Gemi satışından kaynaklanan alacak için ihtiyati haciz koşulları
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/604 E. 2023/538 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: Gemi Mülkiyeti Uyuşmazlığı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Gemi satışına ilişkin bir sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlık TTK 1352/1-y uyarınca deniz alacağı teşkil eder; bu nitelikteki alacak için geminin ihtiyati haczi talep edilebilir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının, alacağının varlığını ve deniz alacağı niteliğini gösteren belgeleri sunarak yaklaşık ispat koşulunu sağlaması ve TTK 1363/1'deki teminatı yatırması yeterlidir; kesin ispat aranmaz. Alacağın varlığının esasa ilişkin olarak ihtilaflı olması, deniz alacağı niteliğindeki bir talep için yaklaşık ispat sağlandığında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir.
Ele alınan sorunlar
Gemi satışına ilişkin uyuşmazlığın deniz alacağı sayılıp sayılmayacağı ve ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı → kabul
İddia: Davacı vekili; geminin müvekkiline satıldığını, satış bedelinin ödendiğini noter senedi ile ispatladıklarını, uyuşmazlığın TTK 1352 kapsamında deniz alacağı olduğunu, TTK 1363/1 uyarınca gerekli teminatın yatırıldığını, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, ilk derece mahkemesinin alacağın deniz alacağı olduğunu tespit etmesine rağmen TTK 1353'e aykırı olarak talebi reddettiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talep edebilir; İİK 258/1 uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. TTK 1352 uyarınca geminin ihtiyati haczi, ancak kanunda sınırlı olarak sayılan deniz alacakları için istenebilir; aynı maddenin 1. fıkrasının (y) bendi uyarınca geminin satışına ilişkin bir sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlık deniz alacağı teşkil eder, bu nedenle talebe konu alacak için geminin ihtiyati haczi talep edilebilir. Ancak bunun için talep edenin alacağının varlığını gösteren belgeleri sunması ve alacağını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir. TTK 1353/4 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talebe konu alacağın deniz alacağı olması yeterlidir; talep deniz alacağına ilişkin olduğundan TTK 1362 uyarınca da alacağın deniz alacağı olduğu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirici delil gösterilmesi gerekir; ancak bu, alacaklının alacağını yaklaşık olarak ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu düzenlemelere göre ihtiyati haciz için yeterli kanaat verici delillerin sunulması yeterli olup kesin ispat aranmaz. Somut olayda davacı, geminin davalı tarafından 600.000-USD bedelle kendisine satıldığını, satışın gemi siciline bildirilmediğini ve geminin teslim edilmediğini iddia ederek, delil olarak 25.08.2021 tarihli satış sözleşmesi ile aynı tarihli ibraname başlıklı belgeye dayanmıştır. Sunulan bu delillerle ihtiyati haciz istemi bakımından yaklaşık ispat koşulu sağlanmış, geminin mülkiyeti uyuşmazlık konusu olduğundan ihtiyati haczin yasal koşulları oluşmuştur. Davacı tarafça TTK 1363/1'de öngörülen 10.000-SDR karşılığı teminat da mahkeme veznesine yatırılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Gemi satışına ilişkin sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın TTK 1352/1-y uyarınca deniz alacağı sayılacağı ve bu nitelikteki alacaklar için ihtiyati haciz talebinde yaklaşık ispatın yeterli olduğu, mülkiyetin esasa ilişkin ihtilaflı olmasının bu sonucu değiştirmeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer gemi satışı/deniz alacağı ihtiyati haciz taleplerinde bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz alacağı↗ ihtiyati haciz↗ yaklaşık ispat↗ muaccel para alacağı↗ gemi mülkiyetinin devri↗ teminat (TTK 1363)↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/604
KARAR NO 2023/538
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/02/2023 (Ara Karar)
NUMARASI 2023/56 Esas
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/04/2023
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketin, o dönem İstanbul gemi siciline ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... IMO numaralı ... isimli geminin müvekkili şirkete satımı konusunda anlaştıklarını ve noter huzurunda satış sözleşmesi akdedildiğini, Beyoğlu ... Noterliğinin 25.08.2021 tarihli satış senedi ile geminin mülkiyetinin müvekkili şirkete geçtiğini, ayrıca sözleşmede geminin içinde bulunan filikaları ve diğer tüm donanım üzerindeki payları ile birlikte geminin müvekkili şirkete transfer edildiğinin belirttiğini, geminin zilyetliğinin de müvekkil şirkete devredildiğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin bu satış karşılığı olarak davalı firma yetkilisine 600.000-USD peşinen ödediğini ve bu bedelin müvekkili firma tarafından ödendiğinin de sözleşmede yer aldığını, netice itibari ile ...
isimli kuru yük gemisinin mülkiyetinin TTK'nın 1001 maddesinde sayılan koşullara uygun olarak müvekkili şirkete geçtiğini ve müvekkili şirketin geminin maliki olduğunu, ancak davalı şirketin gemiyi haksız olarak kullanılmaya devam ettiğini, davalının satışı gemi siciline bildirmediğini, halen gemiyi kullanan davalı şirketin müvekkilinin ihtarına rağmen gemiyi müvekkiline iade etmediğini, geminin halen Tuzla limanında Anadolu Porta demirlemiş durumda olduğunu, bu nedenle geminin ülke karasularından ayrılarak telafisi imkansız zarar doğma ihtimali bulunduğunu belirterek, dava konusu geminin ihtiyaten haczine, geminin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespiti ile fiilen müvekkiline teslimine, aksi halde ise davalı şirkete peşinen ödenen 600.000-USD'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizi ile birlikte davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; TTK'nın 1001. maddesinde, gemi siciline kayıtlı olan bir geminin devri için malik ile iktisap edenin, mülkiyetin iktisap edene devri hususunda anlaşmaları ve geminin zilyetliğinin geçirilmesinin şart olduğu, mülkiyetin devrine ilişkin anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylı olması gerektiği, bu anlaşmanın gemi sicil müdürlüğünde de yapılabileceğinin düzenlendiği, anılan hükme göre geçerli bir satış için, satış sözleşmesinin yasada öngörülen şartlarda yapılmasının yanı sıra geminin zilyetliğinin de geçirilmiş olması gerekli ve yeterli olduğu, dava dosyasında satış bedelinin ödendiğine dair herhangi bir belge sunulmamış olup, satış bedelinin ödenip ödenmediğinin yapılacak yargılama sonucunda anlaşılacak bir husus olduğu, diğer yandan iddia edilen satış 25.08.2021 tarihinde yapılmış olmasına rağmen bugüne kadar geminin zilyetliğinin devredilmemesinin hangi tarafın kusurundan kaynaklandığı, taraflar asında geçerli bir satış işleminin olup olmadığı, satışın geçersiz olduğunun kabulü halinde davacı tarafa ödenmesi gereken bir meblağın olup olmadığının ancak yapılacak yargılama neticesinde anlaşılacağı gerekçesiyle, bu aşamada koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; geminin müvekkili şirkete satımı konusunda anlaşıldığını, davalı firma yetkilisine 600.000-USD peşinen ödendiğini, bedelin davalı şirkete ödendiğini yazılı noter senedi ile ispatladıklarını, geminin mülkiyetinin TTK 1001. maddesinde sayılan koşullara uygun olarak müvekkili şirkete geçtiğini, davalı şirketin gemiyi haksız olarak kullanmaya devam ettiğini ve müvekkili şirketten kaçırabilmek için Panama bayrağı çektiğini, geminin müvekkiline teslim edilmediğini, geminin ülke karasularından ayrılarak telafisi mümkün olmayacak zararların doğma ihtimalinin bulunduğunu, TTK'nın 1363/1 maddesindeki dava şartı olan 10.000-SDR'yi (Özel Çekme Bedeli) mahkeme veznesine yatırdıklarını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki uyuşmazlık gemi mülkiyeti ile alakalı olup, TTK'nın 1352 maddesi kapsamına girdiğini, ihtiyati haciz şartlarının tümünün oluştuğunu, mahkemece alacağın deniz alacağı olduğunun tespiti yapılmasına karşın TTK 1353.
maddesine aykırı bir şekilde ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini belirterek, kararın kaldırılarak ... isimli kuru yük gemisinin ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, TTK'nın 1352 vd. maddeleri uyarınca geminin ihtiyaten haczi istemine ilişkindir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Dolayısıyla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur.
Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. TTK'nın 1352. maddesi uyarınca, bir geminin ihtiyati haczi, sadece kanunda sınırlı olarak sayılmış olan deniz alacakları için istenebilir. Aynı maddenin 1. fıkrasının (y) bendi uyarınca, geminin satışına ilişkin bir sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlık, deniz alacağı teşkil etmektedir. Bu nedenle, talebe konu alacak için geminin ihtiyati haczinin talep edilmesi mümkündür. Ancak bunun için talep edenin, alacağının varlığını gösteren belgelerini sunması ve alacağını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir. TTK'nın 1353/4. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talebe konu alacağın deniz alacağı olması yeterlidir.
Talep deniz alacağına ilişkin olduğundan, TTK'nın 1362. maddesi uyarınca da alacağın deniz alacağı olduğu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirici delil gösterilmesi gereklidir. Ancak bu durum, alacaklının alacağını yaklaşık olarak ispatlama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; alacaklının ayrıca, alacağın deniz alacaklarından olduğunu ve parasal değerini yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Bu düzenlemeye göre de ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli kanaat verici delillerin sunulması yeterli olup, kesin bir ispat aranmamaktadır. Somut olayda; davacı tarafça dava konusu geminin davalı tarafından müvekkiline 600.000-USD bedelle satışının yapıldığı ancak satışın gemi siciline bildirilmediği ve geminin müvekkiline teslim edilmediği iddia edilerek işbu davanın açıldığı, delil olarak geminin davalı tarafından davacıya satışına ilişkin olarak düzenlenen 25.08.2021 tarihli satış sözleşmesi ile aynı tarihli olup davalı şirket yetkilisince düzenlenmiş olan ibraname başlıklı belgeye dayanıldığı, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında somut olayda sunulan delillerle ihtiyati haciz istemi bakımından yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, geminin mülkiyeti uyuşmazlık konusu olduğundan ihtiyati haczin yasal koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafça TTK'nın 1363/1 maddesinde öngörülen 10.000-SDR karşılığı teminat da mahkeme veznesine yatırılmıştır. Bu nedenle davacının ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.Açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)b-2 maddesi uyarınca ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz isteminin kabulüne, talep edenin 600.000-USD alacağını teminen ve bu miktarla sınırlı olmak üzere ... IMO numaralı ... isimli geminin ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/56 Esas sayılı 16/02/2023 tarihli ara kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Talep eden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile 600.000-USD alacağı teminen ve bu miktarla sınırlı olmak üzere ... IMO numaralı ... isimli geminin İİK'nın 257 ve TTK'nın 1352-1353 maddeleri uyarınca olarak İHTİYATEN HACZİNE, TTK'nın 1364. maddesi gereğince "alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren üç iş günü içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki veya geminin bulunduğu yerdeki icra dairesinden kararın infazını istemek zorundadır." hükmü nazara alındığında, kararın infazının karar tarihinden itibaren 3 iş günü içerisinde mahkemenin yargı çevresi veya geminin bulunduğu yerdeki icra dairesince yerine getirilmesine, İhtiyati haciz kararının infazı için gerekli işlemler ile kararın icra dairesine gönderilmesine dair işlemlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/04/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/68303 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi