Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/985 E. 2021/4471 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar tazminatı↗ kıdem tazminatı↗ temerrüt tarihi↗ ek prim↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ ihbar↗ ıslah↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, net 29.285,99 TL kıdem tazminatının temerrüt tarihi olan 08/04/2013 tarihinden itibaren banka mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı ile, net 20.417,94 TL ihbar tazminatının, 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 10.417,94 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, net 45.000,00 TL ücretli izin ücretinin, 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 35.000,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 2.400,00 TL ödenmemiş ücret alacağının, 500,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.900,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, prim, fazla mesai ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/893 E. 2019/6323 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · temerrüt tarihi · ek prim · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · ihbar · ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, net 29.285,99 TL «kıdem tazminatının» «temerrüt tarihi» olan 08/04/2013 tarihinden itibaren banka mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı ile, net 20.417,94 TL «ihbar tazminatının», 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 10.417,94 TL'sinin ise «ıslah» tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, net 45.000,00 TL ücretli izin ücretinin, 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 35.000,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 2.400,00 TL ödenmemiş ücret alacağının, 500,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.900,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, «prim», fazla mesai ve «kötü niyet tazminat» taleplerinin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 07.03.2012-05.07.2013 tarih aralığında davalı şirketin «yönetim kurulu» üyesi olduğu ayrıca, 01.10.2012 - 31.12.2013 tarih aralığında «şirket müdürü» sıfatıyla davalı şirketi belirli konularda «temsil» etme «yetkisinin» bulunduğu, davacının gerek şirket müdürü gerekse yönetim kurulu üyesi olması karşısında, tarafların 01.10.2012- 08.04.2013 tarihleri arasında iş ilişkisinin bulunmadığı, davalı şirkette çalışma süresinin tespitinde bordroların esas alınması gerektiğinden, bordro ile belgelenen 04.01.2003 tarihinden işten ayrıldığı 08.04.2013 tarihine kadar davalı şirkette çalıştığı kanaatine varıldığı, davacının ücretinin SGK kayıtlarının aksine dinlenen «tanık beyanlarına» göre fazla olduğu, ancak bunun «yazılı delille ispat» edilemediği, davacının davalı şirketteki konumu dikkate alınarak tanık beyanlarının ortalaması alınmak suretiyle net 9.000,00 TL (brüt 13.422,46 TL) maaş aldığının kabul edildiği ve işbu kabul doğrultusunda diğer alacaklarının da hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, net 29.285,99 TL «kıdem tazminatının» «temerrüt tarihi» olan 08/04/2013 tarihinden itibaren banka mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı ile, net 20.417,94 TL «ihbar tazminatının», 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 10.417,94 TL'sinin ise «ıslah» tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, net 45.000,00 TL ücretli izin ücretinin, 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 35.000,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 2.400,00 TL ödenmemiş ücret alacağının, 500,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.900,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, «prim», fazla mesai ve «kötü niyet tazminat» taleplerinin ise, reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça, iş akdi ile çalıştığı davalı işyerinden akdin haksız ve «kötüniyetli» feshi nedeniyle İş Kanunu kapsamında almaya hak kazandığı «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», ücretli izin alacağı, «prim alacağı», fazla mesai ve çalışılan hafta tatili ücreti, «kötüniyet tazminatı» ve maaş alacaklarının tahsili için açılan işbu davada mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · prim alacağı · yazılı delille ispat · tanık beyanı · şirket müdürü · ziya · kötüniyet tazminatı · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 07.03.2012-05.07.2013 tarih aralığında davalı şirketin «yönetim kurulu» üyesi olduğu ayrıca, 01.10.2012 - 31.12.2013 tarih aralığında «şirket müdürü» sıfatıyla davalı şirketi belirli konularda «temsil» etme «yetkisinin» bulunduğu, davacının gerek şirket müdürü gerekse yönetim kurulu üyesi olması karşısında, tarafların 01.10.2012- 08.04.2013 tarihleri arasında iş ilişkisinin bulunmadığı, davalı şirkette çalışma süresinin tespitinde bordroların esas alınması gerektiğinden, bordro ile belgelenen 04.01.2003 tarihinden işten ayrıldığı 08.04.2013 tarihine kadar davalı şirkette çalıştığı kanaatine varıldığı, davacının ücretinin SGK kayıtlarının aksine dinlenen «tanık beyanlarına» göre fazla olduğu, ancak bunun «yazılı delille ispat» edilemediği, davacının davalı şirketteki konumu dikkate alınarak tanık beyanlarının ortalaması alınmak suretiyle net 9.000,00 TL (brüt 13.422,46 TL) maaş aldığının kabul edildiği ve işbu kabul doğrultusunda diğer alacaklarının da hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, net 29.285,99 TL «kıdem tazminatının» «temerrüt tarihi» olan 08/04/2013 tarihinden itibaren banka mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı ile, net 20.417,94 TL «ihbar tazminatının», 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 10.417,94 TL'sinin ise «ıslah» tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, net 45.000,00 TL ücretli izin ücretinin, 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 35.000,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 2.400,00 TL ödenmemiş ücret alacağının, 500,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.900,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, «prim», fazla mesai ve «kötü niyet tazminat» taleplerinin ise, reddine karar verilmiştir.
İş Mahkemesi’nin 2013/418 Esas sayılı dosyasında 17.3.2014 tarih, 2014/135 K. sayılı kararla, davacının «yönetim kurulu» üyesi olup, yönetim kurulu üyesi ile şirket arasında hizmet ilişkisi değil daha «ziyade» «vekalet ilişkisi» söz konusu olduğundan somut uyuşmazlıkta ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verildiği, işbu kararın Yargıtay 7.
Davacı tarafça, iş akdi ile çalıştığı davalı işyerinden akdin haksız ve «kötüniyetli» feshi nedeniyle İş Kanunu kapsamında almaya hak kazandığı «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», ücretli izin alacağı, «prim alacağı», fazla mesai ve çalışılan hafta tatili ücreti, «kötüniyet tazminatı» ve maaş alacaklarının tahsili için açılan işbu davada mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, mahkemece temyiz incelemesinden de geçen «görevsizlik» kararı uyarınca artık taraflar arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi değil «vekalet ilişkisi» olarak kabul edilmesi gerekirken bu kabulün aksi yönünde olacak şekilde davacı ile davalı şirket arasında iş ilişkisi bulunduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17416 E. 2015/12331 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · ortaklıktan çıkarılma · anonim şirket · kâr payı · ibraz · teslim
Benzer bu kararda2- Dava, «anonim şirket» gerçek sermaye «payının» ödenerek «ortaklıktan çıkarılma» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı taraf bir kısım mahkeme kararları «ibraz» ederek dairelerin «geç teslimi» nedeniyle şirket aleyhine tazminata hükmedildiğini, gerçek pay değerinin tespitinde bunların da nazara alınması gerektiğini savunduğu halde, mahkemece bu konuda in …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının şirketen çıkma payını talep ettiği, payın gerçek değerinin 1.479.417,24 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.479.417,24 TL ayrılma «payının» davalıdan tahsiline, davacının şirket ortaklığından ayrılmasına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/985 E. , 2021/4471 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.11.2017 gün ve 2014/834 - 2017/766 sayılı kararı bozan Daire'nin 08.10.2019 gün ve 2018/893 - 2019/6323 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.10.2003 tarihinden beri ADOPEN A.Ş.'ni de bünyesinde bulunduran ADO Grup Şirketleri nezdinde görevinden haksız ve nedensiz olarak, hiçbir yazılı bildirimde bulunulmadan ve hiçbir açıklama yapılmadan işten çıkartıldığı 08.04.2013 tarihine kadar çalıştığını, müvekkiline yasal hakları ve prim alacaklarının ödenmediğini, müvekkilinin davalı iş yerindeki son unvanının "Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı" olduğunu, davalının müvekkili ile yazılı bir iş sözleşmesi akdetmediğini, davalı tarafından kötüniyetli olarak iş akdine son verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL kıdem tazminatı, 10.000,00 TL ihbar tazminatı, 10.000,00 TL ücretli izin alacağı, 1.000,00 TL prim alacağı, 1.000,00 TL fazla mesai ve çalışılan hafta tatili ücreti, 1.000,00 TL kötüniyet tazminatı, 500,00 TL maaş alacağı olmak üzere şimdilik 33.500,00 TL’nin faziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 66.603,93 TL’ne yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, net 29.285,99 TL kıdem tazminatının temerrüt tarihi olan 08/04/2013 tarihinden itibaren banka mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı ile, net 20.417,94 TL ihbar tazminatının, 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 10.417,94 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, net 45.000,00 TL ücretli izin ücretinin, 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 35.000,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 2.400,00 TL ödenmemiş ücret alacağının, 500,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.900,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, prim, fazla mesai ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/668027000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz