Tmsf
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/195 E. 2021/6335 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tmsf↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, 16.800.246.527,00 TL asıl, 8.788.395.627,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.588.642.154,68 TL'nin (davalı ...'ın asıl alacağın 11.623.601.204,69 TL'sinden, işlemiş faizin 6.080.434.941,30 TL'sindeki toplam 17.704.036.145,99 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla, davalı ...'nın asıl alacağın 960.249.825,29 TL'sinden, işlemiş faizin 502.317.353,05 TL'sinden toplam 1.462.567.178,34 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsiline, asıl alacak 16.800.146.527,00 TL'ne (davalı ... için asıl alacağın 11.623.601.204,69 TL, davalı ... için asıl alacağın 960.249.825,29 TL olması kaydıyla) dava tarihi olan 02.05.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına dair verilen kararın bir kısım davalılar vekilleri ile katılma yolu ile davacı devralan TMSF vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı TMSF vekili, davalı ..., davalı ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı TMSF vekili, davalı ..., davalı ... vekili, davalı ... ... vekili ve davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1003 E. 2019/4807 K.
Ortak:işlemiş faiz · asıl alacak · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, 16.800.246.527,00 TL asıl, 8.788.395.627,68 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 25.588.642.154,68 TL'nin (davalı ...'ın asıl alacağın 11.623.601.204,69 TL'sinden, işlemiş faizin 6.080.434.941,30 TL'sindeki toplam 17.704.036.145,99 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla, davalı ...'nın asıl alacağın 960.249.825,29 TL'sinden, işlemiş faizin 502.317.353,05 TL'sinden toplam 1.462.567.178,34 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsiline, «asıl alacak» 16.800.146.527,00 TL'ne (davalı ... için asıl alacağın 11.623.601.204,69 TL, davalı ... için asıl alacağın 960.249.825,29 TL olması kaydıyla) dava tarihi olan 02.05.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına dair verilen kararın bir kısım davalılar vekilleri ile katılma yolu ile davacı devralan TMSF vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «yönetim kurulu» başkanı yardımcısı ve üyelerinin 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve 6762 sayılı TTK’nın 336, 337, 338, 346. m. gereğince, genel müdür ve genel müdür yardımcılarının TTK 342. maddesi yollamasıyla TTK 336. vd. m. gereğince, denetçilerin de TTK’nın 347 vd. ve 359 m. uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, banka tarafından halktan toplanan mevduatın kanunen korumakla «görevli» ve yetkili olan davalıların bizzat yaptıkları eylem ve işlemlerle bu mevduatı gizleyerek kamunun zarara uğramasına neden oldukları, olayda «kusur», hukuka aykırılık, zarar ve hukuka aykırı eylem ile zarar arasındaki «illiyet bağı» koşullarının tam anlamıyla gerçekleştiği, 67262 sayılı TTK’nın 359. m. denetçilerin sorumluluğunun düzenlendiği ve denetçilerin, her yıl sonunda yönetim kurulunun düzenlediği bilançoya ve diğer hesaplara ve «dağıtılmasını» önerdiği kâr payına ilişkin görüşlerini de içermek üzere yönetim kurulunun yıl içindeki uygulamaları hakkında rapor vermekle yükümlü olduğu, kanun veya ana sözleşmeyle kendilerine yükletilen vazifeleri hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zararlardan kusursuz olduklarını ispat etmedikçe «müteselsilen sorumlu» oldukları, banka denetçisi olarak tayin edilen denetçilerin varolan durumu tespit etmek ve yasaya aykırılık söz konusu ise bunu ilgililere «bildirmekle yükümlü» oldukları, yönetim kurulu üyelerinin düzenli olarak her yıl banka mali tablolarını hazırlayarak tüm sayfaları imzaladıkları ve «faaliyet raporlarını» tanzim ettikleri, yönetim kurulu üyelerinin mali tabloların düzenlenmesi ve faaliyet raporlarının tanzim edilmesi sürecinde mevduatın mevcut borcundan Uzan Grubuna yapılan kaynak aktarımından haberdar olmamasının mümkün görülmediği ve yaklaşık 10 yıldan beri bankada denetçi olarak görev yapan bu davalıların da mevcut durumdan haberdar olmamasının kabul edilemeyeceği, zarara neden olan olaylar yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürler tarafından gerçekleştirilmiş olmakla beraber denetim görevini gereği gibi «ifa» etmemelerinden dolayı sorumluluklarının bulunduğu ve bu sorumluluğun TTK 359. m. yollamasıyla «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» gibi olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 16.800.246.527,00 TL asıl, 8.788.395.627,68 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 25.588.642.154,68 TL'nin (davalı ...'ın asıl alacağın 11.623.601.204,69 TL'sinden, işlemiş faizin 6.080.434.941,30 TL'sindeki toplam 17.704.036.145,99 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla, davalı ...'nın asıl alacağın 960.249.825,29 TL'sinden, işlemiş faizin 502.317.353,05 TL'sindenki toplam 1.462.567.178,34 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsiline, «asıl alacak» 16.800.146.527,00 TL'ne (davalı ... için asıl alacağın 11.623.601.204,69 TL, davalı ... için asıl alacağın 960.249.825,29 TL olması kaydıyla) dava tarihi olan 02.05.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davacı tarafın «işlemiş faiz» talebi yönünden rapor alınarak taraflara itiraz imkanı tanınmadan faiz hesabı yapılıp yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru olmayıp kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faaliyet raporu · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · bildirim yükümlülüğü · yetki belgesi · sorumluluk davası · davanın konusu · illiyet bağı · müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «yönetim kurulu» başkanı yardımcısı ve üyelerinin 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve 6762 sayılı TTK’nın 336, 337, 338, 346. m. gereğince, genel müdür ve genel müdür yardımcılarının TTK 342. maddesi yollamasıyla TTK 336. vd. m. gereğince, denetçilerin de TTK’nın 347 vd. ve 359 m. uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, banka tarafından halktan toplanan mevduatın kanunen korumakla «görevli» ve yetkili olan davalıların bizzat yaptıkları eylem ve işlemlerle bu mevduatı gizleyerek kamunun zarara uğramasına neden oldukları, olayda «kusur», hukuka aykırılık, zarar ve hukuka aykırı eylem ile zarar arasındaki «illiyet bağı» koşullarının tam anlamıyla gerçekleştiği, 67262 sayılı TTK’nın 359. m. denetçilerin sorumluluğunun düzenlendiği ve denetçilerin, her yıl sonunda yönetim kurulunun düzenlediği bilançoya ve diğer hesaplara ve «dağıtılmasını» önerdiği kâr payına ilişkin görüşlerini de içermek üzere yönetim kurulunun yıl içindeki uygulamaları hakkında rapor vermekle yükümlü olduğu, kanun veya ana sözleşmeyle kendilerine yükletilen vazifeleri hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zararlardan kusursuz olduklarını ispat etmedikçe «müteselsilen sorumlu» oldukları, banka denetçisi olarak tayin edilen denetçilerin varolan durumu tespit etmek ve yasaya aykırılık söz konusu ise bunu ilgililere «bildirmekle yükümlü» oldukları, yönetim kurulu üyelerinin düzenli olarak her yıl banka mali tablolarını hazırlayarak tüm sayfaları imzaladıkları ve «faaliyet raporlarını» tanzim ettikleri, yönetim kurulu üyelerinin mali tabloların düzenlenmesi ve faaliyet raporlarının tanzim edilmesi sürecinde mevduatın mevcut borcundan Uzan Grubuna yapılan kaynak aktarımından haberdar olmamasının mümkün görülmediği ve yaklaşık 10 yıldan beri bankada denetçi olarak görev yapan bu davalıların da mevcut durumdan haberdar olmamasının kabul edilemeyeceği, zarara neden olan olaylar yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürler tarafından gerçekleştirilmiş olmakla beraber denetim görevini gereği gibi «ifa» etmemelerinden dolayı sorumluluklarının bulunduğu ve bu sorumluluğun TTK 359. m. yollamasıyla «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» gibi olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 16.800.246.527,00 TL asıl, 8.788.395.627,68 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 25.588.642.154,68 TL'nin (davalı ...'ın asıl alacağın 11.623.601.204,69 TL'sinden, işlemiş faizin 6.080.434.941,30 TL'sindeki toplam 17.704.036.145,99 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla, davalı ...'nın asıl alacağın 960.249.825,29 TL'sinden, işlemiş faizin 502.317.353,05 TL'sindenki toplam 1.462.567.178,34 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsiline, «asıl alacak» 16.800.146.527,00 TL'ne (davalı ... için asıl alacağın 11.623.601.204,69 TL, davalı ... için asıl alacağın 960.249.825,29 TL olması kaydıyla) dava tarihi olan 02.05.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
2- Dava, davalıların Müflis İmar Bankası A.Ş.’yi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı «sorumluluk davası» olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı «yönetim kurulu» üyesi, denetim kurulu üyesi, genel müdür, genel müdür yardımcısı, mali kontrol müdürü, bütçe, bilanço ve raporlama müdürü olan davalıların kanunların ve banka ana sözleşmesinin kendilerine yüklediği «görevleri» kasten veya ihmal sonucu yerine getirmeyerek bankayı zarara uğrattıklarını, böylece davalıların gerçek mevduat ile banka mizanında gösterilen tutar arasındaki fark, mevduat farkı nedeniyle TMSF'ye ödenmeyen sigorta «primi» ve gecikme zammı tutarı, mevduat farkından kaynaklanan vergi, vergi cezası, gecikme zammı ve disponibilite cezası, banka tarafından yetkili mercilere beyan edilen mevduat ile Fon tarafından tespit edilen mevduat arasındaki farka ilişkin olmak üzere TMSF tarafından sigorta kapsamında mudilere ödenen ve Müflis banka «iflas» masasından talep edilen (19.01.2004-08.06.2005) dönemine ait faiz tutarı, hazine bonosu adı altında yapılan satışlardan kaynaklanan zarara sebebiyet verdikleri ileri sürülmüş, 19.10.2011 tarihli dilekçe ile de, işbu davada «dava konusu» alacak nev'inin kayıt dışı mevduat, mevduat sigortası primi, ödenmeyen vergiler, mevduat faizi, DİBS işlemlerinden oluştuğu, kayıt dışı mevduatın; gerçek mevduat i …
Maliye Bakanlığı'nın vergi daireleri aracılığıyla vergi borçlarına ilişkin «iflas» masasına yaptığı alacak «kaydı» başvurusu, mevduat faizinin banka tarafından yetkili mercilere beyan edilen mevduat ile Fon tarafından tespit edilen mevduat arasındaki farka ilişkin olmak üzere TMSF tarafından sigorta kapsamında mudilere ödenen ve Müflis Banka İflas Masasından talep edilen faiz tutarı, hazine bonosu adı altında yapılan satışlardan kaynaklanan zararın; «yetki belgesi» olmaksızın açığa satışı yapılan işlemlerin nominal tutarı olduğunu bildirmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5692 E. 2012/7317 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davalıların eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» etmediği ancak «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine, 2.527,08 TL «maddi tazminatın» ve 4.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce 30.11.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/195 E. , 2021/6335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.12.2015 gün ve 2007-369/697 sayılı kararı bozan Daire'nin 25.06.2019 gün ve 2019-1003/4807 sayılı kararı aleyhinde davacı TMSF vekili, davalı ..., davalı ... vekili, davalı ... ... vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, T. ... Bankası A.Ş.'nin 03.07.2003 tarihinde BDDK tarafından mevduat kabul etme izninin kaldırıldığını ve Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanun'un 16. m. gereğince yönetim ve denetiminin TMSF'ye geçtiğini, anılan Yasa'nın 16/3. maddesi uyarınca TMSF tarafından bankanın iflası yönünde dava açıldığını ve İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/232 E. 2005/361 K. sayılı dosyası ile 08.06.2005 tarihinde iflas kararı verildiğini ve 4389 sayılı Yasa'nın 16/4. maddesi gereğince fon tarafından tasfiyesinin yürütüldüğünü ve fon kurulunun 23.06.2005 tarihli kararıyla İflas İdaresinde görev yapacak memurların atandığını ve halen tasfiyesinin devam ettiğini, davalılardan ...'ın banka yönetim kurulu başkanı, ...'ın yönetim kurulu başkan vekili, davalılar ..., ..., ...
ve ...'un yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarını, davalı ...'ın ise genel müdür, denetim kurulu üyelerinin davalılar ... ve ... olduğunu, davalılar ... ve ...'nın genel müdür yardımcısı, davalı ...'un bütçe, bilanço ve raporlama müdürü, davalı ...'ün de mali kontrol müdürü olarak çalıştığını, banka zararından TTK 336, 337, 341, 342, 346 ve 359. maddeleri gereğince sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek, 17.505.694.208,10 TL zararın, bankanın iflas tarihi olan 08.06.2005 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 9.311.570.510,86 TL faizi ile birlikte toplam 26.817.264.718,96 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve bu alacağa dava tarihinden tahsil tarihine kadar ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, 16.800.246.527,00 TL asıl, 8.788.395.627,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.588.642.154,68 TL'nin (davalı ...'ın asıl alacağın 11.623.601.204,69 TL'sinden, işlemiş faizin 6.080.434.941,30 TL'sindeki toplam 17.704.036.145,99 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla, davalı ...'nın asıl alacağın 960.249.825,29 TL'sinden, işlemiş faizin 502.317.353,05 TL'sinden toplam 1.462.567.178,34 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsiline, asıl alacak 16.800.146.527,00 TL'ne (davalı ... için asıl alacağın 11.623.601.204,69 TL, davalı ... için asıl alacağın 960.249.825,29 TL olması kaydıyla) dava tarihi olan 02.05.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına dair verilen kararın bir kısım davalılar vekilleri ile katılma yolu ile davacı devralan TMSF vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı TMSF vekili, davalı ..., davalı ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı TMSF vekili, davalı ..., davalı ... vekili, davalı ... ... vekili ve davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı TMSF vekili, davalılar ..., ..., ... ... ve ... vekillerinin karar düzeltme isteklerinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılar ..., ..., ... ... ve ...'dan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, davacı TMSF'den harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/708513500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz