Yönetim kurulu başkanı her yıl seçilir; esas sözleşmeyle 3 yıllık seçim geçersizdir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6310 E. 2021/5300 K. · · İlk derece: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
TTK 340 emredici hükümler ilkesi ve TTK 366/1 (yönetim kurulunun her yıl kendi üyeleri arasından başkan seçmesi) karşısında, yönetim kurulu başkanının genel kurulca 3 yıl süreyle seçilmesine ilişkin esas sözleşme hükmü 1 yılı aşan süreler yönünden geçersizdir; ticaret sicilinin başkan seçimini 1 yıllık süreyle tescil etmesi hukuka uygundur.
Ele alınan sorunlar
Yönetim kurulu başkanının görev süresi ve tescili → ret
İddia: Davacı, genel kurulun yönetim kurulu başkanını 3 yıl için seçtiğini, davalı sicilin ise 1 yıl için tescil etmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek tescilin TTK 34 uyarınca düzeltilmesini istemiştir.
Gerekçe: TTK 340 ile getirilen emredici hükümler ilkesi uyarınca anonim şirketlere ilişkin TTK hükümleri kaideten emredici olup esas sözleşmeyle ancak kanunun izin verdiği ölçüde sapılabilir. TTK 366/1 ise yönetim kurulunun her yıl kendi üyeleri arasından bir başkan seçeceğini düzenlediğinden, yönetim kurulu başkanının genel kurulca 3 yıl süreyle seçilmesine ilişkin esas sözleşme hükmünün 1 yılı aşan süreler yönünden geçerliliğinden söz edilemez. Bu nedenle ticaret sicilinin başkan seçimini 1 yıllık süre yönünden tescil etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerekirken, bölge adliye mahkemesinin 3 yıllık tescile hükmetmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 340 ve 366/1 karşısında yönetim kurulu başkanının 1 yıldan uzun süreyle seçilemeyeceği yönünden emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emredici hükümler ilkesi↗ yönetim kurulu başkanının görev süresi↗ ticaret sicili tescilinin düzeltilmesi↗ esas sözleşme serbestisinin sınırı↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim kurulu başkanının genel kurulca üç yıl için seçilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5912 E. 2024/3380 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu başkanının seçimi
Benzer bu karardaYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2023 tarih, 2022/11-65 E. ve 2023/144 K. sayılı kararıyla davacı şirketin «esas sözleşmesinde» yer alan «yönetim kurulu» başkanının yönetim kurulu üyeleri arasından üç yıl süre ile «anonim şirket» genel kurulu tarafından seçilmesine ilişkin düzenlemenin bir yıldan fazla süreler yönünden geçerliliğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla davalı ... müdürlüğünün «yönetim kurulu başkanı seçimini» bir yıllık süre yönünden tescil etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3600 E. 2013/3893 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoklukla malul karar · iyiniyet kuralı · yokluk · usuli kazanılmış hak · olağanüstü genel kurul · iyiniyet · kazanılmış hak · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, uyulan bozma ilamı taraflar yararına «usuli kazanılmış hak» doğurduğundan 11. ve 12. gündem maddeleri dışında alınan kararlara yönelik iptal istemlerine ait verilen red kararının kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 19/03/2007 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında şirketin ana sözleşmesini değiştiren 11. gündem maddesinde alınan kararın «yoklukla malul» olduğunun tespitine, ayrıca dava konusu genel kurul toplantısının yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçilmesine ait 12. gündem maddesinde alınan kararın da «iyiniyet kurallarına» aykırı olması nedeniyle iptaline, diğer gündem maddelerinin iptaline yönelik davada bozmadan önce verilen karar kesinleşmekle, bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… davalı şirket ve fer'i müdahil vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Ancak, mahkemece uyulan dairemizin «son» bozma kararında «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ilişkin kararın «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığının tartışılması için yerel mahkeme kararı bozulduğu halde, mahkemece anılan kararın hangi nedenle iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun gerekç …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1144 E. 2020/5657 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6310 E. , 2021/5300 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.11.2019 tarih ve 2019/386 E- 2019/1458 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.05.2020 tarih ve 2020/408 E- 2020/517 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin olağan genel kurul toplantısında esas sözleşmenin 8. maddesinin 3. fıkrasına göre ...'ın 3 yıllığına yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini, genel kurulda alınan kararların tescil ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapıldığını, ancak 08.04.2019 tarihli İstanbul Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan tescil kararı incelendiğinde, ...'ın 1 yıl için seçilmiş gibi tescil edildiği ileri sürerek ve TTK'nın 34. maddesi uyarınca tescilin düzeltilerek ...'ın 3 yıl için yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğinin tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tescilin düzeltilmesine ilişkin TTK'nın 34. maddesi gereğince davalı kuruma herhangi bir başvuru ve davalının da bu başvuruyu kabul ya da ret kararının bulunmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin usule ilişkin gönderme kararına uygun olarak yapılan yargılamaya göre, TTK'nın 34. maddesi gereğince açılacak davalarda, davacının davalı kuruma tescilin düzeltilmesi için başvurması ve davalının da bu başvuruya ilişkin kabul ya da ret kararının bulunması gerektiğini, bu hususun dava şartı olduğu, ancak davacının öncelikle davalıya TTK 34 maddesi kapsamında başvurusu bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamaya göre; yerel mahkemenin gerekçesinde belirttiği gibi bir dava şartının bulunmadığı, davacı tarafından süresinde davanın açıldığı, davacı şirketin esas sözleşmesi, genel kurul karar tutanağı ve ticaret sicil gazetesinin tetkikinden davacının ...'ı 3 yıl için yönetim kurulu başkanı olarak seçmesine rağmen, davalı tarafından bu şahsın 3 yıl değil 1 yıl için yönetim kurulu başkanı olarak tescil edilmesinin hatalı olduğu, genel kurulun yönetim kurulu başkanını ancak 1 yıl süre için seçebileceğine ilişkin bir sınırlamanın olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazın kabulüne, "Davacı şirket'in 22.3.2019 tarihli genel kurulunun 8 nolu kararı ile yönetim kurulu başkanı ...'ın 3 yıl süre ile seçildiği hususunun tesbiti ve ticaret siciline tesciline" karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ticaret sicili tescilinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 340. maddesi, ile getirilen "Emredici Hükümler İlkesi uyarınca TTK'da anonim şirketlere ilişkin hükümler kaideten "emredici" nitelikte olup, şirket ana sözleşmesi ile bu hükümlerden, "ancak TTK hükümlerince izin verilmesi halinde" sapılabilecektir.
Yönetim kurulu başkanının seçimine ilişkin aynı kanunun 366/1. maddesinde, ise yönetim kurulu üyelerinin her yıl kendi üyeleri arasından bir başkan ve bulunmadığı zamanlarda ona vekâlet etmek üzere, en az bir başkan vekili seçebileceği düzenlenmiş olup, bu hükümler karşısında, yönetim kurulu başkanının yönetim kurulu üyeleri arasından 3 yıl süre ile anonim şirket genel kurulu tarafından seçilmesine ilişkin esas sözleşme hükmünün 1 yıldan fazla süreler yönünden geçerliliğinden söz edilemez. Davalı ... Sicilinin yönetim kurulu başkanı seçimini 1 yıllık süre yönünden tescil etmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktır. O halde davanın reddi gerekirken bölge adliye mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/695094900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz