6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiye sırasında derdest icra takibi varken terkin edilen şirketin ihyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1387 E. 2023/1083 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiye sürecinde terkin edilen bir şirket hakkında, terkinden önce başlatılmış ve derdest olan bir icra takibi bulunuyorsa; bu takibe ilişkin uyuşmazlığın (itirazın iptali davası gibi) sonucu ihya sağlanmadan karara bağlanamayacağından, tasfiyenin usulüne uygun tamamlandığı kabul edilemez ve şirketin TTK 547 uyarınca ihyasında hukuki yarar bulunur.

Ele alınan sorunlar

Terkin edilen şirketin ihyasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, alacağın kesinleşmediğini, tasfiye tamamlanana kadar davacı tarafça başvuru yapılmadığını, itirazın iptali davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerektiğini ve terkinden sonra açıldığını, mahkemenin itirazın iptali davasının sonucunu beklemeden ihya kararı verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 547 uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgililer şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemi yerinde görürse yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar verir. Şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden söz edilebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekir. İhyası istenen şirket, icra takibi derdest iken tasfiyeye girip terkin edilmiştir; itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesi gerektiği ileri sürülse de, ihya sağlanmadan bu davanın karara bağlanması mümkün olmadığından, tasfiyenin usulen sonlandığı kabul edilemez. Bu durumda davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. İcra takibi tarihinden sonra şirketin tasfiyeye girerek terkin edildiği anlaşılmakla, takip ve bu takiple ilgili açılacak davalar yönünden taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Terkin edilmiş bir şirket hakkında terkinden önce başlamış derdest bir icra takibi/uyuşmazlık bulunması halinde, bu husus çözümlenmeden tasfiyenin usulen tamamlandığının kabul edilemeyeceği ve TTK 547 uyarınca şirketin ihyasında hukuki yarar bulunduğu yönündeki tespit, benzer ihya davalarında BAM'ın ikna edici emsal değeri taşıyan gerekçesidir.

Usul tespitleri

Dava şartı
ihya davasında hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye hukuki yarar taraf teşkili tasfiye memuru itirazın iptali davası

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1387

KARAR NO 2023/1083

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/03/2023

NUMARASI 2022/907 Esas - 2023/212 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/07/2023

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; müvekkilinin ihyası istenen ...lt.şti arasında 01/04/2017 tarihli sözleşme imzalandığını, 01/04/2017 tarihli sözleşmenin üç yıllık süre sona erdiğinden 01/04/2020 tarihinde yenilenmeden sonlandırıldığını, şirketin sözleşme konusu marka ve ürünler üzerindeki tüm kullanım ve dağıtım haklarının da sona erdiğini, süre sonunda ihyası istenen şirkete 29/04/2020 tarihli ihtarın gönderildiğini, kullanımların derhal sonlandırılması ve dava konusu ödenmeyen fatura bedellerinin ödenmesinin talep edildiğini , müvekkilinin faturalardan doğan 24.162,83-EURO bakiye alacağının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında 28/10/2021 tarihinde icra takibine başlanıldığını ve itiraz üzerine takibin durduğunu,akabinde şirketin tasfiyeye girdiği ve 12/05/2022 tarihinde sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin ihyası istenen şirketin tasfiye kararı alınmadan önce olduğu iddia edilen alacağının faturalandırıldığını, hatta icra takibine ve arabuluculuğa bile konu olduğunu, yapılan tasfiyenin hukuken sonuçlandığının kabul edilemeyeceğini,sicilden terkin edilen ...

Ltd.Şti'nin ihya edilerek tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili;tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerinin müvekkilince tespit edilemeyeceğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ihya isteminde müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını ve müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini,müvekkil yönünden açılan davanın reddine, müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı Tasfiye Memuru ... vekili , müvekkilinin tasfiye memuru olduğu ihyası istenen şirketin dava tarihinden önce usule uygun bir şekilde terkin edildiğini, alacaklılara 3 kez çağrı yaptığını,davacı tarafın tasfiye memurluğuna başvuruda bulunmadığını, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, itirazın iptali davasının tasfiye tamamlanmadan önce açılması gerektiğini,alacağın bulunmaması halinde şirketin ihyasında hukuki bir yarar bulunmayacağından, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, ihyası istenen şirketin tasfiye sonucu terkin edilmeden önce hakkında yapılan icra takibi olduğunu, bu icra takibine konu alacak iddiasıyla ilgili tasfiye memuru tarafından bu uyuşmazlık konusu miktarın Notere depo edilmediği, uyuşmazlık konusu borç ile ilgili teminat alınmadığını ve yine pay sahipleri arasında tasfiye sonucu paylaşımın bu borçların ödenmesi şartına da bağlanmadığını, hakkında mevcut icra takibi ve uyuşmazlık konusu olan bir borç mevcut iken yapılan tasfiyenin usulsüz olduğunu, gerekli yasal işlemlerin tamamlanması, takip ve bu takiple ilgili olarak açılacak davalar yönünden taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru ... vekili; davada söz edilen alacak kesinleşmediğinden tasfiye memurunun sorumluluğu bulunmadığını, tasfiye tamamlanana kadar davacı tarafça başvuru yapılmadığını, uyuşmazlığa konu takiple ilgili itirazın iptali davası açılmadığını,davacının itirazın iptali davasını tasfiye işlemleri henüz tamamlanmadan açması gerektiğini,terkinden sonra açtığını, mahkemece, itirazın iptali davasının neticesini beklemeden ihya kararı verdiğini, ayrıca eldeki davada arabuluculuk şartı gerçekleşmediğini, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret sicil kayıtlarında şirketin tasfiyesinin sona erdiği 15/05/2022 tarihinde tescil edilerek tasfiye tamamlandığından bahisle sicil kaydının terkin edildiği, şirketin İst.Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında borçlu olduğu, icra takibi derdest iken ,itirazın iptali davasının neticesi beklenmesi gerektiği ileri sürülse de ihya sağlanmadan dava karara bağlanamayacağı gözetildiğinde tasfiyenin usulen sonlandığı kabul edilemeyeceğinden davacının ihya talebinde hukuki yararı mevcuttur. Açıklanan nedenlerle icra takibi tarihinden sonra davadışı şirketin tasfiyeye girerek sicilden terkin edildiği anlaşılmakla , takip ve bu takiple ilgili olarak açılacak davalar yönünden taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf nedenleri yerinde bulunmamış,davalı tasfiye memuru vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı Tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafça yapılan 257-TL yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/07/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/69125 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.