Şirkete kayyım atanması talebinde yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/807 E. 2023/748 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: Şirkete Kayyım Atanması ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari şirketler
Gerekçe özeti
Şirkete tedbiren kayyım atanması talebinde, davalının özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ve haksız rekabet eylemlerinin varlığı ancak esas hakkında yapılacak tahkikat sonucunda belirlenebilecek nitelikteyse, dava bu aşamada HMK 390/3'te öngörülen yaklaşık ispat şartını sağlamamış kabul edilir ve tedbir talebi reddedilir; delil durumunda değişiklik olması halinde talebin yeniden ileri sürülmesi mümkündür.
Ele alınan sorunlar
Şirkete tedbiren kayyım atanması talebinde yaklaşık ispat şartının sağlanıp sağlanmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, davalının şirketi zarara uğratıcı işlemler yaptığını, rekabet yasağını ihlal ettiğini, haksız rekabet eylemlerinde bulunduğunu, yaklaşık ispatın sağlandığını ve davalının yönetim yetkisinin sınırlandırılması ancak şirkete kayyım atanmasıyla mümkün olduğunu, kayyum atanması talep edilen şirketin dava dışı olmasının bu talep yönünden önemli olmadığını ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını ve şirkete tedbiren kayyım atanmasını istemiştir.
Gerekçe: HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendi haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacının, davalının özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ve haksız rekabet eylemlerinin bulunup bulunmadığı ancak yapılacak yargılama sonucunda belirlenebilecek niteliktedir; davalı şirketin kuruluşuyla rekabet yasağının ihlal edilip edilmediği ve şirket müdürünün rekabet yasağının kaldırılıp kaldırılmadığı hususları da tahkikatla açıklığa kavuşturulacaktır. Tahkikatı gerektiren bu hususlar mevcut olduğundan, davanın bu aşamasında davacının iddia ve beyanlarıyla yaklaşık ispatın sağlandığının kabulüne olanak bulunmamaktadır. Delil durumunda değişiklik olması halinde davacı tarafça yeniden talepte bulunulması ve talebin mahkemece yeniden incelenmesi mümkündür. İlk derece mahkemesinin delillerin takdirinde ve ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Şirket yönetim yetkisinin sınırlandırılması ve kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinde, esasa ilişkin özen yükümlülüğü ve haksız rekabet iddialarının tahkikat gerektirmesi halinde yaklaşık ispat şartının sağlanamayacağı yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliktedir; bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ kayyım atanması↗ rekabet yasağı↗ haksız rekabet↗ özen ve bağlılık yükümlülüğü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/807
KARAR NO 2023/748
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/02/2023 (Ara Karar)
NUMARASI 2023/100 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/05/2023
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili; Müvekkilinin, davalı ...'nin kızı dava dışı ... Ltd. Şti'nin %45 hissedarı olup; davalı ...'nin ise bu şirketin diğer hissedarı ve aynı zamanda şirketi temsile yetkili olduğunu, şirket kaynaklarını menfaatleri doğrultusunda kullandığını,rekabet kurallarını ihlal ederek ...’ye ve müvekkiline zarar verdiğini, özel harcamalarını şirket cari hesabından ortak cari hesabına aktardığı paralar ile karşıladığını ve karşılığını şirkete iade etmediğini,ortaklar hesabında görünen ve aslında karşılığı bulunmayan bu paraların varlık barışı uygulaması ile sözde hukuki zemine kavuşturulmaya çalıştığını, şahsının boşanma davasının avukatı olan ...’in ücretini şirket kaynaklarından ödediğini, şirketin işlerini de ...
Bey’e devrederek kendince şahsi işlerine bu şekilde kaynak oluşturduğunu, davalının aleyhine, müvekkilinin annesi yani ... tarafından 17.01.2022 tarihinde İst.Anadolu 18. Aile Mahkemesi’nin 2022/118 esas sayılı dosyası ile açılan boşanma davasını hazmedemediği için; korona sebebiyle uzun zamandan beri evden çalışan ...’nin iş akdini sözde devamsızlık nedeniyle feshettiğini, ... Hanımın, ...’nün kuruluşundan beri şirketin muhasebe müdürü olarak şirketin bugünlere gelmesini sağlamış çok kıymetli bir çalışanken, davalı ...'in, bu haksız ve hukuka aykırı feshinin esas amacının davalının rekabet yasağına aykırı bir şekilde yeni bir şirket kurup, mevcut müşterilerini bu şirkete aktarmanın yolunu açmak olduğunun anlaşıldığını, şirketin varlıklarını adına kurduğu şirkete aktardığını, ...
Tic. Ltd. Şti'ne davanın devamı süresince tedbiren kayyum atanmasını talep etmiştir.
ARA KARARI
Mahkemece; bir şirkete kayyım atanmasının yegane yolu, şirketin yasal organlarının mevcut olmaması hali olduğunu, bu kural 4721 sayılı TMK'nın 427/4. maddesinde ifade edildiğini, bu maddeye göre: Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, yönetim kayyımı atanması gerektiği, seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetimin, çalışamaz halde olması da TTK' nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün olduğunu, somut olayda; davalı ...'nin ise dava dışı ... şirketinin temsile yetkili olduğu, ... şirketinin müşterilerini, kendi kurduğu ... Ltd. Şti'ne yönlendirdiğini,dava dışı ... Ltd.
Şti'ne temsil kayyumu atanmasını talep edilmekle birlikte, yapılan incelemede temsil kayyumu atanması talep edilen şirketin dosyanın tarafı olmaması, ihtiyati tedbir şartlarından olan yaklaşık ispat sağlanmadığından şirkete temsil kayyumu atanması talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı /ihtiyati tedbir isteyen vekili ; ara kararın kaldırılmaması halinde ...’nün diğer ortağı olan müvekkil açısından telafisi imkansız zararların ortaya çıkacağını; davalı ...'in , ...’yü kendi şartlarında yönetmeye devam edip, müvekkilinin şirket ortaklığından kaynaklanan haklarını kullanmasına engel olacak şekilde şirket menfaatine aykırı kararlar almaya devam edeceğini, davalı ...’in haksız rekabet kurallarına aykırı davranarak özen ve bağımlılık yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal ettiği diğer davalı şirket ve ...’nün ticaret sicil kayıtları ile dahi ortada olduğunu,yaklaşık ispatın sağlandığı,davalı ...’in yönetim yetkisinin sınırlandırılması ancak ...’ye kayyum atanması ile mümkün olup ...’nün işbu davada taraf olarak gösterilmemesinin kayyum atanması kararı yönünden hiçbir önemi olmadığını, TTK’nın 630/2.
maddesi kapsamında ...’yü özen ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı olarak yöneten davalı ...’in yönetim yetkisinin sınırlandırılarak tedbiren ...’ye kayyum atanması talebinin reddine karar veren ara kararın kaldırılarak ...’ye tedbiren kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava ve talep; davalıların hukuka aykırı eylemleri kapsamında ... ve davacıya verdiği zararların tespitine, Davalı ...’nin, ... ltd.Şti’ndeki yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ve müdürlükten azline; Davalı ... aleyhine kanuni sorumluluğu olan genel kurulu toplama görevini yerine getirmemesi sebebiyle verdiği zararın yargılama aşamasında tam ve kesin olarak saptanması halinde HMK’nın 107. Maddesi gereğince talep artırılmak üzere şimdilik TTK’nın 555. Maddesi kapsamında ... lehine 1.000-TL tazminata hükmedilmesine ,Davalıların haksız rekabet hükümlerine aykırı davranarak oluşturdukları zararın belirlenmesi halinde şimdilik davalılar aleyhine 10.000- TL maddi tazminata hükmedilmesine,davalıların haksız rekabete aykırı davranışlarının engellenmesine, Davalı ...’in görevini özenle yerine getirmemesi ve şirketin geleceğini tehlikeye sokması sebepleriyle ...
Ltd.Şti’ne davanın devamı süresince tedbiren kayyum atanmasına ilişkindir.HMK 390/3 maddesi “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. “hükmünü haizdir.Davacı şirket ortağı; şirketin müdürü ve ortağı davalının ... şirketini zarara uğratıcı işlemler yaptığı ,yönetimden ayrılmadan davalı şirketi kurduğu bu şekilde rekabet yasağının ihlal edildiği , haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğu iddiası ile zararlarının tazmini ile davalıların haksız rekabetinin engellenmesine ,verdikleri zararın tazmini istekleriyle açtığı davada ortağı olduğu ...
şirketindeki yönetim yetkisinin dava süresince kaldırılmasını ve şirkete kayyım atanması talep edilmektedir. Davalının varsa özen yükümlülüğüne aykırı davranışları , haksız rekabet eylemlerinin tesbiti ancak yapılacak yargılama sonucu belirlenecektir.Davalı şirketin kuruluşu ile rekabet yasağının ihlal edilip edilmediği ,şirket müdürünün rekabet yasağının kaldırılıp kaldırılmadığı hususları yapılacak tahkikat ile belirlenip bir sonuca varılacaktır. Tahkikatı gerektiren hususlar mevcut olduğundan davacının iddia ve beyanları ile davanın bu aşamasında yaklaşık ispatın sağlandığının kabulüne olanak bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Delil durumunda bir değişiklik olması halinde davacı tarafça yeniden talepde bulunulması ve talebin mahkemece yeniden incelenmesi mümkün bulunmaktadır.
İlk derece mahkemesinin dava dilekçesi ile talep olunan ihtiyati tedbir talebi bakımından delillerin takdirinde ve ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı/ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/67385 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi