İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4037 E. 2021/3318 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtelik↗ müterafik kusur↗ ispat yükü↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın niteliği gereği ispat yükünün davalı borçluda olduğu, ödenen tutarın TL karşılığının 17.961,25 TL olduğu, davacı bankanın seyahat çeklerinin tahsil edilmesi prosedürüne göre sorumluluğunu yerine getirdiği, çeklerin sahteliğinin Amerikan Ekspress Bankasına fiziken gönderildikten sonra anlaşıldığı, bankanın müterafik kusurun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, "... davalının takip konusu alacağın % 20'si oranındaki icra-inkar tazminatını da alacaklıya ödemesi gerektiği" şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de, hükmün 2. fıkrasında " Asıl borcun %40'ı olan 7.138,00 TL icra inkar tazminatının, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş olup, hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle HMK'nın 294 ve 297 maddeleri uyarınca hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1169 E. 2023/1083 K.
Ortak:sahtelik · müterafik kusur · ispat yükü · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın niteliği gereği «ispat yükünün» davalı borçluda olduğu, ödenen tutarın TL karşılığının 17.961,25 TL olduğu, davacı bankanın seyahat çeklerinin tahsil edilmesi prosedürüne göre sorumluluğunu yerine getirdiği, çeklerin «sahteliğinin» Amerikan Ekspress Bankasına fiziken gönderildikten sonra anlaşıldığı, bankanın «müterafik kusurun» olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
1- Mahkemece, "... davalının takip konusu alacağın % 20'si oranındaki «icra-inkar tazminatını» da alacaklıya ödemesi gerektiği" şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de, hükmün 2. fıkrasında " Asıl borcun %40'ı olan 7.138,00 TL icra inkar tazminatının, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş olup, hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle HMK'nın 294 ve 297 maddeleri uyarınca hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.10.2019 tarih, 2016/294 E. ve 2019/169 K. sayılı kararı ile davanın niteliği gereği «ispat yükünün» davalı borçluda olduğu, ödenen tutarın TL karşılığının 17.961,25 TL olduğu, davacı bankanın seyahat çeklerinin tahsil edilmesi prosedürüne göre sorumluluğunu yerine getirdiği, çeklerin «sahteliğinin» Amerikan Ekspress Bankasına fiziken gönderildikten sonra anlaşıldığı, bankanın «müterafik kusurun» olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… ler nedeniyle, davacı tarafından davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, kovuşturma sonucunda dava konusu çekler ile ilgili olarak davalı hakkında özel belgede «sahtecilik» ve «dolandırıcılık» suçlarından ceza verildiğinin anlaşıldığı, davanın niteliği gereği «ispat yükünün» davacıda olduğu, alacağın varlığının ispatlandığı, ödemenin ve bu hususun aksinin davalıca ispatlanamadığı, davaya konu toplam 38 adet çekin her biri için sahte olduğu davalıdan iade alınan 8.250,00 USD'nin «mahsup» edilmesi ve seyahat çekleri ödenirken davalının ödemiş olduğu işlem «masraf»/«komisyon» tutarlarının da düşülmesinden sonra gerçek anlamda davalıya ödenen tutarın TL karşılığının 17.961,25 TL olduğu, davacı bankanın müterafik kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın «husumet» yönünden reddi gerektiği, dava konusu iş ve işlemlerin dava dışı ... ad ve hesabına yapıldığını, davacı bankanın kayıtları üzerinde inceleme yapılmaksızın ve «husumet itirazının» değerlendirilmeksizin hüküm kurulmasının doğru olmadığını, davacı bankanın «çek» asıllarını sunamadığını, ceza mahkemesinde verilen kararın dayanak yapılarak çeklerin «sahteliği» konusunda karar verilemeyeceğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu üzerine düşen incelemeleri yapmadığını, davacının alacağını döviz cinsinden talep etmesinin doğru olmadığını, davalıya ödememelerin Türk Lirası olarak yapıldığını, davacının çek miktarlarına ek olarak «komisyon» vs. kesintilerin talep etmesinin doğru olmadığını, takipte «ticari faiz» talep edilemeyeceğini, Mahkemenin «icra inkar tazminatına» hükmetmesinin hatalı olduğunu, hükmedilmesi halinde %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilebileceğini belirterek, Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · sahtecilik · ticari faiz · üçüncü kişi · dolandırıcılık · rücu · mahsup · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece 20.12.2013 tarih, 2012/40 E. ve 2013/451 K. sayılı kararı ile «üçüncü kişiler» tarafından «ibraz» edilen seyahat çeklerinin kabili «rücu» iştira edilmesinin bir kredi işlemi olarak değerlendirilmekte olduğu, bankanın «çek» bedelini tahsil edemediği takdirde çek iştira ettiren kişiye rücu ederek ödediği tutarın tahsili cihetine gideceği, somut olayda davacı bankanın davalının ibraz ettiği çekleri ödediği, muhatap bankadan tahsil etmek istediğinde iştira edilen çeklerin hepsinin sahte olduğunun öğrendildiği, bu şekilde davalının «sebepsiz zenginleşmiş» olduğu, davalının savunmasında çeklerin iktisabına ilişkin haklı bir neden ileri süremediği, dolayısıyla davalının ibraz ettiği sahte çek bedellerini haksız olarak …
… ler nedeniyle, davacı tarafından davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, kovuşturma sonucunda dava konusu çekler ile ilgili olarak davalı hakkında özel belgede «sahtecilik» ve «dolandırıcılık» suçlarından ceza verildiğinin anlaşıldığı, davanın niteliği gereği «ispat yükünün» davacıda olduğu, alacağın varlığının ispatlandığı, ödemenin ve bu hususun aksinin davalıca ispatlanamadığı, davaya konu toplam 38 adet çekin her biri için sahte olduğu davalıdan iade alınan 8.250,00 USD'nin «mahsup» edilmesi ve seyahat çekleri ödenirken davalının ödemiş olduğu işlem «masraf»/«komisyon» tutarlarının da düşülmesinden sonra gerçek anlamda davalıya ödenen tutarın TL karşılığının 17.961,25 TL olduğu, davacı bankanın müterafik kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın «husumet» yönünden reddi gerektiği, dava konusu iş ve işlemlerin dava dışı ... ad ve hesabına yapıldığını, davacı bankanın kayıtları üzerinde inceleme yapılmaksızın ve «husumet itirazının» değerlendirilmeksizin hüküm kurulmasının doğru olmadığını, davacı bankanın «çek» asıllarını sunamadığını, ceza mahkemesinde verilen kararın dayanak yapılarak çeklerin «sahteliği» konusunda karar verilemeyeceğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu üzerine düşen incelemeleri yapmadığını, davacının alacağını döviz cinsinden talep etmesinin doğru olmadığını, davalıya ödememelerin Türk Lirası olarak yapıldığını, davacının çek miktarlarına ek olarak «komisyon» vs. kesintilerin talep etmesinin doğru olmadığını, takipte «ticari faiz» talep edilemeyeceğini, Mahkemenin «icra inkar tazminatına» hükmetmesinin hatalı olduğunu, hükmedilmesi halinde %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilebileceğini belirterek, Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Hukuk Dairesinin 25.04.2016 tarih, 2015/17688 E. ve 2016/7399 K. sayılı kararıyla davacı banka, sahte olduğu anlaşılan çekler nedeniyle davalıya ödediği bedeli «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre geri isteyebileceği, Mahkemece, davalıya bedeli ödenen çeklerin sahte olup olmadığı konusunda ve ayrıca ödenen bedelin tespiti konusunda «bilirkişi incelemesi» yaptırılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12234 E. 2012/3552 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · navlun alacağı · taşıtan · konşimento · navlun
Benzer bu kararda2- Ancak, 3336167634 «konşimento» numaralı gönderi tutarı olan 4.553.400.000.-TL alacak ile ilgili olarak, davacı taraf ekspres «hava taşıması» yaptığını ve «navlun alacağı» olduğunu iddia etmiştir.
Davalı yan ise taşımanın yapıldığını ancak normal «hava taşıması» şeklinde yapılması gerekirken talimatı olmadan ekspres taşıma yapıldığını, bu nedenle fazla «navlun» ücreti istendiğini savunmuştur.
İddia ve savunmanın bu niteliği karşısında, taşımanın niteliği, davalı «taşıtanın» bu konudaki talimatı ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilmek suretiyle taşımanın nasıl yapılması gerektiği, ekspres taşıma yapılıp yapılmadığı, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12561 E. 2011/16220 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 'Seyahatname' ibaresinin davacı markası olarak tescilli olduğu, ayrıca aynı ibarenin alan adı olarak kullanıldığı, davalının kullanımının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, markaya tecavüzün önlenmesine, «ilan» talebinin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.05.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4037 E. , 2021/3318 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.10.2019 tarih ve 2016/294-2019/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın müşterisi olan davalının, American Ekspress Bankası'na ait olan seyahat çeklerini bankaya ibraz ederek tahsilini talep ettiğini, ilgili bankadan bu çeklerin basılı olduğuna ilişkin onay alınması üzerine gerekli kesintiler yapılarak davalıya 8.851,00 TL, 17.417,50 TL ve 6.825,25 TL ödeme yapıldığını, çek bedellerinin tahsil edilmesi için çek asıllarının ilgili bankaya gönderildiğini, ancak bankadan söz konusu çeklerin sahte olduğu bilgisinin alındığını ve çek bedellerinin ödenmediğini, davalıya bilgi verilerek davalı hesabında bulunan 8.850,00 USD'nin alınarak ödenen paraya mahsup edildiğini, ancak bakiye 10.150,00 USD'nin ödenmesi için davalı ile defalarca görüşülmesine ve ihtarname gönderilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazninatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olayda davalının sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun davacıda ve American Ekspress Bankasında olduğunu, zira davacı bankanın gerekli araştırmayı yapmadan kendisine ödeme yaptığını, basiretli davranmadığını belirterek davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın niteliği gereği ispat yükünün davalı borçluda olduğu, ödenen tutarın TL karşılığının 17.961,25 TL olduğu, davacı bankanın seyahat çeklerinin tahsil edilmesi prosedürüne göre sorumluluğunu yerine getirdiği, çeklerin sahteliğinin Amerikan Ekspress Bankasına fiziken gönderildikten sonra anlaşıldığı, bankanın müterafik kusurun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, "... davalının takip konusu alacağın % 20'si oranındaki icra-inkar tazminatını da alacaklıya ödemesi gerektiği" şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de, hükmün 2. fıkrasında " Asıl borcun %40'ı olan 7.138,00 TL icra inkar tazminatının, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş olup, hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle HMK'nın 294 ve 297 maddeleri uyarınca hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670551300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz