6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İflas kararı kesinleşmeden davanın açılmamış sayılması hatalı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/972 E. 2023/747 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Müflisin taraf olduğu ve iflastan önce açılmış olup devam eden hukuk davaları, iflasın açılması ile durur ve bu durma ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar sürer; bu süre içinde iflas idaresine davanın takip edilip edilmeyeceğine karar verme fırsatı tanınır. Taraf ve dava ehliyeti dava şartı olup resen gözetilir. İflas kararı kesinleşmeden ve İİK 194 uyarınca durması gereken bir dava, taraflarca takip edilmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılıp ardından açılmamış sayılmasına karar verilemez; böyle bir karar hukuka aykırıdır.

Ele alınan sorunlar

İflas kararı sonrası davanın İİK 194 gereği durması gerekirken işlemden kaldırılıp açılmamış sayılmasına karar verilmesi → kabul

İddia: Davacı iflas idare memuru, mahkeme kararını sonradan öğrendiklerini, iflas idaresini temsile yetkisi bulunmayan bir vekilin sehven taraf kaydedildiğini, bu hususun dosyaya bildirilmesine rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, alacaklılar toplantısına kadar davanın durdurulması gerektiğini, yokluklarında alınan bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmeden dosyanın işlemden kaldırılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Dava açıldıktan sonra davacı şirket hakkında iflas kararı verilmiş, karar kesinleşmiş ve müflisin tasfiyesi sürmektedir. İflastan önce açılmış olup devam eden, müflisin taraf olduğu hukuk davaları, kanunda yazılı istisnalar dışında iflasın açılması ile durur; bu durma ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar sürer, bundan sonra davalara devam edilebilir. Bu süre iflas idaresine, duran davalar hakkında araştırma yapıp bunların geleceği konusunda karar verme fırsatı tanımak amacıyla kabul edilmiştir. Taraf ve dava ehliyeti dava şartı olduğundan resen gözetilmesi gerekir. Somut olayda iflas kararı kesinleşmeden, dosyanın 12/11/2019 tarihli celsede tarafların takip etmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verilmiş; oysa iflas kararının kesinleşip ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar durdurulması gereken bu dava, durdurulmayarak takip edilmediğinden bahisle önce işlemden kaldırılmış, ardından açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Müflisin taraf olduğu davalarda iflas kararının kesinleşmesi ile İİK 194 uyarınca davanın kendiliğinden durması gerektiği ve bu husustaki dava/taraf ehliyetinin dava şartı olarak resen gözetileceği yönünden emsal niteliktedir; iflas süreci devam eden davalarda işlemden kaldırma/açılmamış sayılma kararlarının hukuka aykırılığına ilişkin bölgesel ikna edici bir örnek oluşturur.

Usul tespitleri

Dava şartı
Taraf ve dava ehliyeti, HMK 114/1-d uyarınca dava şartı olup resen gözetilmesi gerekir; müflisin taraf olduğu davada iflas idaresinin davayı takip yetkisini kullanıp kullanmayacağının belirlenmesine ilişkin süreç tamamlanmadan davanın işlemden kaldırılıp açılmamış sayılmasına karar verilemez.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas İİK 194 davanın durması taraf ve dava ehliyeti dava şartı işlemden kaldırma açılmamış sayılma ikinci alacaklılar toplantısı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 194İİK 237 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/1-dHMK 150HMK 150/5

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/972

KARAR NO 2023/747

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/02/2020

NUMARASI 2016/1189 Esas - 2020/150 Karar

DAVA

İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/05/2023

Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın davacı iflas idare memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı tarafından, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takipte; borç miktarının 3.703.845-TL olarak belirtildiğini, takip sonrası yapılan haciz ile satış yapıldığını ve borç ödendiğini, icra takibi sürecinde müvekkilinin alacaklı bankanın baskısı nedeniyle menfi tespit davası açamadığını, bu nedenle istirdat davası açıldığını, müvekkilinin, alacaklı bankaya olan borcunun takip değerinden az olduğunu, hesaplar incelendiğinde bankanın, müvekkiline elindeki teminat miktarından çok fazla kredi kullandırdığını, hiçbir bankanın teminattan fazla kredi verip risk almayacağını, dolayısıyla verilen kredi miktarı; müvekkilin verdiği ipotek teminatından daha az olduğunu, icra takibinde gösterilen alacak kalemlerine uyguladıkları temerrüt faizlerinin çok yüksek olduğunu, %20 ile %34 arasında değiştiğini, kredilere kendi istediği faizi, müvekkilinin bilgisi olmadan uyguladığını, toplamda 2.580.000-TL ana para borcunun yaklaşık 1 yılda 3.703.845-TL olduğunu, hacizli malın satış sürecinde kötü niyetli bir kişinin satışa itiraz ettiğini, satış bedeli icra dairesi tarafından yasal faiz ile devlet bankasında değerlendirilirken, alacaklı bankanın bu sürede borca temerrüt faizi uyguladığını bunun sonucunda;

müvekkilin borcu 3.703.845-TL'den 5.043.210,43-TL'ye çıktığını, alacaklı bankanın haksız olarak aldığı miktarın tespit edilerek geri iadesinin yapılmasını,şimdilik 50.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili bankanın Pendik Şubesi tarafından davacı şirkete kredi kullandırıldığını, borcun ödenmediğini, bunun üzerine borçlular hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, takibin davacı şirkete tebliğ edildiğini, borca itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, banka lehine ipotekli taşınmazın icra yoluyla yapılan satışı üzerine dosyaya gelen satış bedelinin tahsilatı ile borçludan olan alacaklarının kısmen tahsil edildiğini, kalan borcun 1.120.659,99-TL olduğunu, kalan borcun tahsili için banka teminatında bulunan diğer ipotekli taşınmazın satışını gerçekleştirmeyerek, iyi niyetli davranarak alacak bedelinden kısmen feragat ettiklerini, protokol kapsamında 29/07/2016 tarihinde 475.009,65-TL borcun nakden ve defaten yatırılması durumunda dosya riskinin tasfiye edileceğinin imza altına alındığını, davacı tarafından bu protokolün imzalandığını, bunun üzerine yapılan ödeme kapsamında davacı tarafından kötüniyetli olarak bu davanın açıldığını, kesinleşen takipte faiz oranlarının açıkça belirtildiğini, istenilen temerrüt faiz oranlarında da yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklar bakımından Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.1.

Maddesine göre müvekkili banka defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğini teşkil ettiğini belriterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, 12/11/2019 tarihli celsede tarafların dosyayı takip etmemeleri nedeniyle, HMK.150. madde gereğince, takip edilmeyen dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, HMK'nın 150/5. maddesinde dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlendiği, dava dosyası işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı iflas idare memuru; mahkeme kararının taraflarına tebliği ile dosyayı öğrendiklerini, Gebze ... İcra Müdürlüğü'nün 17.04.2019 tarihli müzekkere cevabında İflas Masası Vekili olarak sehven Av. ...'ın yazıldığını, Av. ...'ın dosya da mevcut 14.08.2020 tarihinde ilk derece mahkemesine verilen dilekçesinde; iflas idaresini temsile yetkisi bulunmadığını,dosyaya sunulan vekaletleri olmadığını, dosyaya sehven yapılan taraf kaydının fark edildiğini, sehven kapatılan dosyanın açılarak yapılacak tebligatların doğrudan iflas idaresine yapılmasını, vekil kaydının silinmesini talep ettiğini, mahkemece bu dilekçe zapta geçirilmeden dosyanın karara çıkarıldığını, Alacaklılar Toplantısına kadar davanın durdurulması gerektiğini, yokluğunda alınan bilirkişi raporunun iflas idare memurlarına tebliği gerekirken dosyanın işlemden kaldırılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Eldeki dava; 05/12/2016 tarihinde açılmış olup; davacı şirketin dava açıldıktan sonra Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.05.2018 Tarih ve 2017/5859 Esas 2018/456 Karar sayılı dosyasında iflas kararı verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine Gebze İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyası ile müflisin tasfiyesinin hali hazırda devam ettiği, Müflis davacı şirketin Birinci Alacaklılar Toplantısı 28.11.2018 tarihinde, İkinci Alacaklılar Toplantısı 16.05.2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. İflas kararı kesinleşmeden 12/11/2019 tarihli celsesinde tarafların dosyayı takip etmemeleri nedeniyle, HMK. 150. madde gereğince, takip edilmeyen dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, HMK'nun 150/5.

maddesinde dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İflas kararından sonra İflas İdaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davalara devam edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir (İİK 194). İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur.

Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra duran hukuk davalarında devam edilebilir. Davaların durduğu bu süre içinde, iflas idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Müflisin davalı olduğu davalarda, iflas idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir. Taraf ve dava ehliyeti HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olduğundan resen gözetilmesi gerekmektedir. Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilerek İİK'nın 194. maddesi uyarınca davanın durdurulmasına karar verilmiş iken, iflas kararı kesinleşip ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar durdurulması gereken davanın takip edilmediğinden bahisle önce işlemden kaldırılması akabinde açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle davacı iflas idare memurunun istinaf başvurusunun kabulü ile, hükmün kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı iflas idare memurunun istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2020 Tarih 2016/1189 Esas - 2020/150 Karar sayılı hükmün HMK m.353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/67369 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.