6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kargo acentelik sözleşmesinin muvazaalı olması ve görev şartı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/979 E. 2023/765 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Kargo şirketleri ile çalışanları arasında imzalanan acentelik sözleşmesinde, demirbaş/araç mülkiyetinin, kiracılık sıfatının, taşıma ücretlerinin belirlenmesinin ve personel giderlerine ilişkin sorumluluğun esas olarak kargo şirketinde kalması gibi düzenlemeler TTK 102/1'de öngörülen bağımsızlık unsurunun bulunmadığını gösteriyorsa, sözleşme muvazaalı kabul edilir ve taraflar arasındaki ilişki işçi-işveren ilişkisi olarak değerlendirilir; bu durumda görev dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilir ve görevli iş mahkemesine gönderilir.

Ele alınan sorunlar

Acentelik sözleşmesinin muvazaalı olup olmadığı ve görevli mahkemenin tespiti → ret

İddia: Davacı vekili, acente ilişkisinin TTK'da düzenlendiğini, mutlak ticari davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davalı acentenin bağımsız tacir yardımcısı olduğunu, şube ile acente arasındaki farkın (merkeze bağımlılık, kar-zarar riski, demirbaş, işletme politikası, cari hesap ilişkisi) somut olayda acentelik lehine olduğunu, davalının bir sözleşmeden yararlanırken sonradan geçersizliğini ileri sürmesinin çelişkili davranış ve hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davalının iddiasının esasen muvazaa değil hile olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 102/1 uyarınca acente, işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölgede sürekli olarak ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimsedir; bu tanıma göre acentelik ilişkisinde bağımsızlık, sözleşmeye dayanma, belirli yer/bölgede faaliyet, süreklilik ve meslek edinme unsurlarının bulunması gerekir. Somut sözleşmede, şube olarak örgütlenen idari bölümdeki demirbaş, araç, mefruşat vs.'nin mülkiyetinin ... Kargo'da kalması, kiralanan yerde kiracılık sıfatının dahi ... Kargo'ya ait olması, taşıma ücretlerinin münhasıran ... Kargo tarafından belirlenmesi, personelin işçilik hak ve alacaklarından ve fesih sonucu ödemelerden esas olarak ... Kargo'nun sorumlu tutulması gibi düzenlemeler, acentenin bağımsız bir tacir yardımcısı olarak hareket etmediğini göstermektedir. Kargo şirketlerinin kendi çalışanlarıyla yaptıkları acentelik sözleşmelerinin muvazaalı sayıldığına dair Yargıtay 11. HD ve iş davalarına bakan dairelerin istikrarlı emsal kararlarında, acentenin müşterilerini kendisinin belirleyememesi, kendi adına antetli kağıt kullanamaması gibi bağımsız bir tacirde bulunması gereken yetkilere sahip olmaması ve teslim alınan kargoların alıcılara ulaştırılması gibi aracılık işinin ötesinde bir iş üstlenmemesi nedeniyle acente tanımı kapsamına giren bir ilişkinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Eldeki sözleşmede de bağımsızlık unsuru bulunmadığından taraflar arasındaki ilişkinin işçi-işveren ilişkisine dayandığı belirlenmiş, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi ve dosyanın görevli İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesi kararında isabetsizlik görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Kargo şirketlerinin kendi çalışanları ile imzaladığı acentelik sözleşmelerinin muvazaalı olduğuna ve bağımsızlık unsurunun somut sözleşme hükümleri (demirbaş mülkiyeti, kiracılık sıfatı, ücret tespiti, personel giderleri sorumluluğu) üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin istikrarlı Yargıtay ve BAM uygulamasını yansıtan, görev dava şartı yönünden emsal niteliğinde bir karardır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Kargo acentelik sözleşmesinin muvazaalı olması ve taraflar arasındaki ilişkinin bağımsızlık unsuru taşımaması nedeniyle işçi-işveren ilişkisine dayandığının tespit edildiği hallerde görevli mahkeme iş mahkemesidir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik sözleşmesi muvazaa görev dava şartı bağımsızlık unsuru işçi-işveren ilişkisi aracı acente

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 102/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/1-cHMK 20

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/979

KARAR NO 2023/765

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/12/2022

NUMARASI 2021/514 Esas - 2022/740 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/05/2023

Görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme sona erdiğinde devir işlemleri gerçekleşmiş ve ilgili işyerinde yapılan kasa nakit, süspan ve diğer denetimlerden davalı acentenin müvekkili hesabına aktarması gereken açık tespit edildiğini, söz konusu açığın ödenmemesi neticesinde müvekkili tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhin icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin hizmet süresi boyunca bağımsız olarak çalışmadığını, muvazaalı acente sözleşmesi imzaladığını, tüm kasa denetiminin davacıda olduğunu, faturaların davacı adına kesildiğini ve hasılatın hesabina aktarıldığını, kesilen faturaların kontrollerinin vs.. işlemlerin davacı tarafından yapıldığını, akabinde müvekkili hesabına hak ediş ödemelerinin gönderildiğini, müvekkilinin bağımsız tacir yardımcısı olmasının söz konusu olmadığını, çalıştığı süre boyunca ... Kargonun işçisi olduğunu, bu nedenle çıkan kasa açığından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu beyanla görev ve yetki itirazlarının kabulüne, takibin iptaline, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin işçi- işveren ilişkisine dayandığı anlaşıldığından, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın, HMK 114/1-c maddesi gereğince usulden reddine, HMK 20 madde gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde iki hafta içerisinde müracaat edildiği takdirde dosyanın görevli İstanbul İş mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili;acente ilişkisinin TTK'nda düzenlendiği, mutlak ticari davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, TTK. 102 vd. maddelerinde acentenin tanımlandığını, şube ile acente ayırımının net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, şube ile acente arasındaki temel farkın şubenin merkeze bağımlılığı, acentenin ise bağımsız tacir yardımcısı sıfatını haiz olduğunu, davalı acentenin "Merkeze Bağlı Olma" şartını taşımadığını, somut olayda kar, zarar ve tahsil riski, demirbaş ve masraflar, işletme politikası belirleme, şubenin teşkilatlanması acenteye ait olduğunu, acente ile ... Kargo arasında cari hesap ilişkisi ve karşılıklı fatura süreçleri ile gerçekleşen bir ticari ilişki olduğunu, ilgili birim şube olsaydı merkez arasında cari hesap ilişkisi ve fatura süreçleri olmayacağını, kargo taşımacılığı sektörüne özgü mevzuatın ve BTK kararlarının öngördüğü yükümlülüklerin mevcut olduğunu, davalının bir sözleşmeden yararlanırken onu geçerli, yararı sona erince geçersiz saymanın çelişkili davranış, hakkın kötüye kullanılması yasağının ihlalini oluşturduğunu, davalı iddiasını muvazaa olarak nitelendirse de esasen hile olgusuna dayandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

6102 sayılı TTK nın 102/1 maddesinde acente, “Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimse” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre acentelik sözleşmesinin konusu bir iş görme olup, aracı acente ve ticari işletme adına sözleşme yapma yetkisine haiz acente olmak üzere iki tür acente bulunmaktadır. Her iki acentelik türünde de ticari işletme sahibine tabi olmama (bağımsızlık), acentelik ilişkisinin bir sözleşmeye dayanması, acentenin belirli bir yer veya bölge içinde faaliyet icra etmesi, faaliyetinin süreklilik taşıması ve meslek edinilmiş olması unsurlarının bulunması gerekir.

Acentelik sözleşmesinde, müvekkil adına yazılı olarak sözleşme yapma yetkisi verilmediği sürece aracı acentelik söz konusu olacaktır.Acentelik sözleşmesinin daha önce şube olarak örgütlenen bu idari bölümde halen mevcut olan tüm demirbaş, araç, mefruşat vs.’nin kullanım haklarını (mülkiyet hakları ... Kargo’da kalmak kaydıyla) tutanakla devralacağı ve kullanılacağı, normal kullanım süreleri sonunda kullanılamaz duruma geldikleri tespit edildiği takdirde yenileme işlemlerinin ... kargo tarafından sağlanacağı, acentede kullanılacak araçların ise her 5 yılda bir ... Kargo tarafından yenileneceği, “Acente yerinin kiralanması ve ortak sorumlulukları” başlıklı 8. maddesinde, acente kiralık bir gayrimenkulde faaliyet gösterecek ise kira sözleşmesinin ...

Kargo nam ve hesabına ... Kargo Acentesi sıfatıyla imzalanacağı, her halükarda kiracılık sıfatının ... Kargo’ya ait olacağı, “Taşıma ücretlerinin tespiti” başlıklı 23. maddesinde, kargoların şehir içi ve şehirlerarası taşıma, adresten alıp adrese teslim, nakliye, sigorta ve müşteriye yansıtılacak telefon ihbar ücretlerini münhasıran ... Kargonun belirleyeceği, “Personel yapısı ve sorumlulukları” başlıklı 26. maddesinin (b) bendinde, acentenin halen çalışan personeli uygun görür ve bu kişilerle çalışmak isterse; personelin devir tarihine kadar ki döneme ait işçilik hak ve alacaklarından ... Kargo’nun, devir tarihinden sonraki döneme ait işçilik hak ve alacaklarından ise acentenin sorumlu olacağı, 26.

maddenin (c) bendinde, acentenin halen mevcut personeli istihdam etmek istememesi durumunda, söz konusu iş akitlerinin feshinden kaynaklanacak her türlü ödemenin ... kargoya ait olacağı, 26. maddenin (d) bendinde, acentenin sözleşmenin herhangi bir döneminde mevcut personele ek olarak ilgili yasal mevzuatın öngördüğü hükümlerle (6. madde hükmü saklı) personel alabileceği veya mevcut personelin iş akitlerini feshedebileceği düzenlemelerine yer verilmiştir. Benzer şekilde diğer kargo şirketlerinin ve davacı şirketin acente olduğunu ileri sürdüğü çalışanları ile düştüğü ihtilaflarda çok sayıda yargı kararı mevcut olup emsal Yargıtay ilamlarında ," ....müşterilerini kendisinin belirleyememesi, kendi adına antetli kağıt kullanamaması gibi bağımsız bir tacirde bulunması gereken yetkilere sahip olmaması ve teslim alınan kargoya konu malların alıcılarına ulaştırılması gibi müşterilerle sözleşme yapma veya aracılık etmenin ötesinde bir iş üstlenmemesi dikkate alındığında, acente tanımı kapsamına giren bir ilişki bulunmamaktadır."tesbiti yapılmıştır.Gerek yargıtay 11 HD nin gerekse İş Davalarına bakan Dairelerin istikrarlı şekilde emsal dosyalarda, kargo şirketlerinin kendi çalışanları ile yaptıkları acentelik sözleşmelerinin muvazaalı olduğunun kabul edildiği, eldeki acentelik sözleşmesinde de bağımsızlık unsurunun mevcut olmaması nedeniyle , taraflar arasındaki ilişkinin işçi- işveren ilişkisine dayandığı belirlenmekle göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi ile , dava dosyasının görevli İstanbul İş mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/05/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/69846 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.