YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1070 E. 2021/2895 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma iddiasına dayalı olarak marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davacının itiraza mesnet markaları “PAK”, davalının başvuru markası “PAKTO+şekil” unsurundan oluşmaktadır. Başvuru markası, itiraza mesnet markayı aynı harf sırası ile aynen kapsamakta olup, davalı başvuru markasında ''PAK'' ibaresinin arkasına getirilen “to” eki ile marka yeni bir anlama kavuşmamakta, ayırtedicilik sağlamamaktadır.
Tescil kapsamlarındaki 29 ve 30. sınıf malların tüketicileri halkın geneli olup, dikkat düzeyi yüksek bilinçli kitleye hitap ettiği düşünülemez. Aynı rafta yan yana duran “PAK” ve “PAKTO” markalı malları gördüğünde, her iki markayı taşıyan malları üreten firmalar arasında idari, ekonomik ya da işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünme ihtimali yüksektir.
Markalar arasında KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin meydana geleceğinin kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.12.2019 tarih 2019/921 Esas 2019/7694 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın açıklanan bu gerekçe ile davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2041 E. 2019/3771 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaSınıftaki malların satışına ilişkin 35.06 alt grubundaki hizmetler yönünden 556 Sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davacının “PAK” ibareli markasının tanınmış marka olduğu, tanınmışlığın iltibas tehlikesini arttırdığı ve KHK 8/4 şartlarının oluştuğu, TPMK YİDK’nın 19.11.2014 tarih ve 2014-M-15668 sayılı kararının, 30.
Dava konusu, davalı başvurusu olan "GÖNPAK" ibaresi olup, mahkemece davalı başvurusu ile davacıya ait "PAK" esas unsurlu markalar benzer görülerek, «iltibas» riski oluşturduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan inceleme ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, «iltibas» incelemesi yapılırken davalı başvurusu, hecelerine ayrılmak suretiyle değerlendirilmiş ve davacı markaları ile iltibas riski oluşturabilecek mahiyette bulunmuştur.
-
TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/46 E. 2023/3372 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · haksız rekabet · dahili dava · ibraz · iltibas
Benzer bu kararda… başvurusunun müvekkilleri adına tescilli "PAK" ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvurunun seri marka izlenimi yaratarak halk nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek nitelikte bulunduğunu, başvurudaki vurgunun "PAK" ibaresinde olduğunu, «ortalama tüketicilerin» daha «ziyade» markaların başlangıç kısımlarına dikkat ettiğini, Yargıtay içtihatları ile bir markanın başka bir marka içinde kullanıldığı hallerde iltibas ihtimalinin varlığının kabul edildiğini, müvekkillerinin açtıkları davalarda PAK markaları ile ÖZÜPAK, GÖNPAK, GÜLENPAK, HEYPAK ibareli markaların benzer kabul edildiklerini, taraf markalarının görsel, işitsel, kavramsal bakımdan ve genel intiba bakımından benzer olduğunu, müvekkillerine ait "PAK" ibareli markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka olduğunu, müvekkili şirketin PAKMAYA ibareli markasının davalı kurum nezdinde T/02417 sayı ile tanınmış marka statüsünde korunduğunu, başvurunun «kötüniyetli» olduğunu, dava konusu başvurunun aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-1363 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… ınmışlık nazara alınarak 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında tescil engeli bulunduğu sonucuna varılan 29, 30, 32. sınıflara «dahil» malların tamamı ile 35 inci sınıfın «son» alt grubundaki 29, 30 ve 32. sınıf malların perakende satış hizmetleri, 43. sınıfın 01 inci alt sırasındaki hizmetler yönünden başvurunun tescilinin 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da engellenebileceği, gıda sektörü dışında kalan ve tanınmış marka ile bağlantılı algılanma ihtimali bulunmayan diğer mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanma koşullarının oluşmadığı, davacıların 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tescilsiz kullanılan bir işaret ile ilgili herhangi bir delil «ibraz» etmediği, bu maddenin uygulanma koşullarının oluşmadığı, davalının dosya kapsamındaki deliller itibariyle «kötüniyetinin» ispat edilemediği, davalı şirketin belirtilen mal/hizmetler yönünden müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davacılardan Pak Holding A.Ş. yönünden davanın redd …
Gıda Üretim Pazarlama A.Ş.'nin itirazına mesnet "PAK" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamındaki 29, 30 ve 32 nci sınıflara «dahil» malların tamamı ile 35 inci sınıfın «son» alt grubundaki 29, 30 ve 32 nci sınıf malların perakende satış hizmetleri, 43 üncü sınıfın 01 inci alt sırasındaki hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, başvuruda farklı olarak yer verilen "SET" ibaresinin başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, taraf markaları arasında iltibas olduğu değerlendirilen mal ve hizmetler yönünden, dava konusu başvuru üzerinde davalının müktesep hakkının bulunmadığ …
… kendisine marka olarak tercih eden davacının, bu kelimenin başka eklerle kullanımına karşı ayırt edilemeyecek kadar benzerlik iddiasında bulunamayacağını, davacının «kötüniyet» iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının "PAKMAYA" markasının tanınmışlığının sadece “maya” emtiasında olduğunu, maya emtiası dışında tanınmışlığın hiçbir etkisi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1070 E. , 2021/2895 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.06.2015 gün ve 2014/471 - 2015/230 sayılı kararı onayan Daire'nin 02.12.2019 gün ve 2019/921 - 2019/7694 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “PAK” esas ibareli 1, 5, 29, 30 ve 35.sınıf ürün ve hizmetleri içeren bir çok tanınmış markaların sahibi olduğunu, “PAK” ibaresi üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu, davalı şirketin kötüniyetli olarak 2013/23120 sayılı "PAKTO+Şekil" ibareli, 29 ve 30. sınıftaki ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, anılan başvuruya müvekkilince kötüniyet, önceye dayalı hak sahipliği, iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak itirazda bulunulduğunu, itirazın nihai olarak YİDK tarafından 2014/M-12592 sayılı kararla reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkilinin “PAK” esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini, markaların benzer olup karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu,seri marka algısı oluşturabileceğini ileri sürerek YİDK’nın 2014/M-12592 sayılı kararının iptaliyle başvuru markasının tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, tanınmışlığın sonuca etkili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; markaların benzer olmayıp karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının markalarının kullandığı malların müvekkiline ait markadaki mallarda farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma iddiasına dayalı olarak marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davacının itiraza mesnet markaları “PAK”, davalının başvuru markası “PAKTO+şekil” unsurundan oluşmaktadır. Başvuru markası, itiraza mesnet markayı aynı harf sırası ile aynen kapsamakta olup, davalı başvuru markasında ''PAK'' ibaresinin arkasına getirilen “to” eki ile marka yeni bir anlama kavuşmamakta, ayırtedicilik sağlamamaktadır.
Tescil kapsamlarındaki 29 ve 30. sınıf malların tüketicileri halkın geneli olup, dikkat düzeyi yüksek bilinçli kitleye hitap ettiği düşünülemez. Aynı rafta yan yana duran “PAK” ve “PAKTO” markalı malları gördüğünde, her iki markayı taşıyan malları üreten firmalar arasında idari, ekonomik ya da işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünme ihtimali yüksektir.
Markalar arasında KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin meydana geleceğinin kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.12.2019 tarih 2019/921 Esas 2019/7694 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın açıklanan bu gerekçe ile davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.12.2019 tarih ve 2019/921 Esas ve 2019/7694 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın açıklanan gerekçe ile davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 25/03/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi gereğince, TPMK YİDK kararının iptali, tescilli markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir.
İtiraz ve itiraza mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalini içeren düzeyde benzerliğin bulunmadığı, davalı markasının ayırt edici niteliğinin yüksek olduğu, bu nedenle ayırt edici niteliğe zarar verme ve haksız yararlanma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin kararı ile Dairemizin onama kararında dayandıkları yasal gerekçeler yerinde olduğu düşüncesi ile daire çoğunluğunun karar düzeltme talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararını bozma yönündeki gerekçesine katılmadığımdan karara muhalifim.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/665627000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz