İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5172 E. 2021/4434 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 326↗ ihtirazi kayıt↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ vekalet ücreti takdiri↗ kötü niyet tazminatı↗ bono↗ protokol↗ istirdat↗ kötü niyet↗ yargılama gideri↗ menfi tespit↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, 15.05.2015 tarihli protokol ile her iki davacıyı da kapsayacak şekilde 5 taksit halinde 122.000,00 TL ödeme yapıldığı taktirde davacıların takipten dolayı borçlarının biteceğinin kararlaştırıldığı, protokol doğrultusunda bazı taksit ödemelerinin süresinden sonra gecikmeli olarak yapılsa da ödemelerin yapıldığı, davalı tarafça bu gecikmeli ödemelere ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, cevap dilekçesinde de bu hususa ilişkin bir itirazının bulunmadığı bu durumda ödemelerin protokol uyarınca yapıldığının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Elazığ 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/666 sayılı dosyasında davacıların 122.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespiti ile istirdat talebinin reddi kararının kesinleşmesi nedeniyle bu hususla ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, bonoya dayalı yapılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile ayrıca takipten sonra yapılan 122.000,00 TL ödemenin istirdadına yönelik menfi tespit ve istirdat davasıdır. Dairemizin bozma ilamı ve yerel mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği üzere taraflar arasında takipten sonra 15.05.2015 tarihli protokol ile her iki davacıyı da kapsayacak şekilde 5 taksit halinde 122.000.- TL ödeme yapıldığı takdirde davacıların takipten dolayı borçlarının biteceğinin kararlaştırıldığı ve bu ödemelerin yapıldığı anlaşılmakla mahkemece davacıların icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine hükmedilmesi gerekirken, Elazığ 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/666 sayılı dosyasında davacıların 122.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davacıların istirdat isteğinin reddedilmiş olması nedeniyle reddedilen miktar yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer verilmemesi ve HMK'nın 326/2 maddesine göre davanın kabul ve reddedilen miktarları dikkate alınarak yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmamış olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1128 E. 2023/3593 K.
Ortak:ihtirazi kayıt · borçlu olunmadığının tespiti · vekalet ücreti takdiri · kötü niyet tazminatı · bono · protokol · istirdat · kötü niyet
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2015/666 sayılı dosyasında davacıların 122.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespiti ile «istirdat» talebinin reddi kararının kesinleşmesi nedeniyle bu hususla ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, şartları oluşmadığından «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «bonoya» dayalı yapılan takip nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» ile ayrıca takipten sonra yapılan 122.000,00 TL ödemenin «istirdadına» yönelik «menfi tespit» ve istirdat davasıdır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, 15.05.2015 tarihli «protokol» ile her iki davacıyı da kapsayacak şekilde 5 taksit halinde 122.000,00 TL ödeme yapıldığı taktirde davacıların takipten dolayı borçlarının biteceğinin kararlaştırıldığı, protokol doğrultusunda bazı taksit ödemelerinin süresinden sonra gecikmeli olarak yapılsa da ödemelerin yapıldığı, davalı tarafça bu gecikmeli ödemelere ilişkin herhangi bir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmediği, cevap dilekçesinde de bu hususa ilişkin bir itirazının bulunmadığı bu durumda ödemelerin protokol uyarınca yapıldığının kabul edilmesi gerektiği …
Benzer bu karardaDava, «bonoya» dayalı takip nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» ve takipten sonra yapılan ödemenin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2360 E. 2018/8078 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · derdestlik · olumsuz oy · eksik inceleme · zamanaşımı
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/122 esas sayılı dosyasında yargılama konusu yapıldığını, dava dosyasının «derdest» bulunduğunu bildirdiğine göre, somut uyuşmazlıkta uzamış «zamanaşımı» süresi olan «ceza zamanaşımı» süresinin uygulanıp uyugulanmayacağı konusunda olumlu «olumsuz» bir değerlendirme yapılmadan «eksik inceleme» ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, dava tarihi itibariyle 818 Sayılı Borçlar Kanunu 60. maddesinde yazılı 1 yıllık «zamanaşımı» süresi geçtiği gerekçesiyle davalı Banka hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de, davacı vekili, dava konusu eylemin ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5172 E. , 2021/4434 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 10.10.2019 tarih ve 2019/205 E. - 2019/400 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından duruşmalı, davalı vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla,
duruşma için belirlenen 24.05.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların kefil olduğu senede dayalı başlatılan icra takibi öncesinde bono borcunun 195.003,75 TL olarak ödendiğini, ödeme sırasında icra takibine konu senet için ibaresi yazılmamasına rağmen keşideci dava dışı ...adına kefaleten yatırdıklarının belirtildiğini, senet bedelsiz olmasına rağmen başlatılan icra takibi nedeniyle haciz baskısı altında davacı ...’in mükerrer olarak 122.000.- TL daha ödediğini belirterek takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile ödenen 122.000.- TL’nin istirdadını ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 195.003,75 TL ödemenin cari hesaba mahsuben yapıldığını, davacıların icra takibi sonrasında yaptıkları 15.05.2015 tarihli protokol ile 122.000.- TL borcu kabul edip anlaştıklarından istirdat talep edemeyeceklerini, takip öncesi menfi tespite konu ödeme dekontlarında senede atıf yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, 15.05.2015 tarihli protokol ile her iki davacıyı da kapsayacak şekilde 5 taksit halinde 122.000,00 TL ödeme yapıldığı taktirde davacıların takipten dolayı borçlarının biteceğinin kararlaştırıldığı, protokol doğrultusunda bazı taksit ödemelerinin süresinden sonra gecikmeli olarak yapılsa da ödemelerin yapıldığı, davalı tarafça bu gecikmeli ödemelere ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, cevap dilekçesinde de bu hususa ilişkin bir itirazının bulunmadığı bu durumda ödemelerin protokol uyarınca yapıldığının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Elazığ 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/666 sayılı dosyasında davacıların 122.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespiti ile istirdat talebinin reddi kararının kesinleşmesi nedeniyle bu hususla ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, bonoya dayalı yapılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile ayrıca takipten sonra yapılan 122.000,00 TL ödemenin istirdadına yönelik menfi tespit ve istirdat davasıdır. Dairemizin bozma ilamı ve yerel mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği üzere taraflar arasında takipten sonra 15.05.2015 tarihli protokol ile her iki davacıyı da kapsayacak şekilde 5 taksit halinde 122.000.- TL ödeme yapıldığı takdirde davacıların takipten dolayı borçlarının biteceğinin kararlaştırıldığı ve bu ödemelerin yapıldığı anlaşılmakla mahkemece davacıların icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine hükmedilmesi gerekirken, Elazığ 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/666 sayılı dosyasında davacıların 122.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davacıların istirdat isteğinin reddedilmiş olması nedeniyle reddedilen miktar yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer verilmemesi ve HMK'nın 326/2 maddesine göre davanın kabul ve reddedilen miktarları dikkate alınarak yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmamış olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670218400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz