6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı şirket aleyhine açılan ticari davada arabuluculuk dava şartı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/448 E. 2023/371 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda arabulucuya başvuru dava şartıdır; davalı tarafın yabancı uyruklu/yabancı ülkede kurulu bir şirket olması bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz, çünkü Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda da uygulanır. Arabulucuya başvurmadan açılan bu tür davalar, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Yabancı uyruklu davalı şirket aleyhine açılan ticari davada arabuluculuğa başvuru dava şartının uygulanıp uygulanmayacağı → ret

İddia: Davacı vekili, yabancı şirketler hakkında arabuluculuk kanununda arabuluculuk başvurusunun zorunlu olduğuna dair bir madde bulunmadığını, yabancı şirketler hakkında açılan davalarda arabuluculuk başvurusu yapılmasının zorunlu olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı haline getirilmiştir. Davacı vekili, davalı şirketin Almanya'da kurulu olması nedeniyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilemediğini beyan etmiş ve arabulucuya başvurmadan dava açıldığı davacı tarafça da kabul edilmiştir. Ancak 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 1. maddesinin ikinci fıkrasında, kanunun yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereği yabancı uyruklu şirketler de kanun kapsamındadır; dolayısıyla davalının yabancı bir şirket olması, arabuluculuğa başvuru zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Davalının yabancı ülkede kurulu bir şirket olmasının, TTK 5/A kapsamındaki arabuluculuğa başvuru dava şartını ortadan kaldırmayacağı; HUAK'ın yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda da uygulanacağı yönündeki tespit, benzer nitelikteki uyuşmazlıklar için emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; davalının yabancı ülkede kurulu bir şirket olması bu şartı ortadan kaldırmaz, arabulucuya başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk dava şartı ticari dava yabancılık unsuru usulden ret taşıma sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 5/A · HUAK — HUAK 1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/448

KARAR NO 2023/371

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/12/2022

NUMARASI 2022/1014 Esas - 2022/1054 Karar

DAVA

Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin Almanya'da ... şirketinden sporcu içeceği satın aldığını, ürünlerin davalı ... şirketinden temin edildiğini, 57.800,70-euro ödediğini, nakliye için davalı ... şirketi ile 1.830-euro bedelle anlaştığını, ayrıca 2.100-euro sertifika ücreti ödendiğini, Gümrüğe sunulacak sertifikaların hazırlanması için davalı ...'na 1.850-TL ödeme yapıldığını,Gümrük işlemleri için davalı ...'a 1.121-TL ödediğini, ürünler geldiğinde Gümrükte uluslararası taşıma evrakı kayıtlarının yanlış yazıldığının anlaşıldığını, ithalatın yapılamadığını, hata ortaya çıktığında davalılar arasında yazışmalar yapıldığını, esasen kolayca düzeltilebilecek bir hatanın düzeltilmediğini, ...'un T2 açtırmadan araçtaki diğer ürünleri boşalttığını, bu nedenle aracın Almanya'ya dönemediğini ve uzun bir süre Bulgaristan'da beklemek zorunda kaldığını, müvekkilinin mal bedeli ve navlun dışında 30.000-TL makbuzlu harcama yaptığını, müvekkilinin zarara uğramasında davalıların müteselsilen sorumlu olduklarından bahisle, ödenen 57.800,70-euro mal bedeli, 723,86-euro numune bedeli ile 2.100-euro ...

Şirketine yapılan ödemelerden şimdilik 5.000-TL olmak üzere kar kaybı bedelinin gümrükten malların geri çevrildiği tarihten itibaren, 30.000-TL ürün tanıtımı harcamasının dava tarihinden itibaren, 1.850-TL ...'na ve 1.121-TL ... şirketine ödenen bedellerin davalılardan müştereken ve müteselsilen (sorumlulukları oranında) alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şartlarının olmadığını, zorunlu arabuluculuk için tebligat yapılmadığını, müvekkili şirketin Almanya merkezli Frey.. şirketi ile ticari ilişkisi olduğunu, taşıma ve gümrük işleri ile uğraşmadığını, sorumluluğu olmamasına rağmen gümrük sorunlarının çözümü için tüm desteği sağladığını, müvekkili şirketin ...’na ilişkin hata yaptığı kabul edilse dahi, işbu hata sebebiyle sorumluluğu doğmadığını, davanın arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden ve taraf ehliyeti yokluğundan usulden reddine aksi halde,esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, 02/07/2021 tarihli ara kararı ile davacı vekiline davalı ... yönünden arabuluculuk tutanağını sunmak üzere süre verildiği,davacı vekilinin 19/10/2022 tarihli duruşmadaki beyanında davalı ... Almanya'da kurulu bir şirket olduğundan arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını beyan ettiği, arabuluculuk tutanağı sunulmadığından, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, dosyaya sundukları 16.07.2021 tarihli beyan dilekçesinin göz önüne alınmadan karar verildiğini, şirket hakkında fiil imkansızlık nedeniyle arabuluculuk başvurusunda bulunamadığını, yabancı şirketler hakkında arabuluculuk kanununda arabuluculuk başvurusunun zorunlu olduğuna dair bir madde bulunmadığını, yabancı şirketler hakkında açılan davalarda arabuluculuk başvurusu yapılmasının zorunlu olmadığını, ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu 2. ATM'nin 2021/453 esas sayılı dosyasında 14/12/2022 tarihli ara kararı ile davalı ... aleyhine açılan dava tefrik edilerek mahkemenin 2022/1014 esasına kaydedilmiştir. 7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile “Ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, arabulucuya başvuru dava şartı haline getirilmiştir.

Somut olayda; Mahkemece 02/07/2021 tarihli ara kararı ile arabuluculuk tutanağının aslının sunulması için süre verilmişse de, davacı vekili, müvekkili şirketin Almanya'da kurulu bir şirket olduğunu, Türkiye'de kurulu bir şirket olmadığından arabuluculuk dava şartının yerine getirilemediğini beyan ettiği, arabulucuya başvurmadan dava açıldığı davacı tarafın da kabulünde olup; istinaf dilekçesinde de yabancı şirketler hakkında açılacak davalarda arabuluculuk başvurusu yapılmasının zorunlu olmadığını ileri sürmüşse de; 6325 Sayılı kanunun (HUAK) 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "HUAK yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır." şeklinde düzenlenmiş olup yabancı uyruklu şirketlerinde kanun kapsamında olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.O halde, eldeki dava arabuluculuğa tabii davalardan olup, dava öncesi arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan 94-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.13/03/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/69349 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2964 E. 2024/5402 K. · Onandı

Yabancı şirkete karşı açılan ticari davada zorunlu arabuluculuk

Gerekçe özeti

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır ve bu zorunluluk, karşı tarafın yabancı ülkede kurulu bir şirket olması hâlinde de geçerlidir; 6325 sayılı Kanun yabancılık unsuru taşıyan özel hukuk uyuşmazlıklarını da kapsadığından, arabulucuya başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir.

Emsal değeri

Yabancı ülkede kurulu şirketlere karşı açılan ticari para alacağı davalarında da zorunlu arabuluculuk dava şartının aranacağı yönündeki holding bakımından emsal değeri taşır; Yargıtay'ca onandığından bağlayıcı içtihat değeri vardır.

Kavramlar: zorunlu arabuluculuk dava şartı yabancılık unsuru ticari dava usulden ret

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/2964 E.  ,  2024/5402 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/448 Esas, 2023/371 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/1014 E., 2022/1054 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Almanya'da mukim ... şirketinden sporcu içeceği satın aldığını, ürünlerin dava dışı ... şirketi tarafından davalı ... şirketinden temin edildiğini, müvekkilinin bu ticaret sebebi ile mal bedeli ve navlun dışında muhtelif ödeme yapmak zorunda kaldığını, yanlış bilgi akışı, yanlış evrak düzenleme sonucunda ürünlerin Türkiye’ye girişinin sağlanamadığını, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkilinin taraf ehliyetinin olmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, 02.07.2021 tarihli ara kararı ile davacı vekiline davalı ... yönünden arabuluculuk tutanağı aslını sunmak üzere süre verildiği, aksi halde davalı ... yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilinin 19.10.2022 tarihli duruşmadaki beyanında "Davalı ...'nın Almanya'da kurulu bir şirket olup, Türkiye'de kurulu yabancı şirket olmadığından arabuluculuk şartı yerine getirilememiştir, yabancı şirket yönünden arabuluculuk dava şartı yoktur" şeklinde beyanı olduğu, davalı ...

yönünden arabuluculuk tutanağı aslının sunulmadığı, bu hali ile dava tarihinden önce sonuçlanmış arabuluculuk tutanağı bulunmadığı ve eldeki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sundukları 16.07.2021 tarihli beyan dilekçesinin dikkate alınmadığını, davalı şirket hakkında fiili imkansızlık nedeniyle arabuluculuk başvurusunda bulunulamadığını, yabancı şirketler hakkında arabuluculuk kanununda arabuluculuk başvurusunun zorunlu olduğuna dair bir madde bulunmadığını, yabancı şirketler hakkında açılan davalarda arabuluculuk başvurusu yapılmasının zorunlu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 5/A maddesine göre Kanun'un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, somut olayda mahkemece 02.07.2021 tarihli ara kararı ile arabuluculuk tutanağının aslının sunulması için süre verilmişse de, davacı vekilinin müvekkili şirketin Almanya'da kurulu bir şirket olduğunu, Türkiye'de kurulu bir şirket olmadığından arabuluculuk dava şartının yerine getirilemediğini beyan ettiği, arabulucuya başvurmadan dava açıldığının davacı tarafın da kabulünde olup istinaf dilekçesinde de yabancı şirketler hakkında açılacak davalarda arabuluculuk başvurusu yapılmasının zorunlu olmadığını ileri sürülmüşse de, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "6325 sayılı Kanun yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır." şeklinde düzenlenmiş olup yabancı uyruklu şirketlerin de kanun kapsamında olduğu, eldeki davanın arabuluculuğa tabi davalardan olup, dava öncesi arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; taşıma sözleşmesinde kaynaklı zararın tazmini talebine ilişkin olup uyuşmazlık bir tarafı yabancı olan şirketin arabuluculuk ile ilgili mevzuat hükümlerine tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 4, 5/A maddeleri,

3. 6325 sayılı Kanun'un 1, 18/A maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.