İpoteğin Fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3051 E. 2019/4424 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme tutanağı↗ tüketici kredisi↗ ipoteğin kaldırılması↗ ipoteğin fekki↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ ön inceleme aşaması↗ yargılama giderleri↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ kredi sözleşmesi↗ harç↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın konusunu teşkil eden ipoteğin dava açıldıktan sonra ancak ön inceleme tutanağı imzalanmadan fek edildiği bu nedenle davanın konusuz kaldığı, davalı bankanın, kendisine yapılan yazılı başvuru ve ipotek borçlusunun bankaya ipotekten veya farklı bir husustan kaynaklanan herhangi bir alacağının olmamasına rağmen dava açılmasından evvel kendisine yapılan başvurudan sonraki 15 gün içerisinde ipoteğin fekkini gerçekleştirmemesinden dolayı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin açık olduğu, davacı tarafından dava açıldıktan sonra davalı bankaya tekrar yazılı başvuruda bulunulduğu ve ipotek fek harcı ödenerek ipotek fek ettirildiği, bankaların ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeleri masrafları ipotek yükümlüsünden isteyebileceği, 21,70 TL tutarındaki harcının zorunlu miktar olarak kabulünün mümkün olmadığı bu nedenle bankanın yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına ve davalı bankanın yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Karara taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava, genel tarımsal kredi sözleşmesinin teminatı olmak üzere davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin fekki istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, bankaların ancak kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgelendirilen masrafları ipotek yükümlüsünden talep edebileceği, ipoteğin kaldırılması için gerekli olan ipotek fek harcının bu anlamda zorunlu bir masraf olmadığı gerekçesiyle, konusuz kalan davada yargılama giderlerinden davalı bankanın sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Ancak dava dışı şahısla banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi tüketici kredisi olmayıp genel tarımsal kredi sözleşmesidir. Bu tür sözleşmelerde, bankaların, sözleşmede bu yönde hüküm bulunduğunu ispat etmesi koşuluyla yapmış olduğu masrafları talep edebileceğinin kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece, öncelikle 27.09.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinde ipotek fek harcından kimin sorumlu olduğuna dair bir hüküm bulunup bulunmadığının araştırılması, sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmadığının tespiti halinde ise, 492 sayılı Harçlar Kanununun 58. maddesi hükmü çerçevesinde davalı bankanın ipotek fek harcını talep etmekte haklı olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygulanma imkanı bulunmayan tüketici hukukuna ilişkin ilke ve içtihatlar doğrultusunda değerlendirme yapılması doğru görülmemiştir. Belirtilen sebeplerle, bölge adliye mahkemesince, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekirken yazılı şekilde başvurunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İpoteğin fekki | İpoteğin terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2386 E. 2022/4196 K.
Ortak:ipoteğin fekki · yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · ipotek · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · vekalet ücreti · teminat
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın konusunu teşkil eden ipoteğin dava açıldıktan sonra ancak ön «inceleme tutanağı» imzalanmadan fek edildiği bu nedenle davanın konusuz kaldığı, davalı bankanın, kendisine yapılan yazılı başvuru ve «ipotek» borçlusunun bankaya ipotekten veya farklı bir husustan kaynaklanan herhangi bir alacağının olmamasına rağmen dava açılmasından evvel kendisine yapılan başvurudan sonraki 15 gün içerisinde «ipoteğin fekkini» gerçekleştirmemesinden dolayı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin açık olduğu, davacı tarafından dava açıldıktan sonra davalı bankaya tekrar yazılı başvuruda bulunulduğu ve ipotek fek harcı ödenerek ipotek fek ettirildiği, bankaların ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeleri «masrafları» ipotek yükümlüsünden isteyebileceği, 21,70 TL tutarındaki harcının zorunlu miktar olarak kabulünün mümkün olmadığı bu nedenle bankanın «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına ve davalı bankanın yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulm …
1-) Dava, genel tarımsal «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olmak üzere davalı banka lehine tesis edilen «ipoteğin fekki» istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, bankaların ancak kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgelendirilen «masrafları» «ipotek» yükümlüsünden talep edebileceği, «ipoteğin kaldırılması» için gerekli olan ipotek fek harcının bu anlamda zorunlu bir masraf olmadığı gerekçesiyle, konusuz kalan davada «yargılama giderlerinden» davalı bankanın sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasındaki 29.08.2007 tarihli ‘’Resmi Senet’’ ibareli «ipotek» sözleşmesine göre, davacı, dava dışı şirketin «kefil» sıfatıyla imzalamış olduğu «kredi sözleşmelerinden» kaynaklanan borçlara da «teminat» olmak üzere davalı lehine ipotek tesis etmiş olduğuna göre, mahkemece, davalının bu savunması da dikkate alınarak, gerekirse bu sözleşmelerden dolayı eksik bilgi ve belgelerin temini ile dava tarihinde dava dışı şirketin ipotek sözleşmesinin «teminatı kapsamındaki» kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmelerinden dolayı davalı bankanın alacağı bulunup bulunmadığının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek neticesine göre «yargılama giderlerinden sorumluluğa» ilişkin karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Şti. lehine kredi borcuna karşılık «teminat» olarak verdiğini, davalı «çek» kanunundaki değişiklik nedeni ile sorumluluk kalktığından ipoteğin fek edildiğini davanın konusunun kalmadığını ileri sürmüş, davacı beyanı ve gelen tapu kayıtlarından ipoteğin fek edildiği anlaşılmış, esasen dava tarihi itibarı ile «ipoteğin fekkini» engelleyen bir alacağın bulunmadığı, bu nedenle dava açılmasına davalının sebep olduğundan «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle ipoteğin fekki nedeni ile «davanın konusu» kalmadığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, «ipoteğin fekki» istemine ilişkin olup, mahkemece «ipotek» fekkedildiği için «davanın konusu» kalmadığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», dava tarihi itibariyle ipoteğin fekkini engelleyen bir alacak olmadığından «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · vekalet ücreti takdiri · davanın konusu · maktu vekalet ücreti · teminat kapsamı · iş bölümü · kefil · çek
Benzer bu kararda3- Kabule göre de, davanın niteliği itibariyle «nispi harca» tabi olduğu gibi «vekalet ücretinin» dava değeri üzerinden takdiri gerekirken, yazılı şekilde «maktu vekalet ücreti takdirine» karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu husus kabule göre davacı lehine bozma nedeni yapılmıştır.
Şti. lehine kredi borcuna karşılık «teminat» olarak verdiğini, davalı «çek» kanunundaki değişiklik nedeni ile sorumluluk kalktığından ipoteğin fek edildiğini davanın konusunun kalmadığını ileri sürmüş, davacı beyanı ve gelen tapu kayıtlarından ipoteğin fek edildiği anlaşılmış, esasen dava tarihi itibarı ile «ipoteğin fekkini» engelleyen bir alacağın bulunmadığı, bu nedenle dava açılmasına davalının sebep olduğundan «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle ipoteğin fekki nedeni ile «davanın konusu» kalmadığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki 29.08.2007 tarihli ‘’Resmi Senet’’ ibareli «ipotek» sözleşmesine göre, davacı, dava dışı şirketin «kefil» sıfatıyla imzalamış olduğu «kredi sözleşmelerinden» kaynaklanan borçlara da «teminat» olmak üzere davalı lehine ipotek tesis etmiş olduğuna göre, mahkemece, davalının bu savunması da dikkate alınarak, gerekirse bu sözleşmelerden dolayı eksik bilgi ve belgelerin temini ile dava tarihinde dava dışı şirketin ipotek sözleşmesinin «teminatı kapsamındaki» kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmelerinden dolayı davalı bankanın alacağı bulunup bulunmadığının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek neticesine göre «yargılama giderlerinden sorumluluğa» ilişkin karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Hukuk Dairesi ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sahibi olduğu Ankara Keçiören tapusunda kayıtlı 31315 ada 7 parseldeki 12 nolu «bölümü» dava dışı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8952 E. 2018/1934 K.
Ortak:ipoteğin kaldırılması · yargılama giderleri · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, bankaların ancak kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgelendirilen «masrafları» «ipotek» yükümlüsünden talep edebileceği, «ipoteğin kaldırılması» için gerekli olan ipotek fek harcının bu anlamda zorunlu bir masraf olmadığı gerekçesiyle, konusuz kalan davada «yargılama giderlerinden» davalı bankanın sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın konusunu teşkil eden ipoteğin dava açıldıktan sonra ancak ön «inceleme tutanağı» imzalanmadan fek edildiği bu nedenle davanın konusuz kaldığı, davalı bankanın, kendisine yapılan yazılı başvuru ve «ipotek» borçlusunun bankaya ipotekten veya farklı bir husustan kaynaklanan herhangi bir alacağının olmamasına rağmen dava açılmasından evvel kendisine yapılan başvurudan sonraki 15 gün içerisinde «ipoteğin fekkini» gerçekleştirmemesinden dolayı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin açık olduğu, davacı tarafından dava açıldıktan sonra davalı bankaya tekrar yazılı başvuruda bulunulduğu ve ipotek fek harcı ödenerek ipotek fek ettirildiği, bankaların ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeleri «masrafları» ipotek yükümlüsünden isteyebileceği, 21,70 TL tutarındaki harcının zorunlu miktar olarak kabulünün mümkün olmadığı bu nedenle bankanın «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına ve davalı bankanın yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulm …
2-) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer bu karardaDava konusu «ipoteğin kaldırılması» amacıyla davacı tarafça 5.000 TL ödeme yapıldığı iddia edilmişse de yapılan ödemenin bu amaçla yapıldığına ilişkin dosyada her hangi bir delil olmamasına karşın dava tarihinden sonra 4.300 TL bedelli ve “ipoteğin çözülmesi için ödeme” açıklamasını içeren belgenin dikkate alınarak dava tarihi itibariyle davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretinin» davalıya yükletilmesine karar verilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gere …
Dava, «ipoteğin kaldırılması» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının 5.000 TL’yi bankaya ödediği, dava devam ederken borcun kapatılması sebebiyle ipoteğin fek edildiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3051 E. , 2019/4424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Derinkuyu Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22/11/2017 tarih ve 2017/101 E- 2017/174 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 22/02/2018 tarih ve 2018/329 E- 2018/167 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2011 yılında satın almak suretiyle iktisap ettiği taşınmaz üzerinde dava dışı ...’ün kredi borcuna teminat olmak üzere davalı banka lehine konulmuş ipotek bulunduğunu, dava dışı kredi borçlusunun davalı bankaya olan tüm borcunu ödemesi üzerine ipoteğin kaldırılması için bankaya yazılı başvuruda bulunduklarını ancak aradan yaklaşık 15 gün geçmesine rağmen davalı bankanın taşınmaz üzerindeki ipoteği fek etmediği gibi, yapılan yazılı başvuruya da herhangi bir cevap vermediğini ileri sürerek taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin fekkine karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın konusunu teşkil eden ipoteğin dava açıldıktan sonra ancak ön inceleme tutanağı imzalanmadan fek edildiği bu nedenle davanın konusuz kaldığı, davalı bankanın, kendisine yapılan yazılı başvuru ve ipotek borçlusunun bankaya ipotekten veya farklı bir husustan kaynaklanan herhangi bir alacağının olmamasına rağmen dava açılmasından evvel kendisine yapılan başvurudan sonraki 15 gün içerisinde ipoteğin fekkini gerçekleştirmemesinden dolayı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin açık olduğu, davacı tarafından dava açıldıktan sonra davalı bankaya tekrar yazılı başvuruda bulunulduğu ve ipotek fek harcı ödenerek ipotek fek ettirildiği, bankaların ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeleri masrafları ipotek yükümlüsünden isteyebileceği, 21,70 TL tutarındaki harcının zorunlu miktar olarak kabulünün mümkün olmadığı bu nedenle bankanın yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına ve davalı bankanın yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Karara taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava, genel tarımsal kredi sözleşmesinin teminatı olmak üzere davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin fekki istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, bankaların ancak kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgelendirilen masrafları ipotek yükümlüsünden talep edebileceği, ipoteğin kaldırılması için gerekli olan ipotek fek harcının bu anlamda zorunlu bir masraf olmadığı gerekçesiyle, konusuz kalan davada yargılama giderlerinden davalı bankanın sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Ancak dava dışı şahısla banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi tüketici kredisi olmayıp genel tarımsal kredi sözleşmesidir. Bu tür sözleşmelerde, bankaların, sözleşmede bu yönde hüküm bulunduğunu ispat etmesi koşuluyla yapmış olduğu masrafları talep edebileceğinin kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, öncelikle 27.09.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinde ipotek fek harcından kimin sorumlu olduğuna dair bir hüküm bulunup bulunmadığının araştırılması, sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmadığının tespiti halinde ise, 492 sayılı Harçlar Kanununun 58. maddesi hükmü çerçevesinde davalı bankanın ipotek fek harcını talep etmekte haklı olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygulanma imkanı bulunmayan tüketici hukukuna ilişkin ilke ve içtihatlar doğrultusunda değerlendirme yapılması doğru görülmemiştir. Belirtilen sebeplerle, bölge adliye mahkemesince, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekirken yazılı şekilde başvurunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 17/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/514374600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz