6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kargo kaybında gerçek zarar ispatlanamazsa sınırlı sorumluluk hesabı uygulanır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1481 E. 2025/1369 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Taşıma sırasında kaybolan kargoda taşıyıcı, sorumluluktan kurtuluş kanıtı getiremediğinden zarardan sorumludur; ancak davacı, kayıp kargonun içeriğinin iddia ettiği emtia olduğunu ve buna bağlı gerçek zarar miktarını ispatlayamamışsa, taşıyıcının pervasızca davranışı tespit edilmiş olsa da gerçek zarara hükmedilemez ve TTK 882 uyarınca sınırlı sorumluluk hesabına göre, davacının terditli olarak ileri sürdüğü ikincil talep esas alınarak karar verilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Kargo içeriğinin ve gerçek zararın ispatı → kabul

İddia: Davalı vekili, davacının zararını ve gönderi içeriğini ispat edemediğini, sunulan belgeler ile kargo arasında ilişki kurulamadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kargo içeriği olduğu belirtilen 2013 yılına ait faturalarda davacının veya gönderici şirketin adı geçmemekte, ambar tesellüm fişinde ve faturada gönderi içeriği belirtilmemektedir. Sunulan fotoğrafların taşımayla ilgisi anlaşılamamaktadır. Bu durumda kargo içeriği davacı tarafından ispatlanamamış olup, fatura içeriklerinin taşımaya konu edildiğine dair dosyada delil bulunmamaktadır. Gerçek zarar belirlenemediğinden, mahkemece gerçek zarara hükmedilmesi doğru değildir; zorunlu olarak sınırlı sorumluluk hesabına göre karar verilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Taşıyıcının sorumluluktan kurtulma imkânı ve pervasız davranış → kısmi kabul

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin pervasız hareket ettiğine ilişkin tespitin doğru olmadığını, ancak sınırlı sorumlu olabileceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslimine kadar geçen süredeki ziya, hasar veya gecikmeden doğan zararlardan sorumludur; TTK 876 uyarınca ziya, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı sebeplerden kaynaklanmışsa sorumluluktan kurtulur. Kargonun taşıma sırasında kaybolduğu sabit olup, davalı taşıyıcı sorumluluktan kurtuluş kanıtı getirememiştir. Kargo kaybını açıklayamayan davalının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmekle birlikte, TTK 886 uyarınca kasıt veya pervasızca davranışın ispatı sınırlı sorumluluktan kurtulma sonucunu doğurur; somut olayda gerçek zarar (fatura içeriklerinin kargoya ait olduğu) ispatlanamadığından, pervasız davranış tespiti gerçek zarar hesabına dayandırılamaz ve sınırlı sorumluluk hükümlerine göre karar verilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sınırlı sorumluluk hesabı ve terditli talebin esas alınması → kısmi kabul

Gerekçe: TTK'nın 882. maddesi uyarınca gönderinin tamamının ziyaı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. Bilirkişi raporlarında kaybedilen sandığın 210 kg ağırlığı üzerinden hesaplama yapılmış, taşımanın gerçekleştiği tarihte bir SDR'nin karşılığı esas alınarak 1.749,30 SDR'nin TL karşılığının 6.995,45-TL olduğu belirlenmiştir. Davacı dava dilekçesinde terditli talepte bulunarak, birincil talebin kabul edilmemesi halinde TTK 882'ye göre sınırlı sorumluluk miktarı, ihtar masrafı ve taşıma bedelinin yarısının tahsilini istemiştir. Davacı bu giderleri belgelemiş olup, TTK'nın 883. maddesi uyarınca davalının bu kalemleri ödemesi gereklidir. Dava değeri ikincil terditli talebe göre 6.995,45+690+210=7.895,45-TL olarak kabul edilmesi gerekirken, mahkemece gerçek zarar olduğu ileri sürülen daha yüksek miktar üzerinden karar verilmesi doğru bulunmamış; yapılan hata yeniden yargılamayı gerektirmediğinden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kargo kaybında gönderi içeriğinin ve gerçek zararın ispatlanamaması halinde, taşıyıcının pervasızca davrandığı tespit edilse dahi gerçek zarara hükmedilemeyeceği ve TTK 882 uyarınca sınırlı sorumluluk hesabına göre, davacının terditli talebinin ikincil kısmının esas alınması gerektiği yönündeki değerlendirme, benzer taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davalarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma sözleşmesi taşıyıcının sorumluluğu sınırlı sorumluluk özel çekme hakkı (SDR) pervasızca davranış terditli talep ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 875TTK 876TTK 879TTK 882TTK 883TTK 886 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1481

KARAR NO 2025/1369

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/04/2022

NUMARASI 2019/502 Esas - 2022/244 Karar

DAVA

Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 29/07/2016

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/09/2025

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, dava dışı ... ... A.Ş'nin müvekkilinin Antalya adresine gönderdiği toplam 420 kg/ds iki sandık kargonun taşınmak üzere 16/11/2015 tarihinde davalıya teslim edildiğini, gecikme üzerine 30/11/2015 tarihinde davalıyla görüşüldüğünde iki sandığın davalının Antalya şubesinde olduğu ve forklift olmadığından tesliminin yapılamadığının bildirildiğini,bir sandığın 09/12/2015 tarihinde teslim edildiğini, teslim tutanağına bir koli eksik notu düşüldüğünü, diğer sandığın bulunamadığını; 210 kg/ds ağırlığındaki kargonun çalındığının anlaşıldığını, 11.820-TL zararın tazmini için 29/12/2015 tarihinde davalıya başvurulduğunu, 08/03/2016 tarihinde talebin reddedildiğini, kargo çalındığından davalının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağını 05/05/2016 tarihli ihtarın gönderildiğini ileri sürerek, 11.820-TL'nin 16/12/2015, talebin kabul edilmemesi halinde sınırlı sorumluluk miktarı 7.057-TL'nin çalınma tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle;

690-TL ihtarname ve kayıp sandığın taşıma bedeli 210-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, taşımaya konu kolilerden birinin kayıp duruma düştüğünü ve tüm aramalara rağmen bulunamadığını, davacının kargo içeriğini ve maddi zararını ispatlaması gerektiğini, ambar teslim fişinde ticari değildir ibaresinin yer aldığını ve içerik belirtilmediğini, taşıyıcının ancak yasal limitle sınırlı sorumlu olabileceğini ve taşıma ücretinin davacı tarafından değil dava dışı şirket tarafından ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, 2 adet kolinin taşıma için 26/11/2015 tarihinde davalıya teslim edildiğini, tesellüm fişinde emtianın niteliğine dair açıklama bulunmasa da, dava dışı firmalar arasındaki 2013 yılına ait 4 faturadaki malların taşıma konusu mallar olduğundan bahisle fatura bedellerinin talep edilmesi, dava dışı göndericinin sunduğu yazı, kargo teslimi sırasında çekildiği anlaşılan koli fotoğrafları, davalının irsaliyedeki 420 ölçümünün malların ağırlığını değil hacmini gösterdiği beyanları değerlendirildiğinde, koli içeriklerinin 2013 tarihli faturalara konu müzik aletleri olduğunun anlaşıldığı; kargonun kayıp nedenine ilişkin açıklama yapılmadığı ve kargonun kaybında davalının ağır kusurlu olduğu, pervasızca davranıştan dolayı kargonun kaybolduğu, davalının TTKnın 886'ya göre sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanamayacağı;

fatura konusu müzik aletlerinin piyasa değerinin 13.644-TL olduğu,ihtar masrafının yargı giderine dahil edilmesi gerektiği,ihtarda verilen süre sonunda temerrüd gerçekleştiğinden, 11.820-TL'nin 14/05/2016 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini; müvekkilinin pervasız hareket ettiğine ilişkin tespitin doğru olmadığını, bilirkişi ek raporunda ikinci el fiyatlarının yeterince araştırılmadığını; davacının zararını ve gönderi içeriğini ispat edemediğini, sunulan belgeler ile kargo arasında ilişki kurulamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin ancak sınırlı sorumlu olabileceğini; faizin ve faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini; taşıma ücret iadesi için harçlandırılmış bir dava olmadığı belirtilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücreti verilmediğini ve temerrüdün oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davacıya ait kargonun yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında taşınması sırasında kaybı nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.

Somut olayda dava dilekçesinde, davacının Antalya adresine dava dışı ... ... A.Ş'den toplam 420 kg/ds iki adet sandığın 26/11/2015 tarihinde davalı kargo şirketi tarafından teslim alındığı, 30/11/2015 tarihli fatura düzenlendiği, bir adet sandığın teslim edilmesine rağmen diğerinin teslim edilemediği ve kaybolduğu,davalıyla yapılan yazışmalardan sonuç alınamadığı, davacının davalıya 05/05/2016 tarihinde ihtar göndererek 11.820,36-TL'nin tebliğden itibaren 7 gün içinde ödenmesini istediği, ihtarın 06/05/2016 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ihtar için notere 690-TL ödendiği görülmüştür. Kargo içeriği olduğu belirtilen 2013 yılının Ocak, Şubat ve Nisan aylarına ait faturaların içeriklerinin müzik aletleri olduğu, ancak faturalarda davacının veya ...

A.Ş'nin adı geçmemektedir.26/11/2015 tarihli ambar tesellüm fişinde, ve 30/11/2015 tarihli faturada gönderi içeriği belirtilmemiştir.Davalı cevap dilekçesinde, taşınan iki sandığın ayrı ayrı hacim hesabına denk gelen 210 ds olduğunu, buna ilişkin kargo detay sistem görüntüsü çıktısını ibraz etmiştir.Mahkemece alınan 12/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda, kargo içeriğinin belirlenemediği,faturalarla kargo ilişkisinin ispatlanamadığı, kaybedilen sandık için 210 kg üzerinden değerlendirme yapılabileceği, bu ağırlığın 8,33 özel çekme hakkı hesabına göre 1.749,3 özel çekme hakkına karşılık geldiği belirtilmiştir. 16/11/2020 tarihli raporda da, aynı görüş belirtilerek taşımanın gerçekleştiği 30/11/2015 tarihinde bir SDR'nin 3,999-TL olduğu, 210 kg üzerinden yapılan hesaplamada bunun 1.749,30 SDR tuttuğu, TL karşılığının da 6.995,45-TL hesaplanmış,faturalarda ki emtiaların toplam bedelinin 15.033-TL;

ek raporda da ikinci el fiyatlarının 13.644-TL olduğu belirtilmiştir.

Kargonun taşıma sırasında kaybolduğu sabit olup, davalı taşıyıcı sorumluluktan kurtuluş kanıtı getirilemiştir.Oluşan zarardan davalı taşıyıcı sorumludur. TTK'nın 882. Maddesinde sınırlı sorumluluk halleri düzenlenmiş olup, gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacaktır.

Somut olayda mahkemece ziyaın davalı taşıyıcının pervasızca davranışından kaynaklandığı ve davacının sunduğu fatura içeriklerinin kargo içeriği olduğu kabul edilerek birincil talebe göre karar verilmiştir.Kargo içeriği davacı tarafından ispatlanamamış olup,fatura içeriklerinin taşımaya konu edildiğine dair bir delil dosyada mevcut değildir. Sunulan 3 adet fotoğrafın,taşımayla ilgisi anlaşılamamaktadır. Kargo kaybını açıklayamayan davalının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmekle birlikte, gerçek zarar belirlenemediğinden zorunlu olarak sınırlı sorumluluk hesabına göre karar verilmesi gerekir.Davacı ;dava dilekçesinde terditli talepte bulunarak, 11.820-TL kabul edilmez ise, TTKnın 882'ye göre 7.057-TL'nin, 690-TL ihtar masrafının ve 421-TL olan taşıma bedelinin yarısı olan 210-TL'nin tahsilini istemiştir.

Davacı bu giderleri belgelemiş olup, TTK'nın 883. maddesi uyarınca davalının kalemleri ödemesi gereklidir.Dava değeri ikincil terditli talebe istinaden 7.957-TL kabul edilerek , dava 6.995,45+690+210=7.895,45-TL üzerinden kabul edilmiş ve yargı gideri hesabında bu miktar gözetilmiştir. Mahkemece bu miktara karar verilmesi gerekirken,gerçek zarar olduğu ileri sürülen 11.800-TL üzerinden karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece gerçek zararın ispat edilemediği kabul edilerek hüküm verilmesi gerekirken iddia edilen gerçek zarara hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davacının ikincil terditli talebi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/502 Esas - 2022/244 Karar sayılı 05/04/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulüne;

7. 895,45-TL'nin 14/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 201,86-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 413,54-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 231,06-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 2.000-TL bilirkişi ücreti ve 300-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.300-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.285-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 7.895,45-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine taktir olunan 61,55-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, "Davalı tarafından yatırılan 282,56-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

18/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71691 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.