İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4153 E. 2021/5292 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap sözleşmesi↗ birim fiyat↗ iade faturası↗ cari hesap↗ mahsup↗ havale↗ fatura↗ çek↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu 14 fatura üzerinden raporlar aldırıldığı, davacı ile davalı arasındaki ihtilafın esasen radyatör birim fiyatına ilişkin olduğu, davalının ikinci el radyatör bedelinden fazlasını ödemeyi kabul etmediği bu nedenle ihtilafın cari hesap sözleşmesi nazara alınarak çözümlenmesinin mümkün görülmediği, davalının iade faturası ve savunmaları ile bu 14 fatura içeriğindeki borcun ikinci el radyatör fiyatından fazlasına tekabül eden kısmını ödemediğini kabul ettiği ve sorumlu olmadığını savunduğu, mahsup talebi de olmadığından aralarındaki cari hesap sözleşmesi uyarınca ödenen bedellerin ihtilaflı tutardan düşülmesinin söz konusu olamayacağı, bu nedenle 18.03.2019 tarihli rapor hükme esas alındığı, TTK.'nun m. 21/f.II maddesinde “bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” denildiği, bu madde hükmü gereğince, davalı taraf bu faturalara süresi içinde itiraz etmedikçe, birim fiyatları kabul etmiş sayılacağı da kabul edilerek davalının savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 04/11/2019 havale tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, davalıların 6943024 nolu 15.06.2014 vadeli 75.000,00 TL bedelli çek ödemesi ve .... nolu 15.07.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli çek ödemesi yaptığı ve bu çeklerin davacı defterine 07.04.2014 tarihli çek girişi olarak kaydedildiği, ancak yapılan bu ödemelerin borçtan mahsup edilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece iki adet çek ödemesinin davalılar tarafından davacıya ödenip ödenmediği hususu araştırılmamıştır. Fatura tarihlerinden sonra verilen söz konusu çeklerin icra takiplerine konu fatura borcuna karşılık verildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7337 E. 2023/7358 K.
Ortak:cari hesap sözleşmesi · birim fiyat · iade faturası · cari hesap · mahsup · havale · fatura · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu 14 «fatura» üzerinden raporlar aldırıldığı, davacı ile davalı arasındaki ihtilafın esasen radyatör «birim fiyatına» ilişkin olduğu, davalının ikinci el radyatör bedelinden fazlasını ödemeyi kabul etmediği bu nedenle ihtilafın «cari hesap sözleşmesi» nazara alınarak çözümlenmesinin mümkün görülmediği, davalının «iade faturası» ve savunmaları ile bu 14 fatura içeriğindeki borcun ikinci el radyatör fiyatından fazlasına tekabül eden kısmını ödemediğini kabul ettiği ve sorumlu olmadığını savunduğu, «mahsup» talebi de olmadığından aralarındaki cari hesap sözleşmesi uyarınca ödenen bedellerin ihtilaflı tutardan düşülmesinin söz konusu olamayacağı, bu nedenle 18.03.2019 …
2- 04/11/2019 «havale» tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, davalıların 6943024 nolu 15.06.2014 vadeli 75.000,00 TL bedelli «çek» ödemesi ve .... nolu 15.07.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli çek ödemesi yaptığı ve bu çeklerin davacı «defterine» 07.04.2014 tarihli çek girişi olarak kaydedildiği, ancak yapılan bu ödemelerin borçtan «mahsup» edilmediği anlaşılmıştır.
21/f.II maddesinde “bir «fatura» alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” denildiği, bu madde hükmü gereğince, davalı taraf bu faturalara süresi içinde itiraz etmedikçe, birim fiyatları kabul etmiş sayılacağı da kabul edilerek davalının savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece Verilen Karar Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 05.12.2019 tarih, 2018/577 E. ve 2019/586 K. sayılı kararı ile takibe konu 14 «fatura» üzerinden raporlar aldırıldığı, davacı ile davalı arasındaki ihtilafın esasen radyatör «birim fiyatına» ilişkin olduğu, davalının ikinci el radyatör bedelinden fazlasını ödemeyi kabul etmediği bu nedenle ihtilafın «cari hesap sözleşmesi» nazara alınarak çözümlenmesinin mümkün görülmediği, davalının «iade faturası» ve savunmaları ile bu 14 fatura içeriğindeki borcun ikinci el radyatör fiyatından fazlasına tekabül eden kısmını ödemediğini kabul ettiği ve sorumlu olmadığını savunduğu, «mahsup» talebi de olmadığından aralarındaki cari hesap sözleşmesi uyarınca ödenen bedellerin ihtilaflı tutardan düşülmesinin söz konusu olamayacağı, bu nedenle 18.03.2019 …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, 04.11.2019 «havale» tarihli bilirkişi ek raporunda devamla; alacak-borç ilişkisinin, genelde avans mahiyetinde verilen vadeli «çek» ödemeleri ile yapıldığı, bilahare, malzeme «teslimiyle» birlikte düzenlenen «irsaliyeli fatura» tutarlarının mahsubunun gerçekleştirildiğinin görüldüğü, ödemeler konusunda ise genel muhasebe kuralı uygulaması ve «cari hesap» esası üzerinden yapılan kayıt nedeniyle hangi faturaya karşılık ne kadar ödeme yapıldığı belirlenemediğinin tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında söz konusu çek ödemelerinin borçtan «mahsup» edildiğinin tespitinin yapıldığını, hangi faturaya karşılık ne kadar ödeme yapıldığı belirlenemediği için söz konusu çeklerin ödemelerinin yapıldığı ve faturaya karşı yapılan ödemeler eski tarihli faturalar esas alınmak suretiyle mahsup yapılarak en «son» faturaya ulaşılmaya çalışıldığını, aslolanın davalıya ait kayıtlarda bulunan 115.130,24 TL'lik «fiyat farkı faturasının» davacıya ait «ticari defter kayıtlarında» bulunmaması olduğunu ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
… rilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde olmadığı, 04.11.2019 «havale» tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, davalıların 6943024 nolu 15.06.2014 vadeli 75.000,00 TL bedelli «çek» ödemesi ve 6943025 nolu 15.07.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli çek ödemesi yaptığı ve bu çeklerin davacı «defterine» 07.04.2014 tarihli çek girişi olarak kaydedildiği, ancak yapılan bu ödemelerin borçtan «mahsup» edilmediği, Mahkemece iki adet çek ödemesinin davalılar tarafından davacıya ödenip ödenmediği hususunun araştırılmadığı, «fatura» tarihlerinden sonra verilen söz konusu çeklerin icra takiplerine konu fatura borcuna karşılık verildiğinin kabulü gerektiği, Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:fiyat farkı faturası · irsaliyeli fatura · fatura alacağı · takas · irsaliye · ilamsız icra takibi · ticari defter kayıtları · kazanılmış hak
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, 04.11.2019 «havale» tarihli bilirkişi ek raporunda devamla; alacak-borç ilişkisinin, genelde avans mahiyetinde verilen vadeli «çek» ödemeleri ile yapıldığı, bilahare, malzeme «teslimiyle» birlikte düzenlenen «irsaliyeli fatura» tutarlarının mahsubunun gerçekleştirildiğinin görüldüğü, ödemeler konusunda ise genel muhasebe kuralı uygulaması ve «cari hesap» esası üzerinden yapılan kayıt nedeniyle hangi faturaya karşılık ne kadar ödeme yapıldığı belirlenemediğinin tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında söz konusu çek ödemelerinin borçtan «mahsup» edildiğinin tespitinin yapıldığını, hangi faturaya karşılık ne kadar ödeme yapıldığı belirlenemediği için söz konusu çeklerin ödemelerinin yapıldığı ve faturaya karşı yapılan ödemeler eski tarihli faturalar esas alınmak suretiyle mahsup yapılarak en «son» faturaya ulaşılmaya çalışıldığını, aslolanın davalıya ait kayıtlarda bulunan 115.130,24 TL'lik «fiyat farkı faturasının» davacıya ait «ticari defter kayıtlarında» bulunmaması olduğunu ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılara radyatör satışı yaptığını, bu malzeme satışından kaynaklanan alacağın tahsili için davalılar hakkında «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, davalılar vekilinin 30.494,95 TL’yi aşan «asıl alacak» talebi yönünden borcun aslına ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz edilen kısım yönünden takibin durduğunu, davalıların itirazında haksız olduklarını iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
… mece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede 6943024 nolu 15.06.2014 vadeli 75.000,00 TL bedelli «çek» ödemesi ve 6943025 nolu 15.07.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli çekin «takas» merkezi aracılığı ile tahsil edildiğinin tespit edildiği, bozma ilamında da vurgulandığı üzere bahse konu çekler icra takiplerine konu faturalardan sonra verildiği, bu çeklerin icra takibine konu «fatura» borcuna karşılık verildiğinin kabul edildiği, davaya konu Diyarbakır 3.İcra Müdürlüğünün 2014/7697 E. sayılı takip dosyasındaki alacağın miktarı ile fatura borcuna karşılık verildiği kabul edilen çek bedelleri dikkate alındığında, davacının icra takibine konu faturalardan dolayı alacağının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davalıların «kötü niyet tazminatı» talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «fatura alacağına» dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4153 E. , 2021/5292 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.12.2019 tarih ve 2018/577-2019/586 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalılara radyatör satışı yaptığını, bu malzeme satışından kaynaklanan alacağın tahsili için davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar vekilinin 30.494,95 TL’yi aşan asıl alacak talebi yönünden borcun aslına ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz edilen kısım yönünden takibin durduğunu, davalıların itirazında haksız olduklarını iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, haksız talep edilen miktar yönünden takibe itiraz edildiğini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu 14 fatura üzerinden raporlar aldırıldığı, davacı ile davalı arasındaki ihtilafın esasen radyatör birim fiyatına ilişkin olduğu, davalının ikinci el radyatör bedelinden fazlasını ödemeyi kabul etmediği bu nedenle ihtilafın cari hesap sözleşmesi nazara alınarak çözümlenmesinin mümkün görülmediği, davalının iade faturası ve savunmaları ile bu 14 fatura içeriğindeki borcun ikinci el radyatör fiyatından fazlasına tekabül eden kısmını ödemediğini kabul ettiği ve sorumlu olmadığını savunduğu, mahsup talebi de olmadığından aralarındaki cari hesap sözleşmesi uyarınca ödenen bedellerin ihtilaflı tutardan düşülmesinin söz konusu olamayacağı, bu nedenle 18.03.2019 tarihli rapor hükme esas alındığı, TTK.'nun m.
21/f.II maddesinde “bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” denildiği, bu madde hükmü gereğince, davalı taraf bu faturalara süresi içinde itiraz etmedikçe, birim fiyatları kabul etmiş sayılacağı da kabul edilerek davalının savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 04/11/2019 havale tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, davalıların 6943024 nolu 15.06.2014 vadeli 75.000,00 TL bedelli çek ödemesi ve .... nolu 15.07.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli çek ödemesi yaptığı ve bu çeklerin davacı defterine 07.04.2014 tarihli çek girişi olarak kaydedildiği, ancak yapılan bu ödemelerin borçtan mahsup edilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece iki adet çek ödemesinin davalılar tarafından davacıya ödenip ödenmediği hususu araştırılmamıştır. Fatura tarihlerinden sonra verilen söz konusu çeklerin icra takiplerine konu fatura borcuna karşılık verildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691662200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz