6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1805 E. 2021/2236 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet sözleşmesi kâr dağıtımı maddi tazminat

Atıf yapılan mevzuat: ETTK · FSEK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince alınan 08.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda, mümeyyiz davalıya ait internet sitesinde, uyuşmazlığa konu mimari projenin görsellerinin kullanıldığı tespit edilmiştir. FSEK’in 25/2. maddesi “Eser sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahiptir.” hükmünü haiz olup, bu hüküm uyarınca mümeyyiz davalının internet sitesindeki kullanımlarının davacı şirketin umuma iletim hakkının ihlali niteliğinde olduğu ve 07.10.2013 tarihli mimari hizmet sözleşmesi kapsamında mümeyyiz davalı tarafından ödenen 30.000 TL’nin de sadece eserin çoğaltılması hakkına ilişkin olduğu, umuma iletim hakkına ait bir bedel olmadığı nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı şirket yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4678 E. 2013/14228 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7013 E. 2013/22411 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3594 E. 2017/5991 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/1805 E.  ,  2021/2236 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine-kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 26.02.2020 tarih ve 2020/131 E- 2020/464 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı ...şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili ile davalı ...Grup Mimarlık Yapı San. İç Dış Tic. A.Ş. arasında, İstanbul Göztepe'de bulunan 1204m²'lik yerde konut ve ticari kompleks mimari konsept, avan, ruhsat ve uygulama projesi hazırlanması için mimarlık hizmet akdi yapıldığını, sözleşme gereği müvekkili şirket ortağı diğer müvekkili mimar ... tarafından hazırlanan bu inşaatın projelerinin ozalit ve dijital olarak teslim edildiğini, ancak teslim edilen mimari proje taslaklarının davalılarca bedel ödenmeksizin ve izinsiz olarak, kötüniyetle, hukuka aykırı olarak kullanıldığını, mimari proje sahibi olarak davalı Promeda şirketinin, mimar olarak da ...'ın gösterildiğini ve 25.11.2014 tarihinde 00548.14 no'lu ruhsat alındığını, projeye hukuka aykırı olarak GRAND 34 ismi verilerek, davalı ...Grup Mimarlık Yapı San.

İç Dış Tic. A.Ş. tarafından inşaata başlandığını, inşaatın halen devam ettiğini, ayrıca www.demirligrup.com internet sitesinde de GRAND 34 projesi için mimar ... ile çalışıldığının belirtildiğini, bu belirtme durumunun davadan kısa bir süre önce sitede yayından kaldırıldığını, mimar olan müvekkilince hazırlanan bu mimari projelerin FSEK 2. maddesi kapsamında ilim-edebiyat eseri olduklarını, müvekkillerinin FSEK'den kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini, umuma arz ve adın belirtilmesi manevi hakların ve çoğaltma ve yayma mali haklarının çiğnendiğini ileri sürerek projenin uygulandığı inşaatın durdurulmasını, müvekkili şirket yönünden 50.000.-TL manevi tazminat, FSEK 70/2 uyarınca mali hak ihlali nedeniyle şimdilik 5.000.-TL maddi tazminatın, FSEK 68/1 maddesi uyarınca varsayımsal sözleşme bedelinin 3 katı hesabıyla şimdilik 5.000.-TL mali hak tazminatının tecavüz tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini;

müvekkili mimar ... yönünden; internetteki www.demirligrup.com web sitesindeki mimari proje isminin izinsiz kullanımı ve eser sahibi olmasına rağmen, site eser sahibinin Promeda Mimarlık şirketi olarak gösterilmesi nedeniyle 50.000.-TL manevi tazminatın, FSEK 70/2 uyarınca mali hak ihlali için şimdilik 5.000.-TL maddi tazminatın ve FSEK 68/1 maddesi uyarınca 3 kat hesabına göre şimdilik 5.000.-TL mali hak tazminatının, tecavüz tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalılardan ...Grup Mimarlık Yapı San. İç Dış Tic. A.Ş. vekili, müvekkili ile davacı arasında mimarlık hizmet sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre davacının öncelikle mimari konsept ve avan projeyi, sonrasında ise belediye ruhsatı uygulama projelerini hazırlayacağını, işin teslim tarihinin 19.08.2013 olarak belirlendiğini, ödeme planının ise başlangıçta % 50 avans verilmesi, mimari konsept ve avam projesinin ilgili belediye veya kamu kuruluşunun onay tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yapılacak sunum sonrasında %50 ödenmesi biçiminde olduğunu, mimari ruhsat projesi için ödeme şeklinin, ruhsat projesinin belediye tarafından onaylanmış halinin işverene teslimi ve işveren onayı ile %50 ödenmesi, kalan %50'nin ise tarafların mutabakatı ile yapılması biçiminde olduğunu, uygulama projesi için ödeme şeklinin ise projelerin bitmiş halinin işverene teslimi ve onaylanması ile %50, tarafların mutabakatıyla %50 biçiminde olduğu, buna göre avan proje ve konsept proje için davacıya çeşitli tarihlerde 35.000.-TL ödeme yaptığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğini, ancak davacı tarafın en önemli edimlerinden olan mimari avan projenin belediye ruhsat normuna uygun olarak hazırlanıp işverene teslimi edimini yerine getirilmediğini, belediye tarafından da ruhsat verilmediğini, ayrıca beklenmeyen hatalar da yapıldığından müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, yapılan işin telif ücretinin ödendiğini, TMMOB tarafından yapılan incelemede de davacı ...

tarafından hazırlanan proje ile ruhsat eki proje arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, sözleşme başlangıç tarihi ile ruhsat alınmasına kadar ki süreçte, kat malikleri için broşür ve web sayfası üzerinden proje tanıtımı yapıldığını, Promeda Mimarlık ve ... ile yapılan mimari projenin ise yepyeni bir konsept ve proje olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar vekili, müvekkillerine ait proje ile davacılara ait proje arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkmesince, davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekilince ve davalı ...Şirketi vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, davacı mimarca meydana getirilen ve mali haklarını kullanma yetkisi de davacı şirkete ait olan eser niteliğindeki mimari proje ile davalı tarafın, ruhsat işlemlerinde ve diğer işlemlerinde kullandığı mimari proje arasında bir benzerlik bulunmadığı, davacı tarafa ait mimari projenin, davalılarca işlendiğinin ya da çoğaltıldığının ve kullanıldığının ispat edilemediği, dolayısıyla mali hak ihlalinin sabit olmadığı, her ne kadar bilirkişi raporlarına göre davacının projesi kullanılmamış ise de, proje bedeli olarak davacıya ödeme yapıldığı ve yapılan ödemeler nedeniyle proje için davacının davalıdan alacağının da bulunmadığı, yine davacı gerçek kişi ...'nun maddi tazminat istemine ilişkin olarak, davalı tarafın kullandığı ve belediye ruhsat işlemlerine de dayanak yaptığı mimari projenin, davacıya ait projenin izinsiz işlenmesi olmadığı ve davacının projenin kullanıldığının ispat edilemediği, fesih öncesi aşamada davacının hazırladığı

proje için de kendisine bedel ödendiği, dolayısıyla davacı gerçek kişi yönünden bir mali hak ihlalinin ve buna bağlı olarak maddi tazminat talep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ... ve davacı Şirket vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı, davacı ...'nun manevi tazminat talebine gelince, her ne kadar davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmişse de, 5846 sayılı Kanunun, "adın belirtilmesi selahiyeti" başlıklı 15. maddesinde, eser sahibinin meydana getirdiği gibi kendisi tarafından meydana getirilmemiş olan eserlerde de kendi adının sanki eser kendisi tarafından meydana getirilmiş gibi gösterilmesini engelleme hakkının da bulunduğunun belirtildiği, adın belirtilmesini isteme hakkının iki yönlü olup, eser sahibine ait olmayan eserlere onun adının konulmamasını isteme ya da konulmasına engel olma hakkını da içerdiği, dolayısıyla davalılardan ...Grup şirketinin, internet sitesinde, "Dünyadaki mimari trendleri yakından takip eden ...Grup Göztepe'de konumlanan bu seçkin projede Y.Mimar ...

ile çalışmıştır." biçiminde bir tanım duyurusuna yer verilip "Çamoğlu" ibaresi de kullanarak, davacı gerçek kişiyi, dava konusu projenin mimarı gibi lanse edip, onun adından ve pozitif imajından haksız olarak yararlandığı, ona ait olmayan bir eseri, sanki ona aitmiş gibi kamuya sunmak suretiyle, davacı eser sahibinin FSEK 15. maddesinde yazılı manevi hakkını ihlal ettiği, bu nedenle davacı gerçek kişinin manevi hak ihlaline dayalı manevi tazminat talebi yerinde olup, ihlalin gerçekleşme biçimi ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumlarına göre takdiren 25.000.-TL manevi tazminata hükmetmek gerektiği, öte yandan anılan manevi hak ihlalinin, sadece davalılardan ...Grup şirketinin web sitesindeki tanıtım ve kullanım yoluyla gerçekleşmiş olması karşısında diğer davalıların manevi hak ihlali gerçekleştirmedikleri ve haklarındaki manevi tazminat talebinin de yerinde olmadığı, davalı ...Grup Ltd.

Şti. vekilinin istinaf istemine gelince, her ne kadar mahkemece davalılar lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmolunmuş ise de, davanın 120.000.- TL değer üzerinden açılıp harçlandırıldığı ve davacının bu miktar üzerinden davalılardan maddi ve manevi tazminat talep ettiği gözetildiğinde, manevi tazminat talebinin yarı oranında kabulü hususu da dikkate alınarak reddedilen manevi tazminat miktarı ile tamamen reddedilen maddi tazminat talepleri nedeniyle avukatlık ücret tarifesine göre nispi ücret takdiri gerektiği gerekçesi ile davacı şirket vekilinin istinaf isteminin reddine, davacı ...'nun istinaf isteminin kısmen kabulü kısmen reddiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı şirketin açmış olduğu maddi ve manevi tazminat isteminin reddine, davacı ...'nun maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...'nun davalılardan Promedia Mimarlık Şirketi ve Ertem Şükrü Akay aleyhine açmış olduğu manevi tazminat isteminin reddine, davacı ...'nun davalı ...Şirketi aleyhine açmış olduğu manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddiyle 25.000.-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ile davalı ...Şirketi vekili temyiz etmiştir.

1- HMK'nın 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibarile 72.070 TL 'dir. Davalı ...Şirketi aleyhine kabul edilen miktar 25.000.-TL olup, kesindir. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından karar verilebileceğinden, davalı ...şirketi vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacılar vekilinin manevi tazminat bakımından temyiz isteminin bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.

3- Dava, 5846 sayılı FSEK kapsamında eser mahiyetinde bulunan mimari projeden doğan telif haklarına tecavüz edildiği iddiası ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesince, mali haklara tecavüz olmadığından bahisle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlığa konu mimari proje 5846 sayılı FSEK’nin 2/3. maddesi uyarınca eser vasfında olup mali haklarının davacı şirkette olduğu alınan bilirkişi raporlarından ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. FSEK 21. vd. maddeleri uyarınca eser sahiplerinin işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim olmak üzere beş çeşit mali hakkı bulunmaktadır. FSEK 52. maddesi uyarınca mali hakların kullanılması ve devrine ilişkin her türlü sözleşme ve tasarrufların yazılı şekilde yapılması zorunludur.

Mali haklara sahip davacı şirket ile mümeyyiz davalı arasında imzalanan 07.10.2013 tarihli mimari hizmet sözleşmesi ile sair hak ve tasarruflara ilişkin bir anlaşma bulunmadığına göre mümeyyiz davalıya sadece dava konusu mimari projeyi zemine uygulanması ve şahsi ihtiyaçlar için gerektiği kadar çoğaltılması hakkının devredildiğinin kabulü gerekir. Bununla birlikte taraflar arasındaki sözleşme ile mali haklardan umuma iletim hakkının devri ya da eserin belirli bir süre umuma iletimi için izin verilmediği için mümeyyiz davalının eseri umuma iletme hakkının bulunmadığının kabulü gerekir.

İlk Derece Mahkemesince alınan 08.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda, mümeyyiz davalıya ait internet sitesinde, uyuşmazlığa konu mimari projenin görsellerinin kullanıldığı tespit edilmiştir. FSEK’in 25/2. maddesi “Eser sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahiptir.” hükmünü haiz olup, bu hüküm uyarınca mümeyyiz davalının internet sitesindeki kullanımlarının davacı şirketin umuma iletim hakkının ihlali niteliğinde olduğu ve 07.10.2013 tarihli mimari hizmet sözleşmesi kapsamında mümeyyiz davalı tarafından ödenen 30.000 TL’nin de sadece eserin çoğaltılması hakkına ilişkin olduğu, umuma iletim hakkına ait bir bedel olmadığı nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı şirket yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Şirketi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN MİKTARDAN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı ...Şirketi'ne iadesine, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/665628100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.