Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3008 E. 2013/19493 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi zarar↗ müspet zarar↗ kar kaybı↗ kazanç kaybı↗ delillerin toplanmaması↗ sözleşmenin feshi↗ ticari faiz↗ ifa↗ kâr kaybı↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmeye göre davalının üstlendiği bir alt limitin bulunmadığı, alt limite düşülmesi halinde bunun yaptırımının sözleşmenin feshi olduğunun açıkça düzenlendiği, davacının alt limitin altında kalındığına ilişkin zarar talebi ve buna bağlı taşıma ve elleçleme işinde kullanılan makinelerin yeniden taşınmasına ilişkin bedel talebinin yerinde olmadığı, davalı tarafça yapılan iş karşılığı 6400,97TL'nin ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6400,97 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı taraf sözleşmeyi feshetmiş olup BK 106. maddesine göre ancak menfi zararını isteyebileceğinden müspet zarar niteliğindeki kar kaybına ilişkin talebin reddinin yerinde bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının sözleşme ifa edileceğine güvenerek araç ve ekipman taşınması için ödediği 4.500,00 TL'lik istem, menfi zarar niteliğinde olup sözleşmenin feshi halinde talep edilebileceğinden taşımanın sözleşmedeki limitin altında kalması nedeniyle kazanç kaybı istenmesi nedeniyle buna bağlı olarak araç ve ekipman taşıma masraflarının istenemeyeceği gerekçesiyle reddedilmesi doğru değildir. Bu itibarla davacının bu konudaki delilleri toplanıp, sonucuna göre karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu talebin reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı dava dilekçesinde ticari faiz talebinde bulunduğuna ve davalının sıfatına göre, mahkemece kabul edilen kısım yönünden ticari faize hükmedilmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün anılan yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2273 E. 2010/6180 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne, 7 adet makine ve ekipmanın davacıya «teslimine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12291 E. 2012/19715 K.
Ortak:müspet zarar · dosya masrafı · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… nılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı taraf sözleşmeyi feshetmiş olup BK 106. maddesine göre ancak «menfi zararını» isteyebileceğinden «müspet zarar» niteliğindeki «kar kaybına» ilişkin talebin reddinin yerinde bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının sözleşme «ifa» edileceğine güvenerek araç ve ekipman taşınması için ödediği 4.500,00 TL'lik istem, «menfi zarar» niteliğinde olup «sözleşmenin feshi» halinde talep edilebileceğinden taşımanın sözleşmedeki limitin altında kalması nedeniyle «kazanç kaybı» istenmesi nedeniyle buna bağlı olarak araç ve ekipman taşıma «masraflarının» istenemeyeceği gerekçesiyle reddedilmesi doğru değildir.
3- Davacı dava dilekçesinde «ticari faiz» talebinde bulunduğuna ve davalının sıfatına göre, mahkemece kabul edilen kısım yönünden ticari faize hükmedilmek gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün anılan yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında imzalanan öğrenci «taşıma sözleşmesinin» 16.12.2006 tarihinden itibaren davalı tarafından feshedildiği, birleşen dava davalısı şirketin davacının 2.762,58 TL alacağı bulunduğunu kabul etmesi dikkate alındığında ...’ın sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, davalı-karşı davacının 16.12.2006 «fesih» tarihinden taşıma ediminin yerine getirileceği «son» tarih olan 15.06.2007 tarihleri arasında sözleşme feshedilmemiş olsa idi («komisyon bedelinin» akaryakıt gideri düşülmeden yapılan hesaplama ile) 10.363,68 TL gelirden «mahrum» kalacağı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, birleşen davada davacının 5.563,75 TL davalı şirketten alacaklı bulunduğu, davacının 1.400 TL «kısmi ödeme» yapıldığı beyanı dikkate alınarak bakiye 4.163,75 TL alacağı olduğu gerekçesiyle birleşen davada taleple bağlı kalınarak 3.860 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalı şirketten tahsiline, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı- karşı davacının talebiyle bağlı kalınarak 2.000 TL «maddi tazminatın» yasal faizi ile davacıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… ının maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sözleşmeyi feshedenin davalı olması, davacının «maddi tazminat» talep ettiği maddi vakıanın ise yeni araç satın almak zorunda kalıp bunun için faiz ve diğer «masraflar» yaptığı iddiasına dayanması nedeniyle, feshin haksız olması halinde dahi bu nitelikteki maddi tazminat talebinin kabulü mümkün bulunmadığı ve manevi tazminat talebinin de koşulları oluşmadığından asıl davada davacının davasının reddine karar verilmesi gerekiyor olmakla, davacı vekilin temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’nun 438/«son» maddesi uyarınca «gerekçesi düzeltilerek» onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Karşı davada, sözleşmeyi fesheden davalı-karşı davacı ...’ın karşı davasına konu ettiği «mahrum» kaldığı kâr talebi «müspet zarara» ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · komisyon bedeli · gerekçenin düzeltilmesi · kâr mahrumiyeti · taşıma sözleşmesi · fesih · komisyon · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında imzalanan öğrenci «taşıma sözleşmesinin» 16.12.2006 tarihinden itibaren davalı tarafından feshedildiği, birleşen dava davalısı şirketin davacının 2.762,58 TL alacağı bulunduğunu kabul etmesi dikkate alındığında ...’ın sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, davalı-karşı davacının 16.12.2006 «fesih» tarihinden taşıma ediminin yerine getirileceği «son» tarih olan 15.06.2007 tarihleri arasında sözleşme feshedilmemiş olsa idi («komisyon bedelinin» akaryakıt gideri düşülmeden yapılan hesaplama ile) 10.363,68 TL gelirden «mahrum» kalacağı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, birleşen davada davacının 5.563,75 TL davalı şirketten alacaklı bulunduğu, davacının 1.400 TL «kısmi ödeme» yapıldığı beyanı dikkate alınarak bakiye 4.163,75 TL alacağı olduğu gerekçesiyle birleşen davada taleple bağlı kalınarak 3.860 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalı şirketten tahsiline, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı- karşı davacının talebiyle bağlı kalınarak 2.000 TL «maddi tazminatın» yasal faizi ile davacıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… ının maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sözleşmeyi feshedenin davalı olması, davacının «maddi tazminat» talep ettiği maddi vakıanın ise yeni araç satın almak zorunda kalıp bunun için faiz ve diğer «masraflar» yaptığı iddiasına dayanması nedeniyle, feshin haksız olması halinde dahi bu nitelikteki maddi tazminat talebinin kabulü mümkün bulunmadığı ve manevi tazminat talebinin de koşulları oluşmadığından asıl davada davacının davasının reddine karar verilmesi gerekiyor olmakla, davacı vekilin temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’nun 438/«son» maddesi uyarınca «gerekçesi düzeltilerek» onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Karşı davada, sözleşmeyi fesheden davalı-karşı davacı ...’ın karşı davasına konu ettiği «mahrum» kaldığı kâr talebi «müspet zarara» ilişkindir.
BK’nun 106. maddesine göre sözleşmeyi fesheden tarafın «müspet zararının» tazminini talep edemeyeceği nazara alındığında karşı davaya konu «maddi tazminat» isteminin reddi gerekirken, bu yönden karşı davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı-karşı davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3008 E. , 2013/19493 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2012 tarih ve 2011/411-2012/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında taşıma ve elleçleme sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre aylık 8000-10.000 ton temrin olacağının belirlendiğini, davalının sözleşmedeki yük tonajına ulaşmadığını ve ödemeleri geç yaptığını, davalının sözleşmeye aykırı olarak başka bir firma ile çalıştığını, bunun üzerine sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin iş makinelerinin nakliyesi için 4.500 TL ödediğini ileri sürerek, şimdilik cari hesaptan kaynaklanan 6.400,97 TL'nin ticari faizi ile birlikte, taahhüt edilen tonaja ilişkin 59.636,29 TL ve nakliye bedeli olan 4500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, sözleşmede kota olarak belirlinmiş bir yük tonajı olmadığını, ödemelerin gecikmediğini ve davacının sözleşme bitmeden iş makinelerini yerinden kaldırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmeye göre davalının üstlendiği bir alt limitin bulunmadığı, alt limite düşülmesi halinde bunun yaptırımının sözleşmenin feshi olduğunun açıkça düzenlendiği, davacının alt limitin altında kalındığına ilişkin zarar talebi ve buna bağlı taşıma ve elleçleme işinde kullanılan makinelerin yeniden taşınmasına ilişkin bedel talebinin yerinde olmadığı, davalı tarafça yapılan iş karşılığı 6400,97TL'nin ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6400,97 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı taraf sözleşmeyi feshetmiş olup BK 106. maddesine göre ancak menfi zararını isteyebileceğinden müspet zarar niteliğindeki kar kaybına ilişkin talebin reddinin yerinde bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının sözleşme ifa edileceğine güvenerek araç ve ekipman taşınması için ödediği 4.500,00 TL'lik istem, menfi zarar niteliğinde olup sözleşmenin feshi halinde talep edilebileceğinden taşımanın sözleşmedeki limitin altında kalması nedeniyle kazanç kaybı istenmesi nedeniyle buna bağlı olarak araç ve ekipman taşıma masraflarının istenemeyeceği gerekçesiyle reddedilmesi doğru değildir. Bu itibarla davacının bu konudaki delilleri toplanıp, sonucuna göre karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu talebin reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı dava dilekçesinde ticari faiz talebinde bulunduğuna ve davalının sıfatına göre, mahkemece kabul edilen kısım yönünden ticari faize hükmedilmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün anılan yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/696258700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz