu ile kalan 8.501,34-TL harcın davalı-birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı-birleşen davada davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71716 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.