6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6178 E. 2021/4785 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 584 müteselsil kefil kefalet kötü niyet tazminatı olumsuz oy muvafakat genel kredi sözleşmesi tbk 99 kefil kötü niyet bilirkişi incelemesi geçersizlik kredi sözleşmesi ilk derece kararının kaldırılması eksik inceleme ibraz

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 584 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kullandırılan kredinin genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanıldığı, 6098 sayılı TBK'nın 584. maddesine istisna teşkil eden kredilerden olmadığı, müteselsil kefil olan davalıların evli olduğu, eşlerinin rızasının aranması gerektiği, dava konusu 03.05.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde davalıların eşlerinin muvafakatı bulunmadığından sözleşmenin müteselsil kefiller yönünden geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalılar vekillerinin istinaf itirazlarına gelince, davalılarca süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak kötü niyet tazminatı talep edilmesine rağmen mahkemece bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı, bu nedenle talebin incelenmesi gerektiği, davalıların davacının kötü niyetini ispat edemediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun ise gerekçe yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın ve davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dava dışı Hamdi Kuru ile davacı banka arasında 27.04.2016 tarihinde Genel Tarımsal Kredi Sözleşmesi, 03.05.2016 tarihinde ise Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, davalılar 03.05.2016 tarihli sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davalıların kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte evli oldukları ve kefaletleri bakımından eşlerinin muvafakatin alınmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak davacı banka, TBK’nın 584/3. maddesine göre, 27.12.2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletlerin geçerli olması için eş rızasına gerek bulunmadığını, asıl borçluya kullandırılan kredinin bu kapsamda “Sübvansiyonlu Sabit Faizli Traktör Kredisi” olduğunu ileri sürmüş ve belirtilen iddiasını ispat için 07.11.2017 tarihli dekontu dosyaya ibraz etmiştir. Anılan dekont incelendiğinde, asıl borçluya 03.05.2016 tarihinde 84.500.- TL kredi kullandırıldığı, dekontun açıklama kısmında ise “ Sabit Faizli Traktör- Yatırım” ibaresinin yazdığı görülmektedir. Ancak dosya kapsamındaki belgelerden anılan kefaletlerinin hangi kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı anlaşılamadığı gibi türü de tespit edilememektedir.

Bölge adliye mahkemesince, takibe konu alacağın tarımsal kredi sözleşmesinden değil genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, bu nedenle davalıların kefaletlerinin eş rızaları alınmadığı için geçersiz olduğu sonucuna varılmışsa da bu hususta yeterli ve denetime açık bir şekilde inceleme ve araştırma yapılmamış, yukarıda muğlak olduğu ifade edilen hususlar aydınlığa kavuşturulmamıştır. Bu itibarla bölge adliye mahkemesince, banka kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak işbu itirazın iptali davasının dayanağı olan banka alacağının hangi kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığının ve türünün tespit edilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1306 E. 2016/1277 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8155 E. 2013/11444 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/6178 E.  ,  2021/4785 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.09.2018 tarih ve 2017/245 E- 2018/315 K. sayılı kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.06.2020 tarih ve 2019/15 E- 2020/526 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı borçlu Hamdi Kuru arasında 03.05.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalıların da bu sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, sözleşmeye istinaden borçluya krediler kullandırıldığını, borçlunun kredilere ilişkin taksitlerini ödememesi üzerine hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini ancak borcun ödenmediğini, bunun üzerine başlattıkları takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, müvekkillerinin kefaletinin eşlerinin rızası alınmadığından geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kullandırılan kredinin genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanıldığı, 6098 sayılı TBK'nın 584. maddesine istisna teşkil eden kredilerden olmadığı, müteselsil kefil olan davalıların evli olduğu, eşlerinin rızasının aranması gerektiği, dava konusu 03.05.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde davalıların eşlerinin muvafakatı bulunmadığından sözleşmenin müteselsil kefiller yönünden geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalılar vekillerinin istinaf itirazlarına gelince, davalılarca süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak kötü niyet tazminatı talep edilmesine rağmen mahkemece bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı, bu nedenle talebin incelenmesi gerektiği, davalıların davacının kötü niyetini ispat edemediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun ise gerekçe yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın ve davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dava dışı Hamdi Kuru ile davacı banka arasında 27.04.2016 tarihinde Genel Tarımsal Kredi Sözleşmesi, 03.05.2016 tarihinde ise Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, davalılar 03.05.2016 tarihli sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davalıların kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte evli oldukları ve kefaletleri bakımından eşlerinin muvafakatin alınmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak davacı banka, TBK’nın 584/3. maddesine göre, 27.12.2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletlerin geçerli olması için eş rızasına gerek bulunmadığını, asıl borçluya kullandırılan kredinin bu kapsamda “Sübvansiyonlu Sabit Faizli Traktör Kredisi” olduğunu ileri sürmüş ve belirtilen iddiasını ispat için 07.11.2017 tarihli dekontu dosyaya ibraz etmiştir.

Anılan dekont incelendiğinde, asıl borçluya 03.05.2016 tarihinde 84.500.- TL kredi kullandırıldığı, dekontun açıklama kısmında ise “ Sabit Faizli Traktör- Yatırım” ibaresinin yazdığı görülmektedir. Ancak dosya kapsamındaki belgelerden anılan kefaletlerinin hangi kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı anlaşılamadığı gibi türü de tespit edilememektedir.

Bölge adliye mahkemesince, takibe konu alacağın tarımsal kredi sözleşmesinden değil genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, bu nedenle davalıların kefaletlerinin eş rızaları alınmadığı için geçersiz olduğu sonucuna varılmışsa da bu hususta yeterli ve denetime açık bir şekilde inceleme ve araştırma yapılmamış, yukarıda muğlak olduğu ifade edilen hususlar aydınlığa kavuşturulmamıştır. Bu itibarla bölge adliye mahkemesince, banka kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak işbu itirazın iptali davasının dayanağı olan banka alacağının hangi kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığının ve türünün tespit edilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681429600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.