6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gizli ayıp ihbarının süresinde yapılması ve likit alacakta icra inkar tazminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1122 E. 2025/1365 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Gerekçe özeti

Satılan malda gizli ayıp bulunması halinde, alıcının bu ayıbı öğrendiğinde satıcıya derhal bildirmesi yeterlidir; olağan gözden geçirmeyle fark edilemeyen ayıplarda kısa ihbar süreleri uygulanmaz. Taraflar arasındaki e-posta yazışmaları ve tamir süreci, ayıp ihbarının süresinde yapıldığının ispatı için yeterli kabul edilebilir. Ayıplı malın alıcı elinde kalan kısmının değer kaybı, dikim/üretim maliyeti ile piyasa satış değeri arasındaki fark esas alınarak hesaplanır ve bu tutar satım bedelinden mahsup edilir; ancak alıcının ayrıca ileri sürdüğü ikame alım ve nakliye giderleri, satıcının kusurundan kaynaklandığı ispatlanmadıkça mahsuba dahil edilmez. Ticari satımdan kaynaklanan ve karşılıklı ticari defter kayıtlarıyla doğrulanan cari hesap alacağı likit alacak niteliğindedir; borçlunun ayıp iddiası bu likit niteliği ortadan kaldırmaz ve itirazın haksız bulunması halinde kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı ve gizli ayıbın varlığı → ret

İddia: Davacı vekili, davalının ayıp ihbarının süresinde olmadığını, tamire gönderilen kumaşların tamir edilerek teslim edildiğini ve davalının kumaşları kalite testinden geçirmediğini ileri sürmüştür. Davalı vekili ise kumaşların tamir sonrası da ayıplı çıktığını, bu durumun e-posta yazışmalarıyla bildirildiğini savunmuştur.

Gerekçe: TTK 23/1-c uyarınca malın ayıbı teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün içinde, değilse 8 gün içinde inceleme ve ihbar yükümlülüğü doğar; diğer hallerde TBK 223/2 uygulanır ve olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıplarda bu süre sınırlaması uygulanmaz, ayıp öğrenildiğinde hemen bildirilmesi yeterlidir. Dosyadaki bilirkişi incelemesine göre, tamir-tadilat işleminden sonra test yapılmış olmasına rağmen kumaşlardaki dönme ve ölçü değişiminin ancak parça yıkama işleminde ortaya çıktığı, bu nedenle ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Davalının tamir için kumaş göndermesi, davacının tamir işlemini yapması ve özellikle davalının davacıya gönderdiği 27/01/2021 tarihli e-postada kumaşlardaki sorunları bildirmiş olması karşısında, davalının gizli ayıbı davacıya süresinde ihbar ettiği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayıplı mal bedelinin mahsup miktarı ve davacının alacak tutarının belirlenmesi → kısmi kabul

İddia: Davalı vekili, ayıplı ürünler için belirlenen 20-TL birim fiyatın çok yüksek olduğunu, ürünlerin zayi kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca ikame kumaş alımı ve gecikmeye bağlı nakliye/navlun bedellerinin de mahsup edilmesi gerektiğini, bu kapsamda eksik inceleme yapıldığını ileri sürmüştür. Davacı vekili ise davalının elindeki ayıplı mallar için belirlenen 20-TL birim fiyatın fahiş derecede düşük olduğunu savunmuştur.

Gerekçe: Denetlenebilir bilirkişi heyet raporuna göre, sevk edilen toplam kumaştan tamire gönderilen kısım ayrıldıktan sonra davalının elinde kalan 4.167 adet ayıplı t-shirt için, bir adedinin dikim maliyeti ile piyasa satış değeri (20-TL) arasındaki fark esas alınarak 57.462,93-TL zarar hesaplanmış ve bu tutar davacının alacağından mahsup edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre bu hesaplamanın yerinde olduğu kabul edilmiştir. Davalının, ayıplı mal nedeniyle başka firmadan kumaş alımı ve gecikmiş teslimat için ödediği hava taşıma bedeline ilişkin sunduğu faturalardan davacıyı sorumlu kılacak bir hususun ispat edilemediği gerekçesiyle bu kalemler mahsuba dahil edilmemiştir. Sonuç olarak tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği gözetilerek, davacının alacağı 127.843,11-TL'den 57.462,93-TL düşülmek suretiyle 70.380,18-TL alacaklı olduğu saptanmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayıp iddiasının alacağın likit niteliğini ve icra inkar tazminatını etkileyip etkilemediği → kabul

İddia: Davacı vekili, davalının itirazında haksız olduğunu ve icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlu tarafından belirlenebilmesi için gerekli tüm unsurların bilinmesi gerekir. Takip ve dava konusu alacak, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağı olup likittir; davalının ürünlerin ayıplı olduğu iddiası alacağın likit olma niteliğini ortadan kaldırmaz. Davalının itirazında haksız olduğu tespit edildiğinden, kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu istemin reddedilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kötü niyet tazminatı talebinin reddi → ret

Gerekçe: Davalının cevap dilekçesinde tazminat talebi bulunmadığından, reddedilen kısım bakımından kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Gizli ayıbın e-posta yazışmalarıyla ispatlanan ihbar süreci üzerinden değerlendirilmesi ve ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının, ayıp iddiasına rağmen likit alacak sayılarak icra inkar tazminatına konu edilebileceği yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp ayıp ihbarı likit alacak icra inkar tazminatı kötü niyet tazminatı mahsup cari hesap itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23/1-c · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 223/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1122

KARAR NO 2025/1365

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/03/2022

NUMARASI 2021/464 Esas 2022/296 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 02/06/2021

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı kumaş emtiasından dolayı 127.843,11-TL alacaklı olduğunu, alacağın her iki tarafın da kayıtlarında göründüğünü, bu alacağın tahsili için Küçükçekmece 3. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, kumaşların ayıplı teslim edildiğini, tamirat için kumaşların neredeyse tamamının iade edildiğini, kumaşların sipariş formlarındaki nitelikleri taşımadığını, kumaşlara işlem uygulandıkça enden 10 cm saldığını ve boydan da 10 cm çektiğini, ipliklenme, bozulma ve sair teknik hatalar meydana geldiğini, durumun davacı şirket yetkilisine anlatıldığını, sunulan e-postalardan da görüleceği üzere müvekkilinin siparişlerinin durdurulduğunu, aylarca zaman kaybettiğini, ek nakliye maliyetlerine katlanmak zorunda kaldığını, davacıya tadilat için gönderilen kumaşların işlem yapılmadan müvekkiline geri gönderildiğini, bu durumun 25/12/2020 tarihli e-postada görüldüğünü; davacının e-postalarında kumaşları işe yarar hale getirmek için yapılacak bir işlem kalmadığı belirtildiğinden kumaşların bir kısmına karşılık gelen toplam 76.440,24-TL tutarındaki kumaşın iade faturalarıyla davacıya geri verildiğini;

müvekkilinin 3. şahıslar nezdinde yaptırımlara tabi tutulduğunu, siparişlerinin azaltıldığını, ürünlerin satılamadığını, buna ilişkin belgelerin sunulduğunu; müvekkilinin en azından iade faturalarına konu malların tutarı kadar borçlu sayılamayacağını, iadelerden sonra davacının alacaklı olduğu tutarın 50.000-TL olacağını, bu tutarın da davacının verdiği zarar karşısında çok düşük olduğunu, 3.000 adetten fazla ürünün müvekkilinin elinde kaldığını, ayıplı ürünler yüzünden müvekkilinin uğradığı zararın mahsup/takas talebi yönünden gözetildiğinde borç olmayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece,alınan bilirkişi heyet raporunda, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve alacak-borç kayıtları olarak birbirini teyit ettiği; davalının ayıp savunması kapsamında mallar üzerinde yapılmış incelemede bir kısım malların üretim kaynaklı gizli ayıplı olduğu, davalının sunulan e-postalarla ayıp ihbarında bulunduğu, asıl borç tutarı olan 127.843,11-TL'den, davalının elinde kalmış 4.167 adet ayıplı t-shirtün 57.462,93-TL değeri mahsup edilerek kalan bedel yönünden davacının alacaklı olduğu, icra inkar ve kötüniyet tazminatı şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın kısmen iptaline, takibin 70.380,18-TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren değişen oranlarda %9 ticari faiz işletilmesine, fazla talebin ve icra inkar ile kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davalı vekili, davacının müvekkiline sattığı kumaşların büyük bir kısmını ayıplı çıktığını ve iade edildiğini, davacının tamir edildiğinde bahisle tekrar gönderdiği kumaşların da işlem görünce ayıplı olduğunun anlaşıldığını, bu sebeple müvekkilinin müşterilerinin siparişlerini iptal ettiklerini, piyasadan yeni kumaşlar alındığını ve gecikmeye bağlı olarak ek nakliye bedeline katlandığını; müvekkilinin elinde 4.167 adet ayıplı ürün kaldığını, ancak yer bezi olabilecek bu ürünler için belirlenen 20-TL'nin çok yüksek olduğunu, ürünlerin zayi kabulü gerektiğini, kaldı ki kumaşçılık yapan müvekkilinin bunları satacağı dükkanı bulunmadığını; mahsup ve takas talepleri bakımından 83.340-TL indirim yapılması gerektiğini, bu miktar düşündüğünde müvekkilinin davacıdan 12.959,82-TL alacaklı hale geldiğini, ürünler yüzünden uğranılan zararın en az 57.462,93-TL olduğunu, ve bu miktar düşünce davacının talep edebileceği azami tutarın 70.380,19-TL olabileceğini;

yapılan araştırma yeterli olmadığından mahsup/takas talepleri yönünden eksik inceleme yapıldığını; müvekkilinin ikame için dava dışı ... Tekstil'den aldığı ürünleri gösterir 28/12/2020 tarihli 74.401,74-TL ve 21/12/2020 tarihli 74.947,14-TL bedelli faturaların ve gecikme sebebiyle havayolu taşıma faturasının sunulduğunu, 7.516-Euro tutarındaki (08/05/2022 tarihli kuru karşılığı 118.317-TL) navlun ödemesinin hiç değerlendirilmediğini ve kötü niyet tazminatının reddinin doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili, davalının faturalara süresi içinde itiraz etmediğini, ayıp ihbarının süresinde olmadığını, tamire gönderilen tüm kumaşların tamir edilerek teslim edildiğini, davalının kumaşları kalite testinden geçirmediğinden müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini;

davalının elindeki ayıplı mallar için belirlenen 20-TL birim fiyatın fahiş derecede düşük olduğunu ve icra inkar tazminatı koşullarının bulunduğunu belirterek, kararın reddedilen kısım bakımından kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer hallerde 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK'nın 223/2. maddesine göre, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Mahkemece tarafların ticari defterleri ve davacının davalıya sattığı kumaşlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının defterlerine göre icra takibinde talep edilmiş 127.843,11-TL cari hesap alacağı bulunduğu, aynı şekilde davalının da davacıya söz konusu tutar kadar borçlu göründüğü, her iki tarafın da BA/BS bildirimlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, davalının ayıp savunmasını dayandırdığı 281 kg kumaş için 27/10/2020 tarihli 11.532,24-TL, 46 kg kumaş için 10/11/2020 tarihli 1.814,40-TL, 644 kg kumaş için 16/11/2020 tarihli 26.429,76-TL, 30 kg kumaş için 17/11/2020 tarihli 1.603,80-TL ve 899,50 kg kumaş için 02/12/2020 tarihli 35.060,04-TL olmak üzere toplam 76.440,24-TL bedelli iade faturalarının hem davacının hem de davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalar kapsamında davalının davacıya esneme tamiri ve dönmezlik tamiri açıklamalı 27/10/2020, 11/10/2020, 13/11/2020 ve 02/12/2020 tarihli dört adet irsaliyeyle toplam 1.870,50 kg kumaşı gönderdiği, bu iadelerden sonra davacının davalıya yeni faturalar düzenleyerek davalıya kumaş teslimatı yaptığı;

tamir-tadilat işleminden sonra test yapılmış olmasına rağmen kumaşlarda kesim işlemi sırasında fark edilemeyen dönme ve ölçü değişiminin parça yıkama işleminde ortaya çıktığı, bu nedenle kumaştaki ayıbın gizli ayıp olduğu, sevk edilen toplam kumaş miktarının 4.115 kg'den 1.871 kg'sinin tamire gönderildiği, davalının elinde ölçü sapmaları içeren yani ayıplı olan 4.167 adet t-shirt bulunduğu, bu t-shirtlerin bir tanesinin dikimi için 33,79-TL'den toplam 140.802,93-TL harcama yapılacağı, ayıplı ürünlerin bir adetinin piyasada 20-TL'den toplam 83.340-TL'ye satılabileceği, her iki tutar birbirinden çıkarıldığında (140.802,93-83.340=) 57.462,93-TL davalının maddi zararı bulunduğu ve davacının davalıdan olan alacağının da (127.843,11-57.462,93=) 70.380,13-TL olabileceği görüşü bildirilmiştir.Her iki taraf da dosyaya ticari ilişkiye ilişkin fatura, irsaliye, sipariş formları ve aralarındaki e-posta yazışmalarını sunmuştur.

Buna göre davalının davacıya gönderdiği; 17/12/2020 tarihli e-postada tamire alınması gereken kumaşların bildirildiği, 07/01/2021 tarihli e-postada tamirden gelen kumaşlarla ilgili bilgi verdiği ve 27/01/2021 tarihli e-postada da belirtilen kumaşların parça boya sonrası işleminden sonra kumaşın enden saldığı, boydan çektiği, kumaşlarda yapılacak bir işlemin kalmadığı, terminin geciktiği, yüklemenin uçağa kaldığı ve kumaş probleminin bir an önce çözülmesinin gerektiğinin belirtildiği görülmüştür. Davalı ayrıca davacıdan aldığı kumaşları sattığını bildirdiği dava dışı firmayla arasındaki 23/03/2021 tarihli e-postada, davalıya ürünlerdeki sorunların bildirildiği anlaşılmıştır.Somut olayda uyuşmazlık, satın alınan kumaşların ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının bulunup bulunmadığı ve davacının davalıdan kumaş bedeli alacağının miktarının ne olduğuna ilişkindir.

Dosyada mevcut davalının tamir için davacıya gönderdiği, davacının tamir işlemini yaptığı ve özellikle davalının davacıya gönderdiği 27/01/2021 tarihli e-posta içeriğinde kumaşlardaki sorunları bildirmesi karşısında, davalının söz konusu gizli ayıbı davacıya süresinde ihbar ettiğinin kabulü gerekmektedir. Yukarıda incelenmiş denetlenebilir bilirkişi heyet raporuna göre, davacının davalıya sattığı toplam 4.115 kg kumaştan 1.871 kg'sinin davacıya tamire gönderildiği, davacının yaptığını iddia ettiği tamir işleminden sonra kumaşları tekrar davalıya gönderdiği, davalının dava dışı şirkete sattığı kumaşlardan üretilen 4.167 adet t-shirtte kumaştaki gizli ayıptan dolayı sorunlar olduğu ve bu nedenle her bir t-shirt başına piyasa değeri 20-TL üzerinden yapılan hesaplama uyarınca davalının 57.462,93-TL zararının olduğu belirlenmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, hesaplamanın yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, davacıdan aldığı kumaşların ayıplı çıkmış olması yüzünden dava dışı şirkete karşı olan taahhütlerini yerine getirebilmek için başka bir firmadan kumaş almak ve gecikmeden dolayı daha fazla olan hava taşıma bedelini ödemek zorunda kaldığını iddia etmiş ve buna ilişkin faturalar sunmuştur. Sunulan belgelerdeki harcamalardan davacıyı sorumlu kılacak bir hususun varlığı ispat edilemediğinden bu savunma kabul edilmemiştir. Sonuç olarak her iki tarafın ticari defterlerinin de birbirini teyit ettiği gözetilerek, davacının takip tarihi itibariyle alacağı miktardan söz konusu 57.462,93-TL düşüldüğünde, davalıdan 70.380,18-TL alacaklı olduğu saptanmıştır.Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda takip ve asıl dava konusu alacak, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin olup, alacak likittir. Davalı tarafından satışa konu ürünlerin ayıplı olduğu iddiası alacağın likit olduğu gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır. Davalının itirazında haksız olduğu da tespit edilmesine göre, kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu istemin reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Davalının cevap dilekçesinde tazminat talebi bulunmadığından, sonuç olarak mahkemece reddedilen kısım bakımından kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine;

davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata/eksiklik yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulü ile icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2022 Tarih 2021/464 Esas - 2022/296 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulü ile davalının Küçükçekmece 3. İcra Dairesi'nin... esas sayılı icra takibine itirazının 70.380,18-TL asıl alacağı üzerinden iptaline ve bu tutara takip tarihinden itibaren %9 faiz oranını geçmemek üzere değişen oranlarda ticari faiz işletilerek devamına, fazla talebin reddine,İtirazın iptaline karar verilen alacak üzerinden %20 oranda hesaplanan 14.076,04-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 4.807,67-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 1.544,03-TL'nin mahsubu ile kalan 3.263,64-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça ödenen 59,30-TL başvurma harcı, 1.544,03-TL peşin harç, 1.622-TL tebligat, bilirkişi ve müzekkere ücreti olmak üzere toplam 3.225,30-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 1.775,52-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 9.949,42-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 8.270,18-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 593,34-TL'sinin davacıdan, 726,66-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Alınması gereken 4.807,67-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.292,91-TL harcın mahsubu ile kalan 3.514,76-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcının peşin yatırılan 1.253,15-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 637,75-TL harcın istek halinde davacıya iadesine,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından sarf edilen 32,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

18/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71706 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.