İpoteğin Kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1593 E. 2021/6019 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin fekki↗ ibra↗ ipotek↗ haciz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 440/III-1'inci maddesi uyarınca 01/01/2019 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırı 19.721,07 TL’ye yükseltilmiştir.
Davacı yan, 35.565,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 327,70 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 04/11/2019 tarih ve 2018/5880 E. – 2019/6744 K. sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu ilama karşı davalı banka vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de mahkemece kabul edilen miktar (327,70 TL) yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca karar düzeltme sınırının altında kaldığından davalı banka vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2) Dava, dava dışı borçluya ait taşınmaz üzerinde ipotekle teminat altına alınmış bir alacağı olmayan davalı bankanın, hukuka aykırı olarak taşınmazın satışı sonucu elde edilen paradan usulsüz tahsilat yaptığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı dava dışı ...'dan alacaklı olup, alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibi sırasında borçlunun taşınmazına haciz konulmuş, ilgili İcra Müdürlüğü tarafından İİK 100. maddesi gereğince hacizli gayrimenkul üzerinde hak sahibi olarak yer alan kişilere müzekkere yazılarak alacaklarının devam edip etmediği, etmekte ise miktarı sorulmuştur. Mahcuz gayrimenkul üzerinde ipotek hakkı sahibi görünen davalı banka bu müzekkereye yanıtında dava dışı borçludan alacağının devam ettiğini ve borç miktarını belirtmiş, ayrıca 09.10.2008 tarihli Kemalpaşa Tapu Sicil Müdürlüğü'ne hitaben yazılan ''İpotek Fek Yazısı'' başlıklı belgeyi eklemiştir. Bu belgede aynen ''Şubemizce ...'a kullandırılan kredinin teminatı olarak, İzmir İli Kemalpaşa İlçesi Yenikurudere Köyü 8 pafta - ada 385 parselde kayıtlı maliki bulunan Nihat-Kadri-Sevgiye Bircan tarafından bankamız lehine 1. derecede 70.000.- TL bedelle ipotek edilmiş ve işbu ipotek gayrimenkulün bağlı olduğu sicile 06.10.2006 tarih, 6785 yevmiye sayılı ipotek sözleşmesi ile tescil edilmiştir. Yukarıda söz edilen ipoteğin fekkini arz ve talep ederiz.'' yazmaktadır. Her ne kadar mahkemece ipotek fek yazısının tek başına ibra ya da tek başına borcun ödendiğine dair bir delil olmadığı değerlendirmesi ile hesaplama yapılarak fazla ödenen kısmın davalı bankadan tahsiline karar verilmiş ise de; Tapu Sicil Müdürlüğü'ne hitaben yazılan bu fek yazısı ile ipotekli taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki yönünde iradesini ortaya koyan davalı bankanın, daha sonra ipotek hakkına dayalı olarak taşınmazın satış bedelinden alacak isteminde bulunması ve alacağını tahsil etmesi mümkün olmayıp, dava dışı borçludan alacağı olması halinde, taşınmaz üzerindeki ipotek hakkı dışında başkaca yollara başvurarak, alacağının tahsilini sağlayabileceği ise tabiidir. Bu itibarla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04/11/2019 tarih ve 2018/5880 E. – 2019/6744 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçeyle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6654 E. 2024/3839 K.
Ortak:ipoteğin fekki · ibra · ipotek · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaHer ne kadar mahkemece «ipotek» fek yazısının tek başına «ibra» ya da tek başına borcun ödendiğine dair bir delil olmadığı değerlendirmesi ile hesaplama yapılarak fazla ödenen kısmın davalı bankadan tahsiline karar verilmiş ise de; Tapu Sicil Müdürlüğü'ne hitaben yazılan bu fek yazısı ile ipotekli taşınmaz üzerindeki «ipoteğin fekki» yönünde iradesini ortaya koyan davalı bankanın, daha sonra ipotek hakkına dayalı olarak taşınmazın satış bedelinden alacak isteminde bulunması ve alacağını tahsil …
2) Dava, dava dışı borçluya ait taşınmaz üzerinde «ipotekle» «teminat» altına alınmış bir alacağı olmayan davalı bankanın, hukuka aykırı olarak taşınmazın satışı sonucu elde edilen paradan usulsüz tahsilat yaptığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu belgede aynen ''Şubemizce ...'a kullandırılan kredinin «teminatı» olarak, İzmir İli Kemalpaşa İlçesi Yenikurudere Köyü 8 pafta - ada 385 parselde kayıtlı maliki bulunan Nihat-Kadri-Sevgiye Bircan tarafından bankamız lehine 1. derecede 70.000.- TL bedelle «ipotek» edilmiş ve işbu ipotek gayrimenkulün bağlı olduğu sicile 06.10.2006 tarih, 6785 yevmiye sayılı ipotek sözleşmesi ile tescil edilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava dışı borçluya ait taşınmaz üzerinde «ipotekle» «teminat» altına alınmış bir alacağı olmayan davalı bankanın, hukuka aykırı olarak taşınmazın satışı sonucu elde edilen paradan usulsüz tahsilat yaptığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3051 E. 2019/4424 K.
Ortak:ipoteğin fekki · ipotek · teminat
İncelediğiniz kararda2) Dava, dava dışı borçluya ait taşınmaz üzerinde «ipotekle» «teminat» altına alınmış bir alacağı olmayan davalı bankanın, hukuka aykırı olarak taşınmazın satışı sonucu elde edilen paradan usulsüz tahsilat yaptığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu belgede aynen ''Şubemizce ...'a kullandırılan kredinin «teminatı» olarak, İzmir İli Kemalpaşa İlçesi Yenikurudere Köyü 8 pafta - ada 385 parselde kayıtlı maliki bulunan Nihat-Kadri-Sevgiye Bircan tarafından bankamız lehine 1. derecede 70.000.- TL bedelle «ipotek» edilmiş ve işbu ipotek gayrimenkulün bağlı olduğu sicile 06.10.2006 tarih, 6785 yevmiye sayılı ipotek sözleşmesi ile tescil edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece «ipotek» fek yazısının tek başına «ibra» ya da tek başına borcun ödendiğine dair bir delil olmadığı değerlendirmesi ile hesaplama yapılarak fazla ödenen kısmın davalı bankadan tahsiline karar verilmiş ise de; Tapu Sicil Müdürlüğü'ne hitaben yazılan bu fek yazısı ile ipotekli taşınmaz üzerindeki «ipoteğin fekki» yönünde iradesini ortaya koyan davalı bankanın, daha sonra ipotek hakkına dayalı olarak taşınmazın satış bedelinden alacak isteminde bulunması ve alacağını tahsil …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın konusunu teşkil eden ipoteğin dava açıldıktan sonra ancak ön «inceleme tutanağı» imzalanmadan fek edildiği bu nedenle davanın konusuz kaldığı, davalı bankanın, kendisine yapılan yazılı başvuru ve «ipotek» borçlusunun bankaya ipotekten veya farklı bir husustan kaynaklanan herhangi bir alacağının olmamasına rağmen dava açılmasından evvel kendisine yapılan başvurudan sonraki 15 gün içerisinde «ipoteğin fekkini» gerçekleştirmemesinden dolayı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin açık olduğu, davacı tarafından dava açıldıktan sonra davalı bankaya tekrar yazılı başvuruda bulunulduğu ve ipotek fek harcı ödenerek ipotek fek ettirildiği, bankaların ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeleri «masrafları» ipotek yükümlüsünden isteyebileceği, 21,70 TL tutarındaki harcının zorunlu miktar olarak kabulünün mümkün olmadığı bu nedenle bankanın «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına ve davalı bankanın yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulm …
1-) Dava, genel tarımsal «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olmak üzere davalı banka lehine tesis edilen «ipoteğin fekki» istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, bankaların ancak kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgelendirilen «masrafları» «ipotek» yükümlüsünden talep edebileceği, «ipoteğin kaldırılması» için gerekli olan ipotek fek harcının bu anlamda zorunlu bir masraf olmadığı gerekçesiyle, konusuz kalan davada «yargılama giderlerinden» davalı bankanın sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · tüketici kredisi · ipoteğin kaldırılması · yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın konusunu teşkil eden ipoteğin dava açıldıktan sonra ancak ön «inceleme tutanağı» imzalanmadan fek edildiği bu nedenle davanın konusuz kaldığı, davalı bankanın, kendisine yapılan yazılı başvuru ve «ipotek» borçlusunun bankaya ipotekten veya farklı bir husustan kaynaklanan herhangi bir alacağının olmamasına rağmen dava açılmasından evvel kendisine yapılan başvurudan sonraki 15 gün içerisinde «ipoteğin fekkini» gerçekleştirmemesinden dolayı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin açık olduğu, davacı tarafından dava açıldıktan sonra davalı bankaya tekrar yazılı başvuruda bulunulduğu ve ipotek fek harcı ödenerek ipotek fek ettirildiği, bankaların ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeleri «masrafları» ipotek yükümlüsünden isteyebileceği, 21,70 TL tutarındaki harcının zorunlu miktar olarak kabulünün mümkün olmadığı bu nedenle bankanın «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına ve davalı bankanın yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulm …
İlk derece mahkemesince, bankaların ancak kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgelendirilen «masrafları» «ipotek» yükümlüsünden talep edebileceği, «ipoteğin kaldırılması» için gerekli olan ipotek fek harcının bu anlamda zorunlu bir masraf olmadığı gerekçesiyle, konusuz kalan davada «yargılama giderlerinden» davalı bankanın sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Ancak dava dışı şahısla banka arasında imzalanan «kredi sözleşmesi» «tüketici kredisi» olmayıp genel tarımsal kredi sözleşmesidir.
Bu durumda, mahkemece, öncelikle 27.09.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinde» «ipotek» fek harcından kimin sorumlu olduğuna dair bir hüküm bulunup bulunmadığının araştırılması, sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmadığının tespiti halinde ise, 492 say …
-
İpoteğin fekki | İpoteğin terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2386 E. 2022/4196 K.
Ortak:ipoteğin fekki · ipotek · teminat
İncelediğiniz kararda2) Dava, dava dışı borçluya ait taşınmaz üzerinde «ipotekle» «teminat» altına alınmış bir alacağı olmayan davalı bankanın, hukuka aykırı olarak taşınmazın satışı sonucu elde edilen paradan usulsüz tahsilat yaptığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu belgede aynen ''Şubemizce ...'a kullandırılan kredinin «teminatı» olarak, İzmir İli Kemalpaşa İlçesi Yenikurudere Köyü 8 pafta - ada 385 parselde kayıtlı maliki bulunan Nihat-Kadri-Sevgiye Bircan tarafından bankamız lehine 1. derecede 70.000.- TL bedelle «ipotek» edilmiş ve işbu ipotek gayrimenkulün bağlı olduğu sicile 06.10.2006 tarih, 6785 yevmiye sayılı ipotek sözleşmesi ile tescil edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece «ipotek» fek yazısının tek başına «ibra» ya da tek başına borcun ödendiğine dair bir delil olmadığı değerlendirmesi ile hesaplama yapılarak fazla ödenen kısmın davalı bankadan tahsiline karar verilmiş ise de; Tapu Sicil Müdürlüğü'ne hitaben yazılan bu fek yazısı ile ipotekli taşınmaz üzerindeki «ipoteğin fekki» yönünde iradesini ortaya koyan davalı bankanın, daha sonra ipotek hakkına dayalı olarak taşınmazın satış bedelinden alacak isteminde bulunması ve alacağını tahsil …
Benzer bu karardaŞti. lehine kredi borcuna karşılık «teminat» olarak verdiğini, davalı «çek» kanunundaki değişiklik nedeni ile sorumluluk kalktığından ipoteğin fek edildiğini davanın konusunun kalmadığını ileri sürmüş, davacı beyanı ve gelen tapu kayıtlarından ipoteğin fek edildiği anlaşılmış, esasen dava tarihi itibarı ile «ipoteğin fekkini» engelleyen bir alacağın bulunmadığı, bu nedenle dava açılmasına davalının sebep olduğundan «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle ipoteğin fekki nedeni ile «davanın konusu» kalmadığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, «ipoteğin fekki» istemine ilişkin olup, mahkemece «ipotek» fekkedildiği için «davanın konusu» kalmadığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», dava tarihi itibariyle ipoteğin fekkini engelleyen bir alacak olmadığından «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki 29.08.2007 tarihli ‘’Resmi Senet’’ ibareli «ipotek» sözleşmesine göre, davacı, dava dışı şirketin «kefil» sıfatıyla imzalamış olduğu «kredi sözleşmelerinden» kaynaklanan borçlara da «teminat» olmak üzere davalı lehine ipotek tesis etmiş olduğuna göre, mahkemece, davalının bu savunması da dikkate alınarak, gerekirse bu sözleşmelerden dolayı eksik bilgi ve belgelerin temini ile dava tarihinde dava dışı şirketin ipotek sözleşmesinin «teminatı kapsamındaki» kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmelerinden dolayı davalı bankanın alacağı bulunup bulunmadığının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek neticesine göre «yargılama giderlerinden sorumluluğa» ilişkin karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · yargılama giderlerinden sorumluluk · vekalet ücreti takdiri · davanın konusu · maktu vekalet ücreti · teminat kapsamı · yargılama giderleri · iş bölümü
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasındaki 29.08.2007 tarihli ‘’Resmi Senet’’ ibareli «ipotek» sözleşmesine göre, davacı, dava dışı şirketin «kefil» sıfatıyla imzalamış olduğu «kredi sözleşmelerinden» kaynaklanan borçlara da «teminat» olmak üzere davalı lehine ipotek tesis etmiş olduğuna göre, mahkemece, davalının bu savunması da dikkate alınarak, gerekirse bu sözleşmelerden dolayı eksik bilgi ve belgelerin temini ile dava tarihinde dava dışı şirketin ipotek sözleşmesinin «teminatı kapsamındaki» kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmelerinden dolayı davalı bankanın alacağı bulunup bulunmadığının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek neticesine göre «yargılama giderlerinden sorumluluğa» ilişkin karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, davanın niteliği itibariyle «nispi harca» tabi olduğu gibi «vekalet ücretinin» dava değeri üzerinden takdiri gerekirken, yazılı şekilde «maktu vekalet ücreti takdirine» karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu husus kabule göre davacı lehine bozma nedeni yapılmıştır.
Şti. lehine kredi borcuna karşılık «teminat» olarak verdiğini, davalı «çek» kanunundaki değişiklik nedeni ile sorumluluk kalktığından ipoteğin fek edildiğini davanın konusunun kalmadığını ileri sürmüş, davacı beyanı ve gelen tapu kayıtlarından ipoteğin fek edildiği anlaşılmış, esasen dava tarihi itibarı ile «ipoteğin fekkini» engelleyen bir alacağın bulunmadığı, bu nedenle dava açılmasına davalının sebep olduğundan «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle ipoteğin fekki nedeni ile «davanın konusu» kalmadığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, «ipoteğin fekki» istemine ilişkin olup, mahkemece «ipotek» fekkedildiği için «davanın konusu» kalmadığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», dava tarihi itibariyle ipoteğin fekkini engelleyen bir alacak olmadığından «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1593 E. , 2021/6019 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.07.2017 gün ve 2015/902 - 2017/902 sayılı kararı onayan Daire'nin 04.11.2019 gün ve 2018/5880 - 2019/6744 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı ...’dan olan alacağı için takip başlattığını ve adı geçen kişinin taşınmazı üzerine haciz konularak taşınmazın satıldığını, davalı bankanın bu kişiye kullandırdığı kredi nedeniyle aynı taşınmaz üzerine ipotek tesis ettirdi ise de kredinin ödenmiş olması nedeniyle bankanın verdiği yazıya göre ipoteğin fek edildiğini, ancak her nasılsa tapuda ipoteğin fek işleminin yapılmadığını, taşınmazın satışı nedeniyle ipotek alacaklısı olduğu gerekçesiyle satış bedelinin 35.565,00 TL’lik kısmının davalıya ödendiğini, oysa davalının ipotekle teminat altına alınan bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek, davalının haksız olarak tahsil ettiği 35.565,00 TL’nin davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalının dava dışı Kadri’den kredi alacağının bulunduğunu ve bu alacağın tahsili için icra dosyasından ipotek hakkı kapsamında tahsilat yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 440/III-1'inci maddesi uyarınca 01/01/2019 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırı 19.721,07 TL’ye yükseltilmiştir.
Davacı yan, 35.565,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 327,70 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 04/11/2019 tarih ve 2018/5880 E. – 2019/6744 K. sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu ilama karşı davalı banka vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de mahkemece kabul edilen miktar (327,70 TL) yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca karar düzeltme sınırının altında kaldığından davalı banka vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2) Dava, dava dışı borçluya ait taşınmaz üzerinde ipotekle teminat altına alınmış bir alacağı olmayan davalı bankanın, hukuka aykırı olarak taşınmazın satışı sonucu elde edilen paradan usulsüz tahsilat yaptığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı dava dışı ...'dan alacaklı olup, alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibi sırasında borçlunun taşınmazına haciz konulmuş, ilgili İcra Müdürlüğü tarafından İİK 100. maddesi gereğince hacizli gayrimenkul üzerinde hak sahibi olarak yer alan kişilere müzekkere yazılarak alacaklarının devam edip etmediği, etmekte ise miktarı sorulmuştur. Mahcuz gayrimenkul üzerinde ipotek hakkı sahibi görünen davalı banka bu müzekkereye yanıtında dava dışı borçludan alacağının devam ettiğini ve borç miktarını belirtmiş, ayrıca 09.10.2008 tarihli Kemalpaşa Tapu Sicil Müdürlüğü'ne hitaben yazılan ''İpotek Fek Yazısı'' başlıklı belgeyi eklemiştir. Bu belgede aynen ''Şubemizce ...'a kullandırılan kredinin teminatı olarak, İzmir İli Kemalpaşa İlçesi Yenikurudere Köyü 8 pafta - ada 385 parselde kayıtlı maliki bulunan Nihat-Kadri-Sevgiye Bircan tarafından bankamız lehine 1.
derecede 70.000.- TL bedelle ipotek edilmiş ve işbu ipotek gayrimenkulün bağlı olduğu sicile 06.10.2006 tarih, 6785 yevmiye sayılı ipotek sözleşmesi ile tescil edilmiştir. Yukarıda söz edilen ipoteğin fekkini arz ve talep ederiz.'' yazmaktadır. Her ne kadar mahkemece ipotek fek yazısının tek başına ibra ya da tek başına borcun ödendiğine dair bir delil olmadığı değerlendirmesi ile hesaplama yapılarak fazla ödenen kısmın davalı bankadan tahsiline karar verilmiş ise de; Tapu Sicil Müdürlüğü'ne hitaben yazılan bu fek yazısı ile ipotekli taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki yönünde iradesini ortaya koyan davalı bankanın, daha sonra ipotek hakkına dayalı olarak taşınmazın satış bedelinden alacak isteminde bulunması ve alacağını tahsil etmesi mümkün olmayıp, dava dışı borçludan alacağı olması halinde, taşınmaz üzerindeki ipotek hakkı dışında başkaca yollara başvurarak, alacağının tahsilini sağlayabileceği ise tabiidir.
Bu itibarla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04/11/2019 tarih ve 2018/5880 E. – 2019/6744 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçeyle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04/11/2019 tarih ve 2018/5880 E. – 2019/6744 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçeyle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı bankaya iadesine, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 14/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/696005000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz