Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5729 E. 2019/6912 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ dava şartı yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ yasal faiz↗ kusur↗ dava sebebi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalı bankaya anahtar imalatı yapan şirketten bilgi alınmaya çalışıldığı ancak şirketin kasa ve kilit üretim ve servis işini yıllar önce bıraktığı, imalat makine teçhizatlarını da başka bir firmaya devrettikleri, davacı ...'nun elindeki anahtarın kasayı açması gerektiği, ancak açmamasının davacının kusuru olamayacağı, sektör bilirkişisi temin edilemediğinden emekli banka müdürlerince düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın banka açısından değerlendirildiği, müşterinin sorumluluğuna gidilebilecek hiçbir tespitte bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ...'nun aktif husumet ehliyeti olmadığından HMK 114/(d) maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, taktiren 66.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteminin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar Dairemizce davacı elindeki anahtarın davalı banka tarafından verilen anahtar olup olmadığı, bu hususun tespit edilip edilemeyeceği, tarafların müterafik kusurunun olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş olup, bozma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda; kasanın kilit yuvasının incelenmesinde kilidinin orijinal olduğu ancak davacının elinde bulunan anahtarların üzerinde yazan seri numarası ile kilit yuvası üzerinde yazan seri numarasının aynı olmadığı, dolayısıyla davacıda bulunan anahtarların orijinal anahtarlar olmadığı belirlenmiştir. Bu itibarla dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacıda bulunan anahtarın orijinal olmaması sebebi ile davalı bankanın sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/272 E. 2023/444 K.
Ortak:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · dava şartı yokluğu · taraf ehliyeti · usulden reddi · yasal faiz · kusur · dava şartı
İncelediğiniz kararda… e bıraktığı, imalat makine teçhizatlarını da başka bir firmaya devrettikleri, davacı ...'nun elindeki anahtarın kasayı açması gerektiği, ancak açmamasının davacının «kusuru» olamayacağı, sektör bilirkişisi temin edilemediğinden emekli banka müdürlerince düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın banka açısından değerlendirildiği, müşterinin sorumluluğuna gidilebilecek hiçbir tespitte bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ...'nun «aktif husumet ehliyeti» olmadığından HMK 114/(d) maddesi gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, taktiren 66.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteminin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBaloğlu'nun elindeki anahtarın kasayı açması gerektiği; ancak açmamasının davacının «kusuru» olamayacağı, sektör bilirkişisi temin edilemediğinden emekli banka müdürlerince düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın banka açısından değerlendirildiği, müşterinin sorumluluğuna gidilebilecek hiçbir tespitte bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ...'nun «aktif husumet ehliyeti» olmadığından dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davacı...
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kasa içerisinde bulunanlar bakımından herhangi bir sorumluluğunun ya da «garanti» yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının her zaman için tek başına hareketle kiralık kasa içerisinde bulunanları alma ve tasarrufta bulunma imkanına sahip olduğunu, kiralık kasa sözleşmesinin 3 üncü maddesinde bankanın, kiraladığı kasaların içinde bulunanlardan sorumluluk kabul etmeyeceğinin, kaza ve «mücbir sebep» sonuçlarından, «ağır kusuru» dışındaki hallerden hiçbir şekilde sorumlu olmayacağının düzenlendiğini, manevi tazminatın koşullarının gerçekleşmediğini, davacılardan ...'nun davada davacı sıfat …
Baloğlu yönünden davanın kısmen kabulüne, taktiren 66.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteminin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mücbir sebep · ağır kusur · imza incelemesi · kusur sorumluluğu · ispat yükü · garantörlük · temerrüt faizi · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kasa içerisinde bulunanlar bakımından herhangi bir sorumluluğunun ya da «garanti» yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının her zaman için tek başına hareketle kiralık kasa içerisinde bulunanları alma ve tasarrufta bulunma imkanına sahip olduğunu, kiralık kasa sözleşmesinin 3 üncü maddesinde bankanın, kiraladığı kasaların içinde bulunanlardan sorumluluk kabul etmeyeceğinin, kaza ve «mücbir sebep» sonuçlarından, «ağır kusuru» dışındaki hallerden hiçbir şekilde sorumlu olmayacağının düzenlendiğini, manevi tazminatın koşullarının gerçekleşmediğini, davacılardan ...'nun davada davacı sıfat …
… dan sorumlu tutulması için kusurlu olduğunun kanıtlanması gerektiği, gerek davacılar gerekse davalı taraf davacı...'e ait olamayan imzanın kime ait olduğu konusunda «imza incelemesi» yapılması konusunda «bilirkişi incelemesi» yapılmasını talep etmediği, davacı...’ün de imzaları inkar etmediği, dava konusu kasanın anahtarının davacı... tarafından kullanılmak üzere annesi ...'ye verildiği, dolayısıyla davacı...'ün tamamen kendi sorumluluğunda olan ve korumakla yükümlü olduğu anahtarı bazı dönemlerde başkasına «teslim» ettiği, 03.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda da davacı...'ün elindeki anahtarların kasanın kilit yuvası ile uyumlu olmadığının tespit edilmesinin dava konusu olayda davalı bankanın «kusur sorumluluğunu» ortadan kaldırdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… boşaltılması sebebiyle davacıların çok üzüldüklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın, «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, «ıslah» dilekçesiyle «maddi tazminat» talebini 80.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Baloğlu'na banka tarafından verilen ve 2003 yılında dava açıldığından beri Mahkeme kasasında saklı tutulan anahtarın orijinal olmadığına ilişkin iddianın «ispat yükünün» davalı banka üzerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5042 E. 2023/6971 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… e bıraktığı, imalat makine teçhizatlarını da başka bir firmaya devrettikleri, davacı ...'nun elindeki anahtarın kasayı açması gerektiği, ancak açmamasının davacının «kusuru» olamayacağı, sektör bilirkişisi temin edilemediğinden emekli banka müdürlerince düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın banka açısından değerlendirildiği, müşterinin sorumluluğuna gidilebilecek hiçbir tespitte bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ...'nun «aktif husumet ehliyeti» olmadığından HMK 114/(d) maddesi gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, taktiren 66.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteminin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu kiralık kasa içerisinde olduğu iddia olunan kıymetli eşyaların kaybolmasında davalı bankanın «kusuru» ve sorumluluğu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17535 E. 2015/3717 K.
Ortak:taraf ehliyeti · kusur
İncelediğiniz kararda… e bıraktığı, imalat makine teçhizatlarını da başka bir firmaya devrettikleri, davacı ...'nun elindeki anahtarın kasayı açması gerektiği, ancak açmamasının davacının «kusuru» olamayacağı, sektör bilirkişisi temin edilemediğinden emekli banka müdürlerince düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın banka açısından değerlendirildiği, müşterinin sorumluluğuna gidilebilecek hiçbir tespitte bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ...'nun «aktif husumet ehliyeti» olmadığından HMK 114/(d) maddesi gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, taktiren 66.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteminin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… iyle, davacı Birgül'ün elindeki kasa anahtarının, bilgisi dahilinde ya da bilgisi dışında değiştirildiği ihtimalinin kuvvet kazandığı, davalı bankaya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı, kiralık kasa davacı ... adına olup, içerisinde bulunduğu iddia olunan ziynet eşyaları da ... ait kabul edileceğinden davacı ... «maddi tazminat» talebine yönelik davada aktif taraf «ehliyetine» sahip olmadığı, davacıların kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarının çalınması nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğuna gidilebileceğini kanıtlayamadıkları gerekç …
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davalı bankaya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · maddi tazminat
Benzer bu kararda… iyle, davacı Birgül'ün elindeki kasa anahtarının, bilgisi dahilinde ya da bilgisi dışında değiştirildiği ihtimalinin kuvvet kazandığı, davalı bankaya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı, kiralık kasa davacı ... adına olup, içerisinde bulunduğu iddia olunan ziynet eşyaları da ... ait kabul edileceğinden davacı ... «maddi tazminat» talebine yönelik davada aktif taraf «ehliyetine» sahip olmadığı, davacıların kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarının çalınması nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğuna gidilebileceğini kanıtlayamadıkları gerekç …
Bu eksikliğe ilişkin davacının «bilirkişi raporuna itirazları» da ayrıntılarıyla karşılanmamış, karar gerekçesinde açıklanmamıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/950 E. 2011/10235 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz kararda… e bıraktığı, imalat makine teçhizatlarını da başka bir firmaya devrettikleri, davacı ...'nun elindeki anahtarın kasayı açması gerektiği, ancak açmamasının davacının «kusuru» olamayacağı, sektör bilirkişisi temin edilemediğinden emekli banka müdürlerince düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın banka açısından değerlendirildiği, müşterinin sorumluluğuna gidilebilecek hiçbir tespitte bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ...'nun «aktif husumet ehliyeti» olmadığından HMK 114/(d) maddesi gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, taktiren 66.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteminin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 01.05.2006 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının elinde bulunan 117 nolu anahtarın yapılan «bilirkişi incelemesi» ile davalı bankanın orijinal emanet kasa anahtarı olduğunun anlaşıldığı, davalı banka tarafından, emanet kasa içinde bulunan eşyanın korunmasının «taahhüt» edildiği halde bunun yerine getirilemediği, davacının kasa içinde bulunan altınlarının değerinin kuyumcu, sarraf ve mücevherciler derneğinden gelen yazı ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.750 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 01.05.2006 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının elinde bulunan 117 nolu anahtarın yapılan «bilirkişi incelemesi» ile davalı bankanın orijinal emanet kasa anahtarı olduğunun anlaşıldığı, davalı banka tarafından, emanet kasa içinde bulunan eşyanın korunmasının «taahhüt» edildiği halde bunun yerine getirilemediği, davacının kasa içinde bulunan altınlarının değerinin kuyumcu, sarraf ve mücevherciler derneğinden gelen yazı ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.750 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5729 E. , 2019/6912 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22/05/2018 tarih ve 2016/292-2018/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı ...'nun davalı banka ile imzalamış olduğu yazılı sözleşme uyarınca, davalı nezdindeki kiralık kasanın yasal kullanıcısı olduğunu, davacı ...'nun, kiralık kasasını açmak ve işlem yapmak üzere 28.01.2003 tarihinde bankaya gittiğinde banka kılavuz anahtarının kasa kilidini çevirmesine karşılık, davacıya verilen anahtarın kilidi çevirmemesi sonucu kilidin açılamadığını, ertesi gün banka çilingiri tarafından kasanın açıldığını ve kasanın içindekilerin yerinde olmadığının anlaşıldığını, kıymetli eşyalarının bulunduğu kasanın boşaltılması sebebiyle davacıların çok üzüldüklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın, temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 80.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kasa içerisinde bulunanlar bakımından herhangi bir sorumluluğunun ya da garanti yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının her zaman için tek başına hareketle kiralık kasa içerisinde bulunanları alma ve tasarrufta bulunma imkanına sahip olduğunu, kiralık kasa sözleşmesinin 3. maddesinde bankanın, kiraladığı kasaların içinde bulunanlardan sorumluluk kabul etmeyeceğinin, kaza ve mücbir sebep sonuçlarından, ağır kusuru dışındaki hallerden hiçbir şekilde sorumlu olmayacağının düzenlendiğini, manevi tazminatın koşullarının gerçekleşmediğini, davacılardan ...'nun davada davacı sıfatının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalı bankaya anahtar imalatı yapan şirketten bilgi alınmaya çalışıldığı ancak şirketin kasa ve kilit üretim ve servis işini yıllar önce bıraktığı, imalat makine teçhizatlarını da başka bir firmaya devrettikleri, davacı ...'nun elindeki anahtarın kasayı açması gerektiği, ancak açmamasının davacının kusuru olamayacağı, sektör bilirkişisi temin edilemediğinden emekli banka müdürlerince düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın banka açısından değerlendirildiği, müşterinin sorumluluğuna gidilebilecek hiçbir tespitte bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ...'nun aktif husumet ehliyeti olmadığından HMK 114/(d) maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davacı ...
yönünden davanın kısmen kabulüne, taktiren 66.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteminin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar Dairemizce davacı elindeki anahtarın davalı banka tarafından verilen anahtar olup olmadığı, bu hususun tespit edilip edilemeyeceği, tarafların müterafik kusurunun olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş olup, bozma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda; kasanın kilit yuvasının incelenmesinde kilidinin orijinal olduğu ancak davacının elinde bulunan anahtarların üzerinde yazan seri numarası ile kilit yuvası üzerinde yazan seri numarasının aynı olmadığı, dolayısıyla davacıda bulunan anahtarların orijinal anahtarlar olmadığı belirlenmiştir. Bu itibarla dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacıda bulunan anahtarın orijinal olmaması sebebi ile davalı bankanın sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691837000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz