İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3874 E. 2021/2757 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takdiri delil↗ genel yetki kuralı↗ icra dairesinin yetkisine itiraz↗ genel yetki↗ yetkisizlik itirazı↗ para alacağı↗ şirket merkezi mahkemesi↗ itirazın iptali davası↗ yetki itirazı↗ icra takibine itiraz↗ tbk 99↗ iptal davası↗ yetki↗ fatura↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, takip konusu alacağın faturaya dayalı olup ayrıca taraflar arasında yapılan yazılı bir sözleşme ibraz edilmediği, davacı vekilinin taraflar arasında akdi ilişki bulunduğundan TBK'nın 89/1. maddesi gereğince para borçları alacaklının ikametgahında ödenecek borçlardan olduğundan alacaklının ikametgahı mahkemesi ile icra dairelerinin yetkili olduğunu savunduğu, itiraz dilekçesinin incelenmesinde, davalı borçlunun taraflar arasında akdi bir ilişki olduğunu kabul etmediği, takibin faturaya dayanmakta olup fatura düzenlenmesinin akdi ilişkinin ve alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, TBK'nın 89/1. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, genel yetki kurallarının uygulanması gerektiği, İİK’nın 50. ve HMK'nın 6. maddesi uyarınca yetkili icra dairesinin davalı şirketin ikametgahı olan şirket merkezinin bulunduğu İzmir İcra Müdürlüğü olduğu, yetkili icra dairesinde takip yapılmasının itirazın iptali davalarının koşullarından olup bu halde ise takip yetkili icra dairesinde yapılmadığından dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı süresi içerisinde ilgili icra müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Davalı akdi ilişkiyi inkar etmiş ise de, davacıya akdi ilişkiyi ispat yönünden imkan verilmemiştir.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla, TBK. m. 89 (BK. m. 73) uyarınca bir para alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde, alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi takipte yetkilidir. Mahkemece bu yön gözetilerek, taraflar arasında bir akdi ilişki bulunup bulunmadığı ve bu anlamda takip borçlusu davalının yetki itirazının yerinde olup olmadığı HMK. m. 163 ve 164 uyarınca incelenip, taraflara yetki konusunda delillerini gösterme imkanı tanınarak, gösterildiği takdirde taraf delillerinin toplanarak, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/193 E. 2018/5752 K.
Ortak:genel yetki kuralı · genel yetki · yetki · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, takip konusu alacağın faturaya dayalı olup ayrıca taraflar arasında yapılan yazılı bir sözleşme «ibraz» edilmediği, davacı vekilinin taraflar arasında akdi ilişki bulunduğundan TBK'nın 89/1. maddesi gereğince para borçları alacaklının ikametgahında ödenecek borçlardan olduğundan alacaklının ikametgahı mahkemesi ile icra dairelerinin yetkili olduğunu savunduğu, itiraz dilekçesinin incelenmesinde, davalı borçlunun taraflar arasında akdi bir ilişki olduğunu kabul etmediği, takibin faturaya dayanmakta olup «fatura» düzenlenmesinin akdi ilişkinin ve alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, TBK'nın 89/1. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, «genel yetki kurallarının» uygulanması gerektiği, İİK’nın 50. ve HMK'nın 6. maddesi uyarınca yetkili icra dairesinin davalı şirketin ikametgahı olan «şirket merkezinin» bulunduğu İzmir İcra Müdürlüğü olduğu, yetkili icra dairesinde takip yapılmasının «itirazın iptali davalarının» koşullarından olup bu halde ise takip yetkili icra dairesinde yapılmadığından dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bu yön gözetilerek, taraflar arasında bir akdi ilişki bulunup bulunmadığı ve bu anlamda takip borçlusu davalının «yetki itirazının» yerinde olup olmadığı HMK. m.
163 ve 164 uyarınca incelenip, taraflara «yetki» konusunda delillerini gösterme imkanı tanınarak, gösterildiği takdirde taraf delillerinin toplanarak, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · ihtiyati haciz · usulden reddi · haciz · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
Mahkemece davalı davada bir vekil ile «temsil» edilmemiş olmasına rağmen lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde davacı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
İcra Müdürlüğü olduğu, yetkili icra dairesinde başlatılmış takip bulunmadığı gerekçeleriyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… kmiştir. ...- Dava icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3874 E. , 2021/2757 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 6. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.02.2016 tarih ve 2015/481-2016/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari alışveriş nedeniyle 03.04.2012 tarihli 30.090.- TL meblağlı faturanın düzenlendiğini, davalı tarafından fatura bedelinin bir kısmının ödendiğini, ancak kalan 15.000.- TL'nin ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Diyarbakır 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/3311 sayılı dosyasından icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının yetki itirazı da dahil tüm itirazlarının yersiz olduğunu, fatura bedelinin alacaklının ikametgahında ödenecek borçlardan olduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, öncelikle yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı firmanın ikametgahının İzmir olduğunu, ayrıca davacıyla hiçbir ticari ilişkilerinin olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, takip konusu alacağın faturaya dayalı olup ayrıca taraflar arasında yapılan yazılı bir sözleşme ibraz edilmediği, davacı vekilinin taraflar arasında akdi ilişki bulunduğundan TBK'nın 89/1. maddesi gereğince para borçları alacaklının ikametgahında ödenecek borçlardan olduğundan alacaklının ikametgahı mahkemesi ile icra dairelerinin yetkili olduğunu savunduğu, itiraz dilekçesinin incelenmesinde, davalı borçlunun taraflar arasında akdi bir ilişki olduğunu kabul etmediği, takibin faturaya dayanmakta olup fatura düzenlenmesinin akdi ilişkinin ve alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, TBK'nın 89/1. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, genel yetki kurallarının uygulanması gerektiği, İİK’nın 50.
ve HMK'nın 6. maddesi uyarınca yetkili icra dairesinin davalı şirketin ikametgahı olan şirket merkezinin bulunduğu İzmir İcra Müdürlüğü olduğu, yetkili icra dairesinde takip yapılmasının itirazın iptali davalarının koşullarından olup bu halde ise takip yetkili icra dairesinde yapılmadığından dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı süresi içerisinde ilgili icra müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Davalı akdi ilişkiyi inkar etmiş ise de, davacıya akdi ilişkiyi ispat yönünden imkan verilmemiştir.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla, TBK. m. 89 (BK. m.
73) uyarınca bir para alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde, alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi takipte yetkilidir. Mahkemece bu yön gözetilerek, taraflar arasında bir akdi ilişki bulunup bulunmadığı ve bu anlamda takip borçlusu davalının yetki itirazının yerinde olup olmadığı HMK. m. 163 ve 164 uyarınca incelenip, taraflara yetki konusunda delillerini gösterme imkanı tanınarak, gösterildiği takdirde taraf delillerinin toplanarak, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659700900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz