Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3429 E. 2021/2209 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasdik kararı↗ sözleşmeden doğan dava↗ eser sözleşmesi↗ muacceliyet↗ tbk 99↗ vade↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, uyulan bozma ilamı sonrasında yaplan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davanın 24.03.2008 tarihli eser sözleşmesine dayalı alacak olarak açıldığı, Borçlar Kanunu 147/6. maddesi uyarınca eser sözleşmesinden doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacı tarafın 02.03.2015 tarihinde yaptığı ıslah tarihinde zamanaşımının gerçekleştiği, davalının süresinde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL sözleşmeden kalan bakiye alacak, 1.000,00 TL proje onay giderleri bakiyesi, 10.000,00 TL sözleşme dışı tadilat bedeli olmak üzere toplam 21.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin ve masraflarının tahsili istemine ilişkin olup davacı öncelikle fazlaya dair haklarını saklı tutarak taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bakiye bedelinden 10.000.- TL, proje tasdiki için ilgili kuruluşlara yaptırılmış işlemlerin, imar gider ve harçları için davalıdan alınan avansı aşan kısım nedeniyle 1,000,00 TL ve sözleşme dışı yapılan işlerden dolayı 10.000,00 TL olmak üzere 3 farklı kalemde alacak talebi ile dava açmış bilhare 02.03.2015 tarihinde davasını ıslah ederek her üç talep yönünden istemini 283.950,40 TL arttırmıştır. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tarafların ilk yaptıkları sözleşme tarihi olan 24.03.2008 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 818 sayılı BK 74. md (6098 sayılı TBK 90. maddesi) gereğince kaideten her borç doğum anında muaccel olur. Aynı Yasa'nın 128. maddesine (TBK 149. md) göre de kanunda kararlaştırılmış zamanaşımı süreleri sözleşme tarihinde değil, alacağın muaccel olduğu tarihten başlar. Bunun yanı sıra taraflarca bir vade kararlaştırılmış ise iş sahibinin ücret ödeme borcu BK 364. maddesi (TBK 479 md.) gereğince eseri teslim anında muaccel olur.
Bu durumda mahkemece, gerek 24.03.2008 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin gerekse daha sonra 05.04.2009 tarihli hazırlanan “Tutanak” başlıklı belge ile yine davacının yapması kararlaştırılan iş bedelinin hangi tarihte muaccel olduğu, davacının talep ettiği masrafların bu sözleşmeler nedeniyle yapılan masraflar olduğu anlaşıldığı taktirde yine bu sözleşmeye göre muaccel oldukları tarihler belirlenerek zamanaşımı yönünden her bir kalem yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1329 E. 2019/852 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6868 E. 2016/7680 K.
Ortak:muacceliyet · vade
İncelediğiniz karardaBunun yanı sıra taraflarca bir «vade» kararlaştırılmış ise iş sahibinin ücret ödeme borcu BK 364. maddesi (TBK 479 md.) gereğince eseri «teslim» anında «muaccel» olur.
Ancak, 818 sayılı BK 74. md (6098 sayılı TBK 90. maddesi) gereğince kaideten her borç doğum anında «muaccel» olur.
Aynı Yasa'nın 128. maddesine (TBK 149. md) göre de kanunda kararlaştırılmış «zamanaşımı» süreleri sözleşme tarihinde değil, alacağın «muaccel» olduğu tarihten başlar.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, dosyaya delil olarak sunulan banka kayıtları ve davalının imzasını taşıdığı iddia edilen 02/05/2013 tarihli belgenin tek başına «vadesi» gelmiş bir borcun bulunduğunun ispatına yeterli olmadığı, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, henüz «vadesi» gelmiş bir alacağın varlığı kanıtlanamadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 90. maddesinde, «ifa» zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borcun, doğumu anında «muaccel» olacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat şartı · adi yazılı sözleşme · yaklaşık ispat · şirket müdürü · ifa · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaDosyada mevcut olan ve «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) «şirket müdürü» ile karşı taraf (borçlu) arasında imzalanan 02.05.13 tarihli «adi yazılı sözleşmede», karşı taraf (borçlu) ...’nin 981.000,00 TL borcunu ödediğinde aleyhindeki icra takibinden vazgeçileceği öngörülmüştür.
Bu durumda anılan yasa hükmü ve «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için gerekli olan «vadesi» gelmiş bir alacağın varlığı konusunda «yaklaşık ispat şartının» gerçekleşmiş olması karşısında istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, dosyaya delil olarak sunulan banka kayıtları ve davalının imzasını taşıdığı iddia edilen 02/05/2013 tarihli belgenin tek başına «vadesi» gelmiş bir borcun bulunduğunun ispatına yeterli olmadığı, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15609 E. 2016/9604 K.
Ortak:ıslah · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıllık · Alacak
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, uyulan bozma ilamı sonrasında yaplan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davanın 24.03.2008 tarihli «eser sözleşmesine» dayalı alacak olarak açıldığı, Borçlar Kanunu 147/6. maddesi uyarınca eser «sözleşmesinden doğan» alacakların 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, davacı tarafın 02.03.2015 tarihinde yaptığı «ıslah» tarihinde zamanaşımının gerçekleştiği, davalının süresinde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL sözleşmeden kalan bakiye alacak, 1.000,00 TL proje onay giderleri bakiyesi, 10.000,00 TL sözleşme dışı tadilat bedeli olmak üzere toplam 21.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tarafların ilk yaptıkları sözleşme tarihi olan 24.03.2008 tarihinden itibaren 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle «ıslah» edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «eser sözleşmesinden» kaynaklanan iş bedelinin ve «masraflarının» tahsili istemine ilişkin olup davacı öncelikle fazlaya dair haklarını saklı tutarak taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bakiye bedelinden 10.000.- TL, proje «tasdiki» için ilgili kuruluşlara yaptırılmış işlemlerin, imar gider ve harçları için davalıdan alınan avansı aşan kısım nedeniyle 1,000,00 TL ve sözleşme dışı yapılan işlerden dolayı 10.000,00 TL olmak üzere 3 farklı kalemde alacak talebi ile dava açmış bilhare 02.03.2015 tarihinde davasını «ıslah» ederek her üç talep yönünden istemini 283.950,40 TL arttırmıştır.
Benzer bu kararda… aporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin projelerin çizimleri yönünden eser (istisna) ve ruhsat alınması işlemlerinin takibi bakımından «vekalet sözleşmesi» niteliğinde olduğu, davacının bu sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının 818 sayılı BK 126/4 (ve 6098 sayılı BK 147/5-6) maddeleri uyarınca 5 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, davacı tarafın 02.03.2015 tarihinde yaptığı «ıslaha» karşı davalı vekili zamanaşımı definde bulunmuş ise de yargılama sırasında 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 448 maddesi uyarınca bu kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı; davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde bulunduğu, davacının edimlerini eksiksiz «ifa» edip etmediğinin, yeni tadilat projesi bedelinin ve sonuç olarak davalı tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen tüm alacağın tespitinin delillerin değerlendirilmesi ve özellikle «bilirkişi incelemesi» yapılmasına bağlı olduğu, «tahkikat» ve alınan bilirkişi raporuyla davacının tüm alacağın tespit edilebildiğinden davacının HMK'nın 107 maddesi uyarınca belirlenen alacağın tamamı için ıslah veya ek b …
… 1 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 448. maddesi uyarınca bu kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde bulunduğu, davacının edimlerini eksiksiz «ifa» edip etmediğinin, yeni tadilat projesi bedelinin ve sonuç olarak davalı tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen tüm alacağın tespitinin delillerin değerlendirilmesi ve özellikle «bilirkişi incelemesi» yapılmasına bağlı olduğu, «tahkikat» ve alınan bilirkişi raporuyla davacının tüm alacağı tespit edilebildiğinden davacının HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirlenen alacağın tamamı için «ıslah» veya ek bir davaya gerek olmaksızın talepte bulunabileceği, davalının asıl davanın açılması ile kesilen «zamanaşımının» artırılan tutar yönünden dolduğu yönündeki itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne” karar verilmiş ise de eldeki davaya, dava dilekçesinin mahkem …
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere dava, 21.07.2010 tarihinde açılmış ve davacılar vekili fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile toplam 21.000 TL'nin tahsilini talep etmiş, 02.03.2015 tarihli «ıslah» dilekçesi ile toplam 283.950,40 TL'nin tahsilini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istisna sözleşmesi · vekalet sözleşmesi · belirsiz alacak davası · tahkikat · ifa · alacak davası · bilirkişi incelemesi · harç
Benzer bu kararda… aporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin projelerin çizimleri yönünden eser (istisna) ve ruhsat alınması işlemlerinin takibi bakımından «vekalet sözleşmesi» niteliğinde olduğu, davacının bu sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının 818 sayılı BK 126/4 (ve 6098 sayılı BK 147/5-6) maddeleri uyarınca 5 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, davacı tarafın 02.03.2015 tarihinde yaptığı «ıslaha» karşı davalı vekili zamanaşımı definde bulunmuş ise de yargılama sırasında 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 448 maddesi uyarınca bu kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı; davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde bulunduğu, davacının edimlerini eksiksiz «ifa» edip etmediğinin, yeni tadilat projesi bedelinin ve sonuç olarak davalı tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen tüm alacağın tespitinin delillerin değerlendirilmesi ve özellikle «bilirkişi incelemesi» yapılmasına bağlı olduğu, «tahkikat» ve alınan bilirkişi raporuyla davacının tüm alacağın tespit edilebildiğinden davacının HMK'nın 107 maddesi uyarınca belirlenen alacağın tamamı için ıslah veya ek b …
… 1 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 448. maddesi uyarınca bu kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde bulunduğu, davacının edimlerini eksiksiz «ifa» edip etmediğinin, yeni tadilat projesi bedelinin ve sonuç olarak davalı tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen tüm alacağın tespitinin delillerin değerlendirilmesi ve özellikle «bilirkişi incelemesi» yapılmasına bağlı olduğu, «tahkikat» ve alınan bilirkişi raporuyla davacının tüm alacağı tespit edilebildiğinden davacının HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirlenen alacağın tamamı için «ıslah» veya ek bir davaya gerek olmaksızın talepte bulunabileceği, davalının asıl davanın açılması ile kesilen «zamanaşımının» artırılan tutar yönünden dolduğu yönündeki itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne” karar verilmiş ise de eldeki davaya, dava dilekçesinin mahkem …
3-Dava,«istisna sözleşmesinden» kaynaklanan alacak ile sözleşme dışı proje bedeli ve vergi, resim, «harç» giderlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Bu itibarla mahkemece, işbu davanın 1086 sayılı HUMK ilgili hükümleri uyarınca kısmi dava olarak açılıp, «belirsiz alacak davası» olarak açılmadığı, 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra da kendiliğinden belirsiz alacak davasına (HMK.m.107) dönüşmesinin mümkün olmadığı nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile «ıslah» edilen kısım yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3429 E. , 2021/2209 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/04/2019 tarih ve 2019/96-2019/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 09.03.2021 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ile müvekkili arasında Ankara Çankaya'daki ... ismi ile bilinen binanın iç tadilat ve projelerin yapımı, ilgili kuruluşlara tasdikinin sağlanması hususunda 450.000,00 TL bedelli 24.03.2008 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin üstlendiği edimleri sözleşmede öngörülen şekilde yerine getirdiği halde tadilat proje bedeline ilişkin kısmi ödemeler yapıldığını, bakiye bedelin ödenmediğini, sözleşme konusu işin ilgili kuruluşlara proje tasdiklerinin, imar giderlerinin, harç vs. giderler için davalıdan alınan avansla kısmen karşılandığını, bakiye kısmı için müvekkilince harcama yapıldığını, davalının bu masrafları da ödemediğini, müvekkilce iş merkezi tadilat projeleri tamamlandıktan sonra davalının bu kez gökdelenin otele dönüştürülmesini istediğini, davalının talimatı doğrultusunda otel ve rölöve projesi çizildiğini, yangın ve yürüyen merdiven ruhsatı gibi sözleşme dışı işlerinde müvekkilince yapılmasına rağmen anılan imalatların bedelinin de ödenmediğini, sayılan bu imalatların serbest piyasa rayicinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşmeden kaynaklanan bakiye bedel için 10.000.- TL, tadilat projelerinin onayı için gerekli resim, vergi, harç masrafları için 1.000.- TL, gökdelenin otele dönüştürülmesi için yeniden tadilat projesi çizimi vs.
işler için 10.000.- TL olmak üzere toplam 21.000.- TL'nin tahsilini talep etmiş, 02.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile sözleşmeden kaynaklanan bakiye bedel alacağını 206.016,71 TL'ye, vergi, harç vs masraflarını 2.933,69 TL'ye ve otele dönüştürme için yapılan işlerin karşılığını 75.000.- TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri gereği gibi yerine getirmediğini, davacının yangın algılama ve tadilat dışındaki projeleri hazırlayıp tasdike sunmadığını, bu işlerin müvekkilince yaptırılıp bedellerinin proje müelliflerine ödendiğini, davacının süresi içinde hiçbir ediminin tam ve eksiksiz yerine getirmediğini, sadece mimari proje ve yangın projesini hazırlayarak gecikmeli olarak tasdik ettirdiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, uyulan bozma ilamı sonrasında yaplan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davanın 24.03.2008 tarihli eser sözleşmesine dayalı alacak olarak açıldığı, Borçlar Kanunu 147/6. maddesi uyarınca eser sözleşmesinden doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacı tarafın 02.03.2015 tarihinde yaptığı ıslah tarihinde zamanaşımının gerçekleştiği, davalının süresinde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL sözleşmeden kalan bakiye alacak, 1.000,00 TL proje onay giderleri bakiyesi, 10.000,00 TL sözleşme dışı tadilat bedeli olmak üzere toplam 21.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin ve masraflarının tahsili istemine ilişkin olup davacı öncelikle fazlaya dair haklarını saklı tutarak taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bakiye bedelinden 10.000.- TL, proje tasdiki için ilgili kuruluşlara yaptırılmış işlemlerin, imar gider ve harçları için davalıdan alınan avansı aşan kısım nedeniyle 1,000,00 TL ve sözleşme dışı yapılan işlerden dolayı 10.000,00 TL olmak üzere 3 farklı kalemde alacak talebi ile dava açmış bilhare 02.03.2015 tarihinde davasını ıslah ederek her üç talep yönünden istemini 283.950,40 TL arttırmıştır. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tarafların ilk yaptıkları sözleşme tarihi olan 24.03.2008 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 818 sayılı BK 74. md (6098 sayılı TBK 90. maddesi) gereğince kaideten her borç doğum anında muaccel olur. Aynı Yasa'nın 128. maddesine (TBK 149. md) göre de kanunda kararlaştırılmış zamanaşımı süreleri sözleşme tarihinde değil, alacağın muaccel olduğu tarihten başlar. Bunun yanı sıra taraflarca bir vade kararlaştırılmış ise iş sahibinin ücret ödeme borcu BK 364. maddesi (TBK 479 md.) gereğince eseri teslim anında muaccel olur.
Bu durumda mahkemece, gerek 24.03.2008 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin gerekse daha sonra 05.04.2009 tarihli hazırlanan “Tutanak” başlıklı belge ile yine davacının yapması kararlaştırılan iş bedelinin hangi tarihte muaccel olduğu, davacının talep ettiği masrafların bu sözleşmeler nedeniyle yapılan masraflar olduğu anlaşıldığı taktirde yine bu sözleşmeye göre muaccel oldukları tarihler belirlenerek zamanaşımı yönünden her bir kalem yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 09/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/665683500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz