İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3166 E. 2021/4648 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 200↗ takip talebi↗ ilamsız takip↗ istinaf sebebi↗ mücerretlik↗ teminat senedi↗ ticari defter kayıtları↗ ispat yükü↗ bono↗ ticari defter↗ geçersizlik↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ temerrüt↗ teminat↗ hmk 353(1)b-2↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili davalının davacıdan borç para istemesi üzerine senet karşılığında borç para verdiğini ancak borcun 76.000,00 TL'lik kısmının davalı tarafından ödenmediğini, bu sebeple icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın ise verilen senedi kabul ederek davacının yanında çalışmaya başladığında davacı adına et ve sakatat ürünlerini müstahsilden alınması işini yapmak üzere davacıya teminat senedi verdiğini, aralarında yazılı sözleşme olduğunu ancak nüshasının kendisinde olmadığını, maddi durumu iyi olmadığından davacının böyle yüklü bir borcu kendisine vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın senedin teminat olarak belirtilmesi karşısında ispat yükünün davalıya geçtiği ancak davalının bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekip usulüne uygun delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davalının borcun esasına yönelik istinaf nedenleri yönünden; davalı vekilinin davacının takip dosyasında alacak sebebinin büyükbaş sığır ve sakatat kesiminden kaynaklanan alacak olarak gösterdiği, yargılama sırasında ise senede dayandığı, davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, davacının ispat yükünü üstüne aldığını istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, davacının davalı hakkında ilamsız takip yaptığı, yargılama sırasında alacağın sebebi olarak bonoya dayandığı, davalı vekilinin, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, bononun ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, bononun teminat senedi olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, bononun arkasındaki temel ilişkiden mücerret senetlerden olup, bononun varlığı borcun ispatı açısından yeterli olduğu, dava konusu bononun davacının ticari defterlerinde yer almamasının bononun geçersizlik sonucunu doğurmayacağı, davalı tarafın senedin teminat senedi olduğunu savunduğu, davalı tarafın, bononun teminat senedi olduğunu HMK'nın 200. vd. maddeleri uyarınca yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiği, davalı tarafça, bononun teminat senedi olduğu yazılı belgeyle de ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalının faize yönelik istinaf başvuru nedenleri yönünden; davalı vekilinin takipten önce faize hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğü, davacı tarafından 76.000,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali talep edildiği halde ilk derece mahkemesince talep aşılarak davalının faize ilişkin itirazlarını da kapsar şekilde itirazın iptaline karar verildiği, davacı tarafın takip konusu borca ilişkin davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürüldüğünü ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne davalının Afyonkarahisar 6. İcra Dairesi 2015/23479 takip sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağın %20'si olan 15.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türü olup, icra takip talebinin incelenmesinde alacak sebebinin “büyükbaş sığır ve sakatat kesiminden kaynaklanan alacağın tahsili” ibaresi bulunduğu görülmüştür.Davacı dava dilekçesindeki beyanlarında, davalıya borç para verdiğini, karşılığında 100.000,00 TL bedelli bono aldığını, alacağın bonoya dayandığını ileri sürmüştür.Davacı icra takip talebindeki alacak sebebi ile bağlı olup takip talebinde belirtilmeyen bonodan dolayı alacaklı olduğu yönünde iddiada bulunamaz, itirazın iptalini talep edemez.Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9115 E. 2023/3258 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz kararda… fın ise verilen senedi kabul ederek davacının yanında çalışmaya başladığında davacı adına et ve sakatat ürünlerini müstahsilden alınması işini yapmak üzere davacıya «teminat senedi» verdiğini, aralarında yazılı sözleşme olduğunu ancak nüshasının kendisinde olmadığını, maddi durumu iyi olmadığından davacının böyle yüklü bir borcu kendisine vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın senedin teminat olarak belirtilmesi karşısında «ispat yükünün» davalıya geçtiği ancak davalının bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekip usulüne uygun delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davalının borcun esasına yönelik istinaf nedenleri yönünden; davalı vekilinin davacının takip dosyasında alacak «sebebinin» büyükbaş sığır ve sakatat kesiminden kaynaklanan alacak olarak gösterdiği, yargılama sırasında ise senede dayandığı, davacının «ticari defterlerine» göre taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, davacının ispat yükünü üstüne aldığını «istinaf sebebi» olarak ileri sürdüğü, davacının davalı hakkında «ilamsız takip» yaptığı, yargılama sırasında alacağın sebebi olarak «bonoya» dayandığı, davalı vekilinin, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, bononun «ticari defterlerinde kayıtlı» olmadığını, bononun «teminat senedi» olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, bononun arkasındaki temel ilişkiden «mücerret» senetlerden olup, bononun varlığı borcun ispatı açısından yeterli olduğu, dava konusu bononun davacının ticari defterlerinde yer almamasının bononun «geçersizlik» sonucunu doğurmayacağı, davalı tarafın senedin teminat senedi olduğunu savunduğu, davalı tarafın, bononun teminat senedi olduğunu HMK'nın 200. vd. maddeleri uyarınca yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiği, davalı tarafça, bononun teminat senedi olduğu yazılı belgeyle de ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalının faize yönelik istinaf başvuru nedenleri yönünden; davalı vekilinin takipten önce faize hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğü, davacı tarafından 76.000,00 TL «asıl alacak» yönünden itirazın iptali talep edildiği halde ilk derece mahkemesince talep aşılarak davalının faize ilişkin itirazlarını da kapsar şekilde itirazın iptaline karar verildiği, davacı tarafın takip konusu borca ilişkin davalı tarafın takipten önce «temerrüde» düşürüldüğünü ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulü ile ilk …
Benzer bu karardaŞti. firmasına satış yapıldığını, davalı firma ile aralarında toplamda 200.000,00 TL nakit sözleşme kati «teminat» alınarak iki ayrı sakatat «satış sözleşmesi» imzalandığını, firma ile peşin ödeme yapmak koşulu ile satış sözleşmesi imzalanmasına rağmen firmanın ödemelerinde aksaklık yaşandığını, firma ile aralarındaki sözleşmenin tek taraflı olarak fesh edildiğini, akabinde... ve ... ilçeleri için yeniden ihaleye çıkılarak teklif toplandığı ve en yüksek fiyatı veren Aksular Kuyumculuk Hayvancılık firmasına verildiğini, kurumlarının zarara uğramasından dolayı 31.12.2018 tarih ve 89827 sayılı iadeli «taahhütlü» yazı yazıldığı ayrıca 04.01.2019 tarihinde «ihtarname» çekildiğini buna rağmen ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine takip başlatıldığını, davalının yapmış olduğu itiraz nedeniyle «takibin durdurulduğunu», bu nedenle davanın kabulü ile davalının «borca itirazının» iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı kurum ile müvekkili arasında yapılan sözleşme gereğince 100.000,00 TL «teminat» yatırıldığını, ... ilçesinde Etbir Tar.
… .ilçesinde yapılacak olan kesimlerden elde edilecek sakatat ve yan ürünleri kapsamadığını, ilgili sözleşmenin ... ilçesinde yapılacak kesimlere ilişkin ihaleye özgü «münhasır» bir sözleşme olduğunu, ...ilçesi için imzalanan sözleşmenin «teminat» tutarı 100.000,00 TL olduğunu, sözleşmenin münhasır olduğundan sadece... ilçesinde Topek Gıda Hayvancılık İnşa.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tek taraflı fesih · birim fiyat · takibin durdurulması · borca itiraz · satış sözleşmesi · sözleşmenin feshi · münhasırlık · ikrar
Benzer bu karardaŞti. firmasına satış yapıldığını, davalı firma ile aralarında toplamda 200.000,00 TL nakit sözleşme kati «teminat» alınarak iki ayrı sakatat «satış sözleşmesi» imzalandığını, firma ile peşin ödeme yapmak koşulu ile satış sözleşmesi imzalanmasına rağmen firmanın ödemelerinde aksaklık yaşandığını, firma ile aralarındaki sözleşmenin tek taraflı olarak fesh edildiğini, akabinde... ve ... ilçeleri için yeniden ihaleye çıkılarak teklif toplandığı ve en yüksek fiyatı veren Aksular Kuyumculuk Hayvancılık firmasına verildiğini, kurumlarının zarara uğramasından dolayı 31.12.2018 tarih ve 89827 sayılı iadeli «taahhütlü» yazı yazıldığı ayrıca 04.01.2019 tarihinde «ihtarname» çekildiğini buna rağmen ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine takip başlatıldığını, davalının yapmış olduğu itiraz nedeniyle «takibin durdurulduğunu», bu nedenle davanın kabulü ile davalının «borca itirazının» iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Şti. firmasına satışın yapıldığını, davalı firma ile 31.10.2018 / 01.11.2018 tarihlerinde toplamda 200.000,00 TL nakit sözleşme kati «teminatı» alınarak iki ayrı sakatat «satış sözleşmesi» imzalandığını, firma ile peşin ödeme yapmak koşulu ile satış sözleşmesinin imzalanmasına rağmen firmanın ödemelerinde aksaklıklar yaşandığını, davalı firmanın ödemelerini zamanında yapmaması üzerine, 01.11.2018 tarihli 73894 sayılı, 14.11.2018 tarihli 77933 sayılı, 22.11.2018 tarihli 79446 sayılı uyarı yazıları yazıldığı ancak ödemelerin yapılmadığını, davalı firmanın ödemelerinde sıkıntının devam etmesi üzerine söz konusu satış sözleşmesinin 8.2.1.3 maddesine göre 'Kombina bir ihale döneminde 3 defa mal bedelini teminattan tahsil etmesi durumunda «sözleşmeyi fesh» etme «yetkisini» saklı tutar.' maddesine göre Yozgat Et Kombinası Müdürlüğü, alacaklarını firmanın sözleşme kati teminat tutarından tahsil ettikten sonra söz konusu sözleşmeyi «tek taraflı fesih» ettiğini, fesih edilen... ve ... ilçeleri için yeniden ihaleye çıkılarak teklif toplandığı, ...ilçesi sakatatları için en yüksek teklifi 1,09 TL+KDV ile Hacıdan Et ve Et Ürünleri firmasının, ... ilçesi sakatatları için en yüksek teklifi 1,215 TL+KDV ile Aksular Kuyumculuk Hayvancılık firması verdiğini, davalı firma sözleşme hükümlerine aykırı davranarak sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğinden, iki ihale arasındaki uğramış olunan maddi zarardan dolayı 31.12.2018 tarih ve 89827 sayılı iadeli «taahhütlü» yazı yazılmış «ihtar» edildiği, ayrıca 04.01.2019 tarihinde Yozgat 2.
… r için 26.10.2018 günü teklif toplamak suretiyle ihaleye çıkıldığını, Tokat ili... ilçesi sakatatları 1.25 TL +KDV ve Amasya ili ... ilçesi sakatatları 1312 TL +KDV «birim fiyat» ile yekeler Et Gıda San.
… .ilçesinde yapılacak olan kesimlerden elde edilecek sakatat ve yan ürünleri kapsamadığını, ilgili sözleşmenin ... ilçesinde yapılacak kesimlere ilişkin ihaleye özgü «münhasır» bir sözleşme olduğunu, ...ilçesi için imzalanan sözleşmenin «teminat» tutarı 100.000,00 TL olduğunu, sözleşmenin münhasır olduğundan sadece... ilçesinde Topek Gıda Hayvancılık İnşa.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12048 E. 2010/4396 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · ticaret unvanı · feragat · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı · ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaKasabı” unvanı ile «ticaret siciline» kayıtlı olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde önceye dayalı üstün hak sahipliğinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise müvekkili ...’in 1970 yılından bu yana “...” ibaresi ile ticari faaliyette bulunduğunu, gerek tescilli «ticaret unvanı» gerekse tescilsiz de olsa marka olarak haklı bir şöhret ve «ayırt edicilik» sağladığını, davalı ...’un müvekkilinin uzun yıllardır kullandığı ve piyasada tanıttığı “...” ibaresini marka olarak seçerek tescil ettirmesinin TTK’nun 56 ve 556 sayılı KHK’nin hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, davalıya ait markanın hükümsüz sayılmasına ve terkinine, müvekkilinin gerek ticaret unvanı ve gerekse marka olarak kullandığı “...” ibaresine davalı tarafından vuku bulan tüm müdahalelerin men’ine ve mahkeme kararının «ilanına» karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
… ...” ibaresini 27.11.2001 tarihinden itibaren marka olarak tescil ettirmiş olduğunu, davalı ...’in hem kendi işletmesinde hem de münferiden imzaya yetkili olduğu ve «yönetim kurulu» başkan yardımcılığını yürüttüğü davalı şirkette “...” ibaresini kullandığını ve bu ibare ile ticari faaliyetlerde bulunduğunu, oysaki anılan ibarenin müvekkili tarafından marka olarak tescil ettirilmiş olması nedeniyle davalıların eylemlerinin markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı şirketin ticaret unvanından “...” ibaresinin çıkarılarak sicil kaydından bu ibarenin silinmesine, davalı ...’in “... ...
1-Mahkemece verilen karar davacılar ... ve ... vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de temyiz isteminden sonra davacılardan ... verdiği 19.01.2009 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.
Hüküm kurulduktan sonra ancak henüz kesinlik kazanmadan «davadan feragat» edildiği anlaşılmakla yapılan bu feragatin mahkemece değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinden kararın davacı ... yönünden bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3348 E. 2024/5526 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt
İncelediğiniz karardaİcra Dairesi 2015/23479 takip sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının «asıl alacak» yönünden iptali ile takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağın %20'si olan 15.200,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… ölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davalının borcun esasına yönelik istinaf nedenleri yönünden; davalı vekilinin davacının takip dosyasında alacak «sebebinin» büyükbaş sığır ve sakatat kesiminden kaynaklanan alacak olarak gösterdiği, yargılama sırasında ise senede dayandığı, davacının «ticari defterlerine» göre taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, davacının ispat yükünü üstüne aldığını «istinaf sebebi» olarak ileri sürdüğü, davacının davalı hakkında «ilamsız takip» yaptığı, yargılama sırasında alacağın sebebi olarak «bonoya» dayandığı, davalı vekilinin, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, bononun «ticari defterlerinde kayıtlı» olmadığını, bononun «teminat senedi» olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, bononun arkasındaki temel ilişkiden «mücerret» senetlerden olup, bononun varlığı borcun ispatı açısından yeterli olduğu, dava konusu bononun davacının ticari defterlerinde yer almamasının bononun «geçersizlik» sonucunu doğurmayacağı, davalı tarafın senedin teminat senedi olduğunu savunduğu, davalı tarafın, bononun teminat senedi olduğunu HMK'nın 200. vd. maddeleri uyarınca yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiği, davalı tarafça, bononun teminat senedi olduğu yazılı belgeyle de ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalının faize yönelik istinaf başvuru nedenleri yönünden; davalı vekilinin takipten önce faize hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğü, davacı tarafından 76.000,00 TL «asıl alacak» yönünden itirazın iptali talep edildiği halde ilk derece mahkemesince talep aşılarak davalının faize ilişkin itirazlarını da kapsar şekilde itirazın iptaline karar verildiği, davacı tarafın takip konusu borca ilişkin davalı tarafın takipten önce «temerrüde» düşürüldüğünü ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulü ile ilk …
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2017/173 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
… davalı taraf belgelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını iddia etmiş ise de belge asıllarının temin edilememesi ve yönetmelik uyarınca hayvan pasaportu aslını «ibraz» külfetinin satıcı olan davacıya ait olmaması nedeniyle «imza incelemesine» imkan bulunmadığı, ancak Yönetmeliğin 23 üncü maddesi hükmü ve ilçe müdürlüğü yazı cevabı ile ekindeki hayvan hareketlerine dair kayıtlardan takip ve dava konusu 30 adet sığır cinsi hayvanın davacı tarafından davalıya satıldığının ve davacının, davalıdan hayvan satımından kaynaklı 242.400,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, bu durumda «ispat külfetinin» de davalı tarafa geçtiği, ancak davalı tarafın da aksini ispat edemediği, ayrıca davacı tarafça davalı tarafın takip tarihinden önce «temerrüde» düşürülmemesi nedeniyle davacının takip tarihine kadar «işlemiş faiz» talep etme hakkı bulunmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · imza inkarı · imza incelemesi · ispat külfeti · kötüniyet tazminatı · satım sözleşmesi · işlemiş faiz · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… davalı taraf belgelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını iddia etmiş ise de belge asıllarının temin edilememesi ve yönetmelik uyarınca hayvan pasaportu aslını «ibraz» külfetinin satıcı olan davacıya ait olmaması nedeniyle «imza incelemesine» imkan bulunmadığı, ancak Yönetmeliğin 23 üncü maddesi hükmü ve ilçe müdürlüğü yazı cevabı ile ekindeki hayvan hareketlerine dair kayıtlardan takip ve dava konusu 30 adet sığır cinsi hayvanın davacı tarafından davalıya satıldığının ve davacının, davalıdan hayvan satımından kaynaklı 242.400,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, bu durumda «ispat külfetinin» de davalı tarafa geçtiği, ancak davalı tarafın da aksini ispat edemediği, ayrıca davacı tarafça davalı tarafın takip tarihinden önce «temerrüde» düşürülmemesi nedeniyle davacının takip tarihine kadar «işlemiş faiz» talep etme hakkı bulunmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ca hayvan pasaportlarındaki müvekkili adına bulunduğu iddia edilen imzaların müvekkiline ait olmadığını, söz konusu belge asıllarının temin edilemediğini, mahkemece «eksik araştırma» ve inceleme ile hüküm tesis edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda hayvanların müvekkiline «teslim» edilmediğinin belirlendiğini, taraflar arasında dava konusu yapılan hayvanlar ile ilgili ticari ilişki bulunmadığı gibi dava konusu yapılan hayvanların müvekkiline teslim edilmediğini, mahkemece davanın reddi ile müvekkili lehine «kötüniyet tazminatına» karar verilmesi gerektiğini istedi.
… meliği’nin 23 üncü maddesi pasaport aslının alıcıda bulunması yönünde bir yükümlülük yüklememekte olup, alıcı tarafından pasaport belgeleri üzerindeki var ise atılı «imzalar inkar» edildiğinden mahkemece ispat yükünde hataya düşülerek davacı yanca «teslim» olgusunun dosya kapsamı ile usulüne uygun delillerle ispat edilemediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı, her ne kadar davalı yanca «kötüniyet tazminatı» talebinde bulunulmuş ise de 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddeleri uyarınca davacı yanın kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinde …
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3166 E. , 2021/4648 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 03.05.2018 tarih ve 2015/1063 E. - 2018/437 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.07.2019 tarih ve 2018/2427 E. - 2019/1512 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya 100.000,00 TL borç para verdiğini, davalının borcuna karşılık 22.05.2015 düzenleme, 13.07.2015 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli senet tanzim ederek davacıya verdiğini, davalının bu meblağın 24.000,00 TL'sini ödediğini, geriye kalan 76.000,00 TL'nin davalı tarafından ödenmediğinden davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının kesim-sadakat işlemine istinaden alış-veriş yaptıklarını ve davalının üçüncü kişilere ödenmek üzere kendisine para iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalının senedi teminat olarak verdiği iddiasının da gerçek dışı olduğunu, senedin teminat senedi olduğu yolunda senet üzerinde bir kaydın yer almadığını ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil, icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesini aynen tekrar ettiğini, davacının yanında sigortalı olarak çalışmak üzere anlaştığını, toptan et ve sakatat işi yapan davacı adına belirtilen ürünlerin müstahsilden alınması işini yapacağını, anlaşmaları gereği davalıya teminat senedi verdiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir para gönderilmediğini,davalıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, davalı vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili davalının davacıdan borç para istemesi üzerine senet karşılığında borç para verdiğini ancak borcun 76.000,00 TL'lik kısmının davalı tarafından ödenmediğini, bu sebeple icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın ise verilen senedi kabul ederek davacının yanında çalışmaya başladığında davacı adına et ve sakatat ürünlerini müstahsilden alınması işini yapmak üzere davacıya teminat senedi verdiğini, aralarında yazılı sözleşme olduğunu ancak nüshasının kendisinde olmadığını, maddi durumu iyi olmadığından davacının böyle yüklü bir borcu kendisine vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın senedin teminat olarak belirtilmesi karşısında ispat yükünün davalıya geçtiği ancak davalının bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekip usulüne uygun delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davalının borcun esasına yönelik istinaf nedenleri yönünden; davalı vekilinin davacının takip dosyasında alacak sebebinin büyükbaş sığır ve sakatat kesiminden kaynaklanan alacak olarak gösterdiği, yargılama sırasında ise senede dayandığı, davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, davacının ispat yükünü üstüne aldığını istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, davacının davalı hakkında ilamsız takip yaptığı, yargılama sırasında alacağın sebebi olarak bonoya dayandığı, davalı vekilinin, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, bononun ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, bononun teminat senedi olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, bononun arkasındaki temel ilişkiden mücerret senetlerden olup, bononun varlığı borcun ispatı açısından yeterli olduğu, dava konusu bononun davacının ticari defterlerinde yer almamasının bononun geçersizlik sonucunu doğurmayacağı, davalı tarafın senedin teminat senedi olduğunu savunduğu, davalı tarafın, bononun teminat senedi olduğunu HMK'nın 200.
vd. maddeleri uyarınca yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiği, davalı tarafça, bononun teminat senedi olduğu yazılı belgeyle de ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalının faize yönelik istinaf başvuru nedenleri yönünden; davalı vekilinin takipten önce faize hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğü, davacı tarafından 76.000,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali talep edildiği halde ilk derece mahkemesince talep aşılarak davalının faize ilişkin itirazlarını da kapsar şekilde itirazın iptaline karar verildiği, davacı tarafın takip konusu borca ilişkin davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürüldüğünü ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2.
maddesi gereğince esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne davalının Afyonkarahisar 6. İcra Dairesi 2015/23479 takip sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağın %20'si olan 15.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türü olup, icra takip talebinin incelenmesinde alacak sebebinin “büyükbaş sığır ve sakatat kesiminden kaynaklanan alacağın tahsili” ibaresi bulunduğu görülmüştür.Davacı dava dilekçesindeki beyanlarında, davalıya borç para verdiğini, karşılığında 100.000,00 TL bedelli bono aldığını, alacağın bonoya dayandığını ileri sürmüştür.Davacı icra takip talebindeki alacak sebebi ile bağlı olup takip talebinde belirtilmeyen bonodan dolayı alacaklı olduğu yönünde iddiada bulunamaz, itirazın iptalini talep edemez.Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681148000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz