Brokerlik
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1443 E. 2021/4955 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
brokerlik↗ gemi alacaklısı hakkı↗ gemi adamı↗ tahsilde tekerrür olmamak kaydı↗ kıdem tazminatı↗ işçilik alacakları↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ hmk 150↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ rehin↗ açılmamış sayılma↗ ihbar↗ havale↗ ıslah↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, davalı Dentaş Gemi İşletim Taş. ve Brokerlik Hiz. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki asıl ve birleşen davaların reddine, diğer davalılar hakkındaki davaların HMK'nın 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Asıl ve birleşen dava, davacı gemi adamlarının ödenmediği iddia olunan ücret ve işçilik alacakları bakımından dava konusu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemine ilişkindir.
Dava dosyası incelendiğinde davacı vekili 14.03.2012 tarihli asıl dava dilekçesinde, müvekkillerinin davalı Dentaş Gemi İşletim Taş. ve Brokerlik Hiz. Tic. Ltd. Şti.nin maliki olduğu gemide gemi personeli olarak çalıştıklarını, 13.03.2012 tarihine kadar olan ücret alacaklarının ödenmediğini, gemi personeli alacağının 6762 sayılı TTK’nun 1235/3 ve 1236. maddeleri uyarınca gemi alacaklısı hakkı verdiğini ileri sürerek, her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik toplam 127.837.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
19.03.2012 tarihli birleşen dava dilekçesinde ise müvekkillerinin 13.03.2012 tarihinden sonraki ücret, ihbar, izin, fazla çalışma ve kıdem tazminatı gibi işçilik alacağının ödenmediğini ve bir kısmının iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 314.484.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili, 30.04.2012 havale tarihli ıslah dilekçesi ile yalnızca davacı ... yönünden birleşen davaya konu 38.080.- TL’lik alacak miktarını 69.370.- TL’ye çıkararak, 69.370.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili, 22.06.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile birleşen davada tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle toplam 70.508.- TL’nin faiziyle birlikte tahsili ile dava konusu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacılar vekilinin ıslah talebinin HMK’nın 84. ve HMK’nın 177. maddesi gereğince reddi ile kanuni rehin hakkının alacaktan bağımsız olarak talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı Dentaş Gemi İşletim Taş. ve Brokerlik Hiz. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşik uygulamalarında (Dairemizin 29.09.2014 tarih, 2014/7735 E. 2014/14846 K. sayılı ilamı, 14.06.2016 tarih 2015/12967 E. 2016/6603 K. sayılı ilamı) kabul edildiği üzere asıl ve birleşen dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca gemi alacaklılarının gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunmakta olup bu hakkın tesisi tek başına talep edilebilir.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 1377/1. maddesinde, “Gemi üzerinde, kanun veya sözleşme uyarınca doğan veya mahkemece tesciline karar verilen bütün rehin ve hapis hakları, teminat altına alınan alacaktan ayrı ve bağımsız olarak yargılama veya icra konusu yapılamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 1377/1. maddesi bir usul hükmü olup, derhal yürürlüğe girecek olmakla bu tarihten sonraki ıslah vs. usuli işlemlerinde bu ilkeye dayalı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı ... dışındaki davacılar bakımından ikinci defa yapılmış bir ıslah bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK’nın 1377/1. maddesi de bir usul hükmü olup, derhal yürürlüğe gireceğinden, buna bağlı olarak da davacı ... dışındaki davacılar bakımından ıslah yoluyla alacağın tahsili ile dava konusu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması talep edilmesinde usule aykırılık yoktur. Davacı ... yönünden ise verilen ikinci ıslah dilekçesi mahkemece nazara alınamayacak ise de dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK hükümleri ve Dairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar bakımından gemi ve teferruatı üzerinde alacaktan bağımsız olarak kanuni rehin hakkı tesisi talep edilebilecektir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında tüm davacılar bakımından uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 13.04.2017 tarih 2016/3459 Esas, 2017/2138 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak açıklanan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7735 E. 2014/14846 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin
İncelediğiniz karardaAsıl ve birleşen dava, davacı «gemi adamlarının» ödenmediği iddia olunan ücret ve «işçilik alacakları» bakımından dava konusu gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir.
… ak çalıştıklarını, 13.03.2012 tarihine kadar olan ücret alacaklarının ödenmediğini, gemi personeli alacağının 6762 sayılı TTK’nun 1235/3 ve 1236. maddeleri uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiğini ileri sürerek, her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik toplam 127.837.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
19.03.2012 tarihli birleşen dava dilekçesinde ise müvekkillerinin 13.03.2012 tarihinden sonraki ücret, «ihbar», izin, fazla çalışma ve «kıdem tazminatı» gibi işçilik alacağının ödenmediğini ve bir kısmının iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile toplam 314.484.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, «kanuni rehin hakkı» tesisi istediği, ancak bu hakkın feri nitelikte bulunduğu, «asıl alacaktan» ayrı olarak talep edilemeyeceği, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi de bu yönde iken yanlış değerlendirildiği, nitekim 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesinin rehin hakkının asıl alacaktan bağımsız olarak istenemeyeceği yönünde açık hüküm tesis ettiği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «gemi alacağının» tahsilini teminen «kanuni rehin hakkı» tanınması istemine ilişkin olup yargılama esnasında rehin hakkı istenen alacak ilama bağlı hale gelmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca gemi alacaklılarının gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» bulunmakta olup bu hakkın tesisi tek başına talep edilebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacağı · dava şartı yokluğu · infaz · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, «kanuni rehin hakkı» tesisi istediği, ancak bu hakkın feri nitelikte bulunduğu, «asıl alacaktan» ayrı olarak talep edilemeyeceği, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi de bu yönde iken yanlış değerlendirildiği, nitekim 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesinin rehin hakkının asıl alacaktan bağımsız olarak istenemeyeceği yönünde açık hüküm tesis ettiği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «gemi alacağının» tahsilini teminen «kanuni rehin hakkı» tanınması istemine ilişkin olup yargılama esnasında rehin hakkı istenen alacak ilama bağlı hale gelmiştir.
Bu itibarla, mahkemenin 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca da 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesi gibi «asıl alacaktan» bağımsız «kanuni rehin hakkı» istenemeyeceği yönündeki gerekçesi yerinde olmayıp davacının kanuni rehin hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir.
Ancak, davalı vekili, temyize cevap dilekçesinde «kanuni rehin hakkı» istenen alacağın tahsili için başlatılan takibe ilişkin icra dosyasının «infaz» edildiğini ileri sürmüş olup alacağın tamamen ödenip ödenmediğinin, dolayısıyla davanın konusuz kalıp kalmadığının da tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesini teminen kararın bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10616 E. 2013/11164 K.
Ortak:brokerlik
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Ancak, davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, gerekçesi açıklanmaksızın davalı lehine «kötüniyet tazminatınan» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının «kötüniyetli» olarak icra takibi yaptığı davalı tarafça kanıtlanamamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9965 E. 2014/17281 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin
İncelediğiniz karardaAsıl ve birleşen dava, davacı «gemi adamlarının» ödenmediği iddia olunan ücret ve «işçilik alacakları» bakımından dava konusu gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir.
… ak çalıştıklarını, 13.03.2012 tarihine kadar olan ücret alacaklarının ödenmediğini, gemi personeli alacağının 6762 sayılı TTK’nun 1235/3 ve 1236. maddeleri uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiğini ileri sürerek, her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik toplam 127.837.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
19.03.2012 tarihli birleşen dava dilekçesinde ise müvekkillerinin 13.03.2012 tarihinden sonraki ücret, «ihbar», izin, fazla çalışma ve «kıdem tazminatı» gibi işçilik alacağının ödenmediğini ve bir kısmının iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile toplam 314.484.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi ve davaya esas «çatma» olayının meydana geldiği tarihe göre ihtilafa mülga 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının münferiden «kanuni rehin hakkı» tespiti ve tanınmasını talep ettiği, kanuni rehin hakkının hukuki niteliği itibariyle doğuşu, varlığı ve «son» bulmasının temin ettiği alacağa bağlı, fer'i nitelikte olduğu, alacağa bağlı fer'i nitelikte olan rehin hakkının alacaktan ayrı ve bağımsız olarak yargılama konusu …
Dava, gemi üzerine «kanuni rehin hakkı» tanınması istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davalı «donatan» yönünden dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca gemi alacaklılarının gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunmakta olup bu hakkın tesisi tek başına talep edilebilir.
Bu itibarla, mahkemenin 6762 sayılı TTK uyarınca da 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesi gibi «asıl alacaktan» bağımsız «kanuni rehin hakkı» istenemeyeceği yönündeki gerekçesi yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çatma · donatan · dava şartı yokluğu · terkin · asıl alacak · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaLtd. hakkındaki davanın atiye «terk» edildiği gerekçesiyle davanın davalı «donatan» yönünden dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı V.E.M.A. hakkındaki davanın atiye terki sebebiyle bu davalı yönünden esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi ve davaya esas «çatma» olayının meydana geldiği tarihe göre ihtilafa mülga 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının münferiden «kanuni rehin hakkı» tespiti ve tanınmasını talep ettiği, kanuni rehin hakkının hukuki niteliği itibariyle doğuşu, varlığı ve «son» bulmasının temin ettiği alacağa bağlı, fer'i nitelikte olduğu, alacağa bağlı fer'i nitelikte olan rehin hakkının alacaktan ayrı ve bağımsız olarak yargılama konusu …
Dava, gemi üzerine «kanuni rehin hakkı» tanınması istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davalı «donatan» yönünden dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca gemi alacaklılarının gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunmakta olup bu hakkın tesisi tek başına talep edilebilir.
Bu itibarla, mahkemenin 6762 sayılı TTK uyarınca da 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesi gibi «asıl alacaktan» bağımsız «kanuni rehin hakkı» istenemeyeceği yönündeki gerekçesi yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1443 E. , 2021/4955 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.12.2015 gün ve 2015/291 - 2015/468 sayılı kararı onayan Daire'nin 13.04.2017 gün ve 2016/3459 - 2017/2138 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, davalılara ait gemide çarkçıbaşı, yağcı, telsiz zabiti, üçüncü makinist, 2. ve 3. kaptan, vardiya zabiti olarak görev yapan davacıların hizmet sözleşmelerinin davalı tarafça ekonomik nedenlerle işçi çalıştıramayacağı gerekçesiyle feshedildiğini, davacıların ücret ve diğer işçilik haklarının ödenmediğini ileri sürerek; davacıların hesaplanan alacakları ve faizi üzerinden CEMAL-Ç gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, davalı Dentaş Gemi İşletim Taş. ve Brokerlik Hiz. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki asıl ve birleşen davaların reddine, diğer davalılar hakkındaki davaların HMK'nın 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Asıl ve birleşen dava, davacı gemi adamlarının ödenmediği iddia olunan ücret ve işçilik alacakları bakımından dava konusu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemine ilişkindir.
Dava dosyası incelendiğinde davacı vekili 14.03.2012 tarihli asıl dava dilekçesinde, müvekkillerinin davalı Dentaş Gemi İşletim Taş. ve Brokerlik Hiz. Tic. Ltd. Şti.nin maliki olduğu gemide gemi personeli olarak çalıştıklarını, 13.03.2012 tarihine kadar olan ücret alacaklarının ödenmediğini, gemi personeli alacağının 6762 sayılı TTK’nun 1235/3 ve 1236. maddeleri uyarınca gemi alacaklısı hakkı verdiğini ileri sürerek, her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik toplam 127.837.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
19.03.2012 tarihli birleşen dava dilekçesinde ise müvekkillerinin 13.03.2012 tarihinden sonraki ücret, ihbar, izin, fazla çalışma ve kıdem tazminatı gibi işçilik alacağının ödenmediğini ve bir kısmının iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 314.484.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili, 30.04.2012 havale tarihli ıslah dilekçesi ile yalnızca davacı ... yönünden birleşen davaya konu 38.080.- TL’lik alacak miktarını 69.370.- TL’ye çıkararak, 69.370.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili, 22.06.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile birleşen davada tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle toplam 70.508.- TL’nin faiziyle birlikte tahsili ile dava konusu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacılar vekilinin ıslah talebinin HMK’nın 84. ve HMK’nın 177. maddesi gereğince reddi ile kanuni rehin hakkının alacaktan bağımsız olarak talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı Dentaş Gemi İşletim Taş. ve Brokerlik Hiz. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşik uygulamalarında (Dairemizin 29.09.2014 tarih, 2014/7735 E. 2014/14846 K. sayılı ilamı, 14.06.2016 tarih 2015/12967 E. 2016/6603 K. sayılı ilamı) kabul edildiği üzere asıl ve birleşen dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca gemi alacaklılarının gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunmakta olup bu hakkın tesisi tek başına talep edilebilir.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 1377/1. maddesinde, “Gemi üzerinde, kanun veya sözleşme uyarınca doğan veya mahkemece tesciline karar verilen bütün rehin ve hapis hakları, teminat altına alınan alacaktan ayrı ve bağımsız olarak yargılama veya icra konusu yapılamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 1377/1. maddesi bir usul hükmü olup, derhal yürürlüğe girecek olmakla bu tarihten sonraki ıslah vs. usuli işlemlerinde bu ilkeye dayalı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı ... dışındaki davacılar bakımından ikinci defa yapılmış bir ıslah bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK’nın 1377/1. maddesi de bir usul hükmü olup, derhal yürürlüğe gireceğinden, buna bağlı olarak da davacı ... dışındaki davacılar bakımından ıslah yoluyla alacağın tahsili ile dava konusu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması talep edilmesinde usule aykırılık yoktur. Davacı ... yönünden ise verilen ikinci ıslah dilekçesi mahkemece nazara alınamayacak ise de dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK hükümleri ve Dairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar bakımından gemi ve teferruatı üzerinde alacaktan bağımsız olarak kanuni rehin hakkı tesisi talep edilebilecektir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında tüm davacılar bakımından uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 13.04.2017 tarih 2016/3459 Esas, 2017/2138 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak açıklanan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.04.2017 tarih 2016/3459 Esas, 2017/2138 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istekleri halinde karar düzeltme isteyen asıl ve birleşen davada davacılara iadesine, 10.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/692982200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz