Haksız itirazın iptaline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4166 E. 2021/5331 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap↗ sevk irsaliyesi↗ imza incelemesi↗ irsaliye↗ sahtecilik↗ icra takibine itiraz↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ eksik inceleme↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sevk irsaliyesinde teslim alan bölümündeki kişinin kim olduğunun ve davalı şirketle bir bağlantısının bulunup bulunmadığının SGK kayıtları ve diğer delillerle belirlenemediği, davalı şirketin çalışanı veya temsilcisi olmadığı, davacı vekilinin 24.12.2019 tarihli beyanlarında teslim alan kişinin kim olduğu hususunun tespit edilemediğinin ileri sürüldüğü, bu haliyle her ne kadar Yargıtay bozma ilamında imza incelemesi ve tarafların isticvabı yoluna gidilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bunun mümkün olmadığı, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın dava konusu icra takibinin dayanağını oluşturan malları davalı tarafa teslim edildiği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı, davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamı yerine getirilmiş ise de bozma ilamından sonra yapılan araştırmada davalı çalışanı olduğu belirtilen ... dinlenmiş, irsaliyedeki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş ancak bozma ilamında belirtildiği üzere mahkemece sevk irsaliyesi altındaki imzanın ...’e ait olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş ...’in isticvabı ile imza ve yazı örneklerinin alınması, ...’in sevk irsaliyesi tarihinden önce ve sonrası tarihli düzenlenen belgelerde bulunan imzalı belge asıllarının getirtilerek Grafoloji ve sahtecilik konusunda uzman bilirkişilerce inceleme yapıldıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4651 E. 2013/20351 K.
Ortak:isticvap · sevk irsaliyesi · imza incelemesi · irsaliye · icra takibine itiraz · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «sevk irsaliyesinde» «teslim» alan bölümündeki kişinin kim olduğunun ve davalı şirketle bir bağlantısının bulunup bulunmadığının SGK kayıtları ve diğer delillerle belirlenemediği, davalı şirketin çalışanı veya «temsilcisi» olmadığı, davacı vekilinin 24.12.2019 tarihli beyanlarında teslim alan kişinin kim olduğu hususunun tespit edilemediğinin ileri sürüldüğü, bu haliyle her ne kadar Yargıtay bozma ilamında «imza incelemesi» ve tarafların «isticvabı» yoluna gidilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bunun mümkün olmadığı, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafın dava konusu icra takibinin dayanağını oluşturan malları davalı tarafa teslim edildiği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın re …
Mahkemece yapılacak iş ...’in «isticvabı» ile imza ve yazı örneklerinin alınması, ...’in «sevk irsaliyesi» tarihinden önce ve sonrası tarihli düzenlenen belgelerde bulunan imzalı belge asıllarının getirtilerek Grafoloji ve «sahtecilik» konusunda uzman «bilirkişilerce inceleme» yapıldıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozma ilamı yerine getirilmiş ise de bozma ilamından sonra yapılan araştırmada davalı çalışanı olduğu belirtilen ... dinlenmiş, «irsaliyedeki» imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş ancak bozma ilamında belirtildiği üzere mahkemece «sevk irsaliyesi» altındaki imzanın ...’e ait olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamıştır.
Benzer bu kararda2- Dava, davacı tarafından müşterilerine «teslim» edilmek üzere davalıya teslim edilen malların alıcılarına teslim edilmemesi nedeniyle, mal bedellerinin tahsilli için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı, malların kendisine teslim edilmediğini, «sevk irsaliyeleri» altındaki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuş, davacı da bu savunmaya karşılılık, sevk irsaliyelerinde davalıya ait işletme kaşesi bulunması nedeniyle, imzan …
Bu durumda, mahkemece, davaya konu «sevk irsaliyelerindeki» imzaların, davalı yanında çalışan işçilere ait olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, sadece davalının «imza incelemesi» yaptırılarak, davaya konu sevk irsaliyelerindeki imzanın davalıya ait olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konu «sevk irsaliyeleri» altındaki imzanın davalıya ait olamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı
Benzer bu karardaDavalı da, «isticvap» edildiği Samsun 2 Sulh Hukuk Mahkemesi'nde «irsaliyelerdeki» kaşenin işletmesine ait olduğunu, kaşeyi «depoda» çalışanlara bıraktığını beyan etmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/766 E. 2024/6610 K.
Ortak:isticvap · sevk irsaliyesi · imza incelemesi · irsaliye · temsil · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «sevk irsaliyesinde» «teslim» alan bölümündeki kişinin kim olduğunun ve davalı şirketle bir bağlantısının bulunup bulunmadığının SGK kayıtları ve diğer delillerle belirlenemediği, davalı şirketin çalışanı veya «temsilcisi» olmadığı, davacı vekilinin 24.12.2019 tarihli beyanlarında teslim alan kişinin kim olduğu hususunun tespit edilemediğinin ileri sürüldüğü, bu haliyle her ne kadar Yargıtay bozma ilamında «imza incelemesi» ve tarafların «isticvabı» yoluna gidilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bunun mümkün olmadığı, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafın dava konusu icra takibinin dayanağını oluşturan malları davalı tarafa teslim edildiği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın re …
Mahkemece yapılacak iş ...’in «isticvabı» ile imza ve yazı örneklerinin alınması, ...’in «sevk irsaliyesi» tarihinden önce ve sonrası tarihli düzenlenen belgelerde bulunan imzalı belge asıllarının getirtilerek Grafoloji ve «sahtecilik» konusunda uzman «bilirkişilerce inceleme» yapıldıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozma ilamı yerine getirilmiş ise de bozma ilamından sonra yapılan araştırmada davalı çalışanı olduğu belirtilen ... dinlenmiş, «irsaliyedeki» imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş ancak bozma ilamında belirtildiği üzere mahkemece «sevk irsaliyesi» altındaki imzanın ...’e ait olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece Hukuk Genel Kurulu'nun bozma kararından sonra Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/05/2017 tarih ve 2017/19-809 E.- 2017/943 K. sayılı ilamında malın «teslim» edildiğini ispata yarar «sevk irsaliyelerindeki» imzaların borçlu şirketteki mal teslimine yetkili olduğu belirtilen kişilerden kime ait olduğunun tespiti gerektiğinin belirtildiği, SGK'ya yazılan müzekkere cevabı doğrultusunda davalı şirket çalışanlarının tanık olarak beyanına başvurulup davalı şirket «temsilcisinin» «isticvap» beyanı alınmış ise de, sevk irsaliyelerinde yer alan malların davalı tarafa teslim ediliğine dair açık ve net bir beyanda bulunulmadığı, sevk irsaliyelerinde yer alan imzanın kime ait olduğu tespit edilemediğinden «imza incelemesi» de yapılamadığı, «fatura» konusu malların davalı tarafa teslimi olgusunun ispatlanamadığı, dava dilekçesinde açıkça «yemin deliline» dayanılması nedeniyle davacı vekiline «yemin teklif» etmek üzere süre verilmiş ise de, yemin teklif edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu'nun dosya kapsamında vermiş olduğu bozma kararlarından da anlaşılacağı üzere mahkemeye davalının «isticvabı» ve «imza incelemesi» yapılmasının gereği işaret edilmiş olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile anılan eksiklikler giderilerek bozma ilamlarının gereği yapılmamıştır.
Zira dinlenen davalı şirket yekilisinin «irsaliye» «teslimine» yetkili olan kişileri bildirdiği, yine bu kişilerin bazı çalışanların irsaliye ile teslimat yapabileceklerini bildirdikleri, yine davacının imza sahibi olarak işar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · yemin delili · yemin · fatura
Benzer bu karardaMahkemece Hukuk Genel Kurulu'nun bozma kararından sonra Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/05/2017 tarih ve 2017/19-809 E.- 2017/943 K. sayılı ilamında malın «teslim» edildiğini ispata yarar «sevk irsaliyelerindeki» imzaların borçlu şirketteki mal teslimine yetkili olduğu belirtilen kişilerden kime ait olduğunun tespiti gerektiğinin belirtildiği, SGK'ya yazılan müzekkere cevabı doğrultusunda davalı şirket çalışanlarının tanık olarak beyanına başvurulup davalı şirket «temsilcisinin» «isticvap» beyanı alınmış ise de, sevk irsaliyelerinde yer alan malların davalı tarafa teslim ediliğine dair açık ve net bir beyanda bulunulmadığı, sevk irsaliyelerinde yer alan imzanın kime ait olduğu tespit edilemediğinden «imza incelemesi» de yapılamadığı, «fatura» konusu malların davalı tarafa teslimi olgusunun ispatlanamadığı, dava dilekçesinde açıkça «yemin deliline» dayanılması nedeniyle davacı vekiline «yemin teklif» etmek üzere süre verilmiş ise de, yemin teklif edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4166 E. , 2021/5331 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.12.2019 tarih ve 2018/518- 2019/1220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, satım akdine konu malların davalı şirkete teslim edilmiş olmasına rağmen fatura karşılığının ödenmemiş olması nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğunu, fatura içeriğine, sevk irsaliyelerine ve gönderilen ürünlere itiraz ve iade olmadığını, aylık %4 faiz uygulamasının fatura üzerinde yazılıp itiraza uğramamış olması nedeniyle yasal olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek, haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, akdi ilişkiyi ve irsaliye üzerindeki imzayı kabul etmediklerini, davacının teslim olgusunu ispat etmesi gerektiğini, talep edilen aylık %4 faiz uygulamasının yasal olmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sevk irsaliyesinde teslim alan bölümündeki kişinin kim olduğunun ve davalı şirketle bir bağlantısının bulunup bulunmadığının SGK kayıtları ve diğer delillerle belirlenemediği, davalı şirketin çalışanı veya temsilcisi olmadığı, davacı vekilinin 24.12.2019 tarihli beyanlarında teslim alan kişinin kim olduğu hususunun tespit edilemediğinin ileri sürüldüğü, bu haliyle her ne kadar Yargıtay bozma ilamında imza incelemesi ve tarafların isticvabı yoluna gidilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bunun mümkün olmadığı, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın dava konusu icra takibinin dayanağını oluşturan malları davalı tarafa teslim edildiği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı, davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamı yerine getirilmiş ise de bozma ilamından sonra yapılan araştırmada davalı çalışanı olduğu belirtilen ... dinlenmiş, irsaliyedeki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş ancak bozma ilamında belirtildiği üzere mahkemece sevk irsaliyesi altındaki imzanın ...’e ait olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş ...’in isticvabı ile imza ve yazı örneklerinin alınması, ...’in sevk irsaliyesi tarihinden önce ve sonrası tarihli düzenlenen belgelerde bulunan imzalı belge asıllarının getirtilerek Grafoloji ve sahtecilik konusunda uzman bilirkişilerce inceleme yapıldıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691460600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz