İhtiyati Haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11626 E. 2013/15422 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati hacze itiraz↗ i̇i̇k 265↗ ihtiyati haciz↗ sulh hukuk mahkemesi↗ görevsizlik kararı↗ haciz↗ iflas↗ sulh↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesi'nin görevli olduğu yönünde 6100 Sayılı Kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkemenin görevsizliğine, talep halinde ve karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
1- Talep, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir. İhtiyati hacze itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 265 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, borçlu ihtiyati haciz kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir. İhtiyati haciz kararını veren mahkeme yetkisiz bile olsa, itiraz yine o mahkemeye yapılır ve itiraza ilişkin usulü işlemler, ihtiyati haciz dosyası üzerinden devam eder. Ayrıca ihtiyati hacze itiraz, esasa ilişkin bir dava olarak da görülemeyeceğinden bir dava gibi kabul edilerek mahkemenin esas defterine kaydı yapılamaz. İtiraza ilişkin iş ve işlemler ihtiyati haciz kararının verildiği mahkemenin “Değişik İş” esasından devam eder.
Somut olayda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal uygulamalar gözetilmeyerek, ihtiyati hacze itiraz isteminin, ihtiyati haciz kararının verildiği dosya üzerinden değil, ihtiyati haczin kaldırılması davası olduğu kabul edilerek, mahkemenin esas defterine kaydı yapılarak asıl dava gibi sonuçlandırılması yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde, ihtiyati hacze itiraz edenler olarak Bostanlar Kerestecilik A.Ş., .... ve ...'ın gösterildiği ve bu kişiler adına vekillerince itirazda bulunulduğu halde, gerekçeli karar başlığında davacı olarak sadece Bostanlar Kerestecilik A.Ş. ye yer verilmesi, diğer şahısların isminin yer almaması doğru olmamıştır.
3- İhtiyati haciz talebi, mal varlığı hakkına dayalı bir talep (iş) niteliğinde olup 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca, gerek anılan kanunda ve gerekse de 2004 sayılı İİK'nda aksine bir düzenleme söz konusu olmadığından, bu nitelikteki talepler bakımından görevli mahkemenin asliye hukuk ve/veya TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gözetildiğinde asliye ticaret mahkemesi olduğu, HMK'nın 316/1-c maddesi uyarınca görevli mahkemede talebin incelenmesi sırasında basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği açıktır. Bu durumda mahkemece yazılı gerekçe ile ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne ve sonuçta ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1105 E. 2014/2727 K.
Ortak:ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesi'nin «görevli» olduğu yönünde 6100 Sayılı Kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin «sulh hukuk» mahkemesi olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde ve karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Buna göre, borçlu «ihtiyati haciz» kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, basit yargılama usulüne tabi olan «ihtiyati haciz» talebi ile ilgili olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu yönünde açık düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin HMK'nın 114/1-c maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere, gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basit yargılama usulü · münhasırlık · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14228 E. 2016/172 K.
Ortak:ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesi'nin «görevli» olduğu yönünde 6100 Sayılı Kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin «sulh hukuk» mahkemesi olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde ve karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Buna göre, borçlu «ihtiyati haciz» kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK'nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir "iş" niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basit yargılama usulü · münhasırlık · dava şartı yokluğu · usulden reddi · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK'nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Mahkemece, ihtiyati haczin basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden Sulh Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu yönünde açık bir düzenleme bulunmadığı gerekçesi ile talebin «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1009 E. 2015/3754 K.
Ortak:ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesi'nin «görevli» olduğu yönünde 6100 Sayılı Kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin «sulh hukuk» mahkemesi olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde ve karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Buna göre, borçlu «ihtiyati haciz» kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu yönünde açık bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle talebin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basit yargılama usulü · münhasırlık · dava şartı yokluğu · usulden reddi · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu yönünde açık bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle talebin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17940 E. 2014/31 K.
Ortak:ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesi'nin «görevli» olduğu yönünde 6100 Sayılı Kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin «sulh hukuk» mahkemesi olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde ve karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal uygulamalar gözetilmeyerek, «ihtiyati hacze itiraz» isteminin, «ihtiyati haciz» kararının verildiği dosya üzerinden değil, ihtiyati haczin kaldırılması davası olduğu kabul edilerek, mahkemenin esas «defterine» «kaydı» yapılarak asıl dava gibi sonuçlandırılması yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca İİK'nın «257» ve devamı maddeleri uyarınca «ihtiyati haciz» taleplerinde «görevli» mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceği, HMK'nın 316/1-C maddesinde basit yargılama usulüne tabi bir iş olarak düzenlenen ve HMK'daki bu açık hüküm «sebebi» ile HMK'nın 4/Ç bendi kapsamında nitelindirilmesi gereken bu «ihtiyati hacze itiraz» taleplerinde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair açık bir düzenlemenin bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan dava ve işlerde genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin ihtiyati haciz talebine ilişkin işlerde de görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde dosyanın asıl ve yetkili Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basit yargılama usulü · bozma sonrası karar · i̇i̇k 257 · münhasırlık · dava şartı yokluğu · iş mahkemesi görev alanı · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca İİK'nın «257» ve devamı maddeleri uyarınca «ihtiyati haciz» taleplerinde «görevli» mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceği, HMK'nın 316/1-C maddesinde basit yargılama usulüne tabi bir iş olarak düzenlenen ve HMK'daki bu açık hüküm «sebebi» ile HMK'nın 4/Ç bendi kapsamında nitelindirilmesi gereken bu «ihtiyati hacze itiraz» taleplerinde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair açık bir düzenlemenin bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan dava ve işlerde genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin ihtiyati haciz talebine ilişkin işlerde de görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde dosyanın asıl ve yetkili Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13220 E. 2013/18043 K.
Ortak:ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesi'nin «görevli» olduğu yönünde 6100 Sayılı Kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin «sulh hukuk» mahkemesi olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde ve karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Buna göre, borçlu «ihtiyati haciz» kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir.
Benzer bu kararda… yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde «sulh hukuk» mahkemesinin «görev alanına» giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini «görevlendirdiği» davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, «basit yargılama usulü» 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basit yargılama usulü · mutlak ticari dava · usulden reddi · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu kararda… yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde «sulh hukuk» mahkemesinin «görev alanına» giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini «görevlendirdiği» davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, «basit yargılama usulü» 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Talep, bankacılık işleminden doğan «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, 6102 sayılı Yasa'nın 4. maddesi uyarınca bankacılık işleminden kaynaklanan davalar, tarafların sıfatına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava sayılacağından bu tür davalarda bakma görevi ticaret mahkemelerine aittir.
Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17208 E. 2013/23405 K.
Ortak:ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesi'nin «görevli» olduğu yönünde 6100 Sayılı Kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin «sulh hukuk» mahkemesi olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde ve karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Buna göre, borçlu «ihtiyati haciz» kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir.
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talebi yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin «görevli» olduğu yönünde HMK’nın 316/1-c maddesi kapsamında açık bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkeme …
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asal «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basit yargılama usulü · münhasırlık · dava şartı yokluğu · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11626 E. , 2013/15422 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.04.2013 tarih ve 2013/86-2013/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili bankanın kredi müşterisi olan borçlulardan 250.000,00 TL bedelli bono sebebiyle toplamda 147.620,25 TL alacaklı olduğunu, borca ilişkin olarak ihtarname çekildiğini, borçluların ödeme yapmadıklarını ileri sürerek; borçluların taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasını talep etmiş; mahkemece, talebin kabulüyle, 147.620,25 TL bedelli alacağın tahsili için borçluların taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, ihtiyati haciz kararına istinaden 26.03.2013 tarihinde müvekkillerinin yokluğunda fiili ihtiyati haciz yapıldığını, verilen ihtiyati haciz kararına görev yönünden itiraz ettiklerini, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu belirterek, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesi'nin görevli olduğu yönünde 6100 Sayılı Kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkemenin görevsizliğine, talep halinde ve karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
1- Talep, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir. İhtiyati hacze itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 265 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, borçlu ihtiyati haciz kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir. İhtiyati haciz kararını veren mahkeme yetkisiz bile olsa, itiraz yine o mahkemeye yapılır ve itiraza ilişkin usulü işlemler, ihtiyati haciz dosyası üzerinden devam eder. Ayrıca ihtiyati hacze itiraz, esasa ilişkin bir dava olarak da görülemeyeceğinden bir dava gibi kabul edilerek mahkemenin esas defterine kaydı yapılamaz. İtiraza ilişkin iş ve işlemler ihtiyati haciz kararının verildiği mahkemenin “Değişik İş” esasından devam eder.
Somut olayda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal uygulamalar gözetilmeyerek, ihtiyati hacze itiraz isteminin, ihtiyati haciz kararının verildiği dosya üzerinden değil, ihtiyati haczin kaldırılması davası olduğu kabul edilerek, mahkemenin esas defterine kaydı yapılarak asıl dava gibi sonuçlandırılması yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde, ihtiyati hacze itiraz edenler olarak Bostanlar Kerestecilik A.Ş., .... ve ...'ın gösterildiği ve bu kişiler adına vekillerince itirazda bulunulduğu halde, gerekçeli karar başlığında davacı olarak sadece Bostanlar Kerestecilik A.Ş. ye yer verilmesi, diğer şahısların isminin yer almaması doğru olmamıştır.
3- İhtiyati haciz talebi, mal varlığı hakkına dayalı bir talep (iş) niteliğinde olup 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca, gerek anılan kanunda ve gerekse de 2004 sayılı İİK'nda aksine bir düzenleme söz konusu olmadığından, bu nitelikteki talepler bakımından görevli mahkemenin asliye hukuk ve/veya TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gözetildiğinde asliye ticaret mahkemesi olduğu, HMK'nın 316/1-c maddesi uyarınca görevli mahkemede talebin incelenmesi sırasında basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği açıktır. Bu durumda mahkemece yazılı gerekçe ile ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne ve sonuçta ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/695099900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz