İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4651 E. 2013/20351 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap↗ sevk irsaliyesi↗ imza incelemesi↗ irsaliye↗ depo kararı↗ icra takibine itiraz↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konu sevk irsaliyeleri altındaki imzanın davalıya ait olamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı tarafından müşterilerine teslim edilmek üzere davalıya teslim edilen malların alıcılarına teslim edilmemesi nedeniyle, mal bedellerinin tahsilli için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı, malların kendisine teslim edilmediğini, sevk irsaliyeleri altındaki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuş, davacı da bu savunmaya karşılılık, sevk irsaliyelerinde davalıya ait işletme kaşesi bulunması nedeniyle, imzanın davalıya ait olmadığı kabul edilse dahi, sevk irsaliyelerindeki imzanın davalı çalışanlarından birine ait olabileceğini ileri sürmüştür. Davalı da, isticvap edildiği Samsun 2 Sulh Hukuk Mahkemesi'nde irsaliyelerdeki kaşenin işletmesine ait olduğunu, kaşeyi depoda çalışanlara bıraktığını beyan etmiştir. Bu durumda, mahkemece, davaya konu sevk irsaliyelerindeki imzaların, davalı yanında çalışan işçilere ait olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, sadece davalının imza incelemesi yaptırılarak, davaya konu sevk irsaliyelerindeki imzanın davalıya ait olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız itirazın iptaline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4166 E. 2021/5331 K.
Ortak:isticvap · sevk irsaliyesi · imza incelemesi · irsaliye · icra takibine itiraz · teslim
İncelediğiniz kararda2- Dava, davacı tarafından müşterilerine «teslim» edilmek üzere davalıya teslim edilen malların alıcılarına teslim edilmemesi nedeniyle, mal bedellerinin tahsilli için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı, malların kendisine teslim edilmediğini, «sevk irsaliyeleri» altındaki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuş, davacı da bu savunmaya karşılılık, sevk irsaliyelerinde davalıya ait işletme kaşesi bulunması nedeniyle, imzan …
Bu durumda, mahkemece, davaya konu «sevk irsaliyelerindeki» imzaların, davalı yanında çalışan işçilere ait olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, sadece davalının «imza incelemesi» yaptırılarak, davaya konu sevk irsaliyelerindeki imzanın davalıya ait olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konu «sevk irsaliyeleri» altındaki imzanın davalıya ait olamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «sevk irsaliyesinde» «teslim» alan bölümündeki kişinin kim olduğunun ve davalı şirketle bir bağlantısının bulunup bulunmadığının SGK kayıtları ve diğer delillerle belirlenemediği, davalı şirketin çalışanı veya «temsilcisi» olmadığı, davacı vekilinin 24.12.2019 tarihli beyanlarında teslim alan kişinin kim olduğu hususunun tespit edilemediğinin ileri sürüldüğü, bu haliyle her ne kadar Yargıtay bozma ilamında «imza incelemesi» ve tarafların «isticvabı» yoluna gidilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bunun mümkün olmadığı, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafın dava konusu icra takibinin dayanağını oluşturan malları davalı tarafa teslim edildiği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın re …
Mahkemece yapılacak iş ...’in «isticvabı» ile imza ve yazı örneklerinin alınması, ...’in «sevk irsaliyesi» tarihinden önce ve sonrası tarihli düzenlenen belgelerde bulunan imzalı belge asıllarının getirtilerek Grafoloji ve «sahtecilik» konusunda uzman «bilirkişilerce inceleme» yapıldıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozma ilamı yerine getirilmiş ise de bozma ilamından sonra yapılan araştırmada davalı çalışanı olduğu belirtilen ... dinlenmiş, «irsaliyedeki» imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş ancak bozma ilamında belirtildiği üzere mahkemece «sevk irsaliyesi» altındaki imzanın ...’e ait olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · ispat yükü · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · temsil
Benzer bu karardaMahkemece yapılacak iş ...’in «isticvabı» ile imza ve yazı örneklerinin alınması, ...’in «sevk irsaliyesi» tarihinden önce ve sonrası tarihli düzenlenen belgelerde bulunan imzalı belge asıllarının getirtilerek Grafoloji ve «sahtecilik» konusunda uzman «bilirkişilerce inceleme» yapıldıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «sevk irsaliyesinde» «teslim» alan bölümündeki kişinin kim olduğunun ve davalı şirketle bir bağlantısının bulunup bulunmadığının SGK kayıtları ve diğer delillerle belirlenemediği, davalı şirketin çalışanı veya «temsilcisi» olmadığı, davacı vekilinin 24.12.2019 tarihli beyanlarında teslim alan kişinin kim olduğu hususunun tespit edilemediğinin ileri sürüldüğü, bu haliyle her ne kadar Yargıtay bozma ilamında «imza incelemesi» ve tarafların «isticvabı» yoluna gidilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bunun mümkün olmadığı, «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafın dava konusu icra takibinin dayanağını oluşturan malları davalı tarafa teslim edildiği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın re …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4651 E. , 2013/20351 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2012 tarih ve 2010/1113-2012/807 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından, müşterilerine teslim edilmek üzere, 155928 ve 155920 sevk irsaliyeleri ile davalıya teslim edilen malların müşteriye teslim edilmediği gibi, davalı tarafından bugüne kadar malların bedeline ilişkin olarak herhangi bir ödemede de bulunmadığını, söz konusu malların toplam bedeli olan 2.084,46 TL'nin davalıdan tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalının ihaksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu malların müvekkiline teslim edilmediğini, sevk irsaliyelerindeki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konu sevk irsaliyeleri altındaki imzanın davalıya ait olamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı tarafından müşterilerine teslim edilmek üzere davalıya teslim edilen malların alıcılarına teslim edilmemesi nedeniyle, mal bedellerinin tahsilli için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı, malların kendisine teslim edilmediğini, sevk irsaliyeleri altındaki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuş, davacı da bu savunmaya karşılılık, sevk irsaliyelerinde davalıya ait işletme kaşesi bulunması nedeniyle, imzanın davalıya ait olmadığı kabul edilse dahi, sevk irsaliyelerindeki imzanın davalı çalışanlarından birine ait olabileceğini ileri sürmüştür. Davalı da, isticvap edildiği Samsun 2 Sulh Hukuk Mahkemesi'nde irsaliyelerdeki kaşenin işletmesine ait olduğunu, kaşeyi depoda çalışanlara bıraktığını beyan etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davaya konu sevk irsaliyelerindeki imzaların, davalı yanında çalışan işçilere ait olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, sadece davalının imza incelemesi yaptırılarak, davaya konu sevk irsaliyelerindeki imzanın davalıya ait olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029501500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz