Ticaret unvanına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6288 E. 2021/6285 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ ticaret sicili↗ ortalama tüketici↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ ilan↗ haksız rekabet↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının 2004/23702 tescil nolu "İSGİDEAL" markası ile davalının ticaret unvanı olan "İDEALİST" ibaresi karşılaştırıldığında davacının markasının İDEAL ve İSG harflerinden oluşturulmuş birleşik bir kelime olduğu, bütünsel açıdan bakıldığında davacının markası ile davalının ticaret unvanındaki "İDEALİST" ibaresinin karıştırılma ihtimali yaratmak suretiyle bir tecavüzün söz konusu olamayacağı, ayrıca davalının "İDEALİST" ibaresini markasal olarak kullandığının iddia ve ispat edilmediği, her iki ticaret unvanının İDEAL kelimesinden türediği, davalının kullandığı İDEALİST kelimesinin de anlam itibariyle İDEAL kelimesinden farklı anlama dönüşmekle birlikte aynı köken işlevini taşıdığı, görsel ve işitsel olarak davacının şirketini anımsatacak özellik taşıdığı, tüketicilerin İDEAL ve İDEALİST unvanlarındaki takıyı fark etmeyerek iki şirket arasında ayniyet olduğunu düşünebileceği, davalının web sitesinde de İDEALİST ibaresinin kullanılmasının tüketicinin yanılmasına yol açabileceği, davacının unvanının bilinirliği göz önüne alındığında davalının bu bilinirlikten yararlanma amacı taşıdığı, TTK'nın 55/1. maddesi anlamında karışıklığa sebebiyet vereceği, davalının ticaret unvanındaki İDEALİST ibaresinin haksız rekabete yol açacağı, davalının ticaret unvanını ticaret siciline kayıtlı olarak kullandığı ve marka hakkına tecavüz oluşturmadığından tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz oluşturur fiili bulunmadığından marka hakkına dayalı tecavüze ilişkin taleplerinin reddine, davalının ticaret unvanındaki "İDEALİST" ibaresi haksız rekabet oluşturduğundan bu ibarenin sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde davalının www.idealistosgb.com olan alan adının terkinine, terkin edilmediği taktirde erişime kapatılmasına, davacının tazminat talebinin reddine, kararın ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ve davalı şirket yetkilisinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, davalının ticaret unvanından “ideal” ibaresinin terkini, davalının www.idaelistosgb.com isimli internet sitesi alan adının terkini ve manevi tazminat talebidir. İlk derece mahkemesince her iki tarafa ait ticaret unvanının İDEAL kelimesinden türediği, davalının kullanığı İDEALİST kelimesinin görsel ve işitsel olarak davacının şirketini anımsatacak özellik taşıdığı, tüketicilerin İDEAL ve İDEALİST unvanlarındaki takıyı fark etmeyerek iki şirket arasında ayniyet olduğunu düşünebileceği, davalının web sitesinde de İDEALİST ibaresinin kullanılmasının tüketicinin yanılmasına yol açabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanındaki İDEALİST ibaresi haksız rekabet oluşturduğundan bu ibarenin sicilden terkinine karar verilmiş, tarafların istinaf istemi de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir.
Ayırt edici işaretler arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesi yapılırken karşılaştırmaya konu ibareler arasında görsel, sescil ve kavramsal unsurlar bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Bu anlamda somut olayda her ne kadar davacının “ideal” unsurlu ticaret unvanı ve bu kelimeyi kök olarak alan markaları bulunmakta ise de "bütün üstün özellikleri kendinde toplayan" anlamındaki “ideal” ibaresi ile "ülkücü, idealizm felsefesine bağlı kişi" anlamındaki "idealist" ibareleri arasında önemli ölçüde kavramsal farklılık bulunduğu ve vasıf bildirici nitelikleri itibariyle ayırt ediciliği zayıf olan bu tür işaretlerin ortalama tüketiciler tarafından karıştırılmayacağı, haksız rekabet ve ticaret unvanına tecavüz oluşturmayacağı kabul edilerek davanın tamamının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın temyiz eden davalı şirket yararına bozulmasına karar verilmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4783 E. 2021/4461 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · limited şirket hisse devri · ayıp · butlan · sözleşmenin iptali · hile · satış sözleşmesi · hisse devri
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, sözleşmelerden birinin dava konusu öğrenci yurdu ile dava dışı şirket hisselerinin satımına ilişkin semeni bulunmayan tarihsiz harici «satım sözleşmesi», diğerlerinin de öğrenci yurdunun sahibi ve işletmecisi olan şirket hisselerinin satımına ilişkin resmi sözleşmeler olduğu, harici «satış sözleşmesinin» tek başına öğrenci yurdu işletmesinin mülkiyetinin geçişi ile dava dışı şirket hisselerinin devrini sağlamadığı, yine «limited şirket hisse devrini» içeren noter sözleşmesinin yapılması ile öğrenci yurdu işletmesinin mülkiyeti değişmemekte, ancak şirket hisselerinin mülkiyetinin davacıya geçtiği, davacının, tek başına öğrenci yurdunun mülkiyetinin değişmesini sağlamayan, iptal edildiğinde yahut «butlanla» malûl olduğu kabul edildiğinde de tarafların hukuki durumunu sözleşme öncesi duruma döndürmeyen tarihsiz, "İdealist Yurt Hizmetleri Tic. ve San.
Yurt gelirlerinin de tamamını incelemiş ve yurdun fiziki durumunu da görmüş ayrıntılı bir şekilde incelemiş ve «satış sözleşmesinde» geçen bütün maddeleri de okuyarak şirketi ve öğrenci yurdunu almaya karar vermiştir.'' düzenlemesinin yer aldığı, sözleşmede yurdun Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak işletilmesi konusunda, ayrıca yangın merdiveninin olması/nitelikleri ve kombinin nitelikleri konusunda davalı tarafın bir «taahhüdünün» bulunmadığı, takılı kombiye uygun yaptırılacak proje nedeniyle yapılmak durumunda kalınan «masrafların» da taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre dava konusu edilebileceği, davalı tarafça devir edilen şirkete ait yurt açma izin belgesi ve iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatında yurdun kapasitesinin 128 öğrenci olarak belirtilmiş olması ve sözleşme öncesinde bu belgelerin davacıya verildiğinin taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinde açıkça belirtilmiş olması karşısında sözleşmede yurdun 230 öğrenci ile devredildiğinin belirtilmesinin davalıların hileli davrandıklarını göstermediği gibi olsa olsa iş yeri açma ruhsatına aykırı olarak işletilen işletmenin bilerek devralınması niteliğinde olduğu, şirket hisse devir ve öğrenci yurdu satış «sözleşmesinin iptalini» gerektiren «hile» durumunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Noterliğince düzenlenen 17.01.2017 tarih ve 01984- 01985 sayılı «limited şirket» «hisse devir sözleşmelerinin iptalini» de istediğinin kabulü gerekir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «hile» maddi vakıasının davacı tarafça ispat edilemediği gibi «limited şirket» hissesi devir alan davacının, hisselerini devir aldığı şirketin vergi/SGK borcu bulunup bulunmadığını ve şirketin işlettiği yurdun Milli Eğitim Bakanlığınca zorunl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10931 E. 2011/4165 K.
Ortak:ticaret unvanı · ilan
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının 2004/23702 tescil nolu "İSGİDEAL" markası ile davalının «ticaret unvanı» olan "İDEALİST" ibaresi karşılaştırıldığında davacının markasının İDEAL ve İSG harflerinden oluşturulmuş birleşik bir kelime olduğu, bütünsel açıdan bakıldığında davacının markası ile davalının ticaret unvanındaki "İDEALİST" ibaresinin karıştırılma ihtimali yaratmak suretiyle bir tecavüzün söz konusu olamayacağı, ayrıca davalının "İDEALİST" ibaresini markasal olarak kullandığının iddia ve ispat edilmediği, her iki ticaret unvanının İDEAL kelimesinden türediği, davalının kullandığı İDEALİST kelimesinin de anlam itibariyle İDEAL kelimesinden farklı anlama dönüşmekle birlikte aynı köken işlevini taşıdığı, görsel ve işitsel olarak davacının şirketini anımsatacak özellik taşıdığı, tüketicilerin İDEAL ve İDEALİST unvanlarındaki takıyı fark etmeyerek iki şirket arasında ayniyet olduğunu düşünebileceği, davalının web sitesinde de İDEALİST ibaresinin kullanılmasının tüketicinin yanılmasına yol açabileceği, davacının unvanının bilinirliği göz önüne alındığında davalının bu bilinirlikten yararlanma amacı taşıdığı, TTK'nın 55/1. maddesi anlamında karışıklığa sebebiyet vereceği, davalının ticaret unvanındaki İDEALİST ibaresinin «haksız rekabete» yol açacağı, davalının ticaret unvanını «ticaret siciline» kayıtlı olarak kullandığı ve «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığından tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz oluşturur fiili bulunmadığından marka hakkına dayalı tecavüze ilişkin taleplerinin reddine, davalının ticaret unvanındaki "İDEALİST" ibaresi haksız rekabet oluşturduğundan bu ibarenin sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde davalının www.idealistosgb.com olan alan adının terkinine, «terkin» edilmediği taktirde erişime kapatılmasına, davacının tazminat talebinin reddine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
1-Dava, marka hakkına ve «ticaret unvanına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, davalının ticaret unvanından “ideal” ibaresinin «terkini», davalının www.idaelistosgb.com isimli internet sitesi alan adının terkini ve manevi tazminat talebidir.
İlk derece mahkemesince her iki tarafa ait «ticaret unvanının» İDEAL kelimesinden türediği, davalının kullanığı İDEALİST kelimesinin görsel ve işitsel olarak davacının şirketini anımsatacak özellik taşıdığı, tüketicilerin İDEAL ve İDEALİST unvanlarındaki takıyı fark etmeyerek iki şirket arasında ayniyet olduğunu düşünebileceği, davalının web sitesinde de İDEALİST ibaresinin kullanılmasının tüketicinin yanılmasına yol açabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanındaki İDEALİST ibaresi «haksız rekabet» oluşturduğundan bu ibarenin sicilden terkinine karar verilmiş, tarafların istinaf istemi de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmişt …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, “İpekersoli” markasının hükümsüzlüğü, davalının bu ibareyi «ticaret unvan» olarak tescil ettirmesinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkindir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/90 E. 2024/512 K.
Ortak:ticaret sicili · terkin · ilan
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının 2004/23702 tescil nolu "İSGİDEAL" markası ile davalının «ticaret unvanı» olan "İDEALİST" ibaresi karşılaştırıldığında davacının markasının İDEAL ve İSG harflerinden oluşturulmuş birleşik bir kelime olduğu, bütünsel açıdan bakıldığında davacının markası ile davalının ticaret unvanındaki "İDEALİST" ibaresinin karıştırılma ihtimali yaratmak suretiyle bir tecavüzün söz konusu olamayacağı, ayrıca davalının "İDEALİST" ibaresini markasal olarak kullandığının iddia ve ispat edilmediği, her iki ticaret unvanının İDEAL kelimesinden türediği, davalının kullandığı İDEALİST kelimesinin de anlam itibariyle İDEAL kelimesinden farklı anlama dönüşmekle birlikte aynı köken işlevini taşıdığı, görsel ve işitsel olarak davacının şirketini anımsatacak özellik taşıdığı, tüketicilerin İDEAL ve İDEALİST unvanlarındaki takıyı fark etmeyerek iki şirket arasında ayniyet olduğunu düşünebileceği, davalının web sitesinde de İDEALİST ibaresinin kullanılmasının tüketicinin yanılmasına yol açabileceği, davacının unvanının bilinirliği göz önüne alındığında davalının bu bilinirlikten yararlanma amacı taşıdığı, TTK'nın 55/1. maddesi anlamında karışıklığa sebebiyet vereceği, davalının ticaret unvanındaki İDEALİST ibaresinin «haksız rekabete» yol açacağı, davalının ticaret unvanını «ticaret siciline» kayıtlı olarak kullandığı ve «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığından tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz oluşturur fiili bulunmadığından marka hakkına dayalı tecavüze ilişkin taleplerinin reddine, davalının ticaret unvanındaki "İDEALİST" ibaresi haksız rekabet oluşturduğundan bu ibarenin sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde davalının www.idealistosgb.com olan alan adının terkinine, «terkin» edilmediği taktirde erişime kapatılmasına, davacının tazminat talebinin reddine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
1-Dava, marka hakkına ve «ticaret unvanına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, davalının ticaret unvanından “ideal” ibaresinin «terkini», davalının www.idaelistosgb.com isimli internet sitesi alan adının terkini ve manevi tazminat talebidir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut olayda, «terkin» işlemi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine dayalı olarak yapıldığından iş bu «ihya» davasında «husumetin» ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirketin «son» ortak ve yöneticilerine husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı, davalı ... vekili 25.06.2021 tarihinde dosyaya vekaletname «ibraz» etmişse de yargılamanın safahati gözetildiğinde adı geçen davalı vekilinin sarf ettiği emek ve mesai bulunmadığından «vekalet ücreti takdir» edilmediği, ihya talebine dayanak yapılan «derdest» davanın görülebilmesi için davaya konu şirketin ihyasının zorunlu olduğu, talep şekline göre ihya kararının derdest dava ile sınırlı olarak verilmesi gerektiği gibi şirket anılan Yasa hükmüne dayalı olarak «resen terkin» edildiğinden «tasfiye memuru atanmasına» da gerek bulunmadığı, davalı Kurum'un, hakkında devam eden bir dava olmasına rağmen ihyası talep edilen şirketi terkin ettiği ve terkin sürecinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince şirketi «temsil» ve ilzama yetkili bulunan kişilere ayrıca «ihtarname» göndermediği, terkin işleminin anılan Yasa hükmüne aykırı olması sebebiyle davalı Kurum'un «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davalı şahıslar hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı Kurum hakkındaki davanın ise kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 249188-0 sicil numaralı dosyasında kayıtlıyken resen terkin edilen İdeal Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin derdest davayla sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına ve karar kesinleştiğinde «ticaret sicilde tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, şirketin, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı Kurum'ca «sicilden terkin» edildiği ancak şirket ve «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, yapılan terkin işlemi, belirtilen sebeple şekil açısından hukuka uygun olmadığından zikredilen Yasa Hükmünün on beşinci fıkrasıyla düzenleme altına alınan 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» somut olay bakımından uygulama kabiliyeti bulunmadığı, davalılar vekillerinin hak düşürücü sürenin geçmiş olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde olmadığı, kural olarak, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre sicilden «resen terkin» edilen şirketler hakkında verilen «ihya» kararı ile birlikte «tasfiye memuru atanmasına» gerek yok ise de «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesi nedeniyle re'«sen terkin» edilen şirketlerin bu kuralın istisnasını teşkil ettiği, somut olayda, ihyası talep edilen şirketin sicilden sermaye artırımı yapmaması nedeniyle terkin edildiği, davacı tarafından şirketin ortakları olan davalı şahıslara tasfiye memuru olarak atanmak üzere «husumet» yöneltildiği, bu nedenle davalı şahıslar hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddedilmesinin ve tasfiye memuru atanmamasının doğru olmadığı, bu doğrultuda davalı ... vekilinin «vekalet ücretine» yönelik «istinaf sebebinin» de yerinde görülmediği, Mahkemece, davalı Kurum aleyhine «derdest» dava bulunmasına rağmen şirketi sicilden terkin etmesi sebebiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretine hükmedildiği ancak davacı tarafından, açılmış davanın, davalı Kurum'a bildirildiğine dair somut bir delil sunulmadığından davalı Kurum'un bu gerekçeyle yargılama giderine mahkum edilmesinin hatalı olduğu ancak yukarıda da ifade edildiği üzere yapılan terkin işlemi şekil bakımından hukuka aykırı olduğundan usulsüz işlem nedeniyle dava açılmasına sebebiyet veren davalının «yargılama giderinden sorumlu» tutulması gerektiği, bununla birlikte davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı Sicil Müdürlüğü aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı Kurum vekilinin başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 249188-0 sicil numaralı dosyasında kayıtlıyken resen terkin edilen İdeal Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin derdest davayla sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına ve karar kesinleştiğinde «ticaret sicilde tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; İdeal Tekstil Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi'ne karşı açtığı davada anılan şirketin ticaret sicilden «resen terkin» edildiğinin tespit edilmesi üzerine davanın görüldüğü Mahkeme tarafından «ihya davası» açmak üzere kendisine süre ve «yetki» verildiğini, şirket resen terkin edildiğinden «tasfiye» işleminin «tasfiye memuru atanmaksızın» gerçekleştirildiğini, bu nedenle «husumeti» ihyası talep edilen şirketin «son» ortakları ve yöneticileri olan davalı şahıslara yönelttiğini ileri sürerek İdeal Tekstil Sanayii ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderinden sorumluluk · istinaf sebebi · münfesihlik · resen terkin · yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · ihya davası · ticaret sicili tescili
Benzer bu kararda… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, şirketin, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı Kurum'ca «sicilden terkin» edildiği ancak şirket ve «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, yapılan terkin işlemi, belirtilen sebeple şekil açısından hukuka uygun olmadığından zikredilen Yasa Hükmünün on beşinci fıkrasıyla düzenleme altına alınan 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» somut olay bakımından uygulama kabiliyeti bulunmadığı, davalılar vekillerinin hak düşürücü sürenin geçmiş olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde olmadığı, kural olarak, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre sicilden «resen terkin» edilen şirketler hakkında verilen «ihya» kararı ile birlikte «tasfiye memuru atanmasına» gerek yok ise de «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesi nedeniyle re'«sen terkin» edilen şirketlerin bu kuralın istisnasını teşkil ettiği, somut olayda, ihyası talep edilen şirketin sicilden sermaye artırımı yapmaması nedeniyle terkin edildiği, davacı tarafından şirketin ortakları olan davalı şahıslara tasfiye memuru olarak atanmak üzere «husumet» yöneltildiği, bu nedenle davalı şahıslar hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddedilmesinin ve tasfiye memuru atanmamasının doğru olmadığı, bu doğrultuda davalı ... vekilinin «vekalet ücretine» yönelik «istinaf sebebinin» de yerinde görülmediği, Mahkemece, davalı Kurum aleyhine «derdest» dava bulunmasına rağmen şirketi sicilden terkin etmesi sebebiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretine hükmedildiği ancak davacı tarafından, açılmış davanın, davalı Kurum'a bildirildiğine dair somut bir delil sunulmadığından davalı Kurum'un bu gerekçeyle yargılama giderine mahkum edilmesinin hatalı olduğu ancak yukarıda da ifade edildiği üzere yapılan terkin işlemi şekil bakımından hukuka aykırı olduğundan usulsüz işlem nedeniyle dava açılmasına sebebiyet veren davalının «yargılama giderinden sorumlu» tutulması gerektiği, bununla birlikte davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı Sicil Müdürlüğü aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı Kurum vekilinin başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 249188-0 sicil numaralı dosyasında kayıtlıyken resen terkin edilen İdeal Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin derdest davayla sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına ve karar kesinleştiğinde «ticaret sicilde tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut olayda, «terkin» işlemi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine dayalı olarak yapıldığından iş bu «ihya» davasında «husumetin» ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirketin «son» ortak ve yöneticilerine husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı, davalı ... vekili 25.06.2021 tarihinde dosyaya vekaletname «ibraz» etmişse de yargılamanın safahati gözetildiğinde adı geçen davalı vekilinin sarf ettiği emek ve mesai bulunmadığından «vekalet ücreti takdir» edilmediği, ihya talebine dayanak yapılan «derdest» davanın görülebilmesi için davaya konu şirketin ihyasının zorunlu olduğu, talep şekline göre ihya kararının derdest dava ile sınırlı olarak verilmesi gerektiği gibi şirket anılan Yasa hükmüne dayalı olarak «resen terkin» edildiğinden «tasfiye memuru atanmasına» da gerek bulunmadığı, davalı Kurum'un, hakkında devam eden bir dava olmasına rağmen ihyası talep edilen şirketi terkin ettiği ve terkin sürecinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince şirketi «temsil» ve ilzama yetkili bulunan kişilere ayrıca «ihtarname» göndermediği, terkin işleminin anılan Yasa hükmüne aykırı olması sebebiyle davalı Kurum'un «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davalı şahıslar hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı Kurum hakkındaki davanın ise kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 249188-0 sicil numaralı dosyasında kayıtlıyken resen terkin edilen İdeal Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin derdest davayla sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına ve karar kesinleştiğinde «ticaret sicilde tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; İdeal Tekstil Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi'ne karşı açtığı davada anılan şirketin ticaret sicilden «resen terkin» edildiğinin tespit edilmesi üzerine davanın görüldüğü Mahkeme tarafından «ihya davası» açmak üzere kendisine süre ve «yetki» verildiğini, şirket resen terkin edildiğinden «tasfiye» işleminin «tasfiye memuru atanmaksızın» gerçekleştirildiğini, bu nedenle «husumeti» ihyası talep edilen şirketin «son» ortakları ve yöneticileri olan davalı şahıslara yönelttiğini ileri sürerek İdeal Tekstil Sanayii ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etm …
Bu anlamda, «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» ile birlikte «tasfiye memuru atanmasının» gerekmesi de şirket ortak ve yetkililerine «husumet» yöneltilmesini gerektirmez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6288 E. , 2021/6285 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03.05.2017 tarih ve 2015/148 E. - 2017/109 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı şirket tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.02.2020 tarih ve 2017/3978 E. - 2020/394 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 2004/23701 tescil nolu "İSGAPEX", 2004/23702 tescil nolu "İSGİDEAL" ve 2004/23703 tescil nolu "İSG" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının aynı faaliyet alanında müvekkilinin marka ve ticaret unvanı ile iltibas yaratacak şekilde ticaret unvanı olarak "İDEALİST" ibaresini tescil ettirdiğini, ayrıca davalı adına tescilli www.idealistosgb.com alan adlı internet sitesinin de marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalının TTK.'nın 52/1 maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ileri sürerek davalının ticaret unvanındaki İDEALİST ibaresinin silinmesine, www.idealistosgb.com alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; müvekkili şirketin bir yıl önce faaliyete geçtiğini, İDEAL ve İDEALİST kelimelerinin farklı anlamlar taşıdığını, marka hakkına tecavüz oluşturmadığını, internet sitesi alan adının da ticaret sicili tarafından verildiğini, müvekkilinin haksız rekabete yol açacak davranışı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının 2004/23702 tescil nolu "İSGİDEAL" markası ile davalının ticaret unvanı olan "İDEALİST" ibaresi karşılaştırıldığında davacının markasının İDEAL ve İSG harflerinden oluşturulmuş birleşik bir kelime olduğu, bütünsel açıdan bakıldığında davacının markası ile davalının ticaret unvanındaki "İDEALİST" ibaresinin karıştırılma ihtimali yaratmak suretiyle bir tecavüzün söz konusu olamayacağı, ayrıca davalının "İDEALİST" ibaresini markasal olarak kullandığının iddia ve ispat edilmediği, her iki ticaret unvanının İDEAL kelimesinden türediği, davalının kullandığı İDEALİST kelimesinin de anlam itibariyle İDEAL kelimesinden farklı anlama dönüşmekle birlikte aynı köken işlevini taşıdığı, görsel ve işitsel olarak davacının şirketini anımsatacak özellik taşıdığı, tüketicilerin İDEAL ve İDEALİST unvanlarındaki takıyı fark etmeyerek iki şirket arasında ayniyet olduğunu düşünebileceği, davalının web sitesinde de İDEALİST ibaresinin kullanılmasının tüketicinin yanılmasına yol açabileceği, davacının unvanının bilinirliği göz önüne alındığında davalının bu bilinirlikten yararlanma amacı taşıdığı, TTK'nın 55/1.
maddesi anlamında karışıklığa sebebiyet vereceği, davalının ticaret unvanındaki İDEALİST ibaresinin haksız rekabete yol açacağı, davalının ticaret unvanını ticaret siciline kayıtlı olarak kullandığı ve marka hakkına tecavüz oluşturmadığından tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz oluşturur fiili bulunmadığından marka hakkına dayalı tecavüze ilişkin taleplerinin reddine, davalının ticaret unvanındaki "İDEALİST" ibaresi haksız rekabet oluşturduğundan bu ibarenin sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde davalının www.idealistosgb.com olan alan adının terkinine, terkin edilmediği taktirde erişime kapatılmasına, davacının tazminat talebinin reddine, kararın ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ve davalı şirket yetkilisinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, davalının ticaret unvanından “ideal” ibaresinin terkini, davalının www.idaelistosgb.com isimli internet sitesi alan adının terkini ve manevi tazminat talebidir. İlk derece mahkemesince her iki tarafa ait ticaret unvanının İDEAL kelimesinden türediği, davalının kullanığı İDEALİST kelimesinin görsel ve işitsel olarak davacının şirketini anımsatacak özellik taşıdığı, tüketicilerin İDEAL ve İDEALİST unvanlarındaki takıyı fark etmeyerek iki şirket arasında ayniyet olduğunu düşünebileceği, davalının web sitesinde de İDEALİST ibaresinin kullanılmasının tüketicinin yanılmasına yol açabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanındaki İDEALİST ibaresi haksız rekabet oluşturduğundan bu ibarenin sicilden terkinine karar verilmiş, tarafların istinaf istemi de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir.
Ayırt edici işaretler arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesi yapılırken karşılaştırmaya konu ibareler arasında görsel, sescil ve kavramsal unsurlar bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Bu anlamda somut olayda her ne kadar davacının “ideal” unsurlu ticaret unvanı ve bu kelimeyi kök olarak alan markaları bulunmakta ise de "bütün üstün özellikleri kendinde toplayan" anlamındaki “ideal” ibaresi ile "ülkücü, idealizm felsefesine bağlı kişi" anlamındaki "idealist" ibareleri arasında önemli ölçüde kavramsal farklılık bulunduğu ve vasıf bildirici nitelikleri itibariyle ayırt ediciliği zayıf olan bu tür işaretlerin ortalama tüketiciler tarafından karıştırılmayacağı, haksız rekabet ve ticaret unvanına tecavüz oluşturmayacağı kabul edilerek davanın tamamının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın temyiz eden davalı şirket yararına bozulmasına karar verilmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket yetkilisinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/712190500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz