İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3741 E. 2021/2754 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacaklı temerrüdü↗ hmk 297↗ infazda tereddüt↗ bsmv↗ temerrüt tarihi↗ müteselsil kefil↗ infaz↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olması sebebiyle takip tarihi itibariyle davacıya 4.991,25 TL asıl alacak ve % 28,50 temerrüt faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre 623,56 TL faiz ve 31,18 TL BSMV olmak üzere toplam 5.645,99 TL borçlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, Marmaris 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/1198 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 5.645,99 TL üzerinden yasal faizi ile devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki alacak ilişkisi davalının kefil sıfatıyla imzaladığı sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Söz konusu sözleşmenin 23/2 maddesinde, faizle ilgili “.... temerrüdün doğduğu tarihten bunları bankaya ödeyeceği tarihe kadar geçecek günler için yetkili mercilerce veya Bankaca ödünç para verme mevzuatına göre tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranına veya ileride artırıldığı takdirde artmış en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın % 50’sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi ve onun gider vergisini ödemeyi müşteri kabul ve taahhüt eder.” hükmü yer almakta olup, mahkemece bankanın temerrüt tarihi olan takip tarihi itibarıyla emsal genel kredi sözleşmeleri için fiilen uyguladığı faiz oranı belirlenerek, bu oran üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, “yasal faizi ile devamına” şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kısmen kabul şeklinde verilen kararda da HMK’nın 297. maddesine uygun olmayan şekilde hangi kalemlerin kabul, hangilerinin reddedildiği hususunda infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5702 E. 2020/5828 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile, taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 451.645,36 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar, dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2704 E. 2014/9022 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının «genel kredi sözleşmesinde» «müteselsil kefil» olması sebebiyle takip tarihi itibariyle davacıya 4.991,25 TL «asıl alacak» ve % 28,50 «temerrüt faiz» oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre 623,56 TL faiz ve 31,18 TL BSMV olmak üzere toplam 5.645,99 TL borçlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, Marmaris 2.
Söz konusu sözleşmenin 23/2 maddesinde, faizle ilgili “.... «temerrüdün» doğduğu tarihten bunları bankaya ödeyeceği tarihe kadar geçecek günler için yetkili mercilerce veya Bankaca ödünç para verme mevzuatına göre tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranına veya ileride artırıldığı takdirde artmış en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın % 50’sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden «temerrüt faizi» ve onun gider vergisini ödemeyi müşteri kabul ve «taahhüt» eder.” hükmü yer almakta olup, mahkemece bankanın «temerrüt tarihi» olan takip tarihi itibarıyla emsal «genel kredi sözleşmeleri» için fiilen uyguladığı faiz oranı belirlenerek, bu oran üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, “«yasal faizi» ile devamına” şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kısmen kabul şeklinde verilen kararda da HMK’nın 297. maddesine uygun olmayan şekilde hangi kalemlerin kabul, hangilerinin reddedildiği hususunda «infazda tereddüt» uyandıracak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, «grafolog bilirkişi raporu» ve tüm dosya kapsamına göre, «kredi sözleşmesindeki» imzanın davalının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:grafolog bilirkişi raporu · grafolog bilirkişi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, «grafolog bilirkişi raporu» ve tüm dosya kapsamına göre, «kredi sözleşmesindeki» imzanın davalının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10288 E. 2012/15336 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının «genel kredi sözleşmesinde» «müteselsil kefil» olması sebebiyle takip tarihi itibariyle davacıya 4.991,25 TL «asıl alacak» ve % 28,50 «temerrüt faiz» oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre 623,56 TL faiz ve 31,18 TL BSMV olmak üzere toplam 5.645,99 TL borçlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, Marmaris 2.
Söz konusu sözleşmenin 23/2 maddesinde, faizle ilgili “.... «temerrüdün» doğduğu tarihten bunları bankaya ödeyeceği tarihe kadar geçecek günler için yetkili mercilerce veya Bankaca ödünç para verme mevzuatına göre tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranına veya ileride artırıldığı takdirde artmış en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın % 50’sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden «temerrüt faizi» ve onun gider vergisini ödemeyi müşteri kabul ve «taahhüt» eder.” hükmü yer almakta olup, mahkemece bankanın «temerrüt tarihi» olan takip tarihi itibarıyla emsal «genel kredi sözleşmeleri» için fiilen uyguladığı faiz oranı belirlenerek, bu oran üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, “«yasal faizi» ile devamına” şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kısmen kabul şeklinde verilen kararda da HMK’nın 297. maddesine uygun olmayan şekilde hangi kalemlerin kabul, hangilerinin reddedildiği hususunda «infazda tereddüt» uyandıracak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve «son» bilirkişi kurulu raporuna göre, uygulaması gerekli «temerrüt faiz» oranının, «kredi sözleşmesinde» belirlenen «akdi faiz oranının» %50 artırılması sonucu bulunan %68.40 oranı olduğu; davacı bankaca temerrüt tarihinde bankanın uyguladığı temerrüt faiz oranının ya da bunun %50 fazlasının uygulan …
Oysa anılan sözleşmenin, Temerrüt Faizi ve Oranı başlıklı 8/2 maddesinde, müşterinin, bu «sözleşmeden doğan» borçlarını gününde ödemediği ya da sözleşmede belirtilen şekilde «temerrüde» düştüğü takdirde, belli vadeli borçlarda bu «vade» tarihinden, hesap kapatma «ihbarı» ile «muaccel» hale gelen borçlarda hesabın kapatıldığı tarihten, bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, bankanın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın % 50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden «temerrüt faizi» ve onun gider vergisi ve fon kesintisi ile birlikte ödemeyi kabul edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda mahkemece, birikmiş «temerrüt faizi» hesabında anılan sözleşme hükmü gereğince, temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranının saptanıp, bu oranın % 50'sinin ilavesi suretiyle davacı banka alacağının tespit ettirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz oranı · akdi faiz · sözleşmeden doğan dava · muacceliyet · vade · ihbar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaOysa anılan sözleşmenin, Temerrüt Faizi ve Oranı başlıklı 8/2 maddesinde, müşterinin, bu «sözleşmeden doğan» borçlarını gününde ödemediği ya da sözleşmede belirtilen şekilde «temerrüde» düştüğü takdirde, belli vadeli borçlarda bu «vade» tarihinden, hesap kapatma «ihbarı» ile «muaccel» hale gelen borçlarda hesabın kapatıldığı tarihten, bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, bankanın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın % 50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden «temerrüt faizi» ve onun gider vergisi ve fon kesintisi ile birlikte ödemeyi kabul edeceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve «son» bilirkişi kurulu raporuna göre, uygulaması gerekli «temerrüt faiz» oranının, «kredi sözleşmesinde» belirlenen «akdi faiz oranının» %50 artırılması sonucu bulunan %68.40 oranı olduğu; davacı bankaca temerrüt tarihinde bankanın uyguladığı temerrüt faiz oranının ya da bunun %50 fazlasının uygulan …
Mahkemece, taraflar arasında mevcut sözleşmeye göre, davalıya kullandırılan krediye uygulanan «akdi faiz oranına» % 50'sinin eklenmesi şeklinde yapılan hesaplamaya dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3741 E. , 2021/2754 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.05.2019 tarih ve 2017/271 E. - 2019/167 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsiline yönelik başlattığı ilamsız takibe, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisinin sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldığını fakat sözleşmenin geçersiz olduğunu, ayrıca sözleşmede belirtilen adresinden taşınmış olması sebebiyle kat ihtarı tebliğinin geçersiz olduğunu, temerrüt faizinin ihtarı öğrenip itiraz ettiği tarihten başlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olması sebebiyle takip tarihi itibariyle davacıya 4.991,25 TL asıl alacak ve % 28,50 temerrüt faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre 623,56 TL faiz ve 31,18 TL BSMV olmak üzere toplam 5.645,99 TL borçlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, Marmaris 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/1198 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 5.645,99 TL üzerinden yasal faizi ile devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki alacak ilişkisi davalının kefil sıfatıyla imzaladığı sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Söz konusu sözleşmenin 23/2 maddesinde, faizle ilgili “.... temerrüdün doğduğu tarihten bunları bankaya ödeyeceği tarihe kadar geçecek günler için yetkili mercilerce veya Bankaca ödünç para verme mevzuatına göre tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranına veya ileride artırıldığı takdirde artmış en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın % 50’sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi ve onun gider vergisini ödemeyi müşteri kabul ve taahhüt eder.” hükmü yer almakta olup, mahkemece bankanın temerrüt tarihi olan takip tarihi itibarıyla emsal genel kredi sözleşmeleri için fiilen uyguladığı faiz oranı belirlenerek, bu oran üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, “yasal faizi ile devamına” şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kısmen kabul şeklinde verilen kararda da HMK’nın 297.
maddesine uygun olmayan şekilde hangi kalemlerin kabul, hangilerinin reddedildiği hususunda infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/665611600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz