6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8352 E. 2021/4651 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık sözleşmesi müşterek borçlu müteselsil kefil ticari dava niteliği müteselsil kefil muacceliyet rücu genel kredi sözleşmesi garantörlük kefil kredi sözleşmesi asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 4 · İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalılardan ...'nun diğer davalı ... Un - Yem San. ve Tic. A.Ş 'nin Garanti Bankası A.Ş. ile imzaladığı kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları, borcun Semizoğlu şirketinden tahsilinin imkansız hale gelmesi üzerine davacının ödemek zorunda kaldığı 9.871,00 TL'nin yarısı olan 4.935,50 TL'sini davalı ...'ndan 746,49 TL faizi ile birlikte olmak üzere toplamda 5.681,99 TL TL'sini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2445 esas sayılı dosyasında yapılan takibe itirazın davalı ... yönünden 4.935,50 TL asıl alacak ve 746,49 TL faiz olmak üzere toplam 5.681,99 TL üzerinden kaldırılarak takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla talep ile şirket hakkındaki talep ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Davalılardan Semizoğlu Un-Yem San. ve Tic. A.Ş. davacının kefili olduğu ve ödeme yaptığı genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olup, Türk Borçlar Kanunu’nun 596. maddesinin kefilin alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olacağı, kefilin bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabileceği hükmünü içerdiği, bu madde uyarınca kefilin ödediği borcu asıl borçluya rücu edebileceği gözetilerek, davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gibi, alacağın kaynağı ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi olması, bankacılık sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle TTK'nun 4/f maddesi uyarınca ticari dava ve ticari iş niteliğinde olduğundan takip talebinde belirtilen değişen oranlardaki faize hükmedilmemesi doğru olmamış, ayrıca alacağın likit ve belirlenebilir olması karşısında İİK 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2441 E. 2015/9416 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtrazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8546 E. 2013/14224 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/8352 E.  ,  2021/4651 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 31/12/2018 tarih ve 2018/498-2018/581 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalılardan Semizoğlu Un-Yem San. Ve Tic. A.Ş.'nin 06/07/1997 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden T. Garanti Bankasından 9.871,00 TL bedelli kredi çektiğini, davacı ile davalı ...'nun müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladıklarını, davalı ... Un-Yem San. Tic. A.Ş'nin kredi borcunu ödemediğini, davacının kefil olduğu kredi borcunu ödemek zorunda kaldığını, buna istinaden davalılar hakkında başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Un-Yem San. ve Tic. A.Ş. davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalılardan ...'nun diğer davalı ... Un - Yem San. ve Tic. A.Ş 'nin Garanti Bankası A.Ş. ile imzaladığı kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları, borcun Semizoğlu şirketinden tahsilinin imkansız hale gelmesi üzerine davacının ödemek zorunda kaldığı 9.871,00 TL'nin yarısı olan 4.935,50 TL'sini davalı ...'ndan 746,49 TL faizi ile birlikte olmak üzere toplamda 5.681,99 TL TL'sini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2445 esas sayılı dosyasında yapılan takibe itirazın davalı ... yönünden 4.935,50 TL asıl alacak ve 746,49 TL faiz olmak üzere toplam 5.681,99 TL üzerinden kaldırılarak takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla talep ile şirket hakkındaki talep ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Davalılardan Semizoğlu Un-Yem San. ve Tic. A.Ş. davacının kefili olduğu ve ödeme yaptığı genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olup, Türk Borçlar Kanunu’nun 596. maddesinin kefilin alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olacağı, kefilin bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabileceği hükmünü içerdiği, bu madde uyarınca kefilin ödediği borcu asıl borçluya rücu edebileceği gözetilerek, davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gibi, alacağın kaynağı ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi olması, bankacılık sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle TTK'nun 4/f maddesi uyarınca ticari dava ve ticari iş niteliğinde olduğundan takip talebinde belirtilen değişen oranlardaki faize hükmedilmemesi doğru olmamış, ayrıca alacağın likit ve belirlenebilir olması karşısında İİK 67/2.

maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681152900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.