6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3166 E. 2021/4648 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 200 takip talebi ilamsız takip istinaf sebebi mücerretlik teminat senedi ticari defter kayıtları ispat yükü bono ticari defter geçersizlik asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı ilk derece kararının kaldırılması dava sebebi temerrüt teminat hmk 353(1)b-2 e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 200HMK 353

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili davalının davacıdan borç para istemesi üzerine senet karşılığında borç para verdiğini ancak borcun 76.000,00 TL'lik kısmının davalı tarafından ödenmediğini, bu sebeple icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın ise verilen senedi kabul ederek davacının yanında çalışmaya başladığında davacı adına et ve sakatat ürünlerini müstahsilden alınması işini yapmak üzere davacıya teminat senedi verdiğini, aralarında yazılı sözleşme olduğunu ancak nüshasının kendisinde olmadığını, maddi durumu iyi olmadığından davacının böyle yüklü bir borcu kendisine vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın senedin teminat olarak belirtilmesi karşısında ispat yükünün davalıya geçtiği ancak davalının bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekip usulüne uygun delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davalının borcun esasına yönelik istinaf nedenleri yönünden; davalı vekilinin davacının takip dosyasında alacak sebebinin büyükbaş sığır ve sakatat kesiminden kaynaklanan alacak olarak gösterdiği, yargılama sırasında ise senede dayandığı, davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, davacının ispat yükünü üstüne aldığını istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, davacının davalı hakkında ilamsız takip yaptığı, yargılama sırasında alacağın sebebi olarak bonoya dayandığı, davalı vekilinin, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, bononun ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, bononun teminat senedi olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, bononun arkasındaki temel ilişkiden mücerret senetlerden olup, bononun varlığı borcun ispatı açısından yeterli olduğu, dava konusu bononun davacının ticari defterlerinde yer almamasının bononun geçersizlik sonucunu doğurmayacağı, davalı tarafın senedin teminat senedi olduğunu savunduğu, davalı tarafın, bononun teminat senedi olduğunu HMK'nın 200. vd. maddeleri uyarınca yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiği, davalı tarafça, bononun teminat senedi olduğu yazılı belgeyle de ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalının faize yönelik istinaf başvuru nedenleri yönünden; davalı vekilinin takipten önce faize hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğü, davacı tarafından 76.000,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali talep edildiği halde ilk derece mahkemesince talep aşılarak davalının faize ilişkin itirazlarını da kapsar şekilde itirazın iptaline karar verildiği, davacı tarafın takip konusu borca ilişkin davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürüldüğünü ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne davalının Afyonkarahisar 6. İcra Dairesi 2015/23479 takip sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağın %20'si olan 15.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türü olup, icra takip talebinin incelenmesinde alacak sebebinin “büyükbaş sığır ve sakatat kesiminden kaynaklanan alacağın tahsili” ibaresi bulunduğu görülmüştür.Davacı dava dilekçesindeki beyanlarında, davalıya borç para verdiğini, karşılığında 100.000,00 TL bedelli bono aldığını, alacağın bonoya dayandığını ileri sürmüştür.Davacı icra takip talebindeki alacak sebebi ile bağlı olup takip talebinde belirtilmeyen bonodan dolayı alacaklı olduğu yönünde iddiada bulunamaz, itirazın iptalini talep edemez.Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9115 E. 2023/3258 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Davadan feragat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12048 E. 2010/4396 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3348 E. 2024/5526 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/3166 E.  ,  2021/4648 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 03.05.2018 tarih ve 2015/1063 E. - 2018/437 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.07.2019 tarih ve 2018/2427 E. - 2019/1512 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının davalıya 100.000,00 TL borç para verdiğini, davalının borcuna karşılık 22.05.2015 düzenleme, 13.07.2015 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli senet tanzim ederek davacıya verdiğini, davalının bu meblağın 24.000,00 TL'sini ödediğini, geriye kalan 76.000,00 TL'nin davalı tarafından ödenmediğinden davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının kesim-sadakat işlemine istinaden alış-veriş yaptıklarını ve davalının üçüncü kişilere ödenmek üzere kendisine para iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalının senedi teminat olarak verdiği iddiasının da gerçek dışı olduğunu, senedin teminat senedi olduğu yolunda senet üzerinde bir kaydın yer almadığını ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı asil, icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesini aynen tekrar ettiğini, davacının yanında sigortalı olarak çalışmak üzere anlaştığını, toptan et ve sakatat işi yapan davacı adına belirtilen ürünlerin müstahsilden alınması işini yapacağını, anlaşmaları gereği davalıya teminat senedi verdiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir para gönderilmediğini,davalıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, davalı vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili davalının davacıdan borç para istemesi üzerine senet karşılığında borç para verdiğini ancak borcun 76.000,00 TL'lik kısmının davalı tarafından ödenmediğini, bu sebeple icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın ise verilen senedi kabul ederek davacının yanında çalışmaya başladığında davacı adına et ve sakatat ürünlerini müstahsilden alınması işini yapmak üzere davacıya teminat senedi verdiğini, aralarında yazılı sözleşme olduğunu ancak nüshasının kendisinde olmadığını, maddi durumu iyi olmadığından davacının böyle yüklü bir borcu kendisine vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın senedin teminat olarak belirtilmesi karşısında ispat yükünün davalıya geçtiği ancak davalının bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekip usulüne uygun delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davalının borcun esasına yönelik istinaf nedenleri yönünden; davalı vekilinin davacının takip dosyasında alacak sebebinin büyükbaş sığır ve sakatat kesiminden kaynaklanan alacak olarak gösterdiği, yargılama sırasında ise senede dayandığı, davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, davacının ispat yükünü üstüne aldığını istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, davacının davalı hakkında ilamsız takip yaptığı, yargılama sırasında alacağın sebebi olarak bonoya dayandığı, davalı vekilinin, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, bononun ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, bononun teminat senedi olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, bononun arkasındaki temel ilişkiden mücerret senetlerden olup, bononun varlığı borcun ispatı açısından yeterli olduğu, dava konusu bononun davacının ticari defterlerinde yer almamasının bononun geçersizlik sonucunu doğurmayacağı, davalı tarafın senedin teminat senedi olduğunu savunduğu, davalı tarafın, bononun teminat senedi olduğunu HMK'nın 200.

vd. maddeleri uyarınca yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiği, davalı tarafça, bononun teminat senedi olduğu yazılı belgeyle de ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalının faize yönelik istinaf başvuru nedenleri yönünden; davalı vekilinin takipten önce faize hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğü, davacı tarafından 76.000,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali talep edildiği halde ilk derece mahkemesince talep aşılarak davalının faize ilişkin itirazlarını da kapsar şekilde itirazın iptaline karar verildiği, davacı tarafın takip konusu borca ilişkin davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürüldüğünü ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2.

maddesi gereğince esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne davalının Afyonkarahisar 6. İcra Dairesi 2015/23479 takip sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağın %20'si olan 15.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türü olup, icra takip talebinin incelenmesinde alacak sebebinin “büyükbaş sığır ve sakatat kesiminden kaynaklanan alacağın tahsili” ibaresi bulunduğu görülmüştür.Davacı dava dilekçesindeki beyanlarında, davalıya borç para verdiğini, karşılığında 100.000,00 TL bedelli bono aldığını, alacağın bonoya dayandığını ileri sürmüştür.Davacı icra takip talebindeki alacak sebebi ile bağlı olup takip talebinde belirtilmeyen bonodan dolayı alacaklı olduğu yönünde iddiada bulunamaz, itirazın iptalini talep edemez.Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681148000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.