Sözleşmenin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/17 E. 2021/4936 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi davası↗ anonim şirketin feshi↗ organ boşluğu↗ genel kurulu toplantıya çağırma↗ kayyum atanması↗ doğrudan zarar↗ haklı sebep↗ hazirun cetveli↗ şirketin feshi↗ olağanüstü genel kurul↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ temsil↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamında, 14.12.2004 tarihinden itibaren davalı ... temsile yetkili yönetim kurulu başkanının ..., ikinci başkanın ... olduğu, 3 yıl için münferit imzaları ile şirketi temsil ve ilzam edileceğinin tescil edildiği, 25/06/2008 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantı çağrısı yapıldığı ve yönetim kurulunun çağrı yetkisi olmadığı gerekçesi ile tutanak tutulup genel kurul toplantısının yapılmadığı, eTTK'nın 410 ve 411. maddesinde genel kurul toplanarak yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar eski yönetim kurulunun görevinin devam edeceği, ayrıca yönetim kurulu da dinlenerek şirketin yasal hale getirmek için süre verileceği, TTK'da anonim şirket ortaklarının doğrudan yönetim kurulu üyelerine karşı dava açabilmesi için doğrudan zararlarının olması gerektiği, zararın davacı tarafça ispatı gerektiği, organ yokluğu söz konusu olmadığından ve bu durum da haklı sebep sayılamayacağından anonim şirket ortaklarının kanunda yazılı prosedüre göre genel kurulu toplayıp, yönetim kurulunu seçmesi gerektiği gerekçesiyle anonim şirketin feshine yönelik davanın reddine, alınan bilirkişi raporuna göre de şirketin yönetimi nedeniyle maddi zararın olmadığı göz önünde bulundurularak açılan tazminat davasının reddine dair karar, davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hükmün Dairemizce onanmasına karar verilmiştir.
Bu kez davacılar vekili ve davalı şirket vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin tüm, davacılar vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2-Davacılar, dava dilekçesinde, sair taleplerinin yanında davalı şirketin organ yokluğu nedeniyle feshini de talep etmiştir. Mahkemece, 6102 sayılı TTK’nın 530. maddesi uyarınca, eski yönetim kurulu üyeleri de dinlenerek şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için şirkete kayyum atanmış ve genel kurulun toplanması için taraflara süre verilmiştir. 20.06.2014 tarihinde şirketin tüm ortaklarının katılımı ile toplantı açılmış ise de, ortaklar pay defterinin sunulmaması ve hazirun cetvelinin de düzenlenmemiş olması nedeniyle toplantıya devam edilememiş ve yönetim kurulu seçimi de yapılamamıştır. Bu işlemlerden sonra ise mahkemece, organ yokluğunun söz konusu olmadığı, genel kurulun kanuna uygun şekilde toplanıp yönetim kurulunu seçebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı şirket yönetim kurulu en son 14.12.2004 tarihinde seçilmiş olup, 6762 sayılı TTK'nın 314. (6102 sayılı TTK'nın 362.) maddesinde de ifade edildiği üzere yönetim kurulu üyelerinin görev süresi en çok 3 yıldır. Bu sürenin sonunda artık yönetim kurulunun görevi hukuken sona erdiği için organ boşluğunun mevcudiyetini kabul etmek gerekir. Bu durumda, öncelikle görev süresi sona ermesine rağmen, şirketi fiilen yönetmeye devam ettiği anlaşılan davalı ortak Hakan ’dan, şayet halen bu kişide değilse bulunduğu kişiden veya yerden hazirun cetveline esas pay defteri ve hisse devirlerinin tespiti için karar defteri celp edilerek, bu defterler muvacehesinde usulüne uygun şekilde hazirun cetveli listesini hazırlamak, genel kurulu toplantıya çağırmak ve seçim gündemiyle toplantı yapmak amacıyla kayyum atanması, organ yokluğunun giderilerek şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için bir süre verilmesi, süre sonunda buna rağmen organ yokluğu giderilemediği takdirde 6102 sayılı TTK'nın 530. maddesi gereğince şirketin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış; davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Dairemizin 10.10.2018 tarihli, 2016/14194 Esas- 2018/6167 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat | Alacak | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6738 E. 2024/822 K.
Ortak:anonim şirketin feshi · organ boşluğu · genel kurulu toplantıya çağırma · kayyum atanması · haklı sebep · şirketin feshi · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamında, 14.12.2004 tarihinden itibaren davalı ... «temsile» yetkili «yönetim kurulu» başkanının ..., ikinci başkanın ... olduğu, 3 yıl için münferit imzaları ile şirketi temsil ve ilzam edileceğinin tescil edildiği, 25/06/2008 tarihinde «olağanüstü genel kurul» toplantı çağrısı yapıldığı ve yönetim kurulunun çağrı yetkisi olmadığı gerekçesi ile tutanak tutulup genel kurul toplantısının yapılmadığı, eTTK'nın 410 ve 411. maddesinde genel kurul toplanarak yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar eski yönetim kurulunun görevinin devam edeceği, ayrıca yönetim kurulu da dinlenerek şirketin yasal hale getirmek için süre verileceği, TTK'da «anonim şirket» ortaklarının doğrudan yönetim kurulu üyelerine karşı dava açabilmesi için «doğrudan zararlarının» olması gerektiği, zararın davacı tarafça ispatı gerektiği, organ yokluğu söz konusu olmadığından ve bu durum da «haklı sebep» sayılamayacağından anonim şirket ortaklarının kanunda yazılı prosedüre göre genel kurulu toplayıp, yönetim kurulunu seçmesi gerektiği gerekçesiyle «anonim şirketin feshine» yönelik davanın reddine, alınan bilirkişi raporuna göre de şirketin yönetimi nedeniyle maddi zararın olmadığı göz önünde bulundurularak açılan tazminat davasının r …
… ev süresi sona ermesine rağmen, şirketi fiilen yönetmeye devam ettiği anlaşılan davalı ortak Hakan ’dan, şayet halen bu kişide değilse bulunduğu kişiden veya yerden «hazirun cetveline» esas «pay defteri» ve hisse devirlerinin tespiti için karar defteri celp edilerek, bu defterler muvacehesinde usulüne uygun şekilde hazirun cetveli listesini hazırlamak, «genel kurulu toplantıya çağırmak» ve seçim gündemiyle toplantı yapmak amacıyla «kayyum atanması», organ yokluğunun giderilerek şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için bir süre verilmesi, süre sonunda buna rağmen organ yokluğu giderilemediği takdirde 6102 sayılı TTK'nın 530. maddesi gereğince «şirketin feshine» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış; davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Da …
Mahkemece, 6102 sayılı TTK’nın 530. maddesi uyarınca, eski «yönetim kurulu» üyeleri de dinlenerek şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için şirkete kayyum atanmış ve genel kurulun toplanması için taraflara süre verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 03.06.2016 tarih, 2015/74 E. ve 2016/478 K. sayılı kararı ile zararın davacı tarafça ispatı gerektiği, organ yokluğu söz konusu olmadığından ve bu durumda «haklı sebep» sayılamayacağından «anonim şirket» ortaklarının kanunda yazılı prosedüre göre genel kurulu toplayıp, yönetim kurulunu seçmesi gerektiği gerekçesiyle davacı tarafın «anonim şirketin feshine» yönelik davasının reddine, şirketin yönetimi nedeniyle maddi zararın olmadığı göz önünde bulundurularak açılan tazminat davasının reddine karar verilmiş, karar dav …
… steminde bulunmuş olup, 09.06.2021 tarih, 2019/17 E. ve 2021/4936 K. sayılı kararı ile davalı şirket vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer itirazlarının reddine; «genel kurulu toplantıya çağırmak» ve seçim gündemiyle toplantı yapmak amacıyla «kayyum atanması», organ yokluğunun giderilerek şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için bir süre verilmesi, süre sonunda buna rağmen organ yokluğu giderilemediği takdirde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 530 uncu maddesi gereğince «şirketin feshine» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, onama ilamının kaldırılarak, Mahkeme kararının bozulmasına kara …
… ar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi amacıyla verilen süreye rağmen «yönetim kurulu» oluşturulamadığından şirket yasal hale getirilemediği, 6102 sayılı Kanun'un 530 uncu maddesinde şirketin yasal hale getirilememesi durumunda feshine karar verileceğinin de belirtildiği, kanuna uygun halde bulunmayan şirket «pay sahipleri» hakkında aynı Kanun'un 531 ... maddesinin de uygulanmasına yasal imkan bulunmadığı, şirketteki «organ boşluğu» giderilemediğinden davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine şirkete «tasfiye memuru» tayinine karar vermek gerektiği, şirketin ve davacıların uğradıkları zararlar nedeniyle «maddi tazminat» taleplerinin reddine yönelik kararın da bozma ilamı dışında kalarak kesinleştiği gerekçesiyle bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davacıların «şirketin feshine» yönelik davasının kabulüne şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma · şahsi sorumluluk · pay sahipliği · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi amacıyla verilen süreye rağmen «yönetim kurulu» oluşturulamadığından şirket yasal hale getirilemediği, 6102 sayılı Kanun'un 530 uncu maddesinde şirketin yasal hale getirilememesi durumunda feshine karar verileceğinin de belirtildiği, kanuna uygun halde bulunmayan şirket «pay sahipleri» hakkında aynı Kanun'un 531 ... maddesinin de uygulanmasına yasal imkan bulunmadığı, şirketteki «organ boşluğu» giderilemediğinden davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine şirkete «tasfiye memuru» tayinine karar vermek gerektiği, şirketin ve davacıların uğradıkları zararlar nedeniyle «maddi tazminat» taleplerinin reddine yönelik kararın da bozma ilamı dışında kalarak kesinleştiği gerekçesiyle bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davacıların «şirketin feshine» yönelik davasının kabulüne şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
… şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yönetim kurulunun süresi dolmuş olsa da ... kurul seçilene kadar eski yönetimin göreve devam edeceğini, «organ boşluğunun» söz konusu olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 531 ... maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde Mahkemece «fesih» yerine duruma uygun düşecek başka bir çözüme hükmedilebileceğini, davacıların şirket «ortaklığından çıkarılmasının» uygun çözüm olacağını, şirketin faaliyetlerine devam etmek istediğini, feshin «son» çare olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, organ yokluğu nedeniyle ve haklı sebeplerle «anonim şirketin feshi», davalıların «şahsi sorumluluğu» nedeniyle tazminat ve şirket payından düşen miktara yönelik alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2068 E. 2013/3365 K.
Ortak:organ boşluğu · kayyum atanması
İncelediğiniz karardaBu sürenin sonunda artık yönetim kurulunun görevi hukuken sona erdiği için «organ boşluğunun» mevcudiyetini kabul etmek gerekir.
… ev süresi sona ermesine rağmen, şirketi fiilen yönetmeye devam ettiği anlaşılan davalı ortak Hakan ’dan, şayet halen bu kişide değilse bulunduğu kişiden veya yerden «hazirun cetveline» esas «pay defteri» ve hisse devirlerinin tespiti için karar defteri celp edilerek, bu defterler muvacehesinde usulüne uygun şekilde hazirun cetveli listesini hazırlamak, «genel kurulu toplantıya çağırmak» ve seçim gündemiyle toplantı yapmak amacıyla «kayyum atanması», organ yokluğunun giderilerek şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için bir süre verilmesi, süre sonunda buna rağmen organ yokluğu giderilemediği takdirde 6102 sayılı TTK'nın 530. maddesi gereğince «şirketin feshine» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış; davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Da …
Benzer bu kararda5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 01.11.2012 tarihli «ortaklar kurulu» kurulu kararıyla davacının müdürlükten azline dair «ortaklar kurulu kararının yokluğunun» tespitine karar verildiğini, bu durumda şirkette «organ boşluğu» doğduğunu belirterek dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren şirkete «kayyum atanmasını» istemiştir.
… inleşmesi ile mahkemeden müdürlük görevinin kaldırılması istenen kişilerin müdürlük görevi de kalmayacağı için davanın konusuz kalacak olması karşısında bu dosyanın «bekletici mesele» yapıldığı ve 20/02/2012 tarih ve ... nolu genel kurul kararının yok hükmünde olduğuna karar veren mahkemenin kararının kesinleşmesine kadar tedbiren kayyum tayinine ilişkin talebin bu mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği ve bu aşamada mahkemece hiçbir inceleme yapılmadan , davacının iddialarının doğruluğu açısından bir «bilirkişi incelemesi» yapılmadan tedbiren şirkete «kayyum atanmasının» yerinde olmayacağı gerekçesiyle davacının tedbiren kayyum tayinine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece «organ boşluğu» olmaması için HMK'nın 389 vd.maddeleri uyarınca talebin kabulü gerekirken, yerinde görülmeyen yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının yokluğu · bekletici mesele · ortaklar kurulu kararı · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… inleşmesi ile mahkemeden müdürlük görevinin kaldırılması istenen kişilerin müdürlük görevi de kalmayacağı için davanın konusuz kalacak olması karşısında bu dosyanın «bekletici mesele» yapıldığı ve 20/02/2012 tarih ve ... nolu genel kurul kararının yok hükmünde olduğuna karar veren mahkemenin kararının kesinleşmesine kadar tedbiren kayyum tayinine ilişkin talebin bu mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği ve bu aşamada mahkemece hiçbir inceleme yapılmadan , davacının iddialarının doğruluğu açısından bir «bilirkişi incelemesi» yapılmadan tedbiren şirkete «kayyum atanmasının» yerinde olmayacağı gerekçesiyle davacının tedbiren kayyum tayinine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 01.11.2012 tarihli «ortaklar kurulu» kurulu kararıyla davacının müdürlükten azline dair «ortaklar kurulu kararının yokluğunun» tespitine karar verildiğini, bu durumda şirkette «organ boşluğu» doğduğunu belirterek dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren şirkete «kayyum atanmasını» istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/17 E. , 2021/4936 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.06.2016 gün ve 2015/74 E. - 2016/478 K. sayılı kararı onayan Daire'nin 10.10.2018 gün ve 2016/14194 E. - 2018/6167 K. sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin %50 payının davacılar, kalan %50 payının ise davalı şahıslara ait olduğunu, şirket genel kurulunun en son 14.12.2004 tarihinde toplanabildiğini, sonraki çağrılarda davacıların şirketin çift imza ile temsil ve ilzamını istemeleri sebebiyle toplantı çoğunluğunun sağlanamadığını, 14.12.2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında ... yönetim kurulu başkanı, ...
2. başkan, ... ise yönetim kurulu üyesi olarak 3 yıl için seçildiğini, başkan ve 2. başkana münferit imza ile temsil yetkisi verildiğini, 14.12.2007 tarihinde yönetim kurulunun görev süresinin sona erdiğini, o tarihten bu yana yönetim kurulu seçilemediğini, görev süresi dolmuş olmasına rağmen eski yönetim kurulu başkanı ...' ın şirketi yetkisiz olarak tamamen keyfi bir biçimde, tek başına yönetmeye ve kendi malı gibi işletmeye devam ettiği, suç teşkil eden ihmal ve suistimallerinin olduğunu, fiilen şirketi yönettiği halde şahsi sorumluluktan kurtulmak amacıyla muvazaalı olarak ve müvekkile ait sahte imza kullanarak yönetim kurulu kararı oluşurmak suretiyle kendi hissesinin tamamını 01.01.2009 tarihinde kardeşi ...
'a devrettiğini, bu kararın noterden tasdik ettirildiğini ancak ticaret sicil gazetesinde yayınlanmadığını, şirket denetim kurulunun sorumluluklarını yerine getirmediğini, şirketin gelirlerini kayıt dışı tahsil ederek şahsi menfaatleri doğrultusunda harcadıkları, şirket borçlarını ödemedikleri veya geç ödemek suretiyle fahiş faizler ödediklerini, müvekkillerinin bu sebeple mallarının haczedildiği ve halen devam etmekte olan davalarının bulunduğunu iddia ederek şirkete öncelikle kayyum atanmasının, davalıların yapmış oldukları hukuki muamelelerin yok hükmünde olduğunun tespiti, şirket alacaklılarınca şahsen takip edilmelerine, 14.12.2007 tarihinden bu yana şirketin gelirlerinin tespitine, davacıların alacaklarının hesaplanarak şimdilik 1000.- TL'nin hüküm altına alınmasına, davalılardan ...
ile ...'in şirketi ve müvekkilleri uğratmış oldukları maddi ve manevi zararlar nedeniyle 1.000.- TL maddi tazminatın şirket ve davacılar lehine hüküm altına alınmasına, davalı şirketin organ yokluğu ve haklı sebeplerle feshine karar verilerek tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Turizm A.Ş. vekili, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ... vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamında, 14.12.2004 tarihinden itibaren davalı ... temsile yetkili yönetim kurulu başkanının ..., ikinci başkanın ... olduğu, 3 yıl için münferit imzaları ile şirketi temsil ve ilzam edileceğinin tescil edildiği, 25/06/2008 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantı çağrısı yapıldığı ve yönetim kurulunun çağrı yetkisi olmadığı gerekçesi ile tutanak tutulup genel kurul toplantısının yapılmadığı, eTTK'nın 410 ve 411. maddesinde genel kurul toplanarak yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar eski yönetim kurulunun görevinin devam edeceği, ayrıca yönetim kurulu da dinlenerek şirketin yasal hale getirmek için süre verileceği, TTK'da anonim şirket ortaklarının doğrudan yönetim kurulu üyelerine karşı dava açabilmesi için doğrudan zararlarının olması gerektiği, zararın davacı tarafça ispatı gerektiği, organ yokluğu söz konusu olmadığından ve bu durum da haklı sebep sayılamayacağından anonim şirket ortaklarının kanunda yazılı prosedüre göre genel kurulu toplayıp, yönetim kurulunu seçmesi gerektiği gerekçesiyle anonim şirketin feshine yönelik davanın reddine, alınan bilirkişi raporuna göre de şirketin yönetimi nedeniyle maddi zararın olmadığı göz önünde bulundurularak açılan tazminat davasının reddine dair karar, davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hükmün Dairemizce onanmasına karar verilmiştir.
Bu kez davacılar vekili ve davalı şirket vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin tüm, davacılar vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2-Davacılar, dava dilekçesinde, sair taleplerinin yanında davalı şirketin organ yokluğu nedeniyle feshini de talep etmiştir. Mahkemece, 6102 sayılı TTK’nın 530. maddesi uyarınca, eski yönetim kurulu üyeleri de dinlenerek şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için şirkete kayyum atanmış ve genel kurulun toplanması için taraflara süre verilmiştir.
20. 06.2014 tarihinde şirketin tüm ortaklarının katılımı ile toplantı açılmış ise de, ortaklar pay defterinin sunulmaması ve hazirun cetvelinin de düzenlenmemiş olması nedeniyle toplantıya devam edilememiş ve yönetim kurulu seçimi de yapılamamıştır. Bu işlemlerden sonra ise mahkemece, organ yokluğunun söz konusu olmadığı, genel kurulun kanuna uygun şekilde toplanıp yönetim kurulunu seçebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı şirket yönetim kurulu en son 14.12.2004 tarihinde seçilmiş olup, 6762 sayılı TTK'nın 314. (6102 sayılı TTK'nın 362.) maddesinde de ifade edildiği üzere yönetim kurulu üyelerinin görev süresi en çok 3 yıldır. Bu sürenin sonunda artık yönetim kurulunun görevi hukuken sona erdiği için organ boşluğunun mevcudiyetini kabul etmek gerekir. Bu durumda, öncelikle görev süresi sona ermesine rağmen, şirketi fiilen yönetmeye devam ettiği anlaşılan davalı ortak Hakan ’dan, şayet halen bu kişide değilse bulunduğu kişiden veya yerden hazirun cetveline esas pay defteri ve hisse devirlerinin tespiti için karar defteri celp edilerek, bu defterler muvacehesinde usulüne uygun şekilde hazirun cetveli listesini hazırlamak, genel kurulu toplantıya çağırmak ve seçim gündemiyle toplantı yapmak amacıyla kayyum atanması, organ yokluğunun giderilerek şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için bir süre verilmesi, süre sonunda buna rağmen organ yokluğu giderilemediği takdirde 6102 sayılı TTK'nın 530.
maddesi gereğince şirketin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış; davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Dairemizin 10.10.2018 tarihli, 2016/14194 Esas- 2018/6167 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalı şirket vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 10.10.2018 tarihli, 2016/14194 Esas- 2018/6167 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak yazılı gerekçelerle yerel mahkeme hükmünün davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 48,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı şirketten alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, 09.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/692976200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz