İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7337 E. 2023/7358 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fiyat farkı faturası↗ irsaliyeli fatura↗ cari hesap sözleşmesi↗ fatura alacağı↗ birim fiyat↗ iade faturası↗ takas↗ irsaliye↗ ilamsız icra takibi↗ cari hesap↗ ticari defter kayıtları↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kötü niyet tazminatı↗ mahsup↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ havale↗ fatura↗ iflas↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılara radyatör satışı yaptığını, bu malzeme satışından kaynaklanan alacağın tahsili için davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar vekilinin 30.494,95 TL’yi aşan asıl alacak talebi yönünden borcun aslına ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz edilen kısım yönünden takibin durduğunu, davalıların itirazında haksız olduklarını iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; haksız talep edilen miktar yönünden takibe itiraz edildiğini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 05.12.2019 tarih, 2018/577 E. ve 2019/586 K. sayılı kararı ile takibe konu 14 fatura üzerinden raporlar aldırıldığı, davacı ile davalı arasındaki ihtilafın esasen radyatör birim fiyatına ilişkin olduğu, davalının ikinci el radyatör bedelinden fazlasını ödemeyi kabul etmediği bu nedenle ihtilafın cari hesap sözleşmesi nazara alınarak çözümlenmesinin mümkün görülmediği, davalının iade faturası ve savunmaları ile bu 14 fatura içeriğindeki borcun ikinci el radyatör fiyatından fazlasına tekabül eden kısmını ödemediğini kabul ettiği ve sorumlu olmadığını savunduğu, mahsup talebi de olmadığından aralarındaki cari hesap sözleşmesi uyarınca ödenen bedellerin ihtilaflı tutardan düşülmesinin söz konusu olamayacağı, bu nedenle 18.03.2019 tarihli rapor hükme esas alındığı, davalının bu faturalara süresi içinde itiraz etmedikçe, birim fiyatları kabul etmiş sayılacağı da kabul edilerek davalının savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.06.2021 tarih, 2020/4153 E. ve 2021/5192 K. sayılı kararıyla dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde olmadığı, 04.11.2019 havale tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, davalıların 6943024 nolu 15.06.2014 vadeli 75.000,00 TL bedelli çek ödemesi ve 6943025 nolu 15.07.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli çek ödemesi yaptığı ve bu çeklerin davacı defterine 07.04.2014 tarihli çek girişi olarak kaydedildiği, ancak yapılan bu ödemelerin borçtan mahsup edilmediği, Mahkemece iki adet çek ödemesinin davalılar tarafından davacıya ödenip ödenmediği hususunun araştırılmadığı, fatura tarihlerinden sonra verilen söz konusu çeklerin icra takiplerine konu fatura borcuna karşılık verildiğinin kabulü gerektiği, Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede 6943024 nolu 15.06.2014 vadeli 75.000,00 TL bedelli çek ödemesi ve 6943025 nolu 15.07.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli çekin takas merkezi aracılığı ile tahsil edildiğinin tespit edildiği, bozma ilamında da vurgulandığı üzere bahse konu çekler icra takiplerine konu faturalardan sonra verildiği, bu çeklerin icra takibine konu fatura borcuna karşılık verildiğinin kabul edildiği, davaya konu Diyarbakır 3.İcra Müdürlüğünün 2014/7697 E. sayılı takip dosyasındaki alacağın miktarı ile fatura borcuna karşılık verildiği kabul edilen çek bedelleri dikkate alındığında, davacının icra takibine konu faturalardan dolayı alacağının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, 04.11.2019 havale tarihli bilirkişi ek raporunda devamla; alacak-borç ilişkisinin, genelde avans mahiyetinde verilen vadeli çek ödemeleri ile yapıldığı, bilahare, malzeme teslimiyle birlikte düzenlenen irsaliyeli fatura tutarlarının mahsubunun gerçekleştirildiğinin görüldüğü, ödemeler konusunda ise genel muhasebe kuralı uygulaması ve cari hesap esası üzerinden yapılan kayıt nedeniyle hangi faturaya karşılık ne kadar ödeme yapıldığı belirlenemediğinin tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında söz konusu çek ödemelerinin borçtan mahsup edildiğinin tespitinin yapıldığını, hangi faturaya karşılık ne kadar ödeme yapıldığı belirlenemediği için söz konusu çeklerin ödemelerinin yapıldığı ve faturaya karşı yapılan ödemeler eski tarihli faturalar esas alınmak suretiyle mahsup yapılarak en son faturaya ulaşılmaya çalışıldığını, aslolanın davalıya ait kayıtlarda bulunan 115.130,24 TL'lik fiyat farkı faturasının davacıya ait ticari defter kayıtlarında bulunmaması olduğunu ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, fatura alacağına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4153 E. 2021/5292 K.
Ortak:cari hesap sözleşmesi · birim fiyat · iade faturası · cari hesap · mahsup · havale · fatura · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece Verilen Karar Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 05.12.2019 tarih, 2018/577 E. ve 2019/586 K. sayılı kararı ile takibe konu 14 «fatura» üzerinden raporlar aldırıldığı, davacı ile davalı arasındaki ihtilafın esasen radyatör «birim fiyatına» ilişkin olduğu, davalının ikinci el radyatör bedelinden fazlasını ödemeyi kabul etmediği bu nedenle ihtilafın «cari hesap sözleşmesi» nazara alınarak çözümlenmesinin mümkün görülmediği, davalının «iade faturası» ve savunmaları ile bu 14 fatura içeriğindeki borcun ikinci el radyatör fiyatından fazlasına tekabül eden kısmını ödemediğini kabul ettiği ve sorumlu olmadığını savunduğu, «mahsup» talebi de olmadığından aralarındaki cari hesap sözleşmesi uyarınca ödenen bedellerin ihtilaflı tutardan düşülmesinin söz konusu olamayacağı, bu nedenle 18.03.2019 …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, 04.11.2019 «havale» tarihli bilirkişi ek raporunda devamla; alacak-borç ilişkisinin, genelde avans mahiyetinde verilen vadeli «çek» ödemeleri ile yapıldığı, bilahare, malzeme «teslimiyle» birlikte düzenlenen «irsaliyeli fatura» tutarlarının mahsubunun gerçekleştirildiğinin görüldüğü, ödemeler konusunda ise genel muhasebe kuralı uygulaması ve «cari hesap» esası üzerinden yapılan kayıt nedeniyle hangi faturaya karşılık ne kadar ödeme yapıldığı belirlenemediğinin tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında söz konusu çek ödemelerinin borçtan «mahsup» edildiğinin tespitinin yapıldığını, hangi faturaya karşılık ne kadar ödeme yapıldığı belirlenemediği için söz konusu çeklerin ödemelerinin yapıldığı ve faturaya karşı yapılan ödemeler eski tarihli faturalar esas alınmak suretiyle mahsup yapılarak en «son» faturaya ulaşılmaya çalışıldığını, aslolanın davalıya ait kayıtlarda bulunan 115.130,24 TL'lik «fiyat farkı faturasının» davacıya ait «ticari defter kayıtlarında» bulunmaması olduğunu ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
… rilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde olmadığı, 04.11.2019 «havale» tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, davalıların 6943024 nolu 15.06.2014 vadeli 75.000,00 TL bedelli «çek» ödemesi ve 6943025 nolu 15.07.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli çek ödemesi yaptığı ve bu çeklerin davacı «defterine» 07.04.2014 tarihli çek girişi olarak kaydedildiği, ancak yapılan bu ödemelerin borçtan «mahsup» edilmediği, Mahkemece iki adet çek ödemesinin davalılar tarafından davacıya ödenip ödenmediği hususunun araştırılmadığı, «fatura» tarihlerinden sonra verilen söz konusu çeklerin icra takiplerine konu fatura borcuna karşılık verildiğinin kabulü gerektiği, Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu 14 «fatura» üzerinden raporlar aldırıldığı, davacı ile davalı arasındaki ihtilafın esasen radyatör «birim fiyatına» ilişkin olduğu, davalının ikinci el radyatör bedelinden fazlasını ödemeyi kabul etmediği bu nedenle ihtilafın «cari hesap sözleşmesi» nazara alınarak çözümlenmesinin mümkün görülmediği, davalının «iade faturası» ve savunmaları ile bu 14 fatura içeriğindeki borcun ikinci el radyatör fiyatından fazlasına tekabül eden kısmını ödemediğini kabul ettiği ve sorumlu olmadığını savunduğu, «mahsup» talebi de olmadığından aralarındaki cari hesap sözleşmesi uyarınca ödenen bedellerin ihtilaflı tutardan düşülmesinin söz konusu olamayacağı, bu nedenle 18.03.2019 …
2- 04/11/2019 «havale» tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, davalıların 6943024 nolu 15.06.2014 vadeli 75.000,00 TL bedelli «çek» ödemesi ve .... nolu 15.07.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli çek ödemesi yaptığı ve bu çeklerin davacı «defterine» 07.04.2014 tarihli çek girişi olarak kaydedildiği, ancak yapılan bu ödemelerin borçtan «mahsup» edilmediği anlaşılmıştır.
21/f.II maddesinde “bir «fatura» alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” denildiği, bu madde hükmü gereğince, davalı taraf bu faturalara süresi içinde itiraz etmedikçe, birim fiyatları kabul etmiş sayılacağı da kabul edilerek davalının savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/867 E. 2012/7643 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, 04.11.2019 «havale» tarihli bilirkişi ek raporunda devamla; alacak-borç ilişkisinin, genelde avans mahiyetinde verilen vadeli «çek» ödemeleri ile yapıldığı, bilahare, malzeme «teslimiyle» birlikte düzenlenen «irsaliyeli fatura» tutarlarının mahsubunun gerçekleştirildiğinin görüldüğü, ödemeler konusunda ise genel muhasebe kuralı uygulaması ve «cari hesap» esası üzerinden yapılan kayıt nedeniyle hangi faturaya karşılık ne kadar ödeme yapıldığı belirlenemediğinin tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında söz konusu çek ödemelerinin borçtan «mahsup» edildiğinin tespitinin yapıldığını, hangi faturaya karşılık ne kadar ödeme yapıldığı belirlenemediği için söz konusu çeklerin ödemelerinin yapıldığı ve faturaya karşı yapılan ödemeler eski tarihli faturalar esas alınmak suretiyle mahsup yapılarak en «son» faturaya ulaşılmaya çalışıldığını, aslolanın davalıya ait kayıtlarda bulunan 115.130,24 TL'lik «fiyat farkı faturasının» davacıya ait «ticari defter kayıtlarında» bulunmaması olduğunu ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDavalı «taşıyıcıların» ambalajı olmayan radyatörü «ihtirazı kayıt» olmaksızın «teslim» aldıkları da göz önüne alınarak, bu nitelikteki bir emtianın ne şekilde taşınması gerektiği, göndericinin alması gereken önlemlerin ne olduğu, taşıyıcının uyarı görevini yerine getirip getirmediği, «hasarın» «ambalaj yetersizliği» veya istifleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bu sebeplerden kaynaklandığı takdirde tarafların ne nispette kusurlu olduklarının taşıma konusunda uzman bil …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj yetersizliği · ihtirazi kayıt · taşıyıcı · kusur · hasar
Benzer bu karardaDavalı «taşıyıcıların» ambalajı olmayan radyatörü «ihtirazı kayıt» olmaksızın «teslim» aldıkları da göz önüne alınarak, bu nitelikteki bir emtianın ne şekilde taşınması gerektiği, göndericinin alması gereken önlemlerin ne olduğu, taşıyıcının uyarı görevini yerine getirip getirmediği, «hasarın» «ambalaj yetersizliği» veya istifleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bu sebeplerden kaynaklandığı takdirde tarafların ne nispette kusurlu olduklarının taşıma konusunda uzman bil …
… t radyatörün İtalya'dan gemi ile Haydarpaşa limanına, buradan da davalı Berat Ltd.Şti’ye ait tırla Van'a götürüldüğü, Van'da kamyon kasası açıldığında radyatörlerde «hasar» olduğunun tespit edildiği ve buna ilişkin tutanak düzenlendiği, taşınan radyatörlerin ambalajsız olduğu, hassas bakır kabloları olan radyatörlerin ilk çıkış yerinden itibaren ambalajsız olarak taşınması halinde zarar görebileceğinin alıcı ve satıcı şirketler tarafından bilinmesi gerektiği, emtianın taşınma esnasında bir kaç kez yüklenip indirildiği, «taşıyıcı» firma tarafından her ne kadar «ihtirazı kayıt» ileri sürülmemiş olsa da TTK’nun 781. maddesi gereğince eşyanın ambalajsız olması nedeniyle sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1) Dava, taşımadan kaynaklanan «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece malın ambalajsız gönderilmiş olması nedeniyle taşımayı yapan davalıların «kusuru» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7337 E. , 2023/7358 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2022/161 Esas, 2022/81 Karar
Avukat ...
DAVALILAR 1.Binbay Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
2.İzbay İnş. Hak. Akaryakıt Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.vekilleri Avukat
...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılara radyatör satışı yaptığını, bu malzeme satışından kaynaklanan alacağın tahsili için davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar vekilinin 30.494,95 TL’yi aşan asıl alacak talebi yönünden borcun aslına ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz edilen kısım yönünden takibin durduğunu, davalıların itirazında haksız olduklarını iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; haksız talep edilen miktar yönünden takibe itiraz edildiğini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 05.12.2019 tarih, 2018/577 E. ve 2019/586 K. sayılı kararı ile takibe konu 14 fatura üzerinden raporlar aldırıldığı, davacı ile davalı arasındaki ihtilafın esasen radyatör birim fiyatına ilişkin olduğu, davalının ikinci el radyatör bedelinden fazlasını ödemeyi kabul etmediği bu nedenle ihtilafın cari hesap sözleşmesi nazara alınarak çözümlenmesinin mümkün görülmediği, davalının iade faturası ve savunmaları ile bu 14 fatura içeriğindeki borcun ikinci el radyatör fiyatından fazlasına tekabül eden kısmını ödemediğini kabul ettiği ve sorumlu olmadığını savunduğu, mahsup talebi de olmadığından aralarındaki cari hesap sözleşmesi uyarınca ödenen bedellerin ihtilaflı tutardan düşülmesinin söz konusu olamayacağı, bu nedenle 18.03.2019 tarihli rapor hükme esas alındığı, davalının bu faturalara süresi içinde itiraz etmedikçe, birim fiyatları kabul etmiş sayılacağı da kabul edilerek davalının savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.06.2021 tarih, 2020/4153 E. ve 2021/5192 K. sayılı kararıyla dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde olmadığı, 04.11.2019 havale tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, davalıların 6943024 nolu 15.06.2014 vadeli 75.000,00 TL bedelli çek ödemesi ve 6943025 nolu 15.07.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli çek ödemesi yaptığı ve bu çeklerin davacı defterine 07.04.2014 tarihli çek girişi olarak kaydedildiği, ancak yapılan bu ödemelerin borçtan mahsup edilmediği, Mahkemece iki adet çek ödemesinin davalılar tarafından davacıya ödenip ödenmediği hususunun araştırılmadığı, fatura tarihlerinden sonra verilen söz konusu çeklerin icra takiplerine konu fatura borcuna karşılık verildiğinin kabulü gerektiği, Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede 6943024 nolu 15.06.2014 vadeli 75.000,00 TL bedelli çek ödemesi ve 6943025 nolu 15.07.2014 vadeli 80.000,00 TL bedelli çekin takas merkezi aracılığı ile tahsil edildiğinin tespit edildiği, bozma ilamında da vurgulandığı üzere bahse konu çekler icra takiplerine konu faturalardan sonra verildiği, bu çeklerin icra takibine konu fatura borcuna karşılık verildiğinin kabul edildiği, davaya konu Diyarbakır 3.İcra Müdürlüğünün 2014/7697 E. sayılı takip dosyasındaki alacağın miktarı ile fatura borcuna karşılık verildiği kabul edilen çek bedelleri dikkate alındığında, davacının icra takibine konu faturalardan dolayı alacağının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, 04.11.2019 havale tarihli bilirkişi ek raporunda devamla; alacak-borç ilişkisinin, genelde avans mahiyetinde verilen vadeli çek ödemeleri ile yapıldığı, bilahare, malzeme teslimiyle birlikte düzenlenen irsaliyeli fatura tutarlarının mahsubunun gerçekleştirildiğinin görüldüğü, ödemeler konusunda ise genel muhasebe kuralı uygulaması ve cari hesap esası üzerinden yapılan kayıt nedeniyle hangi faturaya karşılık ne kadar ödeme yapıldığı belirlenemediğinin tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında söz konusu çek ödemelerinin borçtan mahsup edildiğinin tespitinin yapıldığını, hangi faturaya karşılık ne kadar ödeme yapıldığı belirlenemediği için söz konusu çeklerin ödemelerinin yapıldığı ve faturaya karşı yapılan ödemeler eski tarihli faturalar esas alınmak suretiyle mahsup yapılarak en son faturaya ulaşılmaya çalışıldığını, aslolanın davalıya ait kayıtlarda bulunan 115.130,24 TL'lik fiyat farkı faturasının davacıya ait ticari defter kayıtlarında bulunmaması olduğunu ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, fatura alacağına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003438600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz