6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4015 E. 2021/3857 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin hüküm sonucu icra dairesinin yetkisine itiraz kesin yetki kuralı kesin yetki yetkisizlik itirazı ilk itiraz delillerin toplanmaması ödeme emri yetki itirazı yetki fatura yetkisizlik kararı eksik inceleme ibraz kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 116HMK 163

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda, icra takibinin Hendek İcra Müdürlüğü'nde yapıldığı, tebliğ edilen ödeme emri üzerine davalı-borçlu, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, her ne kadar davacı vekilince davacı ve davalı arasında sözleşme olduğu, sözleşme konusu tadil edilecek evin Hendek ilçesinde bulunduğu belirtilmiş ise de; taraflar arasında bir alım satım olduğu, alınan malzemelerin kullanımı, herhangi bir yerin tadili hususunda anlaşma bulunmadığı, takibin borçlu davalının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesinde yapılması gerektiği, Hendek İcra Müdürlüğü'nün yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava, faturaya dayalı takibe itiraz edilmesi üzerine açılmış olan itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davalı süresi içinde icra müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında bir alım satım olduğu, alınan malzemelerin kullanımı, herhangi bir yerin tadili hususunda anlaşma bulunmadığı, takibin borçlu davalının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesinde yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı takibe dayanak bir fatura ibraz etmiştir.Davalı ise aralarında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını iddia etmiştir.

Bu durumda eldeki verilerle taraflar arasında akdi ilişkinin mevcudiyetine dair kesin bir sonuca varılamayacağı gibi tam tersi kanaate, bir başka anlatımla akdi ilişkinin bulunmadığı tespitinde bulunmak da mümkün değildir.O halde sözleşme ilişkisinin varlığı, tarafların buna dair sunacakları delillerin toplanmasından sonra tespit edilebilecek bir olgu haline gelecektir.

Nitekim 6100 sayılı HMK’nun 116/1-a maddesine göre kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu, ilk itirazların ise bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağının müteakip (HMK md.117/3)maddesinde düzenlendiği, mahkemenin bu süreçte nasıl bir yöntem takip edeceğinin ise HMK’nun 163-164 maddelerinde açıklandığı görülmektedir.

Tüm bu açıklanan nedenlerle, mahkemece davalının yetki itirazının anılan hükümler çerçevesinde incelenerek, taraflara yetki konusunda delillerini gösterme imkanı tanınarak, gösterildiği takdirde ise toplanarak, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9083 E. 2022/8781 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklar Kurulu Kararının Tadili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1453 E. 2013/2070 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3874 E. 2021/2757 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/2770 E. 2025/3653 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/4015 E.  ,  2021/3857 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.11.2016 tarih ve 2016/638-2016/973 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının davalı tarafa sattığı inşaat malzemelerine ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, ancak davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davalının ikametgahının Kadıköy/İstanbul olması nedeniyle İstanbul Anadolu Adliyesi İcra Müdürlüğünün ve mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş ve itirazın iptali davasının 1 (bir) yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda, icra takibinin Hendek İcra Müdürlüğü'nde yapıldığı, tebliğ edilen ödeme emri üzerine davalı-borçlu, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, her ne kadar davacı vekilince davacı ve davalı arasında sözleşme olduğu, sözleşme konusu tadil edilecek evin Hendek ilçesinde bulunduğu belirtilmiş ise de; taraflar arasında bir alım satım olduğu, alınan malzemelerin kullanımı, herhangi bir yerin tadili hususunda anlaşma bulunmadığı, takibin borçlu davalının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesinde yapılması gerektiği, Hendek İcra Müdürlüğü'nün yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava, faturaya dayalı takibe itiraz edilmesi üzerine açılmış olan itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davalı süresi içinde icra müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında bir alım satım olduğu, alınan malzemelerin kullanımı, herhangi bir yerin tadili hususunda anlaşma bulunmadığı, takibin borçlu davalının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesinde yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı takibe dayanak bir fatura ibraz etmiştir.Davalı ise aralarında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını iddia etmiştir.

Bu durumda eldeki verilerle taraflar arasında akdi ilişkinin mevcudiyetine dair kesin bir sonuca varılamayacağı gibi tam tersi kanaate, bir başka anlatımla akdi ilişkinin bulunmadığı tespitinde bulunmak da mümkün değildir.O halde sözleşme ilişkisinin varlığı, tarafların buna dair sunacakları delillerin toplanmasından sonra tespit edilebilecek bir olgu haline gelecektir.

Nitekim 6100 sayılı HMK’nun 116/1-a maddesine göre kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu, ilk itirazların ise bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağının müteakip (HMK md.117/3)maddesinde düzenlendiği, mahkemenin bu süreçte nasıl bir yöntem takip edeceğinin ise HMK’nun 163-164 maddelerinde açıklandığı görülmektedir.

Tüm bu açıklanan nedenlerle, mahkemece davalının yetki itirazının anılan hükümler çerçevesinde incelenerek, taraflara yetki konusunda delillerini gösterme imkanı tanınarak, gösterildiği takdirde ise toplanarak, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670581000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.